Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/2056 E. , 2025/3753 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2056
Karar No : 2025/3753
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR) 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...'a velayeten ...
5- ...'a velayeten ...
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
10- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının taraflarca aleyhlerinde olan hususlarda karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 20/11/2015 tarihinde görevli olduğu sırada meydana gelen trafik kazası neticesinde hayatını kaybeden ...'ın eşi ... için 750,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 452.985,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 60.000,00-TL manevi tazminat, kızı ... için 250,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 121.392,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 40.000,00-TL manevi tazminat, oğlu ... için 250,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 88.648,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 40.000,00-TL manevi tazminat, kızı ... için 250,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 8.566,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 40.000,00-TL manevi tazminat, babası ... için 30.000,00-TL manevi tazminat, annesi ... için 30.000,00-TL manevi tazminat, kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat, kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat, kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat ve kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacılar; eşi ... (452.985,00-TL), ... (121.392,00-TL) ve ...(88.648,00-TL) tarafından talep edilen maddi tazminat istemlerinin değerlendirilmesinden; davacılar murisinin görevi başında şehit olmasına ilişkin olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, ancak mesleki risk kapsamında davalı idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu ve yapılan hesaplamalar doğrultusunda, ıslah edilen miktarlar da dikkate alınarak ''Taleple Bağlılık İlkesi'' uyarınca davacı eş ...'a 452.985,00-TL, çocuklardan ...'a 121.392,00-TL, ...'a 88.648,00-TL olmak üzere maddi tazminatın yasal faizi (ıslah edilmeden önceki miktarlara idareye başvuru tarihinden, ıslah edilen miktarlara ıslah dilekçesinin idareye tebliği tarihinden itibaren işletilecek) ile ödenmesinin uygun olacağı; davacı ... tarafından talep edilen (8.566,00-TL) maddi tazminat isteminin değerlendirilmesinden; maddi zararın hesaplanabilmesi amacıyla dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde ek bilirkişi raporunda; ...'ın aktif çalışma dönemi ile pasif dönemine ilişkin yapılan aktüeryal hesaplamalarda kızı ...'a idare tarafından bağlanan gelirler ve yapılan ödemeler ile zararının tamamen karşılandığı ve bir alacağının kalmadığı kanaati belirtildiği, davacı ...'a davalı idare tarafından bağlanan gelirler ve yapılan ödemeler gözönüne alındığında zararının karşılanmış olması nedeniyle maddi zarar tazminine ilişkin isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı; manevi tazminat istemine gelince ise; dava konusu olayda, Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacılar murisinin resmi plakalı motorsikletle seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sebebiyle görevi başında elim bir şekilde hayatını kaybetmiş olması nedeniyle davacıların büyük bir ruhsal elem ve üzüntü duyduğunun açık olduğu, manevi zararı doğuran olayın oluş şekli, ölüm olayının davacı eşin, çocukların, anne ve babanın, kardeşlerin sonraki yaşamı üzerinde bırakacağı etkiler dikkate alınarak, duyulan elem ve acının karşılığı olarak ancak sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak düzeyde, eşi ... için 50.000,00-TL, çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00-TL, baba ... için 20.000,00-TL anne ... için 20.000,00-TL, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi zararın idareye başvuru tarihinden (17/08/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacılara ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle tazminat istemlerinin kısmen kabulüne kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından, haksız ve mesnetsiz olduğu belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2025 tarih, E:2021/47, K:2025/1044 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 20/11/2015 tarihinde görevli olduğu sırada meydana gelen trafik kazası neticesinde hayatını kaybeden ...'ın eşi ... için 750,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 452.985,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 60.000,00-TL manevi tazminat, kızı ... için 250,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 121.392,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 40.000,00-TL manevi tazminat, oğlu ... için 250,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 88.648,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 40.000,00-TL manevi tazminat, kızı ... için 250,00-TL (22/03/2019 tarihinde kayda giren miktar artırımı dilekçesi sonrası 8.566,00-TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 40.000,00-TL manevi tazminat, babası ... için 30.000,00-TL manevi tazminat, annesi ... için 30.000,00-TL manevi tazminat, kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat, kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat, kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat ve kardeşi ... için 15.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununun 14. maddesinin 3/a. fıkrasında, dilekçelerin görev yönünden inceleneceği belirtildikten sonra 15/1-a. maddesinde de 3/a. bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanun'un amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu Kanun'un karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunun 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanun'dan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesi ve ... Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “…Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bunun söz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954)
Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esas itibarıyla görev konusunda verilmiş bir karar olup Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca, yargı organları bakımından uyulması zorunlu bir karardır.
Bu durumda, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin anılan kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 25/11/2019 tarih ve E:2019/591, K:2019/749 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasına girilerek verilen tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen de davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine, ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 16/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!