WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/5833 E.  ,  2025/3662 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5833
Karar No : 2025/3662

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 30/06/2022 tarihinden itibaren sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yabancı uyruklu olan davacının kadro planlamasında yer almayacağının belirtilmesi yönünden, dayanaklarının ortaya konularak işlem tesis edilmesi gerekirken dava dosyasında buna ilişkin somut bilgi ve belgenin bulunmadığı; davacı hakkındaki disiplin cezaları sebebiyle sözleşmesinin yenilenmemesi yönünden; davacıya en son 10/06/2019 tarihinde "ücretten kesme" disiplin cezasının verildiği, söz konusu cezadan sonra davacı ile yeni sözleşmeler imzalandığı; Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı tarafından Üniversite Genel Sekreter Yardımcısına atılan mail ile davacı hakkında olumsuz değerlendirmelere yer verildiğine ilişkin gerekçe yönünden ise, davalı idarece dava dosyasına sunulan belgenin mail niteliğinde olduğu, davacıya ilişkin sicil fişi olmadığı gibi söz konusu gerekçesinin somut ve hukuken kabul edilebilir veriler ile de ortaya konulamadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının özlük ve parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gerektiği tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; hakkında verilmiş 3 ayrı disiplin cezası bulunan ve bu cezalara rağmen daha önce sözleşmesi yenilendiği halde yeni sözleşme döneminde ilgili Fakülte Dekanı tarafından hakkında olumsuz görüş bildirilen davacının, sözleşmesinin uzatılmaması hususunda idarece sahip olunan takdir yetkisinin hizmet gereklerine ve kamu yararı amacına uygun olarak kullanıldığı kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, son disiplin cezası ile tecziyesinden sonra davalı idare ile sözleşmesinin yenilendiği, Dekan tarafından Üniversite Genel Sekreter Yardımcısına gönderilen mailin sözleşme yenilememe işlemine haklı gerekçe oluşturamayacağı, işlemin hukuka aykırı tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; ... Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, ... tarihinden itibaren sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1982 Anayasası'nın 130. maddesinde; çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı, kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumlarının kurulabileceği, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olduğu kuralı yer almaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 2. maddesinde, "Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birden fazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesinde kalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir." hükmüne yer verilmiş; Ek 5. maddesinde, vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunacağı, mütevelli heyetin vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil edeceği ve yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapacağı, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylayacağı hükme bağlanmış; Ek 8. maddesinde ise, vakıfça kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organların, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenleneceği ve onların görevlerini yerine getireceği, öğretim elemanlarının niteliklerinin Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının nitelikleri ile aynı olacağı, hükmü düzenlenmiştir.
Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretim elemanları” başlıklı 23. maddesinde ise, “Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri ve yükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında, devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıf yükseköğretim kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarında özellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyimine sahip olması gözetilir. Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin bir sebebe ve gerekçeye dayalı olması bağlamında, idareler işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahiptirler. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmeli ve dayanak somut bilgi ve belgeler ortaya konulmalıdır.
... Üniversitesinde ilk olarak 31/03/2011 tarihinde imzalanan akademik personel sözleşmesi ile doktor öğretim üyesi unvanı ile görev yapan davacının, 30/06/2022 tarihi itibarıyla sözleşme süresinin sona erdiği belirtilerek, dava konusu işlemle sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmiştir. Dava konusu işlemde, üniversite tarafından yapılan norm kadro çalışması kapsamında, norm kadro fazlası bulunduğu, Bölüm tarafından değerlendirmeler yapıldığı, işyeri gerekliliklerinin dikkate alındığı belirtilmiştir. Dava konusu işlemin tesisinde esas alınan bu hususların, değerlendirilmesi uyuşmazlığın çözümü için gereklidir.
Davacı hakkında tesis edilen disiplin cezaları bakımından, davacının 29/12/2012 tarihinde yapılan İngilizce-II muafiyet sınavında gözetmen olarak görevli olmasına rağmen görevine gitmediğinden bahisle yürütülen disiplin soruşturması sonucu "uyarma" cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Yine davacının sözlü uyarılara rağmen mesaisine geç kalmaya devam ettiğinden bahisle 06/02/2017 tarihinde disiplin soruşturulması başlatıldığı... tarihinde 09.00-10.00 saatleri arasında yapılan Klinik Psikolojiye Giriş ve ... tarihinde 10.00-11.00 saatleri arasında yapılan Motivasyon ve Heyecan derslerinin ara sınavındaki gözetmenlik görevlerini yerine getirmediği belirtilerek "kınama" cezası ile cezalandırıldığı görülmüştür. Davacının ... tarihinde saat 16.00'da başlayan ATA-TUR sınavındaki gözetmenlik görevine gelmediğinden bahisle başlatılan soruşturma sonunda daha önceki disiplin cezaları dikkate alınarak, “ücretten kesme" cezası tesis edilmiştir.
Davacıya "uyarma", "kınama" ve en son 10/06/2019 tarihinde "ücretten kesme" disiplin cezaları verilmişse de, söz konusu cezalardan sonra davacının sözleşmesinin yenilendiği, davalı idarenin sözleşmeyi yenilemekle davacının sözleşmesinin devamı yönündeki iradesini ortaya koyduğu açıktır. Nitekim, son sözleşme döneminde davacı hakkında tesis edilmiş bir disiplin cezasının ya da yürütülen bir soruşturmanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar dava konusu işlemde, Üniversite tarafından yapılan norm kadro çalışması kapsamında norm kadro fazlası bulunduğu belirtilmiş ise de; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı "Asgari Öğretim Elemanı arasında Yabancı Uyruklu" konulu işlemi ile asgari öğretim elemanı sayısı dışında Üniversitede görev alacak öğretim elemanlarının sayısına ilişkin bir kısıtlama getirilmediği, davalı idare tarafından davacının kadro planlamasında yer almamasının nedeni olarak somut bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı hakkında Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı tarafından, Üniversite Genel Sekreter Yardımcısına atılan mailde, “Fakültemiz öğretim üyelerinden ...'nın kurumda bulunması uygun değildir. Kendisinin kurum kültürüne uyumlu olmadığı yönünde kuvvetli izlenimlerim bulunmaktadır. Ayrıca öğretim süreçlerinde de öğrencilerle olumlu iletişim içinde bulunmadığı yönünde bildirimler vardır." ifadelerine yer verilmesi suretiyle davacı hakkında olumsuz değerlendirmelerde bulunulduğu belirtilmişse de, davalı idarece dava dosyasına sunulan bu belgenin bir mail olduğu ve davacıya ilişkin sicil fişi niteliği taşımadığı gibi söz konusu iddianın somut ve hukuken kabul edilebilir veriler ile ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 12.3.2019 tarihinde Türk Vatandaşlığını kazandığı anlaşılan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin dayanağının, somut ve objektif bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığından, hukuka uyarlık taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, dava konusu işlemin, esasına ilişkin değerlendirme yapılarak, hukuka aykırı olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, davacının sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olarak başka bir yerde çalıştığının tespit edilmesi durumunda, elde ettiği kazancın ödenecek tutardan düşülmesi gerektiği de açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 14/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)- Dava; ... Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünde doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, 30/06/2022 tarihinden itibaren iş akdinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmemesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.