WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/5805 E.  ,  2025/3993 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5805
Karar No : 2025/3993

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR)
I- ...
II- ...
III- ...
IV- ...
V- ...
VI- ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALILAR)
I- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
II- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
III- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ... Derneğine bağlı Aladağ Orta Öğretim Kız Yurdunda 29/11/2016 günü meydana gelen yangında yurtta bulunan çocukları/kardeşleri ...'in ölümü olayında idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı öne sürülen fazlaya dair istem ve hakları saklı kalmak kaydıyla baba ... için 10.000,00 TL(miktar arttırım dilekçesi ile 48.872,66-TL) maddi, 750.000,00 TL manevi, anne ... için 10.000,00 TL(miktar arttırım dilekçesi ile 170.066,66-TL) maddi, 750.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.900.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tazminata konu yangın olayında, Adana Valiliğinin, Aladağ Belediyesinin ve Adana Büyükşehir Belediyesinin kusurlu olduğu, idarelerin eylemi ile kız öğrenci yurdu işletenlerin faaliyetleri arasında müterafik kusur bulunduğu, yangın sonrası ortaya çıkan zararda; kız öğrenci yurdu işletenlerin, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ve 3194 sayılı İmar Yasası hükümlerine göre binanın düzenlemesini yapmadığı için % 50 oranda sorumlu olduğu, Adana Valiliğinin, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kontrol-denetleme görevini yapmadığı için %30 oranda sorumlu olduğu, Adana Büyükşehir Belediyesinin, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin, 11. bölüm, 42/b fıkrasına göre yeterli sayıda ve nitelikte yangına müdahale araç-teçhizatı bulundurmadığı için %10 oranında sorumlu olduğu, Aladağ Belediyesi'nin, 1972’li yıllardan beri kullanılan dava konusu yapı hakkında yapı ruhsatı ile ilgili bir işlem yapmadığı için %10 oranında sorumlu olduğu, Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığının ... gün ve ... sayılı kararı ile davacı ...' e 7.849,80 TL nakdi yardım yapılacağının karara bağlandığı ve ödemenin davacı ... hesabına aktarıldığı, söz konusu ödemenin sosyal yardım amaçla ve davalı idare bütçesinden karşılandığı dikkate alındığında yapılan ödemenin maddi tazminat hesabından düşülmesi gerektiği, bu durumda, davalı idarelerin kusur oranları da dikkate alınarak, baba ... için 48.872,66TL, anne ... için 170.066,66 TL olmak üzere toplam 218.939,32 TL destekten yoksun kalma tazminatının %30'u olan 65.681,79TL'nin davalı Adana Valiliği'nce, % 10'u olan 21.893,93TL'den davacı ...'e davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca yapılan 7.849,80TL'nin düşülmesi sonucunda kalan 14.044.13TL'nin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca ve % 10'u olan 21.893,93TL'nin davalı Aladağ Belediye Başkanlığı’nca ödenmek üzere baba ... için 16.586,53TL (48.872,66TL nin %50'si =24.436,33 TL-7.849,80TL), anne ... için 85.033,33TL (170.066,66 TL'nin %50'si) olmak üzere toplam 101.619,86TL maddi tazminat isteminin kabulüne, geriye kalan 117.319,46 TL maddi tazminat isteminin reddine, kabul edilen maddi tazminat miktarının 20.000,00 TL'sinin dava açma tarihi olan 21/02/2018 gününden itibaren, geriye kalan kısmın miktar arttırım dilekçesinin Mahkeme kaydına intikal ettiği 07/11/2019 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, henüz 12 yaşında olan bir çocuğun eğitim almak amacıyla ailesinden ayrı, yurtta barınmakta iken yangın gibi vahim bir olayda yanarak hayatını kaybetmesi, yangın olayında hayatını kaybedenlerin cesetlerinin tanınamaz halde olmasının ailenin geri kalanları için ömürleri boyunca unutamayacakları derin üzüntü yaşatacak olması hususları dikkate alındığında, meydana gelen ölümün anne, baba ve kardeşler üzerinde büyük elem ve ızdırap uyandırdığı ve davacıları manevi zarara uğrattığı açık olup, olaya ilişkin olarak yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda ve davalı Adana Valiliği’nin %30 oranında, davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın %10 oranında, Aladağ Belediye Başkanlığının da %10 oranında kusur oranları da dikkate alındığında, baba ... için 400.000 TL(240.000,00TL'sinin Adana Valiliği’nce, 80.000,00TL'sinin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, 80.000,00TL'sinin de Aladağ Belediye Başkanlığı’nca), anne ... için 400.000,00TL(240.000,00TL'sinin Adana Valiliği’nce, 80.000,00TL'sinin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, 80.000,00TL'sinin de Aladağ Belediye Başkanlığı’nca), dava dilekçesindeki istemlerle bağlı kalınarak kardeşler ..., ..., ... ve ...'in her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00TL(240.000,00TL'sinin Adana Valiliği’nce, 80.000,00TL'sinin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, 80.000,00TL'sinin de Aladağ Belediye Başkanlığı’nca), anne, baba ve kardeşler için toplamda 1.200.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, geriye kalan 700.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine, kabul edilen toplam 1.200.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 21/02/2018 günüden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tazminat tutarlarının bir kısmına dava tarihinden, miktar arttırım dilekçesi ile arttırılan kısım bakımından ise miktar arttırım dilekçesinin Mahkeme kaydına intikal ettiği tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesine ilişkin kısmında isabet bulunmayıp kararın bu kısımlarının düzeltilmesi gerektiğinden, istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçelerde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden kararın hüküm fıkrasında yer alan "... kabul edilen maddi tazminat miktarının 20.000,00 TL'sinin dava açma tarihi olan 21.02.2018 gününden itibaren, geriye kalan 81.619,86 TL'nin ıslah dilekçesinin Mahkememiz kaydına intikal ettiği 07.11.2019 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine,.... kabul edilen toplam 1.200.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihi olan 21.02.2018 günüden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine..." ibaresinin "kabul edilen maddi tazminat miktarının tamamının idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, ....kabul edilen toplam 1.200.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Adana Valiliği'nin iddiaları; Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi uyarınca tedbir alması gerekenlerin söz konusu yurdu işletenler olduğu, Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği hükümleri uyarınca yapılan denetimlerin eğitim-öğretim yönünden yapılan denetimlerle sınırlı olduğu, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılacak denetimlerin ise Yönetmeliğin 131. maddesi uyarınca mahalli itfaiye teşkilatı ve itfaiye teşkilatının bağlı olduğu kuruluşlarının müfettişi, kontrolörü veya denetim elemanları tarafından yapılması gerektiği, dolayısıyla kusur oranı belirlenirken bu hususun göz önüne alınmamasının hukuka aykırı olduğu, yaşanılan olayda öğrenci yurdunu işletenler ile Aladağ Belediyesi ve Adana Büyükşehir Belediyesi'nin kusurlarının bulunduğu, kendilerine yükletilecek bir sorumluluğun söz konusu olmadığı, kaldı ki kusurlu oldukları kabul edilse bile belirlenen kusur oranının yüksek belirlendiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
Davalı Aladağ Belediyesi'nin İddiaları; Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporların usule uygun olmadığı, davacılar tarafından dava açılırken husumetin kendilerine yöneltilmemesine rağmen Mahkemece usule uygun olmayan bilirkişi raporu ile husumetin kendilerine de yönlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yaşanan olayda kendilerine atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, kusurlu oldukları kabul edilse bile Mahkemece belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarının Danıştay ve Yargıtay'ın emsal kararları göz önüne alınmadan yüksek belirlendiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
Davalı Adana Büyükşehir Belediyesi'nin İddiaları; Dava konusu olayda Adana Büyükşehir Belediyesi'ne atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, inşaat ruhsatı olmayan yapının kullanılmasına müsaade eden Aladağ Belediyesi ve öğrenci yurdunun denetim ve kontrolünü yapmakla görevli Milli Eğitim Bakanlığı(Adana Valiliği) yönünden hizmet kusurunun bulunduğu, adli soruşturmada dinlenen tanık ifadelerinden yangının meydana gelmesinden hemen sonra yurtta bulunanlar tarafından itfaiyenin çağrılmadığı, öncelikle yurtta bulunan kişiler tarafından yangının söndürülmeye çalışıldığı, zamanında itfaiyeye haber verilmemesi sebebiyle yangının büyüdüğü ve ölümlerin yaşanmasına sebep olduğu ileri sürülmüştür.
Davacıların İddiaları: Dava dışı Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneğine izafe edilen kusurdan davalı idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, tazminat miktarları doğru olarak tespit edilmişse de tazminatın, davalılar ve dava dışı dernek arasında kusurları oranında hükmedilmesi gerektiğine ilişkin tespit ve bu tespit doğrultusunda kurulan hükmün hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adana İli Aladağ İlçesi ... Mahallesi ... mevkiinde ... Derneğine bağlı Aladağ Orta Öğretim Kız Yurdunda 29/11/2016 günü meydana gelen yangında yurtta bulunan ...'in ölüm olayının davalı idarelerin kusurundan kaynaklandığı öne sürülerek, vefat edenin anne ve babası için destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat, kardeşler için ise manevi tazminat istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye'ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmek olarak belirtilmiş olup, 7. maddesinde, bu Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları kurulacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu istinaf kararının maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince, 04/12/2018 günlü Ara Kararı ile davalı idarelerden, davacıların yakını ...'in 29/11/2016 günü ölümü üzerine davacılara maddi yardımda bulunulup bulunulmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verildiği, Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığının ... gün ve ... sayılı kararı ile davacı ...'e 7.849,80 TL nakdi ödemenin yapıldığının belirtilmesi üzerine, Mahkemece sosyal yardım amaçla ve davalı Belediye bütçesinden karşılanarak yapılan ödemenin maddi tazminat hesabından düşülmesine karar verilerek maddi tazminata ilişkin tutarların belirlendiği görülmektedir.
Her ne kadar davalı Belediye tarafından yapılan bu ödeme yarar kabul edilerek maddi zarar miktarından düşülmüş ise de; bahse konu ödemenin amacı sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik etmek olan 3294 sayılı Kanun uyarınca yapıldığı, sosyal içerikli, insani yardım niteliğinde olan ve karşılıksız hibe amacıyla verilen 7.849,80-TL tutarındaki ödemenin, uğranılan zarardan düşülmek suretiyle maddi tazminatın hesaplanmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Temyize konu istinaf kararının manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın ve tam yargı davalarında takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Bölge İdare Mahkemesince, aynı olayda hayatını kaybeden kişilerin yakınlarının açmış olduğu davalarda, aynı derecede yakınlık bağı bulunan kişiler için farklı miktarlarda manevi tazminata hükmedildiği görülmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının yüksek olması nedeniyle manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak yeniden takdiren belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim, aynı olayda yakınları vefat eden kişiler tarafından açılan başka bir tazminat davasında, müteveffanın annesi ve babası için ayrı ayrı 300.000,00 TL, kardeşler için ayrı ayrı 75.000-TL manevi tazminata hükmedildiği, tarafların anılan kısma yönelik istinaf istemlerinin reddi ve sonrasında temyiz istemlerinin reddi neticesinde Dairemizin 24/04/2025 tarih ve E:2022/911, K:2025/3991 sayılı kararı ile hükmedilen manevi tazminatın onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, temyize konu istinaf kararının manevi tazminata ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 24/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.