Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3896 E. , 2025/4056 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3896
Karar No : 2025/4056
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Nak. Mah. Mad. ve İnş. San. ve Tic.
Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırklareli ili, Vize ilçesi hudutlarında 4. Grup S:... sicil numaralı maden işletme ruhsatı bulunan davacı tarafından, 9.273,19 m² açık işletme alanı için ilave izin verilmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin ilave izin talebinin, Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüşü bulunması, talep edilen alanın verimli devlet ormanına isabet etmesi, bu yönde ilerlemesi neticesinde sosyal problemlere sebep olacağı, devlet-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle reddedildiği, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde orman alanları içinde maden arama-işletme faaliyeti için izni verilmesi hususunda davalı idareye takdir hakkı tanındığı, davalı idarece maden işletme ve altyapı tesisi için orman izni verilmesi isteminin reddine ilişkin işlem ve savunma dilekçesinde belirtilen sebepler dikkate alındığında, davalı idarenin takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı sonucuna ulaşılmakla dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilgili kurumlarca sakınca bulunmadığına dair görüş beyan edildiği, 2018/8 sayılı Genelge kapsamında masa başında izin verilmediği, 2014/1 sayılı Genelgede tepe kapalılığı %71 den fazla verimli devlet ormanında kalması ibaresinin yer aldığı, bu genelgenin ilgili maddelerinin ise Danıştay Onuncu Dairesince iptal edildiği, yargı kararının bu işlemlerle uygulanamaz halde getirildiği, idarenin kendi içerisinde sakınca olmadığı belirtilmesine karşın izin verilmemesine ilişkin işlemlerle çeliştiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, işlemin tesis edilen makamın yetkisinde olduğu, sosyal ve çevresel kaygılar ile ormanların korunması amacına hizmet edilmesi gerektiği, orman idaresinin izin konusunda takdir yetkisi olduğu, fazla verimli devlet ormanında kalması nedeniyle sosyal probleme neden olacağı ve ormancılık faaliyetlerinin olumsuz etkileneceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kırklareli ili, Vize ilçesi hudutlarında 4.Grup S:... sicil numaralı maden işletme ruhsatı bulunan davacı şirket tarafından, izinli sahalarına ilave olarak İR:... ruhsat numaralı 4.Grup feldispat maden sahasında davacı şirket adına 9.273,19 m² açık işletme alanı için ilave izin verilmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, talebin ilgili İstanbul Orman Bölge Müdürlüğünce değerlendirildiği ve talep edilen alanın %71'den fazla verimli orman alanında kalması nedeniyle orman alanında kalmasında üstün kamu yararı bulunduğu görüşüyle izin verilmesinde sakınca olacağı yönünde görüş verildiği, söz konusu ilave izin talebinin, Bölge Müdürlüğünün olumsuz görüşü bulunması, talep edilen alanın verimli devlet ormanına isabet etmesi, bu yönde ilerlemesi neticesinde sosyal problemlere sebep olacağı, devlet-halk ilişkilerini ve ormancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle, davacının 9.273,19 m² açık işletme alanı için ilave izin verilmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemin tesis ve tebliği üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı, ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun, 16. maddesinde, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinden gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı)
Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, Kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı Kamu yararı ile madencilik iznine ait Kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.
Bu durumda; dava konusu edilen orman izni verilmemesine ilişkin işlem yönünden, davalı idarenin sahanın %71'den fazla verimli orman alanında olduğu yönündeki iddiaları ile 22.03.2022 tarihli "izin raporu" başlıklı rapor içeriğinde, davaya konu sahanın meşcere tipinin 3 kapalı orman olarak gösterildiği anlaşılmakla, orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması ve faaliyetin söz konusu saha dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığına ilişkin somut tespitlere yer verilmesi ve söz konusu sahanın bulunduğu yerin orman niteliğinin, meşcere örtüsünün kapalılık durumunun dikkate alınması suretiyle verimli orman niteliğinde olup olmadığının, keşif bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilerek tartışılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 28/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!