Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3754 E. , 2025/3751 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3754
Karar No : 2025/3751
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısına ait olan ... plakalı aracın 09/06/2019 tarihinde Ankara ili, Etimesgut ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... ... Plaza adresinin kapalı otoparkında park halinde iken meydana gelen yağışlar sebebiyle oluşan sel suyu baskını sonucunda doğan zarara karşılık ödenen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 433.825,19 TL hasar bedeli tutarının idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ödeme tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Mahkemelerince verilen ara karara Meteoroloji Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ...sayılı cevabi yazısı ve ekleri ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araçta, Ankara ili Etimesgut ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi No:... ... Plaza kapalı otoparkında park halinde iken oluşan zararın 09/06/2019 tarihinde meydana gelen yağıştan kaynaklandığı ve söz konusu yağışların meteorolojik karakterli doğal afet niteliğinde olduğu, yine davalı idarelerce anılan adresteki altyapı tasarımları kusursuz olarak işletilmiş ve anılan plaza yönetimce gerekli tüm tedbirler alınmış olsa dahi meydana gelen yağış neticesinde yine zararın gerçekleşeceği, dolayısı ile doğal afet (mücbir sebep) nedeniyle ... plaka sayılı araçta oluşan zarar ile davalı idarelerce yürütülen hizmetler arasındaki uygun illiyet bağının kesildiği ve şartları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olmasına karşın hükme esas alındığı, davaya konu hasarın gerçekleştiği gün yağan yağışın doğal afet niteliğinde olmadığı, davalılar ile zarar arasındaki illiyet bağını kesecek nitelikte olmadığı, usul ve hukuka aykırı olarak verildiğinden bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından, haksız ve mesnetsiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... tarihli, E:..., K:..., Temyiz No:...sayılı davacının temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısına ait olan ... plakalı aracın 09/06/2019 tarihinde Ankara ili Etimesgut ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi No:... ... Plaza adresinin kapalı otoparkında park halinde iken meydana gelen yağışlar sebebiyle oluşan sel suyu baskını sonucunda doğan zarara karşılık ödenen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 433.825,19-TL hasar bedeli tutarının idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ödeme tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14. maddesinde: "Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; ... hizmetlerini yapar veya yaptırır." hükmüne yer verilmiş, 15/e maddesinde de; müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek, belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında olduğu belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.
İdare uhdesine tevdi edilen kamu hizmetlerinin ifasında önce gerekli teşkilatı kurmak; bu teşkilatın ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesine devamlı olarak nezaret etmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmekle sorumludur. Gerek hizmetin ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye zarar gören kimselerin bu nedenlerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler.
Dosyanın incelenmesinden, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalısına ait olan ... plakalı aracın 09/06/2019 tarihinde Ankara ili Etimesgut ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi No:... ... Plaza adresinin kapalı otoparkında park halinde iken meydana gelen yağışlar sebebiyle oluşan sel suyu baskını sonucunda doğan zarara karşılık ödenen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 433.825,19-TL hasar bedeli tutarının idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ödeme tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak doğal afet idarenin iradesi dışında meydana gelen kamu hizmeti ile ilgisi kurulamayan, öngörülemez ve önlenemez niteliklerini taşıdıkları takdirde mücbir sebep hali kabul edilir ve zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kısmen veya tamamen keser. Olayda ise; söz konusu yağışın olduğu bölgenin afet bölgesi ilan edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin dosyada yer almadığı anlaşılmakta olup, kategorik olarak da her afet olayının, zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiğinin kabulü mümkün değildir. Zira afet boyutundaki yağış nedeniyle bir hasar oluşması kaçınılmaz ise de idarenin sorumluluğundaki kamu hizmetlerinin zamanında gereği gibi yürütülmemiş olması da afet esnasında o zararın oluşumuna yol açabilir veya derecesinin artmasına etki edebilir. Bu itibarla bir afet olayının illiyet bağının kesilmesine sebebiyet verecek nitelikte mücbir sebep teşkil edip etmediğinin her somut vakanın kendi özel koşullarında değerlendirilmesi gerekir.
Diğer yandan doğası gereği olağan dışı bir durumu ifade eden afet hâlinin, illiyet bağını kesen bir sebep olarak değerlendirilemediği bazı durumlarda, idarenin kusuru oranında indirim yapılmasını gerektiren bir unsur olarak gözetilebilmesi ise mümkündür ve hatta hakkaniyetin de gereğidir.
Ayrıca oluştuğu iddia edilen zararın sadece doğal afetten kaynaklanmadığı birden çok faktörün bir araya gelmesi ile oluştuğu anlaşılmış olup, oluşan zarar davalı idarelerin yürüttüğü hizmetten bağımsız düşünülemeyeceğinden, illiyet bağının tamamen kesildiğinin kabulü mümkün görülmemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açık bir düzenleme bulunmasa da hak kayıplarının önlenmesi amacıyla, esas hakkında karar verilmeden önce tazmini istenilen miktarın tespitine ilişkin olarak konusunda uzman bilirkişilere bilirkişi incelemesi yaptırılması, yapılacak bilirkişi incelemesinde uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi aşırı yağan yağmurlara bağlı sel olayı olması nedeniyle bilirkişi heyetinde meteroloji mühendisinin de bulunması gerekmekte olup, Mahkemesince hükme dayanak yapılan bilirkişi heyetinde meteoroloji mühendisinin bulunmamış olmasının, alınan rapor ve buna göre verilen kararın sıhhatini olumsuz yönde etkilediği açıktır.
Bu durumda, hiçbir araştırma yapmadan yürütülen kamu hizmetlerinin kusursuz olarak yürütüldüğü varsayımı ile, zarara neden olan yağışın olağanüstü doğa olayı olarak kabulü ile istemin reddinde hukuka uyarlık bulunmamakta olup; uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, yukarıda yer verilen hususlar da dikkate alınarak, davaya konu taşınmazın otoparkında öne sürülen zararla ilgili davalı idareler yönüyle her bir idare açısından ayrı ayrı hizmet kusuru olup olmadığı, ayrıca söz konusu binanın bulunduğu alanda ve otopark çevresinde biriken yağmur sularının tahliyesi için davalı idarelerce alınması gereken tedbirlerin alınıp alınmadığı, bina maliklerince mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığı, söz konusu sel olayının ne kadar afet kapsamında kaldığı ve indirim kapsamında değerlendirilebileceği hususlarının gerekli araştırmalar yapılmak (gerek görülürse davaya konu taşınmaz başında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak ve konusunda uzman meteoroloji mühendisinin de uyuşmazlıkla ilgili görüşü alınarak) suretiyle idarenin/idarelerin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusurunun tespiti halinde kusur oranlarının, ileri sürülen zarar kalemlerinin de somut olarak tespit edilerek varsa afet kapsamında indirim de yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 16/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının aynen onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!