Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3735 E. , 2025/4367 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3735
Karar No : 2025/4367
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ... Bölümünde araştırma görevli kadrosunda görev yapan davacı tarafından, kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Dekanlık işlemi ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Rektörlük işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dışı D.T. tarafından ikame edilen ve kendisinin araştırma görevlisi alımı sınavında başarısız sayılma işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararının sadece kendisi hakkında hukuki sonuç doğuracağı, bahse konu yargı kararı sonrasında D.T.'nin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33/a maddesine istinaden açılan kadroya atanması gerektiği, ancak, davacının yedi yıldır davalı idare bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yaptığı ve anılan kadroya atanmasında kusuru, hilesinin bulunmadığı nazara alındığında, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkesi gereğince kazanılmış durumunun korunarak kendisine uygun bir kadroya yerleştirilmek suretiyle yargı kararının uygulanması gerekirken, anılan ilkeler dikkate alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararda; müdahil ...'in açtığı davanın sadece kendisinin başarısız sayılmasına ilişkin işleme yönelik olduğu, davacının atanmasına dair işleme doğrudan dava açılmadığı, Mahkemece idarece yapılan açık bir usul hatasından değil, hukuki tartışma neticesinde işlemin iptaline karar verildiği, bu sürecin yedi yılı aştığı göz önüne alındığında, araştırma görevlisi alımı sınavında başarısız sayılma işleminin iptali istemiyle müdahil ... tarafından açılan davada verilen iptal kararından sonra davalı idarece, davacının görev yaptığı bölümde veya davacının değerlendirilmesine uygun başka bir bölümde yeterli öğretim elemanının bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırmalar yapılarak, davacının hizmetine ihtiyaç bulunup bulunmadığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması neticesinde işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın tesis edilen davacının doğrudan kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin yargı kararının uygulanması amacıyla tesis edildiği hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ... bölümünde araştırma görevli kadrosunda görev yapan davacı tarafından, kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Dekanlık yazısı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Rektörlük işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Müdahil ...'in açtığı davanın sadece kendisinin başarısız sayılmasına ilişkin işleme yönelik olduğu, davacının atanmasına dair işleme doğrudan dava açılmadığı, bu nedenle Mahkeme kararına dayanılarak davacının ilişiğinin kesilemeyeceği, davacının ilişiğinin görevinde herhangi bir başarısızlık, yetersizlik halinin tespiti üzerine 2547 sayılı Kanun'un 33/a maddesinde yer alan usül gereği anabilim/anasanat dalı başakanın önerisi dekanın olumsuz görüşü üzerine rektörce tesis edilen işlem ile kesilebileceği açıktır.
Bu nedenle, rektör onayı ile davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, 30/12/2013 tarihinde yapılan ve 06/01/2014 tarihinde sonucu ilan edilen sınav sonucuna göre İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve Televizyon Sinema bölümü araştırma görevli kadrosuna 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33/a maddesine istinaden atandığı, anılan sınavda başarısız sayılan müdahil ... tarafından başarısız sayılma işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile başarısız sayılma işleminin iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından mahkeme kararının uygulanması kapsamında İletişim Fakültesi ... Anabilim Dalında açık bulunan araştırma görevlisi kadrosuna 20/01/2014 tarihli olur ile atanan davacının 20/01/2021 tarihi itibariyle kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rektörlük olurunun alınarak ... tarih ve ... sayılı Dekanlık yazısı ile bildirilmesine üzerine kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olduğu vurgulanmakta ve 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." yolunda açık, kesin ve buyurucu bir kurala yer verilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinde; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. .." kuralı yer almaktadır.
İdarenin yargı kararlarını maksadına uygun biçimde uygulaması zorunluluğu, toplumda korunması gereken hukuk düzenince kişilere sağlanan hukuk güvenliği ve Devlet işlemlerindeki istikrarın sonucudur.(Cemil Kaya, İdari Yargı Kararlarının Uygulanması Konusuna Danıştay'ın Yaklaşımı, İstanbul, 2011, s.32,43-46)
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 33/a maddesinde ise; “Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, inceleme ve deneylerde yardımcı olan ve yetkili organlarca verilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim yardımcılarıdır. Bunlar ilgili anabilim veya anasanat dalı başkanlarının önerisi, Bölüm Başkanı, Dekan, enstitü, yüksekokul veya konservatuvar müdürünün olumlu görüşü üzerine rektörün onayı ile araştırma görevlisi kadrolarına en çok üç yıl süre ile atanırlar; atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunlar aynı usulle yeniden atanabilirler. ..” hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan, Anayasa ve Kanun hükümleri uyarınca idareler, mahkeme kararlarına uymak ve kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır. İdarelerin yargı kararlarının hukuksal sonuçlarını etkisiz bırakma amacına yönelik işlem tesis etmesi mümkün değildir. Anayasa'nın 2.maddesinde yer alan Hukuk Devleti ilkesinin doğal sonucu olarak idarelerin, Mahkeme kararlarını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır. İdari yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda, idare herhangi bir takdir yetkisine sahip değildir. Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay Dairesince mahkeme kararının yürütülmesinin durdurulması yolunda karar verilmediği müddetçe idarenin kararı uygulamak zorunda olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta, müdahil ... tarafından, davacının atandığı sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile başarısız sayılma işleminin iptaline karar verildiği, anılan kararın Dairemizin 07/12/2021 tarih ve E:2021/1535, K:2021/5956 sayılı kararı ile onandığı, bu kararın düzeltilmesi istemiyle yapılan başvuru sonucu Dairemizin 14/12/2022 tarih ve E:2022/2475 K:2022/7608 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda; Mahkeme kararının tebliğ üzerine davalı idarece kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorunluluğu bulunduğundan, davacının atamasının Mahkeme kararının uygulanması kapsamında iptal edilerek, davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 06/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!