Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2733 E. , 2025/4553 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2733
Karar No : 2025/4553
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin Ek-1 bölümünün 11. maddesinde yer alan; "kurum binasının yapı kullanım izin belgesi" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
5561 sayılı Kanun uyarınca kurum açma şartlarına ilişkin usul ve esasların Yönetmelik düzeyinde yapılan düzenleme ile belirleneceği, Yönetmeliğin 10. maddesinde kurum binalarına ilişkin özelliklerin belirlendiği ve burada “yapı kullanım izin belgesine” ilişkin bir kuralın bulunmadığı, ayrıca Yönetmeliğin Ek-1 başlıklı bölümünün 3194 sayılı Kanuna da aykırı olduğu, iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Yönetmeliklerin Ekleri ile bir bütün olduğu dolayısıyla Eklerin Yönetmelikten ayrı değerlendirilemeyeceği, 5661 sayılı Kanun’un Yönetmelik düzeyinde bir düzenleme ile kurum binalarına ilişkin düzenleme yetkisi vermiş olması karşısında, normlar hiyerarşisine aykırı bir durum bulunmadığı, eğitim öğretim ve kısmen de barınma hizmetlerinden sorumlu olan Bakanlığın, bu hizmetleri üçüncü kişilere gördürürken hizmet gerekleri olarak tayin ettiği birtakım şartların istenmesinin Bakanlığın görevi gereği olduğu, bu anlamda; 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca inşaat ruhsatının, binanın inşa edilmesi için ön şart olduğu, yapının mevzuata uygun inşa edildiği ve kullanıma hazır olduğunu gösterir bir belge olmadığı, ancak bu tespitin yapı kullanım izin belgesi ile yapılabileceği, anılan hizmetlerin üçüncü kişilerce gördürülmesi sırasında yaşanacak bir mağduriyet durumunda idarenin denetim ve gözetim yükümlülüğü kapsamında hizmetin ifasında kusurlu sayılacağı, dolayısıyla “imar mevzuatına uygunluk” Bakanlığın hem resmi ve özel eğitim kurumlarında hem de barınma hizmeti veren kurumlarda aranan şartlardan olduğu, Yönerge hükmünün kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, hizmetin denetim ve gözetiminden nihai sorumlu olan Bakanlığın takdir yetkisi sınırları içerisinde yer alan düzenlemenin iptali isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin Ek-1 bölümünün 11. maddesinde yer alan; "kurum binasının yapı kullanım izin belgesi" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Özel barınma hizmeti veren kurumlara ilişkin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı" başlıklı 13. maddesinde; 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinin 4. Fıkrasında " Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. ..." hükmü getirilmiştir.
11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Ortaokul Ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kurum açma, kurucu ve kurucu temsilcisi" başlıklı 5. maddesinin 5. fıkrasında, kurum açmak isteyenlerin, Ek-1’de yer alan özel öğrenci barınma hizmetleri kurumu açacaklar için başvuru formu ve Bakanlıkça belirlenen belgelerle birlikte il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne müracaat edecekleri belirtilmiş olup; Yönetmelik Ekinde kurum açmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerden istenilecek belgeler arasında kurum binasının yapı kullanım izin belgesi (Ekler bölümü 11. madde) yer almaktadır.
Diğer yandan; 24/06/2017 tarih ve 30106 sayılı Resmî Gazete yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinin 3. maddesinin (c) bendinde, Kurum; "Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki okul, merkez, pansiyon, uygulama oteli, hizmetiçi eğitim enstitüsü, olgunlaşma enstitüsü ile sosyal tesisleri" olarak tanımlanmış; 65. maddesinin 1/c bendinde, Kurum için tahsis edilen arsanın, imar mevzuatına uygun olması, ilk şart olarak sayılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Yapı Ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinde ise; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır.,"; 26. maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla avan projeye göre ruhsat verilir.”; "Yapı Kullanma İzni" başlıklı 30. maddesinde, "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır..." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; gerçek veya tüzel kişilerin, kurum binalarında olması gereken tüm şartları sağlaması halinde özel öğrenci yurdu açabileceği; İmar Kanunu'nun yapı ruhsatı ve yapı kullanım iznine ilişkin hükümleri uyarınca; "yapı ruhsatının" yapının inşaatına başlanabilmesi için alınması zorunlu belgelerden olduğu, imar mevzuatına göre yapılan denetimler neticesinde yapının kısmen ya da tamamen kullanıma hazır olduğunun tespiti halinde ise; "yapı kullanım izninin" verileceği, bir başka anlatımla, yapının inşasından önce, "yapı ruhsatı"; tamamlanması neticesinde, "yapı kullanım izni" alınacağı, bu Kanun kapsamına giren bütün yapılar için yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni alınmasının mecburi olduğu anlaşılmaktadır.
11/5/2018 tarihli 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddenin birinci fıkrasında, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir."; üçüncü fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir."; onuncu fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır." hükmü getirilmiştir.
Bu itibarla; imara aykırı yapının mevcut kullanımının devamını sağlayan "yapı kayıt belgesinin" varlığının, imar mevzuatına uygun olarak ruhsat ve yapı kullanma belgesi alınarak, Kurum açılacak binanın sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin belgelerin yanı sıra verilecek hizmetin özelliği nedeniyle mevzuatta sayılan belgelerin eklenmesine engel oluşturmadığı, aksi bir yaklaşımın onlarca öğrencinin sürekli barınacağı yapılar için hukuken yeterli ve geçerli olmayacağı, bu yüzden ayrıca ve özel bir değerlendirmeye tabi olması gerektiği, deprem sorumluluğunun malike yüklendiği bu belgenin, öğrencilere barınma hizmeti verecek kurumlar için yeterli görülmesinin kamu yararını ihlal edecek sonuçlar doğuracağının ülkemizde yaşanan son depremlerle de anlaşıldığı, bu itibarla dava konusu düzenlemede kamu yararına ve hukuka aykırı bir durumun olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun'un 1. maddesinde; "(Değişik 1. fıkra: 27.06.2019 - 7180 S.K/Madde 1) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığının, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu yurt ve kurumları tespit edecekleri esaslara göre denetler.
…
(Ek 4. fıkra: 15.08.2017 - 694 S.KHK/Madde 19) (694 S. KHK Kabul: 01.02.2018 - 7078 S.K/Madde 19) Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri ilgisine göre Millî Eğitim Bakanlığı veya Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Her ne ad altında olursa olsun, öğrenci barınma hizmetlerine ilişkin faaliyetlerin ruhsatsız yürütülmesi halinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası uygulanır ve bu yerler valilikçe kapatılır. hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun'da atıf yapılan 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde ise; "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmektedir.
11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; ortaokul, imam-hatip ortaokulu ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilere öğrenim dönemlerinde barınma hizmetleri sunmak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından öğrenci yurdu ve öğrenci pansiyonu açılmasına, işletilmesine ve bunların denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir."; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî okullara ait yurt ve pansiyonlar, yükseköğrenime devam eden öğrencilere barınma hizmeti veren yerler, 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna göre açılan yurt ve pansiyonlar, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanunu ile 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184 üncü ve 188 inci maddelerine göre açılan ve işletilen yurtlar, 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununa ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 184 üncü ve 189 uncu maddelerine göre açılan ve işletilen sporcu eğitim merkezleri ve olimpik hazırlık merkezleri ile bağımsız spor federasyonları tarafından açılan ve işletilen kamp merkezleri hariç olmak üzere, ortaokul, imam-hatip ortaokulu ve ortaöğretim kurumlarına devam eden öğrencilere barınma hizmetlerini sunmak amacıyla açılan ve işletilen öğrenci yurdu ve öğrenci pansiyonlarına ilişkin iş ve işlemler ile bu kurumlarda barınma hizmeti alan öğrencilere ilişkin disiplin iş ve işlemlerini kapsar."; ”Kurum açma, kurucu ve kurucu temsilcisi” başlıklı 5. maddesinde; "(1) Kurumların, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatları valilik tarafından verilir. Kamu tüzel kişileri tarafından açılan kurumlara kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için kamu tüzel kişiliğinin mevzuatına uygun karar veya onaylarının bulunması gerekir. Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunması gerekli kültür varlıkları listesine alınan binalarda barınma hizmeti veren kurumlara 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri uyarınca izin verilir. Bu binalarda bu Yönetmelik hükümlerine göre aranacak şartlar Bakanlıkça belirlenir. (...) Kurum açmak isteyenler, Ek-1’de yer alan özel öğrenci barınma hizmetleri kurumu açacaklar için başvuru formu ve Bakanlıkça belirlenen belgelerle birlikte il veya ilçe millî eğitim müdürlüğüne müracaat ederler." hükümleri yer almaktadır.
Yine, Yönetmeliğin Ek-1 başlıklı bölümünde kurum açmak isteyenlerin kurum açılış başvurusu için sunmak zorunda oldukları belgeler sıralanmış olup; kurum açılacak binaya ait "Kurum binasının yapı kullanım izin belgesi" istenilen belgeler arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ifade edilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrasında da benzer kurala yer verilmiştir.
İdari işlemler üzerindeki yargısal denetim, bu işlemlerin hukuka uygunluğunun saptanmasıyla sınırlıdır. İdarenin takdir yetkisinin denetimine yargı organları yönünden getirilen ve idari işlemlerin yalnızca hukuka uygunluk açısından denetlenebilecekleri biçiminde ifade edilen kural aynı zamanda idarenin takdir yetkisinin kullanılmasında uyması gereken sınırları da koymuş olmaktadır.
Başka bir anlatımla, idarelerin belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatıldıkları durumda idari yargı organlarının bu yetkisini hukuka uygun olarak kullandığının saptanması koşuluyla idareyi bu seçeneklerden birisini tercihe zorlayacak ya da belli bir yönde işlem veya eylem tesisine zorunlu kılacak biçimde yargı kararı vermeleri Anayasa ve Kanun'un yukarıda belirtilen ilkeleriyle bağdaştırılamaz.
Kamu yararı kavramı ise, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun ile 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla yine anılan normların verdiği yetkiye dayanılarak ortaokul, imam-hatip ortaokulu ve ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilere barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasların neler olduğu, kurum personelin taşıması gereken şartlar, kurum binalarının özellikleri, hizmetin sunumuna ilişkin ilkeler, barınma hizmeti verilebilecek öğrencilerin belirlenmesi ve öğrencilerin tabi olacakları kurallar vb. hususların tespitinin, davalı Milli Eğitim Bakanlığının takdirinde olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Dava konusu düzenlemeyle; Yönetmelik kapsamında öğrenci yurdu ve öğrenci pansiyonu açmak isteyen kurucu ve/veya kurucu adına kurucu temsilciler tarafından yapılan kurum açma başvurusu kapsamında, başvuruya konu binanın yapı kullanım izin belgesine sahip olması gerektiği kurala bağlanmış olup; kural uyarınca; yapı kullanım izin belgesi dışında yapı ruhsatı ya da yapı kayıt belgesi ile yapılan başvuruların kabul edilmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Yapı kullanım izin belgesinin; bina inşaat sürecinin tamamlanmasını müteakip, binada doğalgaz, yangın, elektrik, su, ısınma tesisatları gibi her türlü alt yapı çalışmalarının tamamlandığını, binanın, depreme dayanıklılık yönüyle ilgili mevzuatına uygun olduğunu, yapının biten kısımlarının kısmen ya da tamamen, fen ve sağlık açısından kullanıma uygun olduğunu belgelediği dikkate alındığında; öğrencilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması ve barıma hizmetlerinin belirli bir standarda bağlanması amacıyla kurum açma başvurularında, barınma hizmetinin sunulması planlanan bina için "yapı kullanım izin belgesi" aranmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda, hukuka ve mevzuata uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Bu itibarla; 11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin Ek-1 bölümünün 11. maddesinde yer alan; "kurum binasının yapı kullanım izin belgesi" ibaresinin iptali istemiyle açılan davanın reddi gerekmektedir.
Öte yandan; davacı tarafından Yönetmeliğin 10. maddesinde kurum binalarına ilişkin özelliklerin belirlendiği ve burada “yapı kullanım izin belgesine” ilişkin bir kuralın bulunmadığı, Ek-1 başlıklı düzenlemenin 11. maddesinin bu yönüyle de mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; bir kuralın, aynı norm içinde olmakla birlikte farklı kısım veya bölümlerde düzenlenmiş olmasının, düzenlemenin bütünlüğünü sakatlamayacağı, Yönetmelik ve Eklerinin bir bütün olduğu tartışmasızdır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!