WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/1679 E.  ,  2025/4778 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1679
Karar No : 2025/4778

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1- ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Apartmanı, No:... adresindeki konutta 13/09/2018 tarihindeki şiddetli yağış sonucu kanalizasyon kanalının tıkanarak pis suların geri tepmesi nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen 1.000,00-TL (miktar artırımı ile 250.000,00 TL) maddi ve 30.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca; taşınmaza ait Yapı Ruhsatının ... ve ... sayılı, İskan İzin Belgesinin ...tarih ve... sayılı olduğu, Mekanik Tesisat Uygulama Projesinin Maltepe Belediyesince (2015-224) tarih ve sayı ile onaylı olduğunun görüldüğü, dosyaya sunulan CD kayıtlarından olay günü konutta yaklaşık 70-75 cm yüksekliğinde su olduğunun görüldüğü, 13/09/2018 tarihinde yağan kuvvetli yağış ve İ.B.B. tarafından ... Caddesinde asfaltlama çalışmaları yapılırken ... Caddesi-... Sokak kesişiminde yer alan bacanın üstünün asfalt kaplama ile örtülerek bacanın tıkatılması ve kanal sisteminin tıkanması ile Kanal Sisteminin karışık sistem çalışması sonucu atıksuyun kanal sisteminden akamayarak geri tepmesi sonucu davacı dairesinin su altında kaldığının değerlendirildiği, davalı İSKİ Genel Müdürlüğünün meydana gelen zarardan %50 oranında; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının yaptığı asfaltlama çalışması sırasında, İSKİ Kanalizasyon Sisteminin bacasının üstünü asfalt malzeme ile kapatarak bacanın kayıp olmasına, bacanın içinin asfalt malzeme ile dolarak bacanın dolayısıyla atıksu kanal sisteminin tıkanmasına ve dolayısıyla İSKİ’nin geç müdahalesine neden olmak suretiyle zararın büyümesine sebep olması nedenleriyle %50 oranında sorumlu olabileceğinin değerlendirildiği, davacının 1.000,00-TL maddi zararın tazmini istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; vuku buluna olayda konutta bulunan eşyaların, hukuk öğrencisi olunması sebebiyle kitaplarının zarar gördüğü, konut temizliği için özel bir firmadan hizmet alındığını belirtilmiş ise de, zarar kalemlerine ilişkin olarak olayın hemen akabinde çekilen fotoğraf, herhangi bir rapor (itfaiye raporu, sigorta şirketi tarafından düzenlenen vb.), ve/veya Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat ile temin edilebilecek delil tespiti raporunun dosyaya sunulamamış olunması karşısında zarar kalemlerine ilişkin iddianın davacı tarafından ispat edilemediği görüldüğünden 1.000,00-TL maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, davacının 30.000,00-TL manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede ise; davacının, hayatını geçirdiği eve şehrin kanalizasyonundan taşan pis suların girmesi, eşyalarının zarar görmesi ve bir müddet evlerini kullanamaması, pis suyun girdiği evin yarattığı tiksinti duygusunu ve böyle bir olayın tekrarlanabileceği düşüncesini yaşaması nedeniyle, idarelerin hizmet kusurundan dolayı yaşamak durumunda kaldığı bu olay nedeniyle üzüntü duyacakları, davacının manevi dünyasında meydana gelen zararların davalı idarece tazmini gerektiği, insanlık onurunun korunması olgusu ile sebepsiz zenginleşme yasağı arasındaki denge de gözetilmek suretiyle, davacının oluşan manevi zararının karşılanması amacıyla, takdiren (sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olmadığı kanısına varılan) 15.000,00-TL manevi zararın davalı idareler tarafından kusur oranı üzerinden (%50 oranında) davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat istemine yönelik kısmının reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelerden alınarak (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın %50 kusurlu olması nedeniyle 7.500,00-TL, İSKİ Genel Müdürlüğü'nün %50 kusurlu olması nedeniyle 7.500,00-TL olmak üzere her bir idarenin kusuru oranında hesaplanan miktarın) davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden, hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise; her ne kadar istinafa konu kararda, zarar kalemlerine ilişkin olarak olayın hemen akabinde çekilen fotoğraf, herhangi bir rapor (itfaiye raporu, sigorta şirketi tarafından düzenlenen vb.), ve/veya Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat ile temin edilebilecek delil tespiti raporunun dosyaya sunulamadığından zarar kalemlerine ilişkin iddianın davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan gerek Maltepe İtfaiye Grup Amirliği Su Baskını Bilgi Formunun gerekse fotoğraflar ve video kayıtlarının incelenmesinden, davacının ikamet ettiği adresteki konutta bulunan muhtelif eşyalarının 13/09/2018 tarihinde yaşanan şiddetli yağış sonucu kanalizasyon kanalının tıkanarak pis suların geri tepmesi nedeniyle yaklaşık 70-75 cm yüksekliğinde atık su altında kaldığının açık olduğu, kaldı ki dosyada mevcut bilirkişi raporunda da söz konusu hususun belirtildiği, davacı tarafından 25/11/2019 kayıt tarihli dilekçesi ekinde sunulan dava konusu olay nedeniyle zarar gören eşyaları ve zarar tutarlarını gösteren listeye bakıldığında da listede yer alan eşyaların ve belirtilen fiyatların sunulan fotoğraflar ve video kayıtları incelendiğinde konutta yaklaşık 70-75 cm yüksekliğinde atık su birikmiş olduğu da dikkate alındığında makul olduğu sonucuna varıldığı, ilgili listede muhtelif eşyalar için bildirilen toplam 49.500,00-TL'nin davalı idareler tarafından bilirkişi raporunda yer verilen kusur oranlarında (%50, %50) davacıya ödenmesi, davacının bu tutarı aşan maddi tazminat isteminin ise davacı tarafından 25/11/2019 kayıt tarihli dilekçesi ekinde sunulan ilgili liste haricinde dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığından reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, dava dilekçesine bakıldığında, davacı tarafından 1.000,00-TL maddi, 30.000,00-TL manevi tazminat istemiyle herhangi bir faiz talebi olmaksızın bakılmakta olan davanın açıldığı, 08/10/2022 kayıt tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde istenilen maddi tazminat miktarının 250.000,00-TL olarak arttırıldığı ve ıslah dilekçesinde dava dilekçesindeki 1.000,00-TL'lik maddi tazminat miktarını da kapsayacak şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiz talep edildiğinin görüldüğü, dava dilekçesinde faiz istemi olmayıp miktar artırım dilekçesinde faiz istemi var ise, miktar artırım dilekçesinin içeriğinden, talep edilen toplam maddi tazminat miktarına faiz istenildiği açıkça anlaşılıyor ise, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat miktarına faize hükmedilmemeli, miktar artırım dilekçesi ile artırılan miktara, miktar artırım dilekçesinin verildiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, olayda 08/10/2022 tarihinde kayda giren ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00-TL'lik maddi tazminat miktarını da kapsayacak şekilde faiz yürütülmesi istenildiğinden, dava dilekçesinde talep edilip kabul edilen 1.000,00-TL maddi tazminat miktarı için faize hükmedilmemesi, miktar artırım dilekçesiyle artırılan ve kabul edilen 48.500,00-TL maddi tazminat miktarına miktar artırım dilekçesinin verildiği 08/10/2022 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen manevi tazminata yönelik kısmı bakımından taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine, maddi tazminata yönelik kısmı bakımından davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının talep ettiği toplam maddi tazminat tutarının 49.500,00-TL tutara isabet eden kısmının kabulüne, fazlaya dair kısmının ise reddine, 49.500,00-TL maddi tazminatın 1.000,00-TL'sinin (500,00-TL'si davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından, 500,00-TL'si davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden olmak üzere) davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine, 48.500,00-TL'sinin (24.250,00-TL'si davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından, 24.250,00-TL'si davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünden olmak üzere) ıslah dilekçesinin verildiği 08/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davacının şeref ve haysiyetinin zedelenmesi ya da ağır bir elem ve acı duyulmasına neden olabilecek şekilde idarelerinin ağır bir hizmet kusurunun bulunmadığı, usul ve hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare İSKİ Genel Müdürülüğü tarafından, davacının istinaf aşamasında yaptığı talep artırımının usule aykırı olduğu, manevi tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığı, davanın husumetten reddi gerektiğinden bahisle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin kısımlarının onanması, faize ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, İstanbul ili, Maltepe ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Apartmanı, No:...adresindeki konutta 13/09/2018 tarihindeki şiddetli yağış sonucu kanalizasyon kanalının tıkanarak pis suların geri tepmesi nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen 1.000,00-TL (miktar artırımı ile 250.000,00 TL) maddi ve 30.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Tebligat ve cevap verme'' başlıklı 16. maddesinde, ''(1) Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur. (2) Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir. (3) Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri kabul edilmez. (4) Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler.'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu Kararın Davacının Maddi ve Manevi Tazminat İstemlerine Yönelik Kısımlarının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Kararın Kabul Edilen Maddi Tazminat Miktarının 48.500,00 TL'lik kısmına Faiz İşletilmesine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Yukarıda açık metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesindeki hüküm, yerleşik idari yargı kararlarında, iddianın ve savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağının dayanağı olarak kabul edilmektedir. Anılan hüküm nedeniyle, dava dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girmesinin ardından (dava açma süresi içerisinde verilen dilekçeler hariç olmak üzere), verilen başka dilekçeler ile aynı davada, dava dilekçesinde yer almayan bir talepte bulunulamayacaktır. Bu nedenle, mahkeme tarafından, sonradan bulunulan talepler hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulmasına olanak bulunmamaktadır.
Bu hususun tek istisnası ise; tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 4. maddesi ile eklenen ''Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.'' hükmüdür.
6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde, "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

Anılan düzenleme ile birlikte, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar bir defaya mahsus artırılmasına olanak tanınmış, miktar artırım yolu ile faiz talep edilebilmesine yönelik bir düzenleme öngörülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından toplam 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat istemiyle görülen davanın açıldığı, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği, 08/10/2022 tarihinde (istinaf aşamasında) kayıtlara giren miktar artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde istenilen maddi tazminat miktarının 250.000,00 TL olarak artırıldığı, miktar artırım dilekçesinde maddi tazminat istemi için dava tarihinden itibaren faiz talep edildiği, İdari Dava Dairesince 49.500,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, hükmedilen manevi tazminatın 48.000,00 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin verildiği 08/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların, dava açma süresi geçtikten sonra miktar artırım dilekçesinde gündeme getirdiği yasal faiz talebi, "taleple bağlılık" kuralının istisnası olan miktar artırımı kapsamında olmayıp, "davanın genişletilmesi" kapsamında olduğundan, hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu kararın hükmedilen maddi tazminat miktarının 48.500,00 TL'lik kısmına ıslah dilekçesinin verildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının,
a) Kabul edilen maddi tazminat miktarının... TL'lik kısmına faiz işletilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Kabul edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 20/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)-Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının aynen onanması gerektiği düşüncesiyle kısmen bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.