WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/7058 E.  ,  2025/420 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7058
Karar No : 2025/420

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yurt dışından öğrenci kabul kontenjanından yararlanarak denklik belgesi aldığı lise diplomasıyla Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesine kayıt yaptıran davacının, yapılan kaydının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ... sayılı yazısı uyarınca silinmesine ilişkin Düzce Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve E-... sayılı yazısıyla bildirilen Düzce Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dava konusu işlemin, 2547 sayılı Kanun'un 45/f maddesinin verdiği yetkiye istinaden Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara dayanılarak tesis edildiği ve söz konusu usul ve esaslara karşı açılan davalarda ise yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, davacının kaydının silinmesine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin uzaktan eğitim yoluyla Rusya'da almış olduğu lise diplomasının St.Petersburg Bilim Komitesi ile Yükseköğretim Komitesi tarafından ... tasdik numarasıyla onaylandığı, onaylanan lise diplomasına Milli Eğitim Bakanlığınca denklik verildiği, almış olduğu denklik belgesi ile birlikte Türkiye'de yabancı öğrenci statüsü kapsamında üniversiteye kaydının yapıldığı, kayıt için gerekli şartlar arasında müvekkilinin yurt dışında örgün eğitim yoluyla eğitim gördüğüne yönelik herhangi bir şartın bulunmadığı, kayıt esnasında müvekkilinin eğitiminin uzaktan olduğu hususunun davalı Üniversite tarafından bilindiği, bu husus bilinerek kaydının yapıldığı, dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve E:... sayılı kararının müvekkilinin üniversiteye kayıt olduğu tarihten sonra alındığı, dolayısıyla müvekkilinin haklı beklentisinin hukuki güvenlik ilkesi gereği korunması gerektiği, müvekkilinin herhangi bir hukuka aykırı beyanı ya da hilesi bulunmaması sebebiyle kaydınının silinemeyeceği, sonuç olarak müvekkilinin mevzuatta aranan ortaöğretimini yurt dışında tamamlama şartını sağladığı, müvekkilinin okumuş olduğu ülkede yasal yollarla almış olduğu lise diplomasının kabul edilebilir bulunmamasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI :
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı:Yurt dışından öğrenci kabul düzenlemelerinin, ortaöğretimlerini yurt dışında tamamlayan kimseler için getirilen düzenlemeler olup, yurt dışında öğrenim gören ilgililerin görmedikleri bir eğitim sistemine ilişkin sorulardan oluşan sınavlarda düşük başarı elde etmeleri beklendiğinden, görülen eğitim farklılığından kaynaklı bazı kolaylıklar içeren özel düzenlemeler olduğu, yurt dışında alınan bir diplomanın ülkemizdeki aynı dereceden alınan bir diplomaya üstünlük sağlayan bir unsur olarak kabul edilemeyeceği, öğrencilerin yükseköğretim kurum ve programlarına daha kolay yerleşecekleri inancıyla toplu bir şekilde yurt dışından uzaktan öğretim alma yoluna yönelmelerinin bir ayrıcalık sağlamasının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla ortaöğretimini Türkiye'de ikamet eden ve uzaktan eğitim yoluyla yurt dışından diploma alanların özel düzenlemelerden faydalandırılma imkanı bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Düzce Üniversitesi: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, ... Genel Ortaöğretim (Okul No:...) Lisesinden uzaktan eğitim yoluyla mezun olmuştur. Yurt dışından almış olduğu bu diplomaya Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce verilen denklik belgesi ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanından davalı Üniversiteye kayıt yaptırmıştır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 06.11.2020 tarih ve 71226 sayılı "Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları" konulu yazısı üzerine yapılan incelemede, davacının lise eğitimi gördüğü tarihlerde yurt dışına hiç çıkmadığı, yurt dışı giriş-çıkış kaydının bulunmadığı, dolayısıyla yurt dışı giriş-çıkış kayıtları ile eğitim tarihlerinin uyumlu olmaması ve davacının Türkiye'de lise mezuniyetinin de bulunması sebebiyle 2547 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Usul ve Esaslar uyarınca yükseköğretim programına kayıt hakkının olmadığı değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda davacının kaydının silinmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından, kaydının silinmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yükseköğretim Kurulunun görevleri" başlıklı 7. maddesinde; "Yükseköğretim Kurulunun görevleri; a) Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim - öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak, b) Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak,(...) h) Üniversitelerin her eğitim - öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek; insangücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmek, (...)" hükmüne, "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde ise; "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme aşağıdaki şekilde yapılır: a. Yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır. b. Yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir. Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarıları dikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü ikiyüzelli, en büyüğü beşyüz olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülür. Ortaöğretim başarı puanının yüzde onikisi yerleştirme puanı hesaplanırken merkezî sınavdan alınan puana eklenir. (...) f. Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır..." hükmüne yer verilmiştir.
Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen ve davacının uluslararası öğrenci kaydını yaptırdığı tarihte yürürlükte bulunan Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "Başvuracak Adaylar" başlıklı bölümünde; "a) Lise son sınıfta olmaları ya da mezun durumda bulunmaları koşuluyla;
1) Yabancı uyruklu olanların,
2) Doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığı'ndan Türk vatandaşlığından çıkma izni alanlar ve bunların Türk vatandaşlığından çıkma belgesinde kayıtlı reşit olmayan çocuklarının Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca aldığı Tanınan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge sahibi olduklarını belgeleyenlerin, (5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 7. maddesinde "(1) Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır." hükmü bulunmakta olup, yurt dışından kabul kontenjanlarına başvuracak adayların Türk Vatandaşlığı Kanunu'nu incelemelerinde yarar bulunmaktadır.)
3) Yabancı uyruklu iken sonradan kazanılan vatandaşlık ile TC vatandaşlığına geçenlerin / bu durumdaki çift uyrukluların
4) a) 01/02/2013 tarihinden önce yurtdışında ortaöğretime devam eden TC uyruklu öğrencilerden ise ortaöğretiminin (lise) son üç yılını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayanların (ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkedeki MEB nezdinde açılmış olan Türk okullarında tamamlayanlar dahil) yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvuru yapabileceğine, b) 01/02/2013 tarihinden sonra yurt dışında ortaöğretime başlayan adayların yurt dışından kabul kontenjanlarına ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayanların (ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkedeki MEB nezdinde açılmış olan Türk okullarında tamamlayanlar dahil) başvuru yapabilmelerine,
5) KKTC uyruklu olup; KKTC’de ikamet eden ve KKTC’de ortaöğrenimini (lise) tamamlayan GCEAL sınav sonuçlarına sahip olanlar ile 2005-2010 tarihleri arasında diğer ülkelerdeki kolej ve liselere kayıt yaptırıp eğitim alarak GCE AL sınav sonuçlarına sahip olan veya sahip olacakların, başvurularının kabul edilmesi,
b) Adaylardan 1) T.C. uyruklu olup ortaöğreniminin (lise) tamamını Türkiye'de veya KKTC'de tamamlayanların, (...) başvurularının kabul edilmemesi, (...) " şeklinde ifade edilmek suretiyle yurtdışından öğrenci kabulüne ilişkin esaslar belirlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın ''Kanun önünde eşitlik'' başlıklı 10. maddesi ile, aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanması sağlanmış, ayrıcalıklı kişi ve toplulukların oluşturulması engellenmiştir. Uluslararası öğrenciliğe yönelik düzenlemeler, ülkemizde çeşitli sebeplerle ortaokul ve lise eğitimi alamamış kişilerin ülkemizde eğitim almak istemesi halinde mağdur olmalarının önlenmesi amacıyla getirilmiş düzenlemeler olup; aksi yaklaşım, Türk vatandaşı olan ve Türkiye'de eğitim görmekte olan öğrenciler aleyhine haksız bir durum oluşturacaktır.
2547 sayılı Kanunun 45/f. maddesinde değişiklik yapan 6287 sayılı Kanun'un gerekçesi; yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurtdışında okuyan öğrencilerin yani yabancı uyruklu olmamakla birlikte T.C. vatandaşı olan ya da çifte vatandaşlığı olan bir öğrencinin de ortaöğretiminin tamamını yurtdışında okuması halinde Türkiye’de üniversite sınavına tabi tutulmaksızın üniversite eğitimi alabilmesini sağlamaktır. Yasa koyucu yabancı uyruklu öğrencilere Türkiyede eğitim almasına imkan tanırken Türk vatandaşı olduğu için yurtdışında eğitim gören bir öğrencinin de bu haktan faydalanmasını isteyerek aslında yabancı uyruklu öğrenciye tanıdığı (yurtdışında eğitim görmesi sebebiyle) sınavsız eğitim hakkını, yurtdışında yaşayan ve yurtdışında ortaöğretimi tamamlayan Türk vatandaşına ya da çifte vatandaşlığı olanlara da sağlayarak bunlar arasında bir eşitlik; fırsat eşitliği yaratmak istemiştir.
Bununla birlikte bu haktan faydalanabilmek için ortaöğretimin tamamının yurt dışında usulüne uygun bir şekilde tamamlanması, usulüne uygun alınan diploma ile uluslararası öğrenci başvurusu yapılması ve aynı zamanda Türkiye'de bir liseden de mezun olunmaması gerektiği açıktır.
2547 sayılı Kanunun 45/f maddesi gereği ortaöğretimin tamamının yurtdışında okuyan öğrencilerin Yükseköğretim kurumlarına kabul edileceği ve düzenleme yapma hususunda Kanunla yetkili kılınan Yükseköğretim Kurumu Başkanlığınca belirlenen ilkenin de ortaöğretimin tamamının yurtdışında tamamlanması olduğu açıktır. Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "Başvuracak Adaylar" başlıklı bölümünde; ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayanların (ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkedeki MEB nezdinde açılmış olan Türk okullarında tamamlayanlar dahil) başvuru yapabilmelerine karar verildiği, görülmektedir.
Yurt dışı öğrenci kontenjanı ile yerleşen öğrencilere ayrı kontenjan ayrılmasının sebebinin yurt dışında öğretim gören öğrencilerin bulundukları ülkede yaşayan insanların konuştuğu dilin Türkçe olmaması ve eğitim sistemlerinin farklılık arz etmesinden kaynaklı olduğu ve ilgili uygulama ile fırsat eşitliğinin sağlanması amaçlanmıştır. Uzaktan eğitim yoluyla yabancı ülkeden alınan diplomanın, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup Türkiye'de ikamet eden kişiler yönünden, merkezi sınavlara hazırlanan öğrencilere karşı bir ayrıcalık yaratmasının eşitler arası yarışma ilkesi ve hakkaniyet ile bağdaşmayacaktır.
Bu durumda, 2016-2017 eğitim öğretim yılında ... Lisesinden mezun olan ve aynı zamanda yurt dışında bulunmaksızın uzaktan eğitim yoluyla yurt dışında bulunan liseden diploma alan ve bu diplomanın denkliği tanınan davacının, Türkiye Cumhuriyeti liselerinden mezun olan öğrencilerle aynı durumda bulunduğu, dolayısıyla yurt dışından öğrenci kabul şartlarını sağlamadığı sonucuna varılmıştır.
İdari işlemin geri alınması; idari işlemleri, yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren geçersiz ve hükümsüz sayma iradesi ya da işlemlerin, yapıldıkları tarihten başlayarak ortadan kaldırılması, hukuk aleminden silinmesi, çıkarılması olarak tanımlanmaktadır. Hukuken sakat bir işlemin, başka bir deyişle hukuk düzenine uygunluk göstermeyen bir işlemin, idare tarafından geri alınması tabiidir. Bununla birlikte hukuka aykırı işlemlerin idare tarafından hangi durumlarda ve ne zaman geri alınacağı, ilgililer lehine kazanılmış hak doğurup doğurmayacağı hususuna Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında açıkça yer verilmiştir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun söz konusu kararıyla; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği; belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağı karara bağlanmıştır. Anılan karar, her ne kadar hatalı terfi ve intibaktan doğan ödemelerin geri alınmasına ilişkin ise de, bu karar ile idari işlemlerin geriye alınmasında uyulması gereken temel ilkeler ortaya konulmuş bulunduğundan, anılan kararın yoklukla malul, gerçek dışı beyan, açık hata veya hileye dayanan tüm işlemlerin idarece geri alınmasında da dikkate alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun, idari işlemlerin geri alınması koşullarını da belirleyen bahsi geçen kararında açıklandığı üzere; dava açma süresi içinde, idarenin gerçeğe aykırı belgelere dayalı tüm işlemlerini geri almaya yetkili olduğu, dava açma süresi içerisinde geri alınan hukuka aykırı işlemlerin ilgililer lehine kazanılmış hak doğurmayacağı, dava açma süresi geçtikten sonra ancak yok hükmündeki idari işlemlerin, ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı veya hilesi nedeniyle veya idarenin açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerin, süre kaydı aranmaksızın her zaman geri alınmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararının birlikte değerlendirilmesinden, davacının elde ettiği statüsünün kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemeyeceği de açıktır.
Öte taraftan; lise diplomasına denklik belgesi verilmesinin doğrudan davacının yurt dışlından öğrenci kabul şartlarını sağladığı anlamı taşımamakta olup, yurt dışından öğrenci kabul kontenjanından kayıt yaptırmak için ortaöğretim eğitiminin tamamının yurt dışında tamamlanmış olması gerektiği, "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlama" ibaresinden, yurt dışında bilfiil bulunularak örgün eğitim yoluyla diplomanın alınmasının anlaşılması gerektiği, uzaktan veya açık eğitim yoluyla Türkiye'de ikamet ederek yurt dışına hiç çıkmadan alınan lise diplomalarına denklik verilse bile bu durumda bulunan kişilerin yükseköğretim kurumlarına merkezi sınav puanı aranmadan yurt dışından öğrenci kontenjanından kayıtlarının yaptırılamayacağının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla; sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.