Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4574 E. , 2025/5165 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4574
Karar No : 2025/5165
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, No:... adresinde bulunan ruhsatsız binanın çatısında, davacılardan ...'in enerji nakil hattına tutunması neticesinde elektrik çarpması sonucunda yaralanması olayında, davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradıkları iddiasıyla, uğradıkları zarara karşılık işgücü kaybına uğrayan ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL maddi ve 300.000,00-TL manevi tazminat ile diğer davacılar baba ... ve anne ... için ayrı ayrı 200.000,00-TL olmak üzere toplam 400.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; her ne kadar ruhsatsız olduğu tespit edilen bina üzerinde gerekli denetimlerin yapılmadığı ve binanın yıkımının gerçekleştirilmediğinden bahisle davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığı'nın kusurlu olduğu belirtilerek tazminat isteminde bulunulmuş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere; (ruhsata aykırı yapılmış olsa dahi) enerji nakil hatlarıyla söz konusu bina arasındaki mesafenin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, zararı doğuran olayın meydana gelmesinde davacılardan baba...'nun oğlu ... üzerindeki denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek %30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı işyeri(inşaat) sahibinin ise inşaatın içine inşaatla ilgisi olmayan şahısların giriş çıkışlarını önleyecek tedbirleri almaması nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğu, dolayısıyla davacı ve üçünçü kişinin kusurlu davranışı sonucu dava konusu zararın meydana geldiği anlaşılmış olup, Danıştay'ın istikrar kazanmış kararları da göz önünde bulundurularak zararın zarar gören kişinin kendisinin ve üçüncü kişinin kusurlu davranışından kaynaklanması sebebiyle davalı idarelerin ruhsata aykırı binada denetim yapmamak şeklindeki eylemsizliği sonucu meydana geldiği ileri sürülen dava konusu tazminat talebine ilişkin zarar ile idarelerin eylemi (eylemsizliği) arasındaki illiyet bağının izah edildiği şekilde kesildiği ve idarelerin sorumluluğunun ortadan kalkmış olduğu, bu nedenle davacıların tazminat istemlerinin reddi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ruhsatsız ve kaçak olan binanın belediyece denetiminin yapılmadığı, mühürlenip yıkılmaması nedeniyle binanın varlığından ve enerji hattına yakınlığından dolayı ortaya çıkabilecek bütün zararlardan gerekli denetimi yapmayan davalı Belediye Başkanlıklarının sorumlu olduğu, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ... karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadaki bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Diğer davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
25/03/2017 tarihinde saat 13.30 sıralarında davacılardan ...'nun, babasının çatı tamiratı işinde çalıştığı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... Bulvarı, No:... adresinde bulunan binanın çatısında babasından harçlık istemek üzere bulunduğu sırada, babası alt kattan para getirmek üzere inmesi esnasında, yerde bulunan 6 metrelik demir profili kaldırmaya çalışırken binaya 3 metre mesafedeki enerji nakil hattına temas ettirmesi nedeniyle elektrik akımına maruz kalarak yaralandığı, olayla ilgili olarak ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin sorumluluğu bulunduğundan bahisle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden tazminat davası açıldığı, ayrıca ruhsatsız ve kaçak olduğu belirtilen binanın mühürlenip yıkılmaması nedeniyle binanın enerji nakil hattına yakınlığından dolayı ortaya çıkan bütün zararlardan davalı Belediye Başkanlıklarının sorumlu olduğundan bahisle, davacıların uğradıklarını ileri sürdükleri zarara karşılık olarak, işgücü kaybına uğrayan ... için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL maddi ve 300.000,00-TL manevi tazminat ile diğer davacılar baba ... ve anne ... için ayrı ayrı 200.000,00-TL olmak üzere toplam 400.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 31 maddesinde, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılamayacağı; aynı Kanun'un 32. maddesinde ise ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapıların idarece tespiti halinde yapının mühürlenerek inşaatın derhal durdurulacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; … bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, … işlemlerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ancak davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmış olup anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı, 282. maddesinde ise hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarardan sorumlu tutulmasını gerektiren kuramlardan birisi hizmet kusurudur. Genel olarak hizmet kusuru, bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ve işleyişindeki nesnel nitelikli aksaklık, boşluk ve bozukluktur. İdarenin uygunsuz, iyi olmayan bir etkinliği, kusurlu bir davranışı hizmetin gereği gibi yapılmaması, idarenin yeterli olanaklara sahip olmaması, kullanmak zorunda olduğu yetkiyi kullanmamak ve harekete geçirmemek suretiyle zarara sebebiyet vermesi; kamu hizmetinin işlemesinde olağan sayılmayacak bir gecikme, işin gerektirdiği çabukluğun gösterilmemesi diğer bir ifadeyle hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi ya da hiç işlememesi hallerinde idarenin hizmeti kusurlu işlettiği kabul edilir.
Uyuşmazlıkta; Mahkemece, aynı olaya ilişkin davacılar tarafından ...'a karşı ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davadaki bilirkişi raporu hükme esas alınmış, ancak bu bilirkişi raporunda sadece dava taraflarının sorumlulukları araştırılmış, davalı tarafın sadece ... olması sebebiyle de Belediyelerin sorumlulukları araştırılmamıştır. Bu sebeple söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalıdır.
Meydana gelen kazanın oluşumu irdelendiğinde, kazalı gencin inşaatı devam eden bir binaya izinsiz ve serbestçe girebildiği ve inşaatta hiçbir uyarıcı levhanın bulunmadığı, bu itibarla, işyeri sahibinin gerekli denetim ve kontrolleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu; olay anında yaşı itibariyle 18 yaşını doldurmak üzere olan ...'in sergilediği davranışla (yerde bulunan 6 metrelik demir profili kaldırmaya çalışırken binaya 3 metre mesafedeki enerji nakil hattına temas ettirmesi) kusurlu olduğu; baba...'in oğlunu gerekli iş sağlığı ve güvenlik önlemleri olmayan bir inşaat içinde yalnız bırakmış olması nedeniyle kusurlu olduğu; ruhsat alınmadan yapılan yapı "kaçak yapı" hükmünde olduğundan bu durumun tespiti ile yapının mühürlenmesi gerekirken bu konudaki görevini ihmal eden belediyenin de kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, tüm bu husular göz önünde bulundurularak tarafların kusur oranlarının yeniden belirlenmesi için konunun uzmanı yeni bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden alınacak rapor doğrultusunda ve adli yargıda ... karşı açılan davanın akıbeti gözetilerek mükerrer ödemeye sebebiyet verilmeden uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 28/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!