Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/610 E. , 2025/6198 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/610
Karar No : 2025/6198
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Palovit Vadisi-Hazindak Yayla Yolunun yapılması maksadıyla 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3. maddesi gereğince Rize İl Özel İdaresi lehine 49 yıl süreyle bedelsiz kesin izin verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Bakanlık Oluru'nun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararda; mevzuat hükümlerinin ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden; doğal sit alanı statüsüne ve nadir bir ekosisteme sahip olan ormanlarla kaplı Palovit Vadisinin korunmasında Palovit Vadisi-Hazindak Yayla Yolunun yapılmasına yönelik kamu yararından daha üstün bir kamu yararının bulunduğu, ayrıca Hazindak Yaylasına halihazırda ulaşımı sağlayan alternatif başka bir yolun mevcut olduğu ve bu yolun ihya edilerek kullanımı halinde yeni bir yola ihtiyaç duyulmayacağı dikkate alındığında zaruret halinin varlığından da bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, söz konusu yayla yolunun yapılması maksadıyla 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3. maddesi gereğince Rize İl Özel İdaresi lehine 49 yıl süreyle bedelsiz kesin izin verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Açılmak istenilen ve orman iznine konu edilen Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Palovit Vadisi - Hazindak Yayla Yolunun dayanağı olan ve yaylalar arası entegrasyona esas yolların işlendiği Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 17/08/2016 tarihinde onaylanan Ordu- Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonunun "Yayla koridoru- Yeşil yol projesine" ilişkin kısımlarının yürütmesinin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 16/10/2019 günlü, YD İtiraz No:2019/909 sayılı kararı ile öngörülen yaylalar arası ulaşım koridorunun, kendi özgün koşulları ve doğal çevresi ile yayla yerleşmelerinin öne çıkmaları yerine, sunduğu altyapı imkanları nedeniyle yol boyunca sürekliliği olan bir yapılaşmaya yol açacağı, yaylanın tanımı ve niteliğine aykırı bir biçimde yaylalar arasında yatay bir ilişki yaratarak, yayla yerleşmelerinin özgünlüklerinin zayıflamasına sebebiyet vereceği gerekçesiyle şehircilik ilkelerine aykırı bulunarak durdurulduğu görüldüğünden, dayanağı kalmayan ve projelendirdiği husus plan kararları çerçevesinde hukuka aykırı bulunarak Danıştay tarafından yürütülmesi durdurulan "Yayla koridoru - Yeşil yol projesinin" hayata geçirilmesine yönelik olan, Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Palovit Vadisi - Hazindak Yayla Yolunun açılmasına yönelik olarak 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3. maddesi uyarınca Rize İl Özel İdaresi lehine 49 yıl süreyle bedelsiz kesin izin verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Milli Parklar Kanunu'na tabi korunan alanlardaki ormanlık alanlarda, Orman Kanunu'nun 17/3. maddesinde yer alan altyapı ve üst yapı tesislerine izin verilmesi için sadece kamu yararı ve zaruret hali geçerli bir şart olmayıp, öncelikle alana dair gelişme planının bu faaliyetlere cevaz vermesi gerektiği, Orman Kanunu'nun 17/3. maddesi ve uygulama yönetmeliğinde yer alan kamu yararı ve zaruret halinin, Milli Parklar Kanunu'na tabi korunan alanlardaki ormanlık alanlardaki ilgili gelişme planları ile belirlendiği ve kamu yararı ve zaruret ihtiva eden faaliyetlerden çevre koruma politikalarıyla tezat teşkil etmeyenlerin gelişme planlarına işlendiği, uyuşmazlığın milli parklarla ilgili mevzuat kapsamında incelenmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacılar tarafından, Anayasanın 169/3. maddesi ve Orman Kanunu'nun 17/3. maddesi hükümleri uyarınca milli park olan ormanların da mülkiyet açısından Devlet ormanı olduğu, bu nedenle bu alanlardan yararlanmada kamu yararı ve zaruret bulunması gerektiği, aksi halde bu ormanların yok olmasına sebep olunacağı, yolun yapısında kamu yararı ve zaruret bulunmadığının bilirkişilerce ortaya konulduğu, alanın nadir bir ekosistem olduğu ve doğal yaşlı ağaçların bulunduğu, iki araç geçecek genişlikte bir yol inşası sırasında ağaçların kesilip ekosistemin bozulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi, Palovit Vadisi-Hazindak Yayla Yolunun yapılması maksadıyla 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/3. maddesi gereğince Rize İl Özel İdaresi lehine 49 yıl süreyle bedelsiz kesin izin verilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Bakanlık Oluru'nun iptali istemiyle dava açılmıştır.
23/03/2017 tarihli davalı idarenin kesin izin raporunda, dava konusu yolun Ayder Kış Sporları merkezine alternatif bir yol oluşturmak ve Karadeniz Güney Yayla Yolu bağlantısını sağlamak amacıyla kamu yararına yönelik hizmetlerde kullanılacağından kamu yararı ve zaruret olduğu belirtilmesi üzerine dava konusu Bakanlık oluru ile Kaçkar Dağları Milli Parkı sınırları içinde yer alan 14.197,35 m2 lik orman sayılan alanda Orman Kanunu'nun 17/3 maddesine göre Rize İl Özel İdaresi lehine 49 yıl süre ile bedelsiz kesin izin verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlk derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda "Dava konusu yol güzergâhı incelendiğinde; geometrik olarak uygun eğimde olduğu, güzergahı boyunca isabet ettiği ormanlık alanların durumu göz önünde bulundurulduğunda maliyetinin yüksek olacağı, en fazla köye veya yaylaya hizmet eden tek seçenek olmadığı, güzergahın kısa olmasına karşın konforsuz ve üstyapısının yeterince geliştirilmediği, trafik yoğunluğunun az olması, iklim şartlarına göre alternatif yollara karşın üstünlük sağlamayacağı, yol yapım çalışmaları sırasında Trabzon Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun aldığı kararların aksine yarma yapılan alanlarda kazı malzemelerinin yol dolgusu olarak gelişigüzel kullanıldığı ve yol kenarı şevlerine akıtıldığı, açılan yarma alanlarında oluşturulan şevlerin yüksekliği ve eğimi dikkate alındığında yabani ya da evcil hayvanların yolu geçişleri esnasında arazi doğal yapısının bozulmasından kaynaklı zorlukların yaşanacağı göz önünde bulundurulduğunda açılan yolun esaslı bir katkı sunmayacağı " kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/08/2016 tarihli işlemle onaylanan Ordu - Trabzon - Rize - Giresun - Gümüşhane - Artvin planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonunun iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 09/01/2019 tarih ve E:2016/13803 sayılı kararına yapılan itiraz sonucu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun E:2019/909 Yd itiraz numaralı 16/10/2019 tarihli kararı ile 17/08/2016 onay tarihli Ordu - Trabzon - Rize - Giresun - Gümüşhane - Artvin planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonunun "Yayla koridoru- Yeşil yol projesi" yönünden yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesi'nin 28/04/2021 tarih ve E:2016/13803, K:2021/6215 sayılı kararı ile "...Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanarak dosyaya sunulan bilirkişi raporu tetkik edildiğinde, bilirkişilerce anılan projeye ilişkin olarak eleştiriler getirildiği ancak açık bir hukuka aykırılık nedeni saptanmadığı anlaşılmaktadır. Anılan projenin, Karadeniz bölgesinin turizm potansiyelinin, ki özellikle var olan yayla turizmi potansiyelinin artırılmasına yönelik makro ölçekte olduğu açıktır. Karadeniz bölgesinde bulunan yaylalara ulaşım sorunlarının varlığı dikkate alındığında, çevre sorunlarına yol açmadan bir yayladan diğer yaylaya ulaşım imkanının getirilmesinin olumlu bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Kaldı ki yaylar arasında zaten hali hazırda bazı yolların var olduğu bu yolların iyileştirilerek bir birileriyle bağlantı kurulmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, ulaşım projesinden ibaret olan bu planlamanın yaylarda yapılaşmalara neden olacağını söylemek bu plan ölçeğinde mümkün değildir. Plan açıklama raporu ve plan hükümlerinde çevresel etkiler açısından gerekli özenin gösterileceğinin belirtildiği ayrıca anlaşılmaktadır. Kaldı ki çevre sorunlarının alt ölçekli planların konusu olduğu da açıktır. Bu itibarla bu hususa ilişkin mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesi ile yeşil yol projesi yönünden davanın reddine karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28/02/2024 tarih ve E:2021/2951, K:2024/396 sayılı kararı ile yeşil yol projesine yönelik verilen ret kararı onanmıştır.
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesi tarafından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun dava konusu yol projesinin dayanağı olan ''yayla koridoru- yeşil yol projesi'' yönünden verilen yürütmeyi durdurma kararı esas alınarak dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, Danıştay Altıncı Dairesince, 28/04/2021 tarih ve E:2016/13803, K:2021/6215 sayılı kararı ile yeşil yol projesi yönünden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın onandığı dikkate alındığında anılan projenin yürürlükte olduğu açıktır.
Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesinin ek gerekçesinin çıkartılması gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlık özelinde alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak dava konusu işlemin iptalinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu kararın belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 25/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!