Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3461 E. , 2025/1376 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3461
Karar No : 2025/1376
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU:
06/04/2021 tarih ve 23733557 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumu Öğrencilerine Barınma Hizmeti Veren Özel Kurumların Standartları İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin 12. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; "Engelli rampalarının eğimleri ilgili mevzuata uygun olmak şartıyla en fazla %6 olmalıdır." düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI:
Dava konusu düzenlemeyle kurumlarda bulunacak engelli rampasının eğiminin %8’den %6’ya düşürüldüğü, aynı Yönerge’nin “Mevcut Kurumlar” başlıklı Geçici 1. maddesi uyarınca geriye doğru bir yıl içerisinde müracaatı bulunan barınma hizmeti kurumlarında bina girişlerinde engelli rampasının eğiminin %8 olacağı, Yönerge’nin yayımlandığı tarihte faaliyette olan ve eski Yönerge’ye göre %8 eğim şartını sağlayan kurumların, hayatın olağan akışı içerisinde tür, seviye, yerleşim planı değişikliği müracaatı yaptıklarında veya yapılacak denetimlerde yeni getirilen rampa eğimi standardına muhatap olacağı, mevcut kurumların tamamının bu standardı yerine getirmelerinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu düzenlemenin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesi’nin 10/III maddesinde yer alan; “Engelli rampalarının eğimleri ilgili mevzuata uygun olmak şartıyla en % 6 olmalıdır.” kuralını referans aldığı, Milli Eğitim mevzuatında birlik ve bütünlük sağlamak amacıyla uyumlaştırmaya yönelik bir düzenleme olduğu, ayrıca öğrencilerin can, mal güvenliğinin korunmasını ve verilen hizmetin kalitesinin tüm boyutlarıyla artırılması için engelli öğrenciler lehine düzenleme yapılmasını hedeflendiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 06/04/2021 tarih ve 23733557 sayılı Makam Oluru ile yayımlanan, Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumu Öğrencilerine Barınma Hizmeti Veren Özel Kurumların Standartları İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin 12. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; "Engelli rampalarının eğimleri ilgili mevzuata uygun olmak şartıyla en fazla (Ek ibare: Makam Oluru-06/04/2021-23733557) %6 olmalıdır." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar.
İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda bugün için bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.
Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
5661 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen Ek 1. maddesinde; öğrenim düzeyine göre barınma hizmetinin verilebileceği kurumların niteliklerinin, ilgili Bakanlık tarafından yönetmelik ile belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Nitekim davalı Milli Eğitim Bakanlığı (Bakanlık) tarafından da Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 10. maddesi ile bu konuda düzenleme yapılmıştır.
Uyuşmazlıkta, Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumu Öğrencilerine Barınma Hizmeti Veren Özel Kurumların Standartları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin 12/3. maddesinde ise özel barınma hizmeti veren kurumlardan olan öğrenci yurtları ve öğrenci pansiyonlarında engelli rampalarının eğimleri ilgili mevzuata uygun olmak şartıyla en fazla %6 olmalıdır." düzenlemesinin getirildiği görülmektedir.
Bu durumda, 5661 sayılı Kanun'da açıkça yönetmelik ile düzenleme yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen davalı Bakanlıkça yönerge ile kurumların niteliklerine ilişkin düzenleme yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu Yönerge'nin üst hukuk normuna aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Diğer yandan, davalı Bakanlıkça yayımlanarak yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 10. maddesinde; kurum binalarında aranacak şartların sayma suretiyle belirlendiği, bu konuda alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yapma konusunda Bakanlığa herhangi bir yetki verilmediği görülmektedir.
Bu haliyle, davalı Bakanlık tarafından yönetmelik ile düzenlenmesi gereken alan yönerge ile düzenlendiğinden Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumu Öğrencilerine Barınma Hizmeti Veren Özel Kurumların Standartları ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin dava konusu 12. maddenin 3 fıkrasının hukuka aykırı olduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle, yönergenin dava konusu edilen kısmının iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 06/04/2021 tarih ve 23733557 sayılı Makam Olur'u ile yürürlüğe giren Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumu Öğrencilerine Barınma Hizmeti Veren Özel Kurumların Standartları İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin 12. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; "Engelli rampalarının eğimleri ilgili mevzuata uygun olmak şartıyla en fazla %6 olmalıdır." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
5661 Sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Gerçek ve tüzelkişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın, yükseköğretim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın iznine bağlıdır. İlgili Bakanlıklar bu gibi yurt ve kurumları tesbit edeceği esaslara göre denetler."; üçüncü fıkrasında, (Ek fıkra: 15/8/2017-KHK-694/19 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/19 md.) Yurt ve benzeri kurumlar, ortaokul, ortaöğrenim ve yükseköğrenim öğrencilerine barınma hizmeti vermek amacıyla açılır ve bu Kanun ile 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alırlar. Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri yönetmelikle belirlenir." ibaresi bulunmaktadır.
652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesinde; "(Değişik: 2/7/2018-KHK-703/22 md.)(2) 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen izin veya ruhsatlara ilişkin hükümler, öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlar hakkında uygulanmaz. Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Millî Eğitim Bakanlığınca, yükseköğrenim düzeyinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca verilir. Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü bulunmaktadır.
11/09/2020 tarih ve 31241 sayılı Ortaokul Ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kurum binaları" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrasında; "Zemin katı dışında kurum açılacak binalarda, asansör veya engellilerin erişilebilirliğini sağlayan taşıma ve iletme sistemlerinin bulunması gereklidir. Asansörün engelliler için Türk Standartları Enstitüsünün belirlediği standartlara, taşıma ve iletme sistemlerinin ise Türk Standartları Enstitüsünün belirlediği standartlar ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının engelliler için belirlediği kat sınırı, merdiven yapısı ve azami yük taşıma şartına uygun olması zorunludur. Ancak kuruma ait binanın zemin katında barınma hizmetinin verilebilmesi ve bu kata engelli erişilebilirliğinin sağlanması hâlinde diğer katlar için engelli erişilebilirlik şartı aranmaz." hükmü yer almaktadır.
Türk Standartları Enstitüsü tarafından hazırlanan "TS 9111 Özürlüler ve Hareket Kısıtlılığı Bulunan Kişiler İçin Binalarda Ulaşılabilirlik Gerekleri'nin 4.5.1" sıralı bölümünde;" Giriş Rampaları Bina giriş rampalarının eğimi aşağıdaki çizelgede verildiği gibi olmalıdır.
En fazla yükseklik En fazla eğim
15 cm ve daha az 1:12 (% 8)
16-50 cm arası 1:14 (% 7)
51-100 cm arası 1:16 (% 6)
100 cm üzeri 1:20 (% 5)
Bina giriş rampalarının net genişliği en az 90 cm, tercihan 100 cm olmalıdır. Kamu kullanımına açık binalarda bu net genişlik en az 100 cm olmalıdır. Rampa yatay uzunluğu 200 cm’den fazla ise veya rampa yüksekliği 15 cm’den fazla ise rampanın her iki tarafında korkuluk bulunmalıdır.
Rampalar düz, sert, sabit ve kaymayı önleyici (ıslak/kuru) yüzeye sahip olmalı, üzerinde, başlangıç ve bitişinde drenaj ızgarası bulunmamalıdır. Rampa başlangıcında ve sonunda Madde 4.8’e uygun hissedilebilir yüzeyler bulunmalıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumu Öğrencilerine Barınma Hizmeti Veren Özel Kurumların Standartları İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin 12. maddesinin 3. fıkrasında "(3) Kurumların bulunduğu binanın bahçe ve bina girişinde merdiven bulunması hâlinde bedensel engelli bireyler için rampa, dikey engelli lifti veya güvenlik tedbirleri alınmış benzeri erişim imkânları bulunur. Engelli rampalarının eğimleri ilgili mevzuata uygun olmak şartıyla en fazla % 6 olmalıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Özel Öğretim Kurumları Standartlar Yönergesi'nin 10. maddesinin 3. fıkrasında Kurumların bulunduğu binanın bahçe ve bina girişinde merdiven bulunması hâlinde bedensel engelli bireyler için rampa, dikey engelli lifti veya güvenlik tedbirleri alınmış benzeri erişim imkânları bulunur. Engelli rampaları yürürlükteki mevzuata uygun olmak şartıyla en fazla % 6 eğimli olur. " hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasamızın 124. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır. Anayasamızın ilgili hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmakta olup kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gerekleri, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
İdarelerin işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açıktır. Ancak bu takdir hakkı, serbestçe kullanılanabilecek bir keyfiyeti ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, yönerge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar.
Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir. Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
5661 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen Ek 1. maddesinde; öğrenim düzeyine göre barınma hizmetinin verilebileceği kurumların niteliklerinin, ilgili Bakanlık tarafından yönetmelik ile belirleneceği hükmüne yer verilmiştir. Nitekim davalı Milli Eğitim Bakanlığı (Bakanlık) tarafından da Ortaokul ve Ortaöğretim Kurumları Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 10. maddesi ile bu konuda düzenleme yapılmış olup; anılan maddede yer verilen "Zemin katı dışında kurum açılacak binalarda, asansör veya engellilerin erişilebilirliğini sağlayan taşıma ve iletme sistemlerinin bulunması gereklidir. Asansörün engelliler için Türk Standartları Enstitüsünün belirlediği standartlara, taşıma ve iletme sistemlerinin ise Türk Standartları Enstitüsünün belirlediği standartlar ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının engelliler için belirlediği kat sınırı, merdiven yapısı ve azami yük taşıma şartına uygun olması zorunludur." hükmü ile kurum binasında engelliler yönünden bulunması gereken koşullar kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü ile zemin katı dışında kurum açılacak binalarda taşıma ve iletim sistemlerinin bulunmasının ve bu sistemlerin Türk Standartları Enstitüsünün belirlediği standartlara uygun olmasının zorunlu olduğunun kurala bağlandığı dikkate alındığında; engelli rampalarının eğimlerinin ilgili mevzuata uygun olmak şartıyla en fazla %6 olması gerektiğine ilişkin Yönerge hükmünün anılan Yönetmelik hükmünün tamamlayıcısı niteliğinde olduğu, Yönetmelik hükmünü aşar mahiyette yeni bir usul ve yöntem getirmediği, aksine "mevzuata uygun olmak şartıyla" ifadesine yer vermek suretiyle üst hukuk normlarına bağlı kaldığını ortaya koyduğu anlaşılmaktadır.
Yönetmelik hükmünde esas alınan Türk Standartları Enstitüsünün belirlediği standartlara bakıldığında; engelli rampalarının eğim oranları belirlenirken, rampanın yapılacağı bina girişinin yükselik ölçüleri dikkate alınmak suretiyle kademeli olarak eğim oranlarının üst sınırlarının (%8, %7, %6, %5) belirlendiği görülmekte olup; dava konusu Yönerge hükmü ile öngörülen ve üst sınır olarak belirlenen %6 eğimin engellilerin binaya erişebilirliği noktasında makul ve orantılı olduğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan; dava konusu Yönerge hükmünün değişiklik öncesi halinde engelli rampa eğiminin üst sınırının %8 olduğu dikkate alındığında; değişiklik sonrasında eğimin üst sınırının %6 olarak belirlenmesinin engelliler yönünden lehe bir düzenleme olduğu ve yine davalı idarece yürürlüğe giren Özel Öğretim Kurumları Standartları Yönergesinde yer alan düzenleme ile uyum birliği sağlama amacına hizmet ettiği görülmektedir.
Ayrıca; her ne kadar davacı tarafından kurumların tür, seviye, yerleşim planı değişikliği başvurusu yaptıklarında yeni getirilen rampa eğimi standardına muhatap olacağı ve mevcut kurumların tamamının bu standardı yerine getirmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmekte ise de; Yönerge'nin Geçici 1. maddesinin yürürlüğe girdiği 06/04/2021 tarihinden bir yıl öncesine kadar kurum açma, kurum nakli, yerleşim planı veya kontenjan değişikliği için itfaiye müdürlüğü veya il/ilçe sağlık birimine belge almak üzere başvuranlar veya milli eğitim müdürlüklerine kurum açma başvurusunda bulunanlar yönünden dava konusu Yönerge hükmünde yer alan şartın aranmayacağı, önceki mevzuat hükümlerinin aranacağı dikkate alındığında bu maddenin mevcut kurumlar yönünden geçiş hükmü niteliğini haiz olduğu ve dava konusu Yönerge hükmü ile engelli rampalarının eğiminin geleceğe dönük olarak değiştirilmesinin kazanılmış hakların ihlâli olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca maddenin yürürlük tarihinden önce belirtilen koşulları sağlamak koşuluyla kurum açma iradesini ortaya koyan kurumların haklarının da korunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu Yönerge hükmünün üst hukuk normlarına aykırılık teşkil etmediği ve davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınmak suretiyle kullanıldığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!