Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/3392 E. , 2025/848 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3392
Karar No : 2025/848
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2020 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 31 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin, gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek ödenen ek mali yükümlülük ile ilave gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlerin uygulanacağı, idarece beyannamenin ekinde yer alan fatura kıymetinin gerçeği yansıtmadığı konusunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi eşyanın kıymetinin gerçek satış bedeline göre düşük olduğu hususunun ihracatçı firma piyasasında ve ihracatçı ülke yetkili makamları nezdinde yapılan araştırmalarla saptanmadığından gözetim önlemleri nedeniyle artırılan değer üzerinden ödenen vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline; fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren tecil faiz oranında hesaplanarak iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu beyanname muhteviyatı eşyaların gözetim/referans kıymet uygulamasına tabi olmadığı, davacı tarafından kendi iradesi ile kıymetin yükseltildiği bu haliyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri vermeye konu herhangi bir verginin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davaya konu beyannamelerin tescil tarihlerinde anılan eşyaya yönelik geçerli herhangi bir gözetim veya referans kıymet uygulaması bulunmadığı, davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın yurt dışı gider olarak beyan edildiği anlaşıldığından, yurt dışı gider kaleminde beyan edilen tutarın gerçeği yansıtmadığı hususu ile gerçek satış bedelinin tespiti için inceleme, araştırma ve hukuki yorum gerektirmesi karşısında, dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun reddinde hukuki isabet bulunmadığından anılan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2020 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 31 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin, gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek ödenen ek mali yükümlülük ile ilave gümrük ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükteki şekliyle 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergiler, ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, mevzuatımızda, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu Anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında; aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; ayrıca bazı dönemlerde Bakanlıkça belirli bir eşyaya yönelik olarak, gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması yürütülmüştür.
İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır.
Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğler ile önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör/borsa fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak bu beyana karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının geri verme başvurusunun zımnen reddine dair kararda, beyannameler muhteviyatı eşya için gözetim ve referans uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen birim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, temyize konu kararın bozulması icap etmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 27/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı kanuni ve hukuki nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan karar, aynı nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!