Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/643 E. , 2025/1645 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/643
Karar No : 2025/1645
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tekstil Dış Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşeinin tespiti için sonradan kontrol çerçevesinde süresinde cevap verilmediğinden, Türkiye-Malezya Serbest Ticaret Anlaşması uyarınca tercihli tarifeden yararlanılmayacağından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile dampinge karşı verginin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davaya konu ödeme emri içeriği ek tahakkuk kararının davacıya Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan İnternet Vergi Dairesi sistemi üzerinden elektronik ortamda tebliğ edildiği, ilgili karara süresi içerisinde itirazda bulunulmaması ve vergilerin ödenmemesi nedeniyle kesinleşen alacaklar için davaya konu ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na tabi işlemlere ilişkin yapılacak tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu çerçevesinde yapılması gerektiği, anılan Kanun'un elektronik tebligatı düzenleyen 7/a maddesi ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin bir arada değerlendirilmesinden, elektronik tebligatların öncelikle UETS adresine iletilmesi, UETS adresine tebligat yapılamaması halinde ise Kanun'da belirtilen diğer usullere göre tebligat yapılabileceğinin mümkün olduğu buna karşın, ödeme emri içeriği ek tahakkuk kararının ise İnternet Vergi Dairesi sistemi üzerinden tebliğ edildiği görüldüğünden, ek tahakkuk kararının usulüne uygun tebliğinden ve alacağın kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın faaliyetlerine ilişkin işlemlerini, gerek muhatabın 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında oluşturulan elektronik posta adresine gerekse, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi hükümlerine göre İnternet Vergi Dairesi üzerinden oluşturulan elektronik posta adresine tebliğ edebilme imkanının bulunması karşısında; anılan adreslerden herhangi birine yapılan elektronik tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığının kabulü gerektiğinden, İnternet Vergi Dairesi portalı üzerinden tebliğ edilen ve adresine ulaştığı 5. günün sonu olan 17/02/2021 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilen ek tahakkuk kararına karşı davacının süresi içerisinde itiraz etmediği ve dava açmadığı anlaşıldığından, kesinleşen vergilerin tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu ödeme emri içeriği ek tahakkuk kararının Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan teknik altyapı üzerinden tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, dampinge karşı vergi tahakkuku yapılmış ise de eşyanın menşeinin Çin olmadığı, hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen vergilerin borcum yoktur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın, ödeme emri içeriği ilave gümrük, gümrük vergisi ile bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisine isabet eden kısmına yönelik hüküm fıkrasının onanması, dampinge karşı vergi ile anılan vergi üzerinden tahakkuk ettirilen katma değer vergisine yönelik hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşeinin tespiti için sonradan kontrol çerçevesinde süresinde cevap verilmediğinden, Türkiye-Malezya Serbest Ticaret Anlaşması uyarınca tercihli tarifeden yararlanılmayacağından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ile dampinge karşı verginin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan; 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanun'a aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; 16. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun'un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun'a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Atıfta bulunulan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, "gümrük vergileri" deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü, 9. fıkrasında, "ithalat vergileri" deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi açıklanan temyize konu kararın, ödeme emri içeriği gümrük ilave gümrük vergileri ile bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisine isabet eden kısmına yönelik hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Temyize konu kararının, dampinge karşı vergi ile anılan vergi üzerinden tahakkuk ettirilen katma değer vergisine yönelik hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Davaya konu eşyanın menşeinin sonradan kontrolünde ilgili ülkece süresinde cevap verilmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen vergilerin elektronik posta adresine tebliğ edildiği, ek tahakkuk kararına karşı davacının süresi içerisinde itiraz etmediği ve dava açmadığı anlaşıldığından, kesinleşen alacakların tahsili için ödeme emrinin düzenlenmesi yerinde görülerek karar verilmiş ise de; ödeme emrine karşı yapılan hukuka aykırılık iddialarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen "borcum yoktur" kapsamında bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, ödeme emri içeriğinde yer alan unsurlardan dampinge karşı vergi, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda alınan bir ticaret politikası önlemi olup, uyuşmazlık konusu beyanname muhteviyatı eşyanın tercihli tarifeden yararlandırılmaması nedeniyle, tahakkuk ettirilebilecek bir vergi niteliği taşımamaktadır.
Buna göre, dava konusu eşyanın, iddia edildiği gibi, dampinge karşı vergi alınmasını gerektiren bir ülkeden ithal edildiğine dair davalı idarece yapılmış somut ve geçerli herhangi bir tespitin bulunmadığı görüldüğünden, beyanname ekinde sunulan menşe belgesinin geçerli olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergi ile anılan vergi üzerinden tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmına yönelik davacı itirazlarının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ilave gümrük, gümrük vergisi ile vergilerin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, dampinde karşı vergi ile anılan vergi üzerinden tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 17/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanu'nun 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanun'un 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşeinin tespiti için sonradan kontrol çerçevesinde süresinde cevap verilmediği bu nedenle, Türkiye-Malezya Serbest Ticaret Anlaşması uyarınca tercihli tarifeden yararlanılmayacağından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ile dampinge karşı vergiye karşı süresi içerisinde itiraz edilmemesi ve dava açılmaması üzerine kesinleşen alacağın tahsili amacıyla davaya konu ödeme emri düzenlenmiş ise de, eşyanın başka ülke menşeine sahip olduğuna dair bir tespit yapılmadığı gibi, sonradan kontrol çerçevesinde idarece yapılan araştırmada Malezya makamlarınca süresi içerisinde cevap verilmemesi sebebiyle işlem tesis edildiği anlaşıldığından, menşe belgesinin gerçeği yansıtmadığına yönelik herhangi bir verinin bulunmadığı olayda, davacı iddialarının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi ve ödeme emrinin iptal edilmesi gerektiğinden, aksi yönde verilen temyize konu kararın onanmasına dair hüküm fıkrasına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!