WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/3695 E.  ,  2025/1626 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3695
Karar No : 2025/1626

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Asıl borçlu ...Yağ Petrol Ürünleri Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında 2018 yılının Ocak ila Nisan dönemi için başlatılan vergi incelemesi sırasında ilk hesaplara göre tespit edilen matrah farkı üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi alacaklarından oluşan toplam 22.551.935,6-TL'ye karşılık olmak üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrası gereğince kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan teminat istenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, 6183 sayılı Kanun'un "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu kamu alacağının tehlikeye girmesini engellemeye yönelik işlemler olduğu, kamu alacağının cebren tahsil ve takibiyle ilgili olmayıp korunmasına yönelik bu işlemlerin asıl muhatabının ise kamu alacağının gerçek borçlusu, diğer bir ifade ile verginin mükellefi veya sorumlusu olduğu, bu nedenle, esas kamu borçlusu olmayan tüzel kişiliğin kanuni temsilcileri adına teminat isteme, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına yönelik tedbirlerin uygulanmasının söz konusu olamayacağı, tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan teminat istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Kanun’un 13. ve 17. maddeleri kapsamında davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına alınan karar ile anılan Kanun'un 9. Maddesi uyarınca davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu ...Yağ Petrol Ürünleri Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında 2018 yılına ilişkin olarak yürütülmekte olan inceleme kapsamında özel tüketim vergisine tabi eşya alımlarında fatura aldığı ve yasal defterlere intikal ettirdiği bir kısım mükellefler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporları tanzim edildiği, dolayısıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesine temas eden fiillerin varlığı nedeniyle asıl borçlu şirketten iade edilmesi istenecek özel tüketim vergilerinin tahsil edilebilmesi için iade aldığı özel tüketim vergisi tutarında ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz uygulanmasının talep edilmesi üzerine borçlu firma hakkında 2018 yılının Ocak ila Nisan dönemine ait ilk hesaplara göre tespit edilen matrah farkı üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezaı ve gecikme faizi alacaklarından oluşan toplam 22.551.935,6-TL'ye karşılık olmak üzere 6183 sayılı Kanun'un 13. ve 17. maddeleri gereğince ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk kararları alındığı, aynı zamanda davacının anılan şirketin kanuni temsilcisi olması nedeniyle kamu alacağının tahsilini teminen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrası gereğince teminat istenmesine ilişkin işbu dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmış olup, işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 3. maddesinde amme borçlusu teriminin; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların yanında kanuni temsilcilerini de ifade ettiği; tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin; amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını ifade ettiği; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin ise, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği hükümleri yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin, kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı açıklanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Birinci Kısmının İkinci Bölümü, "Amme Alacaklarının Korunması" ile ilgili hükümleri kapsamaktadır. Bu bölümde; teminat istenmesi, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve diğer korunma hükümleri yer almaktadır. Teminat istenmesi, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz; henüz kamu alacağı olma niteliği kazanmamış vergi ve cezaların, tahakkuk ettikleri tarihte karşılaşılabilecek tahsil imkansızlığına bir önlem olarak öngörülmüştür.
Aynı Kanunun 9. maddesinde ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde, vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenmesi kurala bağlanmıştır. Bu bakımdan, teminat istenmesini gerektiren durumların varlığı, hiçbir müddetle kayıtlı olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla ve haczin yapılmasına ilişkin kurallara göre ihtiyati haciz uygulanmasını ve henüz tahakkuk etmemiş vergi ve cezaların ihtiyaten tahakkuk ettirilmesini de gerektirmektedir. 6183 sayılı Kanun, 213 sayılı Kanunun 344. maddesinde öngörülen durumlara ilişkin bir kamu alacağının salınması için gereken işlemlere başlanmış olmasını, yapılacak tarhiyata esas oluşturacak ve ilk hesaplamalara göre belirlenen vergi ve cezaların ihtiyaten tahakkuk ettirilerek teminat istenmesine yeterli saymıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlere göre; asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan teminat istenilebilmesi için, şirket hakkında vergi incelemesine başlanılmış, maddedeki durumların saptanılmış ve ilk hesapların yapılmış olması gerekli ve yeterlidir.
Dosyanın incelenmesinden; teminat istenilmesi ve ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için kamu alacağının salınması yolunda gereken işlemlere başlanılması yeterli görülerek, süreyle sınırlı olmaksızın teminat istenilebileceği kurala bağlandığından ve şirket borçlarından sorumluluğuna gidilebilecek olan şirket ortakları ve kanuni temsilcileri bu aşamada da sorumlu tutulabileceklerinden, kamu alacağının borçlusu anonim şirketin kanuni temsilcisi ve yetkilisi olduğunda ihtilaf bulunmayan davacıdan teminat istenilmesinde yasal isabetsizlik görülmemiştir.
Bu bakımdan, Mahkemece, kamu alacağının borçlusu şirketin kanuni temsilcisi ve yetkilisi olan davacı adına 6183 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında tesis edilen teminat istenilmesine ilişkin işlem hakkında, Kanunda öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak incelemeyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 16/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf vergi dava dairesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.