Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2302 E. , 2025/1651 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2302
Karar No : 2025/1651
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Tasfiye Halinde ... Oto Kiralama Anonim Şirketinin satışını gerçekleştirdiği araçlar için düşük bedelli fatura düzenlenmek suretiyle özel tüketim vergisini eksik beyan ettiğinden bahisle, düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2011 yılı Şubat ilâ Temmuz, Eylül, Ekim ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezaları, gecikme faizi ve yargı harcının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 25/04/2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliği edildiği, bu durumda dava konusu ödeme emri içeriği borçların vadelerinin 2014 yılı olduğu dikkate alındığında tahsil zamanaşımı süresinin en geç 31/12/2019 tarihine kadar uzadığı, asıl borçlu şirketin banka hesaplarına muhtelif zamanlarda elektronik haciz bildirisi gönderildiği ancak banka hesaplarında haczedilecek herhangi bir tutara rastlanılmadığı ve haczedilecek başkaca da bir mal varlığı da bulunmadığından tahsil zamanaşımını kesen herhangi bir işlemin olmadığı anlaşıldığından, 03/06/2022 tarihinde davacıya kanuni temsilci sıfatıyla tebliğ edilen ödeme emri içeriği borçların tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kesinleşen alacağın tahsili amacıyla asıl borçlu şirketin kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Ödeme emri içeriği vergilerin zamanaşımına uğradığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Asıl borçlu şirket adına 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararının, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının Dairemizin 05/04/2019 tarih E:201/2547, K:2019/2452 sayılı kararı ile bozularak zamanaşımının kesildiği ve bu tarihi takip eden takim yılı başından itibaren yeniden başlamış olduğu göz önüne alındığında, davacı adına 2022 yılında düzenlenen ödeme emrinin zamanaşımına uğramadığı açık olup, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tasfiye Halinde ... Oto Kiralama Anonim Şirketinin satışını gerçekleştirdiği araçlar için düşük bedelli fatura düzenlenmek suretiyle özel tüketim vergisini eksik beyan ettiğinden bahisle, düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2011 yılı Şubat ilâ Temmuz, Eylül, Ekim ve Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde dava açabileceği; 102. maddesinde ise, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümlerinin mahfuz olduğu, zamanaşımından sonra mükelleflerin rızaen yapacağı ödemelerin kabul olunacağı; 103. maddesinin 7. fıkrasında ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi halinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı, zamanaşımının bir bozma kararıyla kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcının yeni vade gününün rastladığı; amme alacağının teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcının teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günü olduğu hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi halinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirket adına 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin kararın, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının Dairemizin 05/04/2019 tarih E:2018/2547, K:2019/2452 sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2019 yılında verilen bozma kararı ile zamanaşımının kesildiği ve bu tarihi takip eden takim yılı başından itibaren yeniden başlamış olduğu göz önüne alındığında, davacı adına 5 yıllık süre içerisinde, 2022 yılında düzenlenen ödeme emri içeriği kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğramadığı açık olup, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 17/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!