WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/4109 E.  ,  2025/974 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/4109
Karar No : 2025/974

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR)
1- ... 2-...3- ...
VEKİLİ : Av....
II- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF : I- (DAVALI) ... Bakanlığı
II- (DAVACILAR)
1-...2- ... 3- ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun İli, İlkadım İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı davacıların hissedarı olduğu taşınmazın 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında arkeolojik sit alanı olarak belirlenmesine rağmen uzun yıllar kamulaştırılmaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık, 1.725.048,03-TL taşınmaz bedelinin koruma amaçlı uygulama imar planının onaylama tarihi olan 06/02/2001 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararda, dava konusu parselin 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanında kaldığı ve söz konusu kısıtlılık durumunun devam ettiği, dolayısıyla mülkiyet hakkının kullanımının engellendiği, bu nedenle bilirkişi heyetince tespit edilen 1.725.048,03 TL'nin dava tarihi olan 10.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara hisseleri oranında ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurularına konu ...İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1. Davacılar tarafından, taşınmaz bedelinin rayicinden daha düşük oranda belirlendiği ileri belirtilerek, bu bedel üzerinden davanın kabulü yolundaki mahkeme kararına yapmış oldukları istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2. Davalı idare tarafından, birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmiş taşınmazların hukuken kamulaştırılma zorunluluğu bulunmadığı, öte yandan taşınmazın koruma amaçlı uygulama imar planında yol olarak belirlenen kısmının kamulaştırılma sorumluluğunun ilgili belediyeye ait olduğu, davanın kabulü yolundaki mahkeme kararına yapmış oldukları istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Samsun İli, İlkadım İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı, davacıların hisseli olarak malikleri olduğu taşınmazın tapu kaydına, ilk olarak Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararı doğrultusunda, 20/06/1975 tarihinde "Eski eserler sahası olduğundan mülkiyet hakkı takyitlidir, satılamaz." beyanı işlenmiş; daha sonra Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarihli,... sayılı kararıyla taşınmazın birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesine karar verilmiştir.
Alana yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun... tarihli, ... sayılı kararıyla, bu plan üzerinde yapılan değişiklik ise yine aynı Kurul'un... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanmış; bu haliyle son şeklini alan söz konusu planda uyuşmazlık konusu taşınmaz birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı ve yol olarak gösterilmiştir.
Davacılar tarafından mülkiyet haklarının 20/06/1975 tarihinden itibaren 43 yıldır kısıtlandığı ileri sürülerek taşınmazın hisselerine karşılık gelen 694 m2'lik kısmının Sit Alanlarında Kalan Taşınmazların Hazine Taşınmazları İle Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda trampa edilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise 2942 sayılı Kanun'un Ek-1. ve Geçici 6. maddeleri uyarınca kamulaştırılması istemiyle 18/06/2018 tarihinde davalı idareye yapmış oldukları başvuru, söz konusu istemin taşınmazın diğer maliklerinin de trampa isteminde bulunması ve koruma amaçlı imar planında yolda kalan kısmının ifraz edilmesi halinde değerlendirilebileceği belirtilerek reddedilmiştir.
Bunun üzerine, davacılar tarafından taşınmazları üzerindeki tasarruf haklarının mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde kısıtlandığı ileri sürülerek, taşınmazdaki hisseleri oranında maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun, 06/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilen Ek 1. maddesinde, "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." hükmüne yer verilmiştir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde sit, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar" olarak; koruma amaçlı imar planı ise, "bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlar" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. (2) Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. (3) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur..." hükmüne; "İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmüne; "Kamulaştırma" başlıklı 15. maddesinde ise, "(1) Taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları, aşağıda belirlenen esaslara göre kamulaştırılır: a) -Kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerle mülkiyetine geçmiş olan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanları Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak programlara uygun olarak kamulaştırılır. Bu maksat için, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konur. -Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahallî idare birlikleri tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, koruma bölge kurullarının belirlediği fonksiyonda kullanılmak kaydıyla kamulaştırabilirler. (b) Menşei vakıf olup da çeşitli sebeplerle kısmen veya tamamen gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetine geçen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve bunların korunma alanlarının kamulaştırılmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılır. Bu maksat için Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesine yeteri kadar ödenek konur. (c) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanları, imar planında yola, otoparka, yeşil sahaya rastlıyorsa bunların belediyelerce; sair kamu kurum ve kuruluşlarının bakım ve onarım ile görevli oldukları veya kullandıkları bu gibi kültür varlıklarının korunma olanlarının ise, bu kurum ve kuruluşlarca, kamulaştırılması esastır. (d) Kamulaştırmalarda bedel takdirinde, taşınmaz kültür varlıklarının eskilik, enderlik ve sanat değeri dikkate alınmaz. (e) (Değişik: 17/6/1987 - 3386/5 md.) Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır. (f) (Ek: 17/6/1987 - 3386/5 md.; Değişik: 25/6/2009-5917/24 md.) Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir. Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (2) Bu hükümle ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05/11/1999 tarihli, 658 sayılı, Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları başlıklı ilke kararında ise, "(1) I. Derece Arkeolojik Sit: Korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. (2) Bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağına, ancak; a) Resmi ve özel kuruluşlarca zorunlu durumlarda yapılacak alt yapı uygulamaları için müze müdürlüğünün ve varsa kazı başkanının görüşüyle konunun koruma kurulunda değerlendirilmesine, b) Yeni tarımsal alanların açılmamasına, yalnızca sınırlı mevsimlik tarımsal faaliyetlerin devam edebileceğine, koruma kurullarınca uygun görülmesi halinde seracılığa devam edilebileceğine, c) Höyük ve tümülüslerde toprağın sürülmesine dayanan tarımsal faaliyetlerin kesinlikle yasaklanmasına, ağaçlandırmaya gidilmemesine, yalnızca mevcut ağaçlardan ürün alınabileceğine, ç) Taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocakların açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzeme dökülmemesine, d) Bu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin koruma kurulundan izin alınarak yapılabileceğine, e) Bu alanlar içerisinde bulunan ve günümüzde halen kullanılan umuma açık mezarlıklarda sadece defin işlemlerinin yapılabileceğine, f) Taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetine tesir etmeyecek şekilde ilgili koruma kurulundan izin almak koşuluyla birleştirme (tevhit) ve ayırma (ifraz) yapılabileceğine, g) Kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da doğal afet yaşanan yerlerde, yapılmasında zorunluluk bulunan geçici uygulamalara ilişkin, zemine en az müdahale edilecek şekilde hazırlanan ve süresi belirlenen projelerin ilgili koruma bölge kurulunda değerlendirilebileceğine, projesi koruma bölge kurulunca uygun görülen geçici uygulamaların Kültür ve Turizm Bakanlığınca oluşturulacak bilim kurulu denetiminde yapılabileceğine, (2) II. Derece Arkeolojik Sit: Korunması gereken, ancak koruma ve kullanma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Bu alanlarda, yeni yapılaşmaya izin verilmemesine, ancak; a) Günümüzde kullanılmakta olan tescilsiz yapıların basit onarımlarının yürürlükteki ilke kararı doğrultusunda yapılabileceğine, b) I. derece arkeolojik sit koruma ve kullanma koşullarının a,b,c,ç,d,e,f,g maddelerinin geçerli olduğuna... Karar verildi." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, birinci derece arkeolojik sit alanlarında mutlak yapılaşma yasağının bulunduğu, bu alanlarda ancak ... tarihli, ... sayılı, Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları başlıklı ilke kararında belirtilen istisnai uygulamaların yapılabileceği, anılan ilke kararı kapsamında, söz konu alanlar içerisinde yer alan ören yerlerinde gezi yolu düzenlemesi, meydan tanzimi, açık otopark, WC, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi ünitelerin yetkili koruma bölge kurulundan izin alınmak şartıyla yapılabileceği; yeni yapılaşmaya imkan vermeyip mevcut yapıların sadece basit onarımlarına izin verilen ikinci derece arkeolojik sitlerde de yine birinci derece arkeolojik sitlerin kullanım koşullarının geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, uygulamada, birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarının kendine has özellikleri dikkate alınarak, bazı koruma amaçlı uygulama imar planlarında, bu alanlar içerisinde yol, rekreasyon alanı vb. gibi fonksiyonlara yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacıların hisseli olarak maliki oldukları Samsun İli, İlkadım İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı, ilk olarak Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun ...tarihli, ... sayılı kararı doğrultusunda tapu kaydına "Eski eserler sahası olduğundan mülkiyet hakkı takyitlidir, satılamaz." beyanı işlenen taşınmazın, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararıyla birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı olarak belirlendiği; alana ilişkin 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararıyla, bu plan üzerinde yapılan değişikliğin de yine aynı Kurul'un ... tarihli, ... sayılı kararıyla uygun bulunduğu; bu haliyle son şeklini alan söz konusu planda birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmının yol olarak belirlendiği görülmüştür.
Bu doğrultuda, davacıların mülkiyet hakkından doğan tasarruf yetkisi üzerindeki kısıtlamaların, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yalnızca taşınmazın birinci ve ikinci derece olarak belirlenen arkeolojik sit statüsünden kaynaklanmadığı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında taşınmazın ikinci derece arkeolojik sit alanı içinde kalan bir bölümünün yol alanı olarak belirlenmiş olması sebebiyle uyuşmazlığın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve çözümünün adli yargının görev alanına girdiği anlaşıldığından, işin esasına girilerek davanın kabulü yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.