Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7691 E. , 2025/1851 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/7691
Karar No : 2025/1851
DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : 12/08/2023 tarih ve 32277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 6. maddenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Planlı Alanlı İmar Yönetmeliği'ne eklenen Geçici 6. madde düzenlemesi ile yerleşmelerdeki arazi kullanım kararlarını ve yapılaşma esaslarını fen, sağlık ve çevre şartlarını gözeterek nüfusun teknik ve sosyal altyapı ihtiyaçlarını yine kanun ve yönetmelikle tanımlanan standart ve normlarla belirleyen yürürlükteki imar planlarında kapsamlı bir değişiklik yapar nitelikte ve böylece İmar Kanununun amacına aykırı olduğu, söz konusu yönetmelik değişikliğinin herhangi bir plan değişikliği yapılmadan plan dengesini bozucu unsurlar içerdiği, düzenlemenin Mekânsal Planlar Yönetmeliği 6. maddesinin 1. fıkrasının (1), (2) ve (3) bentlerinde tarif edilen arazi kullanım ve yapılaşmada sadece plan kararlarına uyulacağı ile nazım imar planlarının alt kademe planları olan uygulama imar planlarını yönlendirme zorunluluğu esaslarına aykırı olduğu, bulunduğu sahanın kendine özgü koşulları, mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarını ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek analiz, etüt, araştırma ve çalışma içeren oldukça kapsamlı bir planlama süreci sonunda imar planlarıyla düzenlenmesi gereken arazi kullanım ve yapılaşma koşullarını değiştiren dava konusu düzenlemenin Mekânsal Planlar Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin planların kamu yararı amacıyla yapılma esasına, (c) ve (ç) bentlerindeki planlar arası kademelenme ve ilişkilenme esasına, (i) bendindeki planlama süreci esaslarına aykırı düzenleme getirdiği, düzenlemenin farklı nüfus gruplarına göre yönetmelikle belirlenen sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartlar ve asgari alanlar kapsamında imar planlarında planlanmış eğitim tesisi alanlarını, açık ve yeşil alanları, sağlık tesis alanları, sosyal ve kültürel tesis alanları, ibadet yerleri, teknik altyapı alanlarını yetersiz bırakacağı, uygulama imar planıyla planlanmış, teknik altyapıları uygulanmış, yapım ruhsatı alınıp yapımına başlanmış veya yapı kullanım iznini almış binalarda yaşayacak nüfusun sayısını büyük ölçüde arttırarak bulunduğu sahadaki nüfus/donatı dengesini olumsuz yönde etkilemesi ve donatı standartlarını düşürücü bir nitelik taşıması nedeniyle düzenlemenin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği 11. maddesine de aykırı olduğu, ilave olacak nüfusun ihtiyaç duyacağı yeni teknik ve sosyal donatıların imar planlarında sağlanamadan, yerleşmelerin plan, fen, sağlık ve çevre koşullarına aykırı teşekkülüne neden olacağı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının 10. bendine göre, imar planlarında karma kullanımlı alanlarda konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranlarının planda belirtilerek bunların gerektirdiği sosyal teknik altyapı alanlarının planda ayrılmasını zorunlu olduğu, imar planlarında belirlenen konutla ilgili arazi kullanımları ve yapılaşma esasları imar planı sahasında yer alacak sosyal ve teknik altyapı donatılarının büyüklüğünü ve standartlarını belirlediği, bu nedenle, konutla ilgili kullanım kararlarının ve yapılaşma esaslarının imar planı dışında ve imar planına aykırı olarak değişmesinin veya yeniden düzenlenmesinin, bir yerleşmenin İmar Kanununun 1. maddesinde belirtildiği üzere plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına aykırı teşekkül etmesine neden olacağı, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinin 3. alt bendinde ifade bulan " ... İmar planında konutun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının konut kullanımının getireceği nüfus yoğunluğu üzerinden hesap edilerek bu alana hizmet verecek şekilde ayrılmış olması şarttır" koşuluna aykırı bir düzenleme yapıldığı, yapı ruhsatı almış ve yapımı devam eden bir binada veya yapı kullanım izni alıp kullanılmakta olan bir binada konut kullanım oranının arttırılması, esaslı bir tadilat olduğu, büro/ofis olarak projelendirilen bir binada tadilat sonucunda yapılacak yeni imalatların yaşanabilir alan standartlarına dönüştürülmesi gerekeceği, binanın konut kullanımlarının gerektirdiği mekânsal ve yapısal standartlara uygun hale getirilmesinin teknik olarak son derece zor, detaylı çalışma gerektiren ve projelendirmesi uzun zaman alan bir süreç olduğu, düzenlemede belirtilen 1/7/2023 tarihine kadar tadilat ruhsatının düzenlenmesinin gerçekçi bir süre öngörüsü olmadığı, ruhsat tadilatı yapacak idarelerin gerekli incelemeleri yaparak binada yapılacak yapısal ve mekânsal dönüşümlerin fen, sağlık ve çevre koşullarına uygunluğunu kontrol etmelerine yardımcı olacak bir teknik ve idari düzenlemeler yapılmadan yönetmelik düzenlemesi yapıldığı, söz konusu bina dönüşümlerine yönelik fen, sağlık ve çevre standartlarının ülkemizde tarif edilmediği, bu amaçla tadilat projelerini hazırlayacak mimar ve mühendis müellifler ile imalatların denetimini yapacak fen adamlarının da başvuracağı bir teknik ve yasal doküman bulunmadığı, ıslak hacim yerleri, ortak alanlar, bağımsız bölüm arsa payları, duvar ve döşeme gibi ortak yapı elemanları, taşıyıcı sistem özellikleri, yangın güvenliği, izolasyon ve ısınma tedbirleri, enerji kullanımı, havalandırma ve iklimlendirme esasları ve teçhizatları ile doğal ışık koşulları, sığınak, otopark ve yapı malzemeleriyle ilgili temel projelendirme ve uygulama kriterlerinin bütünüyle yeniden düzenlenmesinin gerektiği, düzenlemenin binaları gerekli dönüşüme konu edecek tadilat projeleri hazırlama ve onaylama süresinin kısıtlılığı ile projelendirmeye ve uygulamaya esas teknik yönlendirici bilgi ve standartların tanımlanmamış olması nedeniyle ülkemizde acil durum arz eden barınma sorununda vatandaşlara erişilebilir bir konut arzı sağlayamama riski taşıdığı, düzenlemenin telafisi güç zararlar doğurarak standartları belirlenmemiş bir yapım imalatı sonrasında vatandaşların can ve mal güvenliği tehlikesi altında ve sağlıksız koşullar içeren binalarda ikamet etmesinin söz konusu olacağı ileri sürülerek iptali istenmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Günümüzde yaşanılan konut sorununun çözümüne yönelik olarak ülke genelinde konut arzının arttırılması amacıyla kamu yararını gözeterek getirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin dava konusu Geçici 6. maddesinde yer alan hükmü ile uygulama imar planlarında diğer kullanımlarla birlikte konutun da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda, 1/7/2023 tarihinden önce "ofis veya büro" amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, gerek Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğin 21. maddesininin 1. fıkrasının 10. bendinde belirlenmiş olan orana uyum sağlamak, hem de Danıştayın önceki metni iptal gerekçesinde belirtmiş olduğu % 30'u aşmaması gereğini sağlamak bakımından 01/07/2024 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı % 30'u geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebilmesine imkân sağlandığı, %30 oranındaki konut kullanım oranının % 50'ye çıkartılabilmesi için ise zaten plan yapımı ve değişikliği yetkisini haiz olan ilgili idare meclisi kararı alınması gerektiğine ilişkin düzenleme getirildiği, düzenlemede "Uygulama imar planı kararı ile diğer kullanımlarla birlikte konutun da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda.." ibaresi ile halihazırda plan kararları uyarınca konutun da yapılabildiği alanlarda uygulanacağından İmar Kanununun 3. maddesine aykırılıktan bahsedilemeyeceği, Geçici 6. madde kapsamında yapılacak esaslı tadilat taleplerinin imar planı hükümlerine, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine ve diğer ilgili tüm mevzuat hükümlerine uygun olarak karşılanabileceği ve tadilat projelerinin anılan hükümlere uygun olarak düzenlenmesi gerektiğinde şüphe olmadığı ve dava konusu hükümde aksine bir düzenleme de bulunmadığı, yapı ruhsatı düzenleyen idarelerce uygulama imar planı ile belirlenmiş sosyal ve teknik altyapı alanları da dahil olmak üzere plan kararları ve ilgili mevzuat hükümlerinin mevcudiyeti halinde işlem tesis edebilecekleri ortada iken dava konusu düzenlemenin sosyal ve teknik altyapı ile sosyal donatı dengesini bozacağı şeklinde bir yorum yapılmak suretiyle İmar Kanununun amacına aykırı olduğu iddiasının dayanaksız olduğu, düzenleme ile konut arzının artırılmasının amaçlandığı, düzenleme kapsamındaki uygulamaların esaslı tadilat yapılmak suretiyle gerçekleştirilecek olması karşısında yapılacak esaslı tadilatta yürürlükteki imar planı ve mevzuat hükümlerine uyulacağından plan kararlarının kapsamlı olarak değiştirildiğinden yahut planlar arasında hiyerarşiyi ve kademeli birliktelik esasını bozduğundan söz edilemeyeceği, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün 30/12/2014 tarih ve 20956 sayılı yazısında; " ... İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." hükmünün imar planlarında karma kullanımlarda önerebilecek maksimum konut yapılaşma alanının veya emsalin tariflenmesine yönelik bir hüküm olmadığı, konut kullanım alanlarının belirlenmemiş olması durumunda bu alanlarda ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarının hesaplanabilmesi için bu alanda yerleşecek "nüfus büyüklüğünün" tespitine yönelik bir hüküm olduğunun açıklandığı, söz konusu oranın planlama alanındaki nüfusun ihtiyacı olan donatı alanlarının belirtilen bu oran dahilinde mevcut plan kararları ile karşılanıp karşılanmadığının ortaya konulabilmesi için bir değerlendirme ölçütü olduğu, düzenlemede yer alan "Bu oran ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla % 50 ye kadar çıkartılabilir." ifadesi ile azami konut kullanım oranı belirlenerek bu oran içinde işlem tesis edilebileceği, yukarıda da değinildiği üzere parseldeki nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının karşılanmış olduğunun ortaya konulması halinde uygulanabilecek bir hüküm olduğu, buradaki değerlendirmenin plan yapma ve ruhsat düzenleme yetkisi bulunan ilgili idarelerce yapılması gerektiği, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında imar planlarının yapımı ve değişikliklerinde uyulması gereken hususların düzenlendiği, dava konusu düzenleme ile sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartlar ve asgari alanlar kapsamında imar planlarında planlanmış eğitim tesisleri alanlarını, açık ve yeşil alanları, sağlık tesis alanlarını, sosyal ve kültürel tesis alanları, ibadet yerleri, teknik altyapı alanlarını yetersiz bırakması, bulunduğu sahadaki nüfus/donatı dengesini olumsuz yönde etkilemesi ve donatı standartlarını düşürücü bir nitelik taşımasının söz konusu olmadığı, yapıların imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılması ve ruhsat eki mimari projelerinde belirlenen fonksiyonuna göre kullanılması gerekmekte olup kullanım amacını değiştiren işlemlerin esaslı tadilat tanımı kapsamında kaldığından bu kapsamdaki uygulamaların parsel malik veya maliklerinin tamamının muvafakati alınmak suretiyle ilgili idaresinden alınacak tadilat ruhsatına istinaden yapılması gerektiği, tadilat ruhsatı düzenlenirken; otopark, sığınak, TAKS, KAKS gibi hesaplar ile kapıcı dairesi, merdiven, ışıklık, bağımsız bölümlerde bulunması gereken piyesler, bunların asgari nitelik ve nicelikleri gibi detaylar ve deprem, yangın, enerji verimliliği uygulamaları ve ilgili diğer tüm hususlarda yürürlükte olan plan ve mevzuata uygun olmak şartıyla Geçici 6. madde kapsamında tadilat ruhsatı düzenlenebileceği, ruhsat eki projelerin, İmar Kanununa ve ilgili yönetmeliklerine, yürürlükteki imar planı kararlarına, konuyla ilgili diğer mevzuat, ilke ve standartlara uygunluğu bakımından incelenmesi ve uygun bulunduğu takdirde onaylanması görev ve sorumluluğu bulunan davacı tarafın ilgili mevzuatta yetki görev ve sorumlulukları açıkça düzenlenen proje müellifleri ve fenni mesullerin tadilat projelerini hazırlaması ve denetlemesi için teknik ve yasal bir doküman olmadığı şeklindeki ifadelerinin izahtan uzak kaldığı, yapı ruhsatı düzenleyen idarelerce esaslı tadilat kuralları dahilindeki yürürlükteki plan ve ilgili mevzuat hükümlerinin mevcudiyeti halinde işlem tesis edilebileceğinden getirilen düzenlemede özel kurallar belirlenmemiş olmasının eksik düzenleme olarak nitelendirilemeyeceği, dava konusu düzenleme kapsamındaki uygulamaların herhangi bir esaslı tadilat talebinden farklı değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, esaslı tadilat taleplerinin yürürlükteki plan ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında ilgili idaresince değerlendirilmesi neticesinde işlem tesis edileceği, yasal düzenlemeler, ilgili mevzuat, somut olay, konu ile ilgili bilgi ve belgeler dikkate alındığında dava konusu düzenlemede herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :
Nazım imar planı, nüfus yoğunlukları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan, uygulama imar planı ise, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış olup uygulama imar planı kararı ile diğer kullanımlarla birlikte konutun da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda 1/7/2023 tarihinden önce ofis veya büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2024 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile parselin tamamında konut kullanım oranı %30’u geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebileceği, bu oranı ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %50 ye kadar çıkartılabileceğine dair düzenlemede, uygulama imar planı kararı ile öngörülen nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı dengesini bozacağından mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, nazım ve uygulama imar planı değişikliği yapılmadan, uygulama imar planı ile belirlenmiş konut kullanım oranının tadilat ruhsatı alınmak suretiyle değiştirilmesine dair düzenlemede 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesine uyarlık bulunmamaktadır. Kaldı ki, nazım ve uygulama imar planı değişikliği yapılmadan, salt ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %30 olarak belirlenen oranın %50 ye kadar çıkartılabileceğine dair düzenlemede de mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Ayrıca, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasındaki, mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılacağına dair hükmüne aykırıdır. Yine, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 9. maddesinin 1. fıkrasındaki, mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanacağı ve 9. maddesinin 2. fıkrasındaki, plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verileceğine dair hükmüne de aykırıdır.
Nazım ve uygulama imar planlarında karma kullanım olarak belirlenmiş alanın konut kullanım oranına göre belirlenen daimi nüfus ve ticari kullanım oranına göre belirlenen daimi olmayan, hareketli nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı standartlarını bozan düzenlemenin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki planların kademelenmesi ve ölçeğine göre ve yapılaşma amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir ilkesine aykırı olduğu gibi üst ölçekli imar planlarının alt ölçekli imar planlarına mekansal nitelikte hedef koyma, yol gösterme ve ilke belirleme hükmüne aykırıdır. Buna göre, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen imar planların yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu yönetmeliğin EK-2 tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur koşuluna da aykırıdır.
Diğer yandan, uyuşmazlığa konu düzenlemedeki ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %30 olarak belirlenen oranın %50 ye kadar çıkartılabileceğine dair kısmı, başka bir ifadeyle, imar planı değişikliği yapılmasızın konut kullanım oranının %30 dan %50 ye kadar çıkartılabilmesine imkan veren düzenlemesi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının 10. bendindeki "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır. " düzenlemesine aykırıdır. Kaldı ki, ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla belirlenen konut oranı, imar planlarında belirlenen konut kullanımına ilişkin sosyal ve teknik altyapı donatılarının büyüklüğü ve standartlarını yetersiz hâle getireceğinden mevzuata aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 6. maddesinde mevzuata uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava; 12/08/2023 tarih ve 32277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 6. maddenin iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla" düzenlendiği, 3.maddesinde de, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.
" hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun 5.maddesinde de, nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret, Turizm+Ticaret+Konut gibi karma kullanım alanları: Tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla, ticaret, turizm, konut kullanımlarından konut hariç sadece birinin veya ikisinin veya tamamının birlikte yer aldığı alanlardır. Bu alanlarda; 1) Bu alanlarda plandaki kullanım kararına bağlı olarak konut veya turizm tesisi yapılması halinde yoldan cephe alan zemin veya bodrum katların ticaret veya hizmetler sektörünün kullanımında olması ve konut veya turizm tesisi için ayrı bina girişi ve merdiveni bulunması şartı aranır. Her bir kullanım için bağımsız giriş çıkış ve merdiven düzenlenmesi, kullanım oranlarının ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının imar planlarıyla tayin edilmesi esastır. 2) Bu alanlarda ayrıca gerçek ve tüzel kişilere veya kamuya ait; yurt, kurs, ticari katlı otopark, sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir. 3) Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret+Konut gibi konut da yapılabilen karma kullanım alanlarında konut veya yüksek nitelikli konut yapılabilmesi için, imar planında konutun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının konut kullanımının getireceği nüfus yoğunluğu üzerinden hesap edilerek bu alana hizmet verecek şekilde ayrılmış olması şarttır. 4) Konut, ticaret, turizm alanlarının her biri için belirlenen yapılabilecek yapılar, aynı şartlar çerçevesinde karma kullanım alanlarında da yapılabilir. Ancak bu durumda, karma kullanımın bir alanı dikkate alınarak yapılacak uygulama karma kullanımın diğer alanına göre gerekli koşullara aykırılık teşkil etmemesi gerekir." düzenlemesi yer almaktadır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6. maddesinde, "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır.
", 7.maddesinde de, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır:
c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır.
" hükümlerine yer verilmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır.
", 9. maddesinin 1. fıkrasında da "Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır.", 9. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Ayrıca, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında, "İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgaristandartlara ve alan büyüklüklerine uyulur.", 21.maddesinin 10. fıkrasında da, "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." düzenlemeleri yer almaktadır.
Nazım imar planı, nüfus yoğunluklarını göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan, uygulama imar planı ise, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış olup uygulama imar planı kararı ile diğer kullanımlarla birlikte konutun da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda 1/7/2023 tarihinden önce ofis veya büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2024 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile parselin tamamında konut kullanım oranı %30’u geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebileceği, bu oranı ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %50 ye kadar çıkartılabileceğine dair düzenlemede, uygulama imar planı kararı ile öngörülen nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı dengesini bozacağından mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, nazım ve uygulama imar planı değişikliği yapılmadan, uygulama imar planı ile belirlenmiş konut kullanım oranının tadilat ruhsatı alınmak suretiyle değiştirilmesine dair düzenlemede 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesine uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasındaki, mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılacağına dair hükmüne de aykırı olduğu gibi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 9. maddesinin 1. fıkrasındaki, mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanacağı ve 9. maddesinin 2. fıkrasındaki, plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verileceğine dair hükmüne de aykırıdır.
Nazım ve uygulama imar planlarında karma kullanım olarak belirlenmiş alanın konut kullanım oranına göre belirlenen daimi nüfus ve ticari kullanım oranına göre belirlenen daimi olmayan, hareketli nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı standartlarını bozan düzenlemenin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki planların kademelenmesi ve ölçeğine göre ve yapılaşma amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir ilkesine ve üst ölçekli imar planlarının alt ölçekli imar planlarına mekansal nitelikte hedef koyma, yol gösterme ve ilke belirleme hükmüne aykırıdır.
Uyuşmazlığa konu düzenlemenin imar planı değişikliği yapılmaksızın konut kullanım oranının %30 dan %50 ye kadar çıkartılabilmesine imkan veren kısmı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının 10. bendindeki "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır.
" düzenlemesine de aykırıdır.
Bu itibarla, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 6. maddesinde, mevzuata uygunluk bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 12/08/2023 tarih ve 32277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 6. maddenin iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY: Davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, 12.08.2023 tarih ve 32277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin Geçici 6. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Geçici 6. maddesinde, "Uygulama imar planı kararı ile diğer kullanımlarla birlikte konutun da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda 1/7/2023 tarihinden önce ofis veya büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2024 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile parselin tamamında konut kullanım oranı %30’u geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebilir. Bu oran ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %50 ye kadar çıkartılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, 18/08/2022 tarih ve 31927 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesiyle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine Geçici 5. madde eklenmiş, bu düzenlemede, "Uygulama İmar Planlarında “Ticaret+ Konut” olarak belirlenmiş alanlarda, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ofis/büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 01/07/2023 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile konut kullanım oranı %80’i geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeye karşı davacı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/02/2023 tarih ve E:2022/7904 sayılı kararı ile dava konusu düzenlemenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itirazın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/09/2023 tarih ve E: 2023/656 sayılı kararı ile reddine karar verilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesinin 05/02/2024 tarih ve E:2022/7904, K:2024/548 sayılı kararı ile de anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla" düzenlendiği, 3.maddesinde de, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.
" hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun 5.maddesinde de, nazım imar planı, varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret, Turizm+Ticaret+Konut gibi karma kullanım alanları: Tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla, ticaret, turizm, konut kullanımlarından konut hariç sadece birinin veya ikisinin veya tamamının birlikte yer aldığı alanlardır. Bu alanlarda; 1) Bu alanlarda plandaki kullanım kararına bağlı olarak konut veya turizm tesisi yapılması halinde yoldan cephe alan zemin veya bodrum katların ticaret veya hizmetler sektörünün kullanımında olması ve konut veya turizm tesisi için ayrı bina girişi ve merdiveni bulunması şartı aranır. Her bir kullanım için bağımsız giriş çıkış ve merdiven düzenlenmesi, kullanım oranlarının ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının imar planlarıyla tayin edilmesi esastır. 2) Bu alanlarda ayrıca gerçek ve tüzel kişilere veya kamuya ait; yurt, kurs, ticari katlı otopark, sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir. 3) Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret+Konut gibi konut da yapılabilen karma kullanım alanlarında konut veya yüksek nitelikli konut yapılabilmesi için, imar planında konutun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının konut kullanımının getireceği nüfus yoğunluğu üzerinden hesap edilerek bu alana hizmet verecek şekilde ayrılmış olması şarttır. 4) Konut, ticaret, turizm alanlarının her biri için belirlenen yapılabilecek yapılar, aynı şartlar çerçevesinde karma kullanım alanlarında da yapılabilir. Ancak bu durumda, karma kullanımın bir alanı dikkate alınarak yapılacak uygulama karma kullanımın diğer alanına göre gerekli koşullara aykırılık teşkil etmemesi gerekir." düzenlemesi yer almaktadır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6. maddesinde, "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır.
", 7.maddesinde de, "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır:
c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır.
" hükümlerine yer verilmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasında, "Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır.
", 9. maddesinin 1. fıkrasında da "Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır.", 9. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Ayrıca, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında, "İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapıalanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgaristandartlara ve alan büyüklüklerine uyulur.", 21.maddesinin 10. fıkrasında da, "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır." düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Nazım imar planı, nüfus yoğunlukları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan, uygulama imar planı ise, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış olup uygulama imar planı kararı ile diğer kullanımlarla birlikte konutun da yapılabileceğine dair hüküm bulunan alanlarda 1/7/2023 tarihinden önce ofis veya büro amaçlı yapı ruhsatı düzenlenerek yapımına başlanmış veya yapı kullanma izni düzenlenmiş olan yapılarda, 1/7/2024 tarihine kadar sonuçlanmak kaydı ile parselin tamamında konut kullanım oranı %30’u geçmeyecek şekilde kullanım amacı değişikliğine yönelik tadilat ruhsatı düzenlenebileceği, bu oranı ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %50 ye kadar çıkartılabileceğine dair düzenlemede, uygulama imar planı kararı ile öngörülen nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı dengesini bozacağından mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle, nazım ve uygulama imar planı değişikliği yapılmadan, uygulama imar planı ile belirlenmiş konut kullanım oranının tadilat ruhsatı alınmak suretiyle değiştirilmesine dair düzenlemede 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesine uyarlık bulunmamaktadır. Kaldı ki, nazım ve uygulama imar planı değişikliği yapılmadan, salt ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %30 olarak belirlenen oranın %50 ye kadar çıkartılabileceğine dair düzenlemede de mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Ayrıca, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 8. maddesinin 1. fıkrasındaki, mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılacağına dair hükmüne aykırıdır. Yine, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 9. maddesinin 1. fıkrasındaki, mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanacağı ve 9. maddesinin 2. fıkrasındaki, plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verileceğine dair hükmüne de aykırıdır.
Nazım ve uygulama imar planlarında karma kullanım olarak belirlenmiş alanın konut kullanım oranına göre belirlenen daimi nüfus ve ticari kullanım oranına göre belirlenen daimi olmayan, hareketli nüfusa göre belirlenen sosyal ve teknik donatı standartlarını bozan düzenlemenin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki planların kademelenmesi ve ölçeğine göre ve yapılaşma amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir ilkesine aykırı olduğu gibi üst ölçekli imar planlarının alt ölçekli imar planlarına mekansal nitelikte hedef koyma, yol gösterme ve ilke belirleme hükmüne aykırıdır. Buna göre, dava konusu düzenleme, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 11. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen imar planların yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu yönetmeliğin EK-2 tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur koşuluna da aykırıdır.
Diğer yandan, uyuşmazlığa konu düzenlemedeki ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla %30 olarak belirlenen oranın %50 ye kadar çıkartılabileceğine dair kısmı, başka bir ifadeyle, imar planı değişikliği yapılmasızın konut kullanım oranının %30 dan %50 ye kadar çıkartılabilmesine imkan veren düzenlemesi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 21. maddesinin 1. fıkrasının 10. bendindeki "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır.
" düzenlemesine aykırıdır. Kaldı ki, ilgili idare meclisi kararı alınmak kaydıyla belirlenen konut oranı, imar planlarında belirlenen konut kullanımına ilişkin sosyal ve teknik altyapı donatılarının büyüklüğü ve standartlarını yetersiz hâle getireceğinden mevzuata aykırıdır.
Bu itibarla, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 6. maddesinde, mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 12/08/2023 tarih ve 32277 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine eklenen Geçici 6. maddenin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ....- TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!