Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7841 E. , 2025/791 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7841
Karar No : 2025/791
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen ve itirazların değerlendirilmesi neticesinde ... tarihli, ... sayılı belediye meclisi kararı ile kesinleşen Araklı ilçesi, ... Mahallesinde yaklaşık 24,6 hektar alanı kapsayan 1/50.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu alanda kurulmak istenen katı atık değerlendirme ve bertaraf tesisinin, çevre kirliliğini önleyici ve çevrenin korunmasını sağlayıcı nitelikleri bulunan bir kamu yatırımı olduğu; dolayısıyla plan değişikliği gerekçelerinin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 20. maddesine uygun olduğu, kurulması planlanan tesis için, ... tarihli, ... sayılı karar doğrultusunda verilen ÇED Olumlu kararının bulunduğu, bununla birlikte Nihai ÇED Raporunun ekinde ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan uygun görüş yazıları ile söz konusu alan için hazırlanan jeolojik-jeoteknik etüt raporunun da yer aldığı, katı atık tesisleri alanı olarak meri 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında önerilen saha yerine onun yaklaşık 2,6 km. güneybatısında kalan davaya konu sahanın belirlenmiş olmasının bilimsel, teknik ve makul gerekçelere dayandırıldığı; yapılan yer seçiminin ve bu doğrultuda onaylanan dava konusu 1/50.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişikliğinin, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına ait 5.17 sayılı plan hükmü çerçevesinde planların kademeli birlikteliği ilkesine ve planlama esaslarına, Araklı İlçesi ... mevkiindeki alanın düzenli katı atık ve bertaraf tesisleri olarak belirlenmesi sürecinde kullanılan yöntemin, değerlendirilen kıstaslar ile ağırlık değerlerinin ilgili Yönetmelik maddelerine ve ulusal/uluslararası literatürde var olan tespitlere uygun olduğu; kurulması planlanan tesisin çevre ve insan sağlığına katkıda bulunmasının yanında sağlayacağı katma değerle de kamunun yararına olacağı göz önüne alındığında, Karadeniz Bölgesinin yerleşim tipolojisi nedeniyle 250 metrelik tampon bölgede kalan bireysel konut yapılarının, optimum dengenin sağlanabilmesi adına göz ardı edilebilecek sayıda ve nitelikte ve yer seçiminin teknik kriterlere ve bilimsel verilere uygun olduğu, hazırlanan jeolojik jeoteknik etüt raporunda yer alan saha ve laboratuvar çalışmalarının ve söz konusu çalışmalar kapsamında proje alanında muhtemel kütle hareketlerine yönelik alınmasının gerekli olduğu vurgulanan önlemlerin bilimsel ve teknik düzeyede yeterli olduğu, arazinin taş çıkartılması neticesinde bozulmuş flora ve faunasını, yüzey sularının etkilenmemesi için sunulan çözümlerin topografik ve genel olarak killi kireçtaşından oluşan jeolojik yapısının uygunluğu, ulaşım yolu ve yoğunluğunun uygunluğu ile çevredeki yerleşimlerin tesise olan uzaklığının yönetmelik sınır değerinin altında olduğu anlaşıldığından davaya konu plan değişikliğinin imar mevzuatına, üst ölçekli çevre düzeni planına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmış, anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında KA olarak işaretli ayrı bir katı atık depolama ve bertaraf tesisi alanı kullanımının mevcut olduğu, dava konusu alanın ise bölgeye özel ürün alanı olarak planlandığı ve dava konusu 1/50.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişikliğinin, Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni planının 5.17 sayılı plan hükmü uyarınca yapıldığı anlaşılmakta ise de; anılan plan hükmü uyarınca ancak 1/100.000 ölçekli il çevre düzeni planı sınırları içinde ihtiyaç olması halinde üst ölçekli planda değişikliğe gidilmeksizin alt ölçekli planda değişiklik yapılabileceği, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında katı atık depolama ve bertaraf tesisi kullanım alanı düzenlenerek katı atık tesis alanı ihtiyacı karşılanmışken, bu plana ve planların birlikteliği ilkesine aykırı olacak şekilde üst planda belirlenen alandan farklı bir alanın katı atık tesis alanı olarak planlanmasına ilişkin dava konusu işlemde planların kademeli birlikteliği ilkesine, çevre ve şehircilik ilkelerine ve imar mevzuatına uygunluk, davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir statüsüne geçen Trabzon ilinde kent bütününe ilişkin başlatılan planlama çalışmaları kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının revize edildiği, 1/50.000 ölçekli il çevre düzeni planının onaylanarak askı sürecini tamamladığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının her ilçe için etaplar halinde yapıldığı, planlama süreci tamamlandıktan sonra Araklı ilçesi, ... Mahallesi'nde 24,6 hektar büyüklüğünde katı atık depolama alanın 1/50.000 ölçekli il çevre düzeni planına işlendiği, katı atık depolama tesisi için Doğu Karadeniz Bölgesi Kalkınma İdaresi Başkanlığı Çevre ve Turizm Koordinatörlüğü - Karadeniz Teknik Üniversitesi iş birliği ile 2017 yılının Mayıs ayında başlanılan çalışmalar neticesinde uygun alanın belirlendiği, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı plan hükümleri uyarınca ÇED olumlu kararı bulunan alan için ilgili kurum görüşlerinin alındığı, Rize ilinde katı atık depolama tesisi için uygun depolama alanı yeri seçilmediğinden Rize iline en yakın yer olan Araklı ilçesi, ... Mahallesi'nin depolama alanı olarak seçildiği belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'INDÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Doğu Karadeniz Projesi Kalkınma İdaresi Başkanlığı Çevre ve Turizm Koordinatörlüğü ile Karadeniz Teknik Üniversitesi iş birliğince yürütülen ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının veri desteğiyle 2017 yılının Mayıs ayında Düzenli Depolama Alanları için Yer Tespiti Çalışması ve Alternatif Katı Atık Bertaraf Sistemleri Araştırma Projesi hazırlanmıştır. Bu proje kapsamında Trabzon İli, Sürmene İlçesi, Çamburnu Mahallesi, Kutlular Mevkiinde bulunan katı atık depolama sahasının dolmak üzere olmasından dolayı yeni bir katı atık düzenli depolama sahasının inşasının hızla gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine söz konusu projede Trabzon İli için belirlenen 7 alternatif alan içinden 3 alanın değerlendirmesi yapılmış, bu alanlarda yapılan incelemeler sonucunda jeolojik, depremsellik, sismik, çevresel, ulaşım, erişim, maliyet vb. analizler gerçekleştirilmiştir. Bütün bu çalışmaların sonucunda da projede Trabzon ilinde en uygun alan Araklı İlçesi, ... Mahallesi olarak tespit edilmiş, Araklı İlçesi, ... Mahallesinde yaklaşık 24,6 hektarlık alan katı atık bertaraf tesisi olarak belirlenmesi uygun bulunmuştur.
Bu kapsamda Araklı İlçesi, ... Mahallesinde yaklaşık 24,6 ha alanda hazırlanan 1/50.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planı Değişikliği teklifinin ... tarihli, ... sayılı Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla kabul edilerek 30.10.2018-28.11.2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, askı süresi içerisinde davacı tarafından ... tarihli, ... sayılı yazı ile yapılan itirazın ... tarihli, ... sayılı belediye meclisi kararı ile reddedilmesi üzerine iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5.maddesinde, "Çevre düzeni planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır." şeklinde tanımlanmıştır.
10/07/2018 tarihli, 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasında; "a) Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak. (...) c) Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak." Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanununun meclisin görev ve yetkileri başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde: '' Belediyenin imar planlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni planını kabul etmek. Belediye sınırları ile sınırları olan Büyükşehir Belediyelerinde il çevre düzeni planı ilgili Büyükşehir Belediyeleri tarafından yapılır veya yaptırılır ve doğrudan meclis tarafından onaylanır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.
Aynı Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20.maddesinin 1.fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu;
a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması,
b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması,
c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması,
ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan 20. maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde;
a) Kamu yatırımlarına,
b) Çevrenin korunmasına,
c) Çevre kirliliğinin önlenmesine,
ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine,
d)Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
26.03.2010 tarihli, 27533 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmeliğin “Yer seçimi” başlıklı 15. maddesinde; “(1) Düzenli depolama tesis sınırlarının yerleşim birimlerine uzaklığı I. sınıf düzenli depolama tesisleri için en az bir kilometre, II. sınıf ve III. sınıf düzenli depolama tesisleri için ise en az iki yüz elli metre olmak zorundadır. (2) Ayrıca, düzenli depolama tesisinin yer seçiminde; a) Düzenli depolama tesisinin hava ulaşım güvenliğini etkileyip etkilemediği, b) Orman alanları, ağaçlandırma alanları, yaban hayatı ve bitki örtüsünün korunması gibi özel amaçlarla koruma altına alınmış alanlara uzaklığı, c) Bölgede bulunan yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve koruma havzalarının durumu, yeraltı su seviyesi ve yeraltı suyu akış yönleri, ç) Sahanın topografik, jeolojik, jeomorfolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik durumu, d) Taşkın, heyelan, çığ, erozyon ve yüksek deprem riski, e) Hâkim rüzgâr yönü ve yağış durumu, f) Doğal veya kültürel miras durumu dikkate alınır. (3) Sahada akaryakıt, gaz ve içme-kullanma suyu naklinde kullanılan boru hatları, yüksek gerilim hatları bulunmaz. (4) Çevresel etki değerlendirmesi sürecinin tamamlanmasını müteakip seçilen alan, ilgili planlara işlenir.” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hükümlerinin “Genel Hükümler” başlığı altındaki 5.18 sayılı maddesinde, “Yakma veya düzenli depolarının yanı sıra fiziksel/kimyasal/biyolojik önişlem ünitelerini içeren entegre atık bertaraf veya geri kazanım tesislerinin yer seçiminde, atığın en yakın ve en uygun olan tesiste bertaraf edilmesi ilkesi çerçevesinde, bölgenin atık miktarı dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruşların görüşü doğrultusunda tesisin yer seçimi belirlenir.” hükmüne, “Atık Bertaraf ve Depolama Tesisi Alanları” başlıklı 6.23 sayılı plan hükümleri altında ise; “6.23.1. Çevre Düzeni Planı bütünü içinde her türlü atıkların kaynağında ayrı toplanması, bunların depo alanlarına taşınması, transfer istasyonlarının kurulması, geri kazanım ile ilgili işlemlerin yürütülmesi ve bertaraf edilmesi gibi iş ve işlemleri kapsayan atık yönetimi sisteminin kurulması ile ilgili çalışmalar Bakanlık, Valilikler, Belediyeler tarafından tamamlanacaktır. Planlama kararlarının uygulanmasına yönelik olarak mahalli idare hizmet birlikleri atık yönetim sisteminin kurulmasını üstlenebilirler. Yönetim sistemi kuruluncaya kadar ilgili mevzuat hükümleri geçerlidir.” hükmüne ve “6.23.2 Yakma veya düzenli depolarının yanı sıra fiziksel/kimyasal/biyolojik önişlem ünitelerini içeren entegre atık bertaraf veya geri kazanım tesislerinin yer seçiminde, atığın en yakın ve en uygun olan tesiste bertaraf edilmesi ilkesi çerçevesinde, bölgenin atık miktarı dikkate alınarak ilgili kurum ve kuruşların görüşü doğrultusunda tesisin yer seçimi belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, "davaya konu 1/50.000 ölçekli Trabzon İl Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin gerekçesinin; halihazırda kullanılan ancak ömrünü tamamlamak üzere olduğu anlaşılan Kutlular Mevkiinde bulunan düzenli depolama sahasına alternatif yeni alan sağlamak ve Doğu Karadeniz Bölgesinin hem coğrafi hem de demografik özellikleri sebebiyle düzenli depolama alanı olmaya uygun yerler kıt olduğundan, düzenli depolama yerine başka bertaraf metotlarının kullanılmasını sağlamak olduğu, bu özellikleriyle, davaya konu alanda kurulmak istenen katı atık değerlendirme ve bertaraf tesisinin, çevre kirliliğini önleyici ve çevrenin korunmasını sağlayıcı nitelikleri bulunan bir kamu yatırımı olduğu, dolayısıyla onaylanan çevre düzeni planı değişikliğinin yapılma gerekçelerinin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesine uygun olduğu, davaya konu alanda kurulması planlanan tesis için, 15.03.2018 tarihinde ÇED olumlu kararı verildiği, bununla birlikte nihai ÇED raporunun ekinde ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan uygun görüş yazıları ile söz konusu alan için hazırlanan jeolojik-jeoteknik etüt raporunun da yer aldığı, düzenli depolama alanları için yer tespiti çalışması ve alternatif katı atık bertaraf sistemleri araştırma projesi ile ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda yer seçimi yapılan ve çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı bulunan davaya konu alanın, ilgili idaresi tarafından alt ölçekli planlara katı atık tesisleri alanı olarak işlenmesinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı açısından aykırılık bulunmadığı, katı atık tesisleri alanı olarak meri çevre düzeni planında önerilen saha yerine onun yaklaşık 2,6 km. güneybatısında kalan davaya konu sahanın belirlenmiş olmasının bilimsel, teknik ve makul gerekçelere dayandırıldığı, yapılan yer seçiminin ve bu doğrultuda onaylanan davaya konu 1/50.000 ölçekli il çevre düzeni planı değişikliğinin, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının 5.17 sayılı hükmü çerçevesinde planların kademeli birlikteliği ilkesine ve planlama esaslarına uygun olduğu, Araklı İlçesi, ... Mahallesindeki alanın düzenli katı atık ve bertaraf tesisleri olarak belirlenmesi sürecinde kullanılan yöntemin, değerlendirilen kıstaslar ile ağırlık değerlerinin ilgili Yönetmelik maddelerine ve ulusal/uluslararası literatürde var olan tespitlere uygun olduğu, kurulması planlanan tesisin çevre ve insan sağlığına katkıda bulunmasının yanında sağlayacağı katma değerle de kamunun yararına olacağı göz önüne alındığında, Karadeniz Bölgesinin yerleşim tipolojisi nedeniyle 250 metrelik tampon bölgede kalan bireysel konut yapılarının, optimum dengenin sağlanabilmesi adına göz ardı edilebilecek sayıda ve nitelikte olduğu, yer seçiminin teknik kriterlere ve bilimsel verilere uygun olduğu, hazırlanan jeolojik jeoteknik etüt raporunda yer alan saha ve laboratuvar çalışmalarının ve söz konusu çalışmalar kapsamında proje alanında muhtemel kütle hareketlerine yönelik alınmasının gerekli olduğu, vurgulanan önlemlerin bilimsel ve teknik düzeyede yeterli olduğu, arazinin taş çıkartılması neticesinde bozulmuş flora ve faunasını, yüzey sularının etkilenmemesi için sunulan çözümlerin topografik ve genel olarak killi kireçtaşından oluşan jeolojik yapısının uygunluğu, ulaşım yolu ve yoğunluğunun uygunluğu ile çevredeki yerleşimlerin tesise olan uzaklığının yönetmelik sınır değerinin altında olması gibi unsurlar göz önüne aldığında katı atık bertaraf tesisinin işletilmesi esnasında bölgede çevre ve insan sağlığı açısından riskli durumlarla karşı karşıya kalınmayacağı, davaya konu plan değişikliğinin imar mevzuatına, üst ölçekli çevre düzeni planına, planlama tekniklerine ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu" tespitlerine yer verilmiştir.
Doğu Karadeniz Projesi Kalkınma İdaresi Başkanlığı Çevre ve Turizm Koordinatörlüğü ile Karadeniz Teknik Üniversitesi iş birliğince yürütülen ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının veri desteğiyle 2017 yılının Mayıs ayında hazırlanan ve uyuşmazlığa konu 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin altlığını teşkil eden düzenli depolama alanları için yer tespiti çalışması ve alternatif katı atık bertaraf sistemleri araştırma projesinde; koku, jeolojik, sismik/depremsellik, çevresel/sosyolojik analizler sonucunda elde edilen verilerle alternatif alan değerlendirmesi yapılmış ve Trabzon ilinde önerilen 7 yer içinde belirlenen 3 saha yönünden yapılan incelemeler sonucunda 1.derece uygun alan olarak davaya konu Araklı İlçesi, ... Mahallesi belirlenmiştir.
Söz konusu projede uyuşmazlığa konu alanın maden (kalker) ocağı olarak geçmişte kullanıldığı, dolayısıyla arazi örtüsünün açık olduğu, orman niteliğinde sık ağaç dokusuna rastlanılmadığı, yer yer fındık ağaçlarının bulunduğu, diğer alternatif alanlar olarak belirlenen Of İlçesi, ... Mahallesindeki sahanın çok engebeli ve yamaçlı bir yapıya sahip olduğu, arazinin yoğun orman dokusunun içinde bulunduğu, diğer bir alternatif alan olan Sürmene İlçesi, Yeniay Mahallesindeki alanın ise, arazi yapısı nedeniyle mevsimsel ulaşım zorluğunun bulunduğu, yoğun orman dokusuna sahip olduğu ve heyelan riski taşıdığı tespitlerine yer verildiği görüldüğünden, dava konusu sahanın nitelikleri ve söz konusu bölgenin genel coğrafi ve doğal yapısı nedeniyle alternatif alanların yetersizliği dikkate alındığında düzenli katı atık depolama alanı için yer seçimi yönünden dava konusu alanın uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, söz konusu tesisin çevreye olan etkisi için ... tarihli, ... sayılı işlemle ÇED olumlu kararının verildiği ve bu kararın iptali istemiyle idari yargı mercilerinde dava açılmadığından anılan kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 07.09.2021 tarihinde onaylanan Ordu - Trabzon - Rize - Giresun - Gümüşhane - Artvin Planlama Alt Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile söz konusu katı atık bertaraf tesisi sembolü çevre düzeni planında gösterilmiş, anılan plan değişikliği 17.09.2021 - 18.10.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, aynı davacı tarafından 17.12.2021 tarihinde bu çevre düzeni planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın Danıştay Altıncı Dairesince verilen 25.06.2024 tarih ve E:2021/10878, K:2024/3813 sayılı kararla reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, yukarıda aktarılan bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, katı atık depolama alanının yer seçiminin araştırma projesi kapsamında çok yönlü değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle alternatif alan değerlendirmesi de yapılarak belirlendiği görüldüğünden, çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla yapılan katı atık depolama alanının üst ölçekli planla da uyumlu olarak dava konusu çevre düzeni planına işlenmesine yönelik dava konusu plan değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!