WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 5. DAIRE

A- A A+

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/18929 E.  ,  2025/2051 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/18929
Karar No : 2025/2051

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Kurulu / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve K:... kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; savunma hakkı tanınmadan meslekten çıkarılmasına karar verildiği, yargısal faaliyet kapsamında vermiş olduğu 7 adet karardan dolayı meslekten çıkarıldığı, HSK'nın yapmış olduğu soruşturmada tarafına bilgi ve belge gönderilmesini talep ettiği ancak kovuşturma izni verilinceye kadar gönderilmediği, hakim ve savcıların hangi fiilleri işlediklerinde hangi prosedür izlenerek meslekten çıkarılacakları 2802 sayılı Kanunda belirtildiği, itiraz ve yargı süreçleri belirlenen bu kanuna uyulmayarak yasaların geriye yürümezliği ihlal edilerek açık ve öngörülebilir olmayan somut bir gerekçeye yer verilmeden meslekten çıkarılmasının Anayasa'ya ve İnsan hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının eyleminin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu, mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, sübuta eren fiilleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava , davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ve mesleğe iadesi ile dava konusu karar nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden : davacı ve diğer ilgili yargı mensuplarının 19.12.2009 tarihinde, sahte olarak düzenlendiği anlaşılan ihbar tutanağı ile başlayan ve komuoyunda "Kozmik Oda" olarak bilinen soruşturmada, Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığında, içerisinde "Devlet sırrı" niteliğinde bilgi ve belgeler bulunan, 11 ve 16 nolu odalarda yer alan, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibari ile gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri, hukuka aykırı yollarla, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin ederek başka kişilere açıkladıkları iddialarının soruşturulduğu; “Devlet sırrı” niteliğindeki bazı bilgi ve belgeleri, hukuka aykırı yollarla siyasal ve askeri casusluk maksadıyla ele geçirip ifşa ettikleri, söz konusu karar, işlem ve eylemleriyle, mesleki kıdem ve deneyimlerinden beklenen basireti göstermeyip, toplumsal barış, huzur ve güveni olumsuz etkileyen, yargıya duyulan güven ve saygınlığı ortadan kaldıran karar ve eylemleriyle adalet ülküsü dışında hareket ettikleri, sonraki süreçte Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... Karar sayılı kararıyla FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakları sebebiyle meslekten çıkarılmalarına karar verilmiş olan ilgililerin örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettikleri gerekçesiyle davacının da aralarında bulunduğu kişilerin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, karara karşı yeniden inceleme ve itiraz talepleri de reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) E:... ve K:... sayılı kararı ile; Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçundan yapılan yargılama neticesinde 5 yıl, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan ise 9 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği de dosyada mevcut bilgi ve belgelerle UYAP kayıtlarından görülmektedir.
Davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve E:2016/58157, K:2021/4553 sayılı kararı ile ''davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu
nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından
dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği '' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olduğu da dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarından anlaşılmaktadır.

Diğer yandan , davacının , 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının iptaliyle bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın Danıştay Beşinci Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve E:2019/896, K:2021/4560 sayılı kararı ile reddine karar verilmiş olduğu da dava dosyasından anlaşılmaktadır.
Soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı ile hakkında verilmiş olan yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve eyleminin ,"mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğu değerlendirilerek 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Ankara hakimi olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı hakkında, yargı mensubu olarak görev yaptığı dönemde 19/12/2009 tarihinde sahte olarak düzenlendiği anlaşılan ihbar tutanağı ile başlayan ve kamuoyunda "Kozmik Oda" olarak bilinen soruşturmada, Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığında, içerisinde "Devlet sırrı" niteliğinde bilgi ve belgeler bulunan, 11 ve 16 numaralı odalarda yer alan, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri, hukuka aykırı yollarla, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin ederek başka kişilere açıkladığı iddialarıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır.
Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "... "İlgili Hâkim ... tarafından verilen kararda, imaj hard diske el konulmasına ilişkin “Devlet sırrı” kavramına değinilmediği gibi imaj hard diskte bulunan bilgi ve belgelerin ancak kovuşturma aşamasında suçla ilgili olarak yetkili mahkemece gerektiğinde incelenebileceğine yönelik soruşturma kapsamında daha önce verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararının da göz önüne alınmadığı, bu şekilde 5271 sayılı CMK’nun 47. ve 125/2 sayılı maddeleri ve gerekçeleri, daha önce verilen ve bu bilgi ve belgelerin ancak kovuşturma evresinde mahkemeye gerektiğinde sunulmasına ilişkin kararların aksine, ‘Devlet sırrı’ niteliğinde bulunan bilgi ve belgelerin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından el konulup incelenerek çözümlenmesine olanak sağlamak suretiyle yasal düzenlemelere ve dosya kapsamında daha önceden verilmiş mahkeme kararlarına aykırı hareket edildiği, içerisinde Devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler bulunan imaj hard diske ilişkin arama, el konulmasına ve çözümlenmesine karar veren ilgili Hâkim ...’nun, söz konusu kararla, Devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin hukuka aykırı yollarla temin edilmesine sebebiyet verdiği, nitekim bahsi geçen karar doğrultusunda Devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler içeren imaj hard diskin 16.03.2013 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri tarafından ilgili C. Savcısı M. B.'ye teslim edildiği, adı geçen tarafından yürütülen Kozmik Oda Soruşturması kapsamında daha önceden ... Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimi D. Ö. tarafından ... tarih ve ... sayılı “Cemaatin Devlet Kurumlarındaki Örgütlenmesinin Tamamlanması Aşamasına Gelindiğine İlişkin” yazı ve görüşler içeren iki e-posta adreslerine ilişkin olarak 5271 sayılı CMK’nın 135/1. maddesi kapsamında hukuka aykırı şekilde verilen iletişiminin denetlenmesi kararı sonrasında, ilgili Hâkim ... tarafından verilen, Ankara TMK’nın 10. Maddesi ile Görevli 2 Nolu Hâkimliğinin ... tarih ve ... teknik takip sayılı, Ankara TMK’nın 10. Maddesi ile Görevli 2 Nolu Hâkimliğinin ... tarih ve ... teknik takip sayılı, Ankara 2 Nolu Hâkimliğinin (TMK’nın 10. Maddesi ile Yetkili ve Görevli) ... tarih ve ... teknik takip sayılı, Ankara 2 Nolu Hâkimliğinin (TMK’nın 10. Maddesi ile Yetkili ve Görevli) ... tarih ve ... teknik takip sayılı, Ankara 2 Nolu Hâkimliğinin (TMK’nın 10. Maddesi ile Görevli) ... tarih ve ... teknik takip sayılı, Ankara 2 Nolu Hâkimliğinin (TMK’nın 10. Maddesi ile Görevli) ... tarih ve ... teknik takip sayılı kararlarla, bahsi geçen yazıda geçen görüşler gerekçe gösterilmek suretiyle düzenli olarak 5271 sayılı CMK’nın 135/1. maddesi kapsamında matbu bir şekilde uzatma kararları verilmek suretiyle suç ile ilgili olmayan, yürütülen soruşturma ile bağlantısı bulunmayan ve doğrudan FETÖ/PDY’nin Devlet içerisindeki örgütlenmesine ilişkin bilgi, eleştiri ve düşünce yazısı içeren e-mail adreslerine ve adres sahibi şüphelilere yönelik hukuka aykırı olarak soruşturmanın başka bir amaçla yürütüldüğü izlenimini verecek bir şekilde iletişimin tespitine yönelik kararlar verdiği, ilgili Hâkim ...'nun karar ve işlemleri dosya kapsamındaki delillerle birlikte değerlendirildiğinde; ilgilinin FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün faaliyetleri kapsamında, bu yapılanmanın içerisinde yer alarak hareket etmek suretiyle, içerisinde Devlet sırrı niteliğinde bilgi ve belgeler bulunan kozmik odada arama yapılarak bu bilgi ve belgelerin hukuka aykırı yollarla ele geçirilip askeri ve siyasal casusluk amacıyla temin edilerek deşifre edilmesinde, işlem, karar ve eylemleriyle, neticenin meydana gelmesine neden olan kişilerle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiğinin sabit olduğu..." şeklindeki gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve K:... kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 9 yıl, "Devletin
güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek" suçundan ise ise 5 yıl hapis
cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca, davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin söz konusu kararın iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın Dairemizin 14/12/2021 tarih ve E:2016/58157, K:2021/4553 sayılı kararı ile; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle reddedildiği ve anılan kararın temyiz edilmediği görülmüştür.

B) İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde de;
"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.
68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." kuralına yer verilmiştir.

C) İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlıkta, davalı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, davacının disiplin cezasına konu olan eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan iltisak ve irtibatı kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda gerçekleştirdiği belirtilerek dava konusu meslekten çıkarma cezasının verildiği görülmektedir.
Dairemizce, eski yargı mensuplarının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadıklarına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca verilen kararlara karşı açtıkları davalarda verilen kararlarında da belirtildiği üzere; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; FETÖ’nün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma hâline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle Devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla Devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.
1970’li yıllardan itibaren özellikle, mülkiye, adliye, emniyet, millî eğitim ve TSK içerisinde kadrolaşmaya giden FETÖ liderinin vaaz, röportaj ve kitaplarında bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında da yer alan “Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!”, "Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!", “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. …bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. …sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.”, “Bir gün bana Ankara’da bin evimiz olduğunu söyleyin, devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki sözleri bu suigeneris örgütün, Devleti ele geçirme gayretlerinin somut talimatları olarak ortaya çıkmıştır.
Nihayetinde, FETÖ'nün, yıllar itibarıyla takiye (olduğundan farklı görünme) esasına dayanan uzun vadeli bir projenin aşamalarını izleyerek kurduğu strateji doğrultusunda, kamu kurumlarında ve yargı organlarında demokratik devlet düzeninden ayrıksı ve ona paralel şekilde teşkilatlanmak suretiyle ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve demokratik hukuk devletini tehdit edici, anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar gösteren bir yapılanma hâline geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur.
Bu çerçevede dava konusu olay değerlendirildiğinde, yargı mensubu olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacının, disiplin soruşturmasına konu eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda örgütün talimatıyla gerçekleştirdiği ve söz konusu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir.
Kararımızın "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" bölümünde de ayrıntısıyla belirtildiği üzere, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde; davacının örgütsel saikle hareket ederek, verdiği kararda, imaj hard diske el konulmasına ilişkin “Devlet sırrı” kavramına değinilmediği gibi imaj hard diskte bulunan bilgi ve belgelerin ancak kovuşturma aşamasında suçla ilgili olarak yetkili mahkemece gerektiğinde incelenebileceğine yönelik soruşturma kapsamında daha önce verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararının da göz önüne alınmadığı, bu şekilde 5271 sayılı CMK’nun 47. ve 125/2 sayılı maddeleri ve gerekçeleri, daha önce verilen ve bu bilgi ve belgelerin ancak kovuşturma evresinde mahkemeye gerektiğinde sunulmasına ilişkin kararların aksine, ‘Devlet sırrı’ niteliğinde bulunan bilgi ve belgelerin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından el konulup incelenerek çözümlenmesine olanak sağlamak suretiyle yasal düzenlemelere ve dosya kapsamında daha önceden verilmiş mahkeme kararlarına aykırı hareket edildiği, 16 no.lu Kozmik odada yeniden arama yaparak ellerinde bulunmayan diğer bilgi ve belgeleri ele geçirme amacını gerçekleştirmesine neden olduğu görülmüştür
Nitekim, davacının yargılandığı Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...gerek soruşturmanın başında arama ve el koyma işlemini gerçekleştiren Hakim K.K. gerekse ... Ağır Ceza Mahkemesi ... D. İş sayılı kararında, "suçla ilgisi olmayan devlet sırrı mahiyetinde bilgi ve belgelerin bulunması ihtimali bulunan harddiskin mahkemece kovuşturmanın derinleştirilmesi kapsamında kaynak olduğunun iddia edilmesi nedeniyle talep edildiğinde incelenmek üzere mahkemeye sunulmasına ve bu nedenle Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliğince uygun görülecek bir mahalde muhafazasına" dair karar verildiği halde, henüz soruşturma aşamasında örgüt mensubu sanıklar M. B., H. İ. K. ve ...'nun bu şart gerçekleşmeden, yasal yetkileri de olmadığı halde yürütülen sözde soruşturmaya da her hangi bir katkısı tespit edilemeyen devlet sırrı niteliğindeki gizli bilgileri, tamamen örgütsel saiklerle temin ettikleri kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle sübut bulan tipik eylemde, CMK'nın 125. maddesindeki emredici hüküm karşısında; Devlet sırrı kabul edilmesinde zaruret bulunan bilgi, belge ve verilerin bulunduğu "kozmik oda" adı ile bilinen askeri mahalde soruşturma sırasında hiçbir şekilde arama ve el koyma yapılamayacağı burada bulunan bilgilerin incelenemeyeceği ve bilirkişiye de incelettirilemeyeceği CMK 119/5 ve 127/6. maddelerinin somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığı da gözetildiğinde esasen "görevin açık suiistimali" durumunda olan sanıkların suç tarihi itibariyle görevleri sebebiyle bir hukuka uygunluk nedeni olarak "Görevin ifası" (TCK 24/1.md.)kapsamında hareket ettiklerinin kabulüne hukuken imkan bulunmamaktadır..." şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmektedir.
Bu haliyle, davacının açıklanması veya öğrenilmesi, devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek; Anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek, bu nedenle de niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin ele geçirilmesine ve öğrenilmesine neden olduğu, “Kozmik Oda” soruşturması sürecinde yapmış olduğu söz konusu eylem ve işlemleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiği kanaatine varılmıştır.
Netice itibarıyla, davacının kendisine isnat edilen eylemleri, yargısal takdir kapsamında veya hataen değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri uğruna, FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle, eylemlerinin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bulunduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, eylemlerinin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" bulunduğu sonucuna varılan davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerekmektedir.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.