Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/749 E. , 2025/4332 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/749
Karar No : 2025/4332
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13. maddesine istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca tesis edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ...-... sayılı kararı ile verilen 187.891,59 TL para cezasının tahsiline yönelik davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... referans sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan encümen kararını 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile getirilen usule uygun olarak davacıya tebliğ edilmediğinden bahisle, usulune uygun olarak tebliğ edilmeyen idari yaptırım kararına dayanılarak ödeme emri düzenlenemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; ödeme emrinin dayanağını oluşturan ... tarih ve ...-... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının davacının adresinde bulunamaması nedeniyle Tebligat Kanunun 21. maddesi uyarınca muhtarlık aracılığıyla 16/12/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı, bu işleme karşı davacı tarafından süresi içerisinde dava açılmadığından verilen para cezasının kesinleştiği anlaşılmakta olup, kesinleşmiş bulunan ve vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen davaya konu ödeme emrinde hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı, diğer yandan, davacının kamu alacağının esasına ilişkin olarak ileri sürdüğü iddiaların, idari para cezasına karşı açılacak davada inceleme olanağı bulunmakta iken, ödeme emrine karşı açılan bu davada, 6183 sayılı Yasanın yukarıda hükmü yazılı 58. maddesinde belirtilenler dışında bir hususun incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan encümen kararının taraflarına usulüne uygun tebliğ edilmediği, encümen kararına konu ruhsata aykırı imalatların kendileri tarafından yapılmadığı, hukuka aykırı olan encümen kararına dayanılarak tesis edilen ödeme emrinin de usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Tebligatın Yapılması başlıklı 1. maddesinde Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır. Tebligatın memur vasıtasiyle yapılması başlıklı 2. maddesinde, Diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır. (...) 21. maddesinin 1. fıkrasında ise; kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır, hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye encümen kararının, davacının "İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsel, Kapı No:..." de bulunan adresine tebliğ edilmek üzere belediye idare ve zabıta personeli tarafından götürüldüğü, 16/12/2016 tarihli Tebellüğ İlmuhaberinde; her hangi bir açıklama yazılmadan ilgili idare personelince evrakın imzalandığı, aynı tarihli İhbarnamede ise; adreste tebligatı kabul edecek kimsenin bulunmaması sebebiyle söz konusu evrakın Tebligat Kanununun 21. maddesine istinaden adına Kavacık Mahallesi Muhtarlığına teslim edildiği, ihbarnamenin kapıya asıldığı hususlarının yazılı olduğu, (ekinde kapıya asılmış ihbarname fotoğrafı bulunduğu) ihbarnamenin altına davalı idare personelinin ve Kavacık Mahallesi Muhtarının imza ve mührünün bulunduğu görülmekle birlikte; tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesinin, en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesine ilişkin bir ifadenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrine dayanak idari para cezası işleminin yukarıda aktarılan Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükmüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, davalı idarece öncelikle, dayanak idari para cezası işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilip davacı tarafından bu idari işleme karşı yasal yollara başvurma hakkı tanınmaksızın para cezası işleminin kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, söz konusu para cezasının vadesinde ödenmediğinden bahisle, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!