Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/3931 E. , 2025/4433 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/3931
Karar No : 2025/4433
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... ada önünde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 23.500,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 6.280,00 m²'si üzerinde tekne çekek yeri (deniz yüzeyi) yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 24/09/2013-17/07/2017 tarihleri arası dönem için düzenlenen 2.734.500,00 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapora göre, Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerin davacı tarafından "tekne çekek yeri" olarak kullanıldığı anlaşılmakla, bu yerin toplam 658.830,02 TL ecrimisil getirebileceğinin anlaşılması karşısında, 2.734.500,00 TL miktarlı ecrimisil ihbarnamesinin 658.830,02 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, fazladan tahakkuk ettirilen 2.075.669,98 TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin 2.075.669,98 TL'lik kısmının iptaline, 658.830,02 TL'lik kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; işgal edilen alanın deniz yüzeyi olduğu, tekne bağlanma yeri olarak ticari amaçlı kullanıldığı, deniz turizm araçlarının kullanımına ilişkin olmadığı, 336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 374 sıra nolu Tebliğin 1. maddesinde yer alan, deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeyinde, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edileceği yolundaki düzenlemenin dikkate alınamayacağı sonucuna varılarak, davalı idarece, emsal ... İdare Mahkemesinin E:... sayısına kayden açılan davada Mahkeme kararıyla belirlenen ve 2017 yılı için 178,00 TL/m², 2020 yılı 218,00 TL/m² baz değer alınarak, 2021 yılı için de yeniden değerleme oranı uygulanarak ecrimisil bedelinin hesaplandığı, söz konusu kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, davacının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki deniz yüzeyinin ticari amaçlı olarak kullandığı sabit olduğundan, kesinleşen yargı kararıyla belirlenmiş olan emsal yer birim bedeli dikkate alınarak ecrimisil hesaplanmasında ve netice itibarıyla işgal dönemi için 2.734.500,00 TL ecrimisil istenilmesinde hukuka ve dayanılan düzenlemelere aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 24/12/2024 tarih ve E:2023/14051, K:2024/7744 sayılı kararıyla "işgal edilen deniz yüzeyi alanına yönelik ecrimisil bedelinin kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması ve gerekirse ek rapor alınmak suretiyle ödenmesi gereken ecrimisil bedelinin belirlenerek buna göre bir karar verilmesi gerek gerektiği" gerekçesiyle bozulması üzerine, İdare Dava Dairesince bozmaya uyularak, istinaf başvurusuna konu karara esas alınan bilirkişi raporunda işgal edilen deniz yüzeyi alanına yönelik ecrimisil bedelinin kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle hesaplanan bilirkişi raporuna göre İdare Mahkemesince karar verildiği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kara parçası için belirlene bedelin %10'u için deniz yüzeyine araçların bağlanması amacıyla deniz yüzeyinin mendireklerle çevrilmiş olması şartının bulunduğu, bu şartın gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir." hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir." kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle inceleyerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkeme kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin kısmen iptali ile kısmen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin kısmen iptali ile kısmen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda usul yönünden hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!