Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2083 E. , 2025/4300 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/2083
Karar No : 2025/4300
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Elazığ Kovancılar ve Karakoçan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Elazığ ili, Kovancılar ilçesi, ... Köyünde bulunan davacının hissedarı olduğu ... ve ... sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının hissedarı olduğu ve dava konusu edilen Elazığ İli, Kovancılar İlçesi, ... Köyünde bulunan ... ve ... sayılı parsellerin dava konusu toplulaştırma kapsamına alınmadığı, toplulaştırma dışında bırakıldığı ve dava konusu toplulaştırma işlemi ile de taşınmazlara yönelik idarece herhangi bir şekilde idari davaya konu olacak, kesin ve yürütülmesi gereken işlem tesis edilmediği anlaşıldığından, davanın esasının incelenmesinin hukuken olanaklı olmadığı gerekçesiyle ... ve ... sayılı parseller yönünden davanın incelenmeksizin reddine; geriye kalan parseller yönünden ise, proje bütünlüğü açısından dava konusu taşınmazların toplulaştırma kapsamına alınmasının gerekli olduğu, taşınmazların dağıtımında toplulaştırma işlemlerinde beklenen ilke ve usullere uyulduğu, toprak endeks değerleri ve sabit tesisler baz alınarak tahsis işlemlerinin yerine getirildiği, davacının dava konusu parsellerde hisse oranı aynen korunarak başka bir taşınmazlar üzerinde malik kılındığı, katılım payının yasal sınırlar içerisinde belirlenerek alındığı, haliyle arazi toplulaştırmasına yönelik işlemin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu anlaşıldığından davaya konu toplulaştırma işleminde dava konusu taşınmazlar yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle ... ve ... sayılı parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinde belirtilen kriterlere uygun yapılmadığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, taşınmazlarının başka bloklarda yer alan verimsiz, tarıma elverişli olmayan taşınmazlara kaydırıldığı, bazı şahısların kişisel menfaatinin gözetildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare Dava Dairesi kararının, ... ve ... sayılı parseller yönünden davanın incelenmeksizin reddi yönünde verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare Dava Dairesi kararının, ... ve ... sayılı parseller yönünden davanın reddi yönünde verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerle Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; proje bütünlüğü açısından dava konusu taşınmazların toplulaştırma kapsamına alınmasının gerekli olduğu, taşınmazların dağıtımında toplulaştırma işlemlerinde beklenen ilke ve usullere uyulduğu, toprak endeks değerleri ve sabit tesisler baz alınarak tahsis işlemlerinin yerine getirildiği, davacının dava konusu parsellerde hisse oranı aynen korunarak başka bir taşınmazlar üzerinde malik kılındığı, katılım payının yasal sınırlar içerisinde belirlenerek alındığı, haliyle arazi toplulaştırmasına yönelik işlemin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu anlaşıldığından davaya konu toplulaştırma işleminde dava konusu taşınmazlar yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ve bu doğrultuda karar verilmişse de; davacının dava konusu ettiği her bir parselin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği (parselin kaç metrekare olduğu, davacının hisse oranı, hak edişinin ne kadar olduğu, parselin derecesi ve parsel değer endeksi, üzerinde sabit tesis olup olmadığı, toplulaştırma sonucunda davacıya tahsis edilen parselin kaç metrekare olduğu, davacının hisse oranı, parselin derecesi ve parsel değer endeksi vb. hususlar), gerekirse parsellerin yeni ve eski durumları çakışık olacak şekilde harita üzerinde gösterilmek suretiyle incelenmesi ve yapılan inceleme sonucunda karar verilmesi gerekirken, bilirkişilerce hazırlanan raporda yer alan, tüm parseller için yapılan genel değerlendirmelerden yola çıkılarak, toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğundan bahisle verilen kararda isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, eksik araştırma ve inceleme sonucunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ... ve ... sayılı parseller yönünden davanın incelenmeksizin reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının, ... ve ... sayılı parseller yönünden davanın reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!