Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1318 E. , 2025/4323 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1318
Karar No : 2025/4323
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Artvin ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde faaliyet gösteren Saray Otel isimli işyerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 104. maddesi uyarınca üç (3) ay süreyle kapatılmasına ilişkin Artvin Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün (Fuhuşla Mücadele Komisyonunun) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturması kapsamında ifadesi alınan yabancı uyruklu kadınların dava konusu iş yerinde fuhuş yaptıklarını kabul ettikleri, otele ilişkin olarak tespit edilen; mağdurların beyanı, şüphelilerin ve tanıkların ifadesi, kolluk tutanakları,...vs. delillerden, adı geçen otelde fuhuş yapıldığının ortaya konulduğu, Savcılık ve kolluk kuvvetlerince yapılan tespitlerin aksi yönünde bir iddia ve bu iddiayı kanıtlayacak somut bilgi veya belgenin dosyaya sunulamadığı, söz konusu Savcılık dosyasından elde edilen ve dava dosyasına sunulan belgelerden adı geçen otelde fuhuş yapıldığı hususu sabit olduğundan, işyerinin üç (3) ay süreyle kapatılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İş yerlerine ilişkin olarak Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ... sayılı soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, kabul anlamına gelmemekle, kapatılan işyerinde bir an fuhuş eylemi yapıldığı düşünülse dahi işyeri sahibi olan müvekkilinin bilgisi dahilinde olup olmadığının araştırılmadığı, kastın ortaya konmadığı, bu hususta dosya kapsamında da hiçbir delil bulunmadığı, takipsizlik kararı sonrasında davalı idarenin tesis etmiş olduğu işlemin dayanağının ortadan kalkmış olması nedeniyle dava konusu işlemin iptali gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin mevzuata aykırı olduğu, iş yerinde fuhuş yapılmadığı, müvekkilinin bundan haberi olmadığına dair dosyaya belge sunamadığının gerekçe gösterilmesinin lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 12. maddesinde; herkesin, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu; temel hak ve hürriyetlerin, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiği belirtilmekte; 13.maddesinde temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı düzenlemesine yer verilmektedir.
T.C Anayasası'nın 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.
T.C Anayasası'nın "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir." düzenlemesini havi 90. maddesi kapsamında kanun hükmünde olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin mülkiyet hakkını garanti altına alan 1 No’lu Ek Protokolü'nün 1. maddesi "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka harçların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." şeklindedir.
Umumi Hıfzısıhha Kanunu 128. maddesinde; "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde; ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde; "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde; ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait Saray Otel isimli iş yerinde fuhşa yer temin edildiği, fuhşa aracılık ve teşvik edildiği hususlarında alınan istihbari bilgiler üzerine Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturması kapsamında, Artvin Emniyet Müdürlüğünce anılan işyerinde Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyon sonucu anılan işyeri sahipleri, otel çalışanları ve otelde bulunan bayanların ifadelerinin alındığı ve söz konusu suçlara ilişkin fezleke düzenlendiği, Artvin İl Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Artvin Valiliği İl Sağlığı Müdürlüğü'nden belirtilen otelde yapılan operasyon sonucu işlendiği tespit edilen suçların Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 96. maddesi kapsamına girdiğinden bahisle aynı tüzüğün 104. maddesi uyarınca işlem yapılmasının istenildiği, anılan yazıya istinaden Artvin Valiliği İl Sağlığı Müdürlüğü Fuhuşla Mücadele Komisyonunun dava konusu kararı ile otelin 3 ay süreyle kapatılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
T.C. Anayasanın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği, 38. maddesinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceği düzenlenmişken, dayanak Umumi Hıfzısıhha Kanunun 128. maddesinde; "...fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesiyle fuhuş olayları nedeniyle açıkca herhangi bir cezai müeyidenin belirlenmediği, hatta tespit ve önlenmesinin tamamen idarece çıkarılacak düzenlemelere bırakıldığı görülmektedir.
Bu kapsamda, Umumi Hıfzısıhha Kanununa dayanılarak düzenlenen Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü uyarınca tesis edilen işlemin yukarıda belirtilen Anayasa hükümlerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim; Anayasa Mahkemesinin 12/12/2024 tarih başvuru no: 2019/20273 21/05/2025 tarih ve 32906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan işyerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü hükümleri uyarınca otuz gün süreyle kapatılması işlemine karşı yapılan bireysel başvuru üzerine verilen kararda da; Tüzük'ün dayanağını teşkil eden 1593 sayılı Kanun'un ''Umumi kadınlar hakkında ahkam'' kenar başlıklı 128. maddesinde; çıkarılacak tüzükle umumi kadınlar ile evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların, bilhassa da zührevi hastalıkların sirayetine mâni olacak tedbirlerin tespit ve yine müştereken tatbik edileceği, umumi kadınlarla umumi evlerin ve bunlara benzer mahallerin bu Tüzük'le tarif ve tahdit olunacağı ifade edildiği, ancak anılan Kanun'da umumi kadınlar ve evlerin hangi hükümlere tabi olacakları, fuhuş nedeniyle meydana gelen hastalıkların yayılmasına ilişkin tedbirlerin neler olduğu, umumi kadınlarla umumi evler ile bunlara benzer mahallerin kapsamı ve nasıl tahdit olunacağı belirsiz bırakıldığı, anılan kanun hükmünde yer verilen ve ilgili tüm hususların düzenleneceği ifade edilen Tüzük'e ilişkin olarak herhangi çerçeve çizilmediği; ikincil düzenlemeler yoluyla idareye sınırı belirli olmayan şekilde tanımlama, düzenleme yapma ve sınırlandırma yetkisi tanındığı, idarenin de kapsamı 1593 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen ve Tüzük'te yer verilen hükümlere göre başvurucu Şirkete ait işyerini otuz gün süreyle faaliyetten men ettiği, mülkiyet hakkının sınırlanmasına yol açan bu düzenlemeye ilişkin olarak 1593 sayılı Kanun'da genel bir çerçevenin çizilmemiş olması ve bu hususların Tüzük'e bırakılması yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisinin tanınmasına neden olduğu; ayrıca bu durum yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı, dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin dayanağını oluşturan 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin kanunda bulunması gerekli belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini sağlamadığı sonucuna varıldığı görülmüştür.
Bu durumda; Anayasa mahkemesinin kararı da dikkate alındığında Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü hükümleri uyarınca altmış gün süreyle verilen kapatma işleminde hukuka uyarlık, temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'un karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/07/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu "..." unvanlı iş yerinde fuhuş yapıldığı tespit edildiğinden bahisle Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 104. maddesi uyarınca üç (3) ay süreyle kapatılmasına ilişkin Artvin Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün (Fuhuşla Mücadele Komisyonunun) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesinde; "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde; ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde; "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde; ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; Umumi Hıfzısıhha Kanunun 128. maddesinde kanun koyucunun fuhuş yüzünden ortaya çıkacak hastalıkları ve bilhassa zührevi hastalıkların çoğalmasını engellemek amacıyla idareye gereken tedbirleri almak ve tatbik etmek konusunda açıkça ve sınırları belli olacak şekilde yetkilendirildiği ve bu yetki kapsamında idarenin de fuhuşla mücadele için Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü düzenlendiğinden, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen Dairemiz bozma kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!