WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3930 E.  ,  2025/2288 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3930
Karar No : 2025/2288

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 17/01/2012 tarih ve 28176 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/01/2012 tarih ve 2012/2682 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Yüreğir Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsel yönünden iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işleminde, her ne kadar kamu ortaklık payı kesintisinin yasal oranın altında kalmasında ve taşınmazın üzerindeki sabit tesislerin, müştemilatın ve trafonun dikkate alınması hususunda mevzuata uygun davranıldığı görülmekle birlikte, dava konusu parselin batısında bulunan güneye doğru devam eden derenin dere olarak korunmadığı, parsellerin ulaşım yolunun ise, dava konusu parsel ve hemen güneyinde bulunan bahçenin parselinden geçirildiği ve fiili derenin mülkiyet içinde kalmasının mevzuata uygun olmadığı, dolayısıyla söz konusu derenin toplulaştırma işleminde dikkate alınmamasının ve davacı açısından mülkiyet sorununa yol açılmasının toplulaştırma plan ve ilkelerine uygun olmadığı gerekçesiyle, yapılan toplulaştırma işleminin dava konusu parsel yönünden iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Zeminde bulunan fiili derenin resmi olarak korunması gereken bir dere olmadığı, dere olarak nitelenen yerin sonradan maliklerin kendi parsellerinin içerisinden iş makinesi ile ayak sularının toplanmasıyla açtıkları basit bir kanal olduğu, dava konusu parselin eski yerinde korunduğu, yapılan işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını,(...) sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesi uyarınca ihdas edilen Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi,(...) gerektiği düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasında yer alan bilirkişi raporunda; davacının maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminde, kamu ortaklık payı kesintisinin %0.000 oranında gerçekleştiği, bu oranın kanunda belirtilen %10 seviyesinin altında kaldığı, bu nedenle de mevzuata uygun olduğu, davaya konu parsele ait herhangi bir inşaat ve iskan ruhsatı kaydına rastlanmadığı, dava konusu parselin içindeki bina ve müştemilatı sabit tesislerin korunduğu, ancak parsel batısında ve kısmen de kök parselin dışına taşmış trafo ve müştemilatların toplulaştırma işleminden sonra yapıldığı (uydu resimlerinde de görüldüğü üzere), dolaysıyla da trafo ve müştemilatların korunmadığı ve toplulaştırma işlemine göre yolda kaldığı, trafo ve müştemilatların toplulaştırma tescil işleminden sonra yapıldığı, bu nedenle de mevzuata uygun olduğu, ancak dava konusu parselin blok (ada) oluşumunda, dava konusu parselin batısında bulunan güneye doğru devam eden derenin dere olarak korunmadığı, parsellerin ulaşım yolunun ise, dava konusu parsel ve hemen güneyinde bulunan bahçenin parselinden geçirildiği ve fiili derenin mülkiyet içinde kaldığı, bu yönüyle parsellerin yeniden düzenlenmesi ilkelerine aykırı olduğu, sonuç olarak, dava konusu toplulaştırma işleminin, 3083 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğine uygun olmadığı görüş ve tespitlerine yer verilmiş olup, İdare Mahkemesince de bu doğrultuda karar verildiği görülmüştür.
Her ne kadar, dava konusu parselin batısında bulunan ve güneye doğru devam eden derenin toplulaştırma işleminde dere olarak korunmadığı, parsellerin ulaşım yolunun ise, dava konusu parsel ve hemen güneyinde bulunan bahçenin parselinden geçirildiği ve fiili derenin mülkiyet içinde kaldığı, bu yönüyle parsellerin yeniden düzenlenmesi ilkelerine aykırı olduğundan bahisle, davalı idare tarafından yapılan toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesince davacıya ait parsel yönünden iptal kararı verilmişse de, kararda bahsi geçen derenin davacıya ait kök parselin içinden geçmediği gibi toplulaştırma sonrasında davacıya tahsis edilen parselden de geçmediği, dolayısıyla yapılan toplulaştırma işlemi ile davacının mülkiyet hakkının zedelenmediği, öte yandan parsellerin ulaşım yolunun dava konusu parselden geçtiğinin ortaya konulamadığı, kaldı ki bilirkişi raporunda yer alan fotoğraflar ve krokiler incelendiğinde, kök parselin batısında bulunan ve kök parsel dışına taşmış olan trafonun batısından yol geçtiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının mülkiyet hakkının yine zedelenmediği, ayrıca kamu ortaklık payı kesintisinin %0.000 oranında gerçekleştiği (kanunda belirtilen %10 seviyesinin altında), dava konusu parselin içinde yer alan bina ve müştemilat gibi sabit tesislerin korunduğu hususları dikkate alındığında, davalı idare tarafından yapılan toplulaştırma işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.