Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3167 E. , 2025/1222 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3167
Karar No : 2025/1222
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:...-... adresinde bulunan kapıcı dairesinin günübirlik pansiyon olarak izinsiz kullanıldığından bahisle 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi gereğince giriş kapısından üç ay süreyle mühürlenerek faaliyetten men edilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 03/12/2022 tarihinde davalı idare zabıta memurları ve İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile yapılan müşterek denetimde, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... Sokak, No:... adresinde bulunan kapıcı dairesinde kapıyı yabancı uyruklu bir şahsın açtığının, kendisi ile birlikte dört kişinin daha aynı yerde kaldığının, kimlik belgelerinin bulunmadığının, bulunduğunu iddia eden bir kişinin ise kimlik belgesinin sahte olduğunun tespit edildiği, bu durumda anılan kapıcı dairesinin günübirlik pansiyon olarak kullanıldığının anlaşıldığı, davacının binada yer alan dairenin uzun süreli olarak kiraya verildiğine ilişkin iddialarının bu hususu kanıtlar herhangi bir bilgi belge olmadığından, işlemin kendi adına tesis edilmemesi gerektiği iddiasının ise dairenin su faturasının kendi üzerine olduğu dikkate alındığında dinlenebilir olmadığı, diğer yandan ülkemizde yaşanan terör olayları da göz önünde bulundurulduğunda, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ve yukarıda aktarılan diğer prosedüre tabi olan ancak ruhsatsız ve izinsiz olarak yabancı uyruklu kişilere günübirlik veya kısa süreli kiralanan dairenin mühürlenmesi işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işleme dayanak alınan tutanakta yabancı uyruklu kişilerin beyanlarının yeminli tercüman vasıtası ile alındığını gösterir yeminli tercüman isim ve imzasının olmadığı, söz konusu tutanak haricinde dava konusu taşınmazın işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadan günübirlik konaklama faaliyeti yapılmak suretiyle pansiyon (apart daire) olarak kullanıldığına ilişkin başkaca bir bilgi, belge ve tespit bulunmadığı anlaşıldığından, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan kapıcı dairesinin günübirlik konaklama faaliyeti yapılmak suretiyle pansiyon (apart daire) olarak kullanıldığını ortaya koyan hukuken itibar edilebilecek somut ve yeterli tespit bulunmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının davaya konu daire ile herhangi bir tasarruf hakkı bulunmadığı halde bu durum yeterince araştırılmaksızın sırf su faturasının adına düzenlenmiş olması nedeniyle faaliyetten men işleminde hukuka uygunluk, temyize konu kararda ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle bu gerekçe ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davaları "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmakta olup aynı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, dava açma ehliyeti olmayan kişilerce açılan davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Söz edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; 03/12/2022 tarihinde davalı idare zabıta memurları ve İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile yapılan müşterek denetimde, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan kapıcı dairesinde kapıyı yabancı uyruklu bir şahsın açtığının, kendisi ile birlikte dört kişinin daha aynı yerde kaldığının, kimlik belgelerinin bulunmadığının, bulunduğunu iddia eden bir kişinin ise kimlik belgesinin sahte olduğunun tespit edildiği, bu durumda anılan kapıcı dairesinin günübirlik pansiyon olarak kullanıldığının anlaşılması üzerine kapıcı dairesinin günübirlik pansiyon olarak izinsiz kullanıldığından bahisle daireye ait 19/12/2023 tarihli elektrik faturasının davacı adına düzenlendiğinden 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi gereğince giriş kapısından üç ay süreyle mühürlenerek faaliyetten men edilmesine ilişkin davalı idare işleminin tesis edildiği ve işbu işlemin iptali talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dosyaya sunulan 19/01/2024 havale tarihli dilekçe ekinde ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğünün davacıya muhatap yazısında davaya konu parselde yer alan binada dava konusu işlem tarihi itibariyle herhangi bir dairesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacı ... nolu bağımsız bölümde kardeşinin yanında yaşadığını beyan etmektedir.
Bu durumda, dava konusu mühürlenmek suretiyle faaliyetten men işleminin konusu dairenin maliki olmaması ve binada herhangi bir dairesinin bulunmaması nedeniyle dava açmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının hukuki nitelikleri gözönüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği açıktır. Haklarında işlem tesis edilenlerin ise iptal davası açmasında meşru menfaatlerinin olduğu kabul edilmektyedir.
Dosyanın incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ... Sokak, No:...adresinde bulunan kapıcı dairesinin günübirlik pansiyon olarak izinsiz kullanıldığından bahisle 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesi gereğince giriş kapısından üç ay süreyle mühürlenerek faaliyetten men edilmesine ilişkin davacı adına tesis edilen işlemin iptali isteminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davaya konu kapıcı dairesinin davacıya ait olmadığı ve binada dairesinin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte davaya konu işlemin davacı adına tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda; işlem davacı hakkında tesis edilmiş olduğundan dava açma ehliyetinin bulunduğu, ancak taşınmaz ile arasında hukuki bağ kurulamadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğinden davalının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın bu gerekçe ile onanmasına karar verilmesi görüşü ile aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!