WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/2471 E.  ,  2025/3102 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2471
Karar No : 2025/3102

DAVACI : ... Odası ... Şubesi
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : ..., Hukuk Müşaviri
3- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Nevşehir Kalesi ve çevresini kapsayan ve ekli kroki ile listede sınır koordinatları gösterilen alanın, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca "Yenileme Alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 07/01/2020 tarih ve 2035 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : UNESCO Dünya miras listesinde bulunan Kapadokya Bölgesi sınırları içerisinde, Nevşehir Kalesi ve çevresinde Nevşehir Belediyesi tarafından kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında koruma mevzuatına aykırı işlemler yapıldığı, 5366 sayılı Kanunun 1. maddesindeki düzenleme uyarınca parsel ölçeğinde yenileme projeleri yapılması gerekirken, oldukça geniş bir alanın yenileme alanı olarak belirlenmesinin Kanunun amacına aykırı olduğu, Kanunda öngörülen yıpranmışlık ve özelliğini kaybetmişlik niteliğinin parsel bazında aranması ve parsellerin bu yönde etüdünün yapılarak, yenileme alanı ilan edilmesini gerektirecek hukuki ve bilimsel gerekçelerin bu etütlerle açıklığa kavuşturulması, idarenin bu yönde etüt yapıp yapmadığını ortaya koyması gerektiği belirtilmektedir.
Dava konusu işlemle yenileme alanı ilan edilen bölge içerisinde aynen korunacak alan niteliğindeki arkeolojik sit alanlarının bulunduğu, 5366 sayılı Kanunun amacının tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması olarak belirtildiği, arkeolojik sit alanları içerisinde ise yenileme projeleri yapılmasının mümkün olmadığı, bu alanların "yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş alanlar" olarak tanımlanamayacağı, arkeolojik alanların yenileme alanı içerisinde bulunmasının 5366 sayılı Kanunun amacına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesinin objektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı, alanda yürütülen temizlik çalışmalarıyla ortaya çıkarılan kaya oyma mekanlar ile yapıların, zamanla zarar görmesinin engellenmesi ve korunması amacıyla dava konusu kararın alındığı, 5366 sayılı Kanun'da ortaya konulan somut hedeflere uygun bir alan olduğu, "Yenileme Alanı" ilanı ile koruma amaçlı imar planı yapım çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğü, bu sayede tarihi ve kültürel potansiyele sahip bölgenin, ülke turizmine sosyo-kültürel ve ekonomik açıdan katkı sağlayacağının değerlendirildiği, ilan edilen alanın III. derece arkeolojik sit alanı olduğu, Kapadokya bölgesinin genelinde kadastro çalışmalarında mülkiyet problemleri yaşandığı, 5366 sayılı Kanun'un mülkiyet ve kamulaştırmaya ilişkin özel düzenlemelerinden yararlanılarak kültür varlığının bütünlüğünün sağlanmasının planlandığı, Nevşehir Belediyesince hazırlanan gerekçe raporunda söz konusu alanın "Yenileme Alanı" olarak belirlenmesinin gerekçelerinin ayrıntılı olarak açıklandığı, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığı, bilirkişi raporunun alanın baskın karakterinin açıklanması gibi bazı yönlerden eksiklikler içerdiği, mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Nevşehir Kalesi ve çevresini kapsayan ve ekli kroki ile listede sınır koordinatları gösterilen alanın 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca "yenileme alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 07/01/2020 tarih ve 2035 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2020/2023, K:2022/11759 sayılı kararıyla dava konusu kararı iptaline karar verildiği, kararın davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/11/2023 günlü, E:2023/783, K:2023/2682 sayılı kararı ile temyize konu kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu' 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38'inci maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen incelenebileceği öngörülmüş olup, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 4' üncü fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmaması nedeniyle, bozma kararında yer alan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Nevşehir Kalesi ve çevresini kapsayan ve ekli kroki ile listede sınır koordinatları gösterilen alanın, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca "Yenileme Alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 07/01/2020 tarih ve 2035 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali yolunda verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2020/2023 K:2022/11759 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/11/2023 tarih ve E:2023/783, K:2023/2682 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY : Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Yüksek Kurulunun 17/04/1987 tarih ve 3578 sayılı kararı ile Nevşehir Kalesi anıtsal yapı olarak tescil edilmiş ve Kalenin korunma alanı sınırı belirlenmiştir.
Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Nevşehir Kalesi ve çevresi III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiştir.
Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Nevşehir Kalesi ve çevresi III. derece arkeolojik sit alanı sınırları yeniden belirlenerek koordinatlandırılmış, ... tarih ve ... sayılı kararı ile Nevşehir Kalesi ve Çevresi III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartları belirlenmiş, ... tarih ve ... sayılı kararıyla da III. derece arkeolojik sit alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı 2019 yılı yatırım programına alınması planlanan "Nevşehir Kalesi ve Çevresi III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı Yapımı" kapsamında 1/5000, 1/1000 ve 1/500 ölçekli plan sınırları uygun görülmüştür.
Nevşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... gündem sayılı kararı ile Nevşehir Kalesi ve çevresinde belirlenen III. derece arkeolojik sit alanının, 5366 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre "yenileme alanı" olarak belirlenmesine karar verilmiş, sonrasında Nevşehir Kalesi ve çevresini kapsayan ekli kroki ve listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 5366 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince "yenileme alanı" olarak belirlenmesine ilişkin 07/01/2020 tarih ve 2035 sayılı Cumhurbaşkanı kararı alınmış, alınan bu kararın 08/01/2020 tarih ve 31002 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
UNESCO’nun Dünya Miras Alanı Tescil Kararına göre, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya'nın, UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin hazırladığı Dünya Miras Listesi’nde 1985 tarih ve 357 no. ile kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 63. maddesinde, "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Kültür varlıkları", tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar;
"Sit", tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar;
"Koruma" ve "Korunma", taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme işlemleri; taşınır kültür varlıklarında ise muhafaza, bakım, onarım ve restorasyon işleri;
"Korunma alanı", taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alan olarak tanımlanmıştır.
5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun amacı, büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyeleri sınırları içindeki ilçe ve ilk kademe belediyeleri, il, ilçe belediyeleri ve nüfusu 50.000'in üzerindeki belediyelerce ve bu belediyelerin yetki alanı dışında il özel idarelerince, yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılmasıdır." hükmüne, 2. maddesinde, "Yenileme alanları; il özel idarelerinde il genel meclisinin ve belediyelerde belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ile belirlenir. İl özel idaresinde il genel meclisince ve büyükşehirler dışındaki belediyelerde belediye meclisince bu konuda alınan kararlar Cumhurbaşkanına sunulur. Büyükşehirlerde ise ilçe belediye meclislerince alınan kararlar, büyükşehir belediye meclisince onaylanması üzerine Cumhurbaşkanına sunulur. Cumhurbaşkanı projenin uygulanıp uygulanmamasına üç ay içinde karar verir.
Cumhurbaşkanınca kabul edilen alanlardaki uygulama bir program dahilinde etap etap projelendirilebilir.
Etap proje ve programları, meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve belediyelerde belediye başkanının, il özel idarelerinde valinin onayı ile uygulamaya konulur.
Belirlenen alan sınırları içindeki tüm taşınmazlar, belediyece ve il özel idaresince hazırlanacak yenileme projelerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunca karara bağlanmasını müteakip bu Kanuna göre yapılacak yenileme projesi hükümlerine tâbi olurlar. Büyükşehir belediye sınırları içinde büyükşehir belediyelerinin yapacaklarının dışında kalan yenileme projeleri, ilçe ve ilk kademe belediyelerince hazırlanması ve meclislerinde kabulünden sonra büyükşehir belediye başkanınca onaylanarak yürürlüğe girer. Buna göre kamulaştırma ve uygulama yapılır.
Yenileme alanlarının teknik altyapı ve yapısal standartların oluşturulması, bu alanların yönetimi ile örgütlenme ve uygulama alanlarında bulunan hak sahiplerinin veya bölge halkının katılımına dair usûl ve esaslar yönetmelikte belirlenir." hükmüne, 7. maddesinde ise, "Bu kanun kapsamında yer alan yenileme alanlarında, uluslararası hukuktan doğan yükümlülükler saklı kalmak kaydıyla, diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde de, "Yenileme Alanı: Sit ve koruma alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının içinde, sınırları yetkili idarenin teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca kabul edilerek belirlenen alanlar ifade eder." düzenlemesine yer verilmiştir.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun "Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları" başlıklı ... tarih ve ... sayılı İlke Kararı'nda, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyeceği belirtilmiş, aynı İlke Kararı'nda, III. derece arkeolojik sit ise, koruma - kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlar olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5366 sayılı Kanun hükümleri ile bu Kanun uyarınca hazırlanan Uygulama Yönetmeliği düzenlemeleri uyarınca, yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş; kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabii afet risklerine karşı tedbirler alınması, tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması amacıyla yetkili idareler tarafından "yenileme alanı" olarak ilan edilmesi mümkündür.
"Yenileme alanı" ilanı, bir sınır belirleme işlemi olup bir alanın yenileme alanı olarak belirlenebilmesi için öncelikle bu bölgenin kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulunca sit alanı olarak tescil ve ilan edilmiş olan bölge ve bu bölgelere ait koruma alanları içinde yer alması ve aynı bölgenin yıpranmış ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş nitelikte olması gerekmektedir.
Bölgenin yıpranmış ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş olması niteliğinin tespitinde, uyuşmazlık konusu alanın baskın karakteri incelenerek, yapıların baskın çoğunluğunun yıpranmış ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş olup olmadığı belirlenmelidir.
Diğer taraftan, 5366 sayılı Kanun çerçevesinde "yenileme alanı" olarak öngörülen alanın, mutlaka konut vb. işlevlerden oluşan bir mahalle karakterinde olması gibi bir zorunluluk da bulunmamaktadır.
Kanun'un asıl amacının, yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş, kültür ve tabiat varlıklarının koruma kurullarınca sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarının, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilmesi olduğu açıktır.
Başka bir deyişle, "yenileme alanı" olarak öngörülen alanın sit alanı olarak tescil ve ilan edilen bölgeler ile bu bölgelere ait koruma alanlarıyla sınır olarak örtüşmesi, bu bölgenin mevcut haliyle baskın karakterinin yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş olması ve bu alanda 5366 sayılı Kanun'da belirtilen somut hedeflerin (konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması; tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması; tarihi ve kültürel taşınmaz varlıkların yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması) gerçekleştirilmesinin amaç edinilmesi "yenileme alanı" ilanı için yeterlidir.
Ayrıca, yenileme alanlarında 5366 sayılı Kanun'da belirtilen konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı gibi tüm kullanımların bir arada oluşturulması da gerekmez. Çünkü 5366 sayılı Kanun'a göre bu alanların, bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilmesi gerekliliğinden bahsedilmektedir.
Buna göre, mahalle karakterinde olup halihazırda konut, ticaret, sosyal donatı gibi kullanımlar barındıran ancak yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş yerleşime konu alanlar, iskanın yenilenmesi niteliğinde olacak şekilde benzer kullanım alanları oluşturulması ve tabii afet risklerine karşı tedbir alınması amacıyla "yenileme alanı" ilan edilerek yenileme uygulamalarına konu edilebileceği gibi, halihazırda yerleşime konu olmayan, ancak turizme kazandırılabileceği değerlendirilen, içerisinde tarihi ve arkeolojik değerler barındıran alanların da, özellikle bu alanların yeniden inşa ve restorasyon suretiyle yenilenerek korunması, tabii afet risklerine karşı tedbir alınması, turizme kazandırılması ve bu şekilde yaşatılarak kullanılması amaçlarıyla "yenileme alanı" olarak ilan edilmesi mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; Nevşehir Belediyesince hazırlanan Gerekçe Raporunun, "Projenin Amaç ve Hedefler" başlıklı kısmında, alan üzerinde soyut ve somut kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının hedeflendiğinin belirtildiği, "Sonuç ve Öneriler" başlıklı kısmında ise, "Yenileme alanı kamu ve özel mülkiyete ait olup; bölge içerisindeki kaya oyma kilise, bezirhane, şırahane, suyolları, tüneller, iş atölyeleri ve kamusal alanların yer aldığı ve içerisinde arkeolojik eserlerin de bulunduğu bir alandır. Bölgede Cumhuriyet öncesi dönemde yapılan sivil mimari ve anıtsal yapıların tekrar işlevsel hale getirilmesi ve yok olmaya yüz tutmuş kültürel mirasın yeniden canlandırılması amacıyla bölgenin gelişimine ve mimari yapısına uygun yeniden inşa ve restorasyon çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Bölgenin ihtiyacı olan konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanlarının oluşturulmasıyla; tarihi ve kültürel potansiyele sahip bölgenin, ülke turizmine sosyo-kültürel ve ekonomik açıdan da katkı sağlayacağı düşünülmektedir." ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, bölgedeki kentsel dönüşüm ve temizlik çalışmaları sırasında açığa çıkan kalıntıların çok katmanlı bir yerleşimi temsil eden kaya oyma yamaç yerleşimi olarak tanımlanan ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen dava konusu alanda tescilli kültür varlıkları ve sivil mimarlık örnekleri, yer altı kaya oyma mağara ve tüneller gibi mekanların yer aldığı, bu haliyle halihazırda yerleşime konu olmamakla beraber söz konusu alanın yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş tarihi ve arkeolojik değerler barındırdığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde, Kapadokya’da kayalara yapılmış tapınaklar, meskenler, köyler ve manastırların, nitelikleri, sıklıkları ile geleneksel insan yerleşiminin olağanüstü bir örneği olması nedeniyle dünya mirası açısından önemli olduğu gerçeği ile Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler çerçevesinde Devletin bu alanların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasındaki sorumluluklarının da göz önünde bulundurulması önem arz etmektedir.
Bu durumda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun "Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları" başlıklı ... tarih ve ... sayılı İlke Kararı'na göre III. derece arkeolojik sit alanlarının kesin yapılaşma yasağı bulunmayan, koruma-kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek alanlar olduğu da dikkate alınarak dava konusu alan incelendiğinde, ilan edilen "yenileme alanı" sınırı ile III. derece arkeolojik sit alanı sınırının örtüştüğü, bu alanın yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş tarihi ve arkeolojik değerler barındırdığı ve dava konusu işlemle bahsi geçen tarihi ve arkeolojik değerlerin yeniden inşa ve restore edilmek suretiyle yenilenerek korunması, ülke turizmine kazandırılarak yaşatılmasının sağlanması ve tabii afet risklerine karşı tedbir alınmasının amaçlandığı anlaşıldığından, 5366 sayılı Kanun'un amacına uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarelerden Nevşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen idareye verilmesine,
3. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yatırılan keşif avansından karşılanan ... TL keşif giderinin davacıdan tahsiline, bu hususta ilgili kuruma yazı yazılmasına,
4. Keşif avansından artan ... TL'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı'na iadesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 16/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.