WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/1923 E.  ,  2025/1173 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1923
Karar No : 2025/1173

TEMYİZ EDENLER:1- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Çelik Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... ve ... Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Çelikhane ve Haddehane (Sıvı Çelik Üretimi 4.000.000 ton/yıl, Sıcak Haddeleme Kapasitesi 3.500.000 ton/yıl) projesi ile ilgili olarak verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla iki çevre mühendisi, jeoloji mühendisi, metalurji mühendisi, meteoroloji mühendisi, maden mühendisi, ziraat mühendisi, inşaat mühendisi ve şehir plancısından oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; metalurji mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; katma değeri yüksek, makine sanayiinin ihtiyacı olan ürünlerin üretilmesi, rekabet şartlarının iyileştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılması amacıyla planlanan yatırım projesinde; sıvı çelik üretimi 4.000.000 ton/yıl, sıcak haddeleme kapasitesi 3.500.000 ton/yıl olan bir “Çelikhane ve Haddehane" projesinin tesis edilmesinin planlandığı, Çelikhane ünitesinde yıllık 3.920.000 ton/yıl slab üretileceği, üretilecek slabların yıllık 3.500.000 ton'luk kısmının proje kapsamında kurulacak haddehane tesisinde hammadde olarak kullanılacağı, kurulacak tesisin, üretim için gerekli donanımları içerdiği, bu ana donanımların yanında bu tür yatırımlarda gerekli olan yardımcı tesislerin de planlandığı, bunların; toz toplama sistemi, oksijen tesisi, su tesisleri ve pompalama üniteleri, antrasit işleme ünitesi, radyasyon çukuru, cüruf toplama sahası, hurda toplama ve yükleme Sahası, kompanzasyon ve şalt tesisleri, muhtelif vinçler, basınçlı hava tesisleri, atölyeler, fabrika içi yollar, otopark ve trafik, gürültü kirliliği kapsamındaki Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğine uygunluğu sağlamak için gerekli yerlere ses izolasyon panelleri olarak sayılabileceği, ... Çelik Sanayi A.Ş. tarafından gerçekleştirilecek yatırım kapsamındaki tesislerde en son ve çevre dostu teknolojilerin kullanılacağının öngörüldüğü, gerek ... Çelik Sanayi A.Ş.'nin hazırlamış olduğu dokümanlardan ve gerekse kurulması planlanan çelik üretim tesisinin donanımlarının günümüzde ulaştığı düzeyi gösteren teknik bilgilerinden; kurulması planlanan çelik üretim tesisinin (Atık Hammadde Dönüşümü) günümüzün en gelişmiş ileri teknoloji ve tasarımına ve yüksek çevre bilincine sahip olacağı, enerji kullanımının, bugün için ulaşılabilecek en düşük değerlere getirildiği, kullanılacak hurdanın seçilmiş ve kaliteli olması ile kirleticilerin daha az olacağı, zararlı gaz ve toz emisyon değerlerinin çevre standartlarındaki limitlerin altına düşürüleceği, tesisten ortaya çıkacak tozların tutulması ve buna bağlı olarak baca çıkışında toz emisyon değerlerinin limitleri aşmayacağı, yanma esnasında ortaya çıkacak dioksan ve furan emisyonlarının, prosesin teknolojik özgünlüğü içerisinde parçalanarak giderileceği, diğer atıkların da günümüzün çevreyi etkili koruma düşüncesi içinde, geri kazanılarak yeniden değerlendirileceği, acil durum, iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinin uygulanacağının anlaşıldığı, çevre mühendisliği tarafından yapılan değerlendirmede; ÇED raporunda verilmiş Ek-15 Akustik Rapor (Aralık 2022 tarihli), Ek-18 Sosyal Etki Değerlendirme Raporu (Mart 2023 tarihli), Ek-19 Çevre İzleme Planı (Mart 2023 tarihli) incelendiğinde, tümünde gürültü ile ilgili olarak 30/11/2022 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olan 04/06/2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinden bahsedilmekte olup, konu hakkında (pdf formunda sayfa 263, 3462 de) “Mevcut durum gürültü ölçümleri 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği (ÇGKY) yayım tarihi öncesinde gerçekleştirildiği için Mülga Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında Çınar Çevre Laboratuvarı A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiştir.” belirtildiğinin görüldüğü, Aralık 2022 tarihli Akustik Rapor, mülga yönetmeliğe göre hazırlanmış olmakla birlikte, rapor içindeki gürültü değerlendirmelerinde yeni yönetmeliğin adının (R.G.'nin 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı nüshasında yayımlanan Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği) ve ilgili maddelerinin kullanıldığının görüldüğü, ÇED sürecinin 24/01/2022 tarihinde başladığı, 07/04/2023 tarihinde nihai kararın, ... tarihinde de ÇED Olumlu kararının verildiği, dolayısıyla bu süreç içerisinde mülga yönetmeliğe göre hazırlanmış Akustik Raporun, nihai kararda kabul edildiğinin anlaşıldığı, 30/11/2022 tarihli Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinde, yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe gireceğinin belirtilmiş olduğu, geçici maddeler içerisinde, daha önce başlamış, ancak nihayetlendirilmemiş bir projede yapılmış çalışmaların geçerli olduğuna dair bir ifadeyle ilgili olarak nihai takdirin mahkemede olduğu, III.4 nolu bölümde, inşaat aşamasında kümülatif gürültü emisyon sonuçlarının ÇGKY Ek-2 Tablo 1'de verilmiş sınır değerleri aştığı, bunun sebebinin, mevcut durumda ortam gürültü değerinin ÇGKY sınır değerinin aşılmış olması olduğu, ÇGKY Ek-2 Tablo 1 sınır değerlerine tesis olarak uyuluyor olmakla birlikte, arka plan gürültü seviyesinin gündüz zaman diliminde endüstri tesisleri için verilmiş olan 5 dBA değerinin üzerine çıkılmaması şartının sağlandığının ifade edildiğinin görüldüğü, ... ortamda halihazırda yönetmelik limitlerinin üzerinde bir ses seviyesi olduğu, dolayısıyla, değerlendirmede yönetmelik limit değerinin dikkate alınmaması, bunun yerine endüstri tesisleri için verilmiş ortam ses seviyesinin 5 dBA üzerine çıkılmaması şartının aranmasının yeterli görünmesinin istenildiğinin anlaşıldığı, Akustik Raporda (sayfa 26), işletme aşaması için verilmiş Tablo 6.3.2 incelendiğinde, G-1, G-8 arası belirtilmiş ölçüm noktalarında ölçümle bulunmuş değerlerin birçok noktada modelleme ile bulunmuş değerlerden yüksek olduğu, özellikle en yakın yerleşim yeri olduğu anlaşılan G-1, G-2, G-4 ve G-8 noktalarından sadece G-1 de kümülatif değerlendirmede akşam ve gece sınır değerlerinin aşılmış olduğu, diğer noktalarda aşılmamış olduğunu görüldüğü, proje sahasına uzak konumdaki (885 metre (Tablo3.1.2.1) Akustik Rapor, sayfa 14) G-5 noktasında gündüz, akşam ve gece sınır değerlerinin aşılmış olduğunun, G-6'da gece zaman dilimindeki sınır değerin aşılmış olduğunun belirtildiğinin görüldüğü, oysa G-5 noktasında (aynı zamanda G-6 noktası da ulaşım hattına yakın) halihazırda ulaşım kaynaklı bir ses seviyesi yüksekliği olduğunun anlaşılması gerektiği, buna göre, belirtilen noktalar hariç diğer tüm noktalarda kümülatif gürültü ses seviyelerinde sınır değerlerin aşılmamış olduğu şeklinde neticeye varıldığının görüldüğü, uygulama safhasına geçildiğinde, sınır değerleri aşmayacak tedbirlerin alınması gerektiği, ÇED raporunda “gürültü ve tireşim” kelimelerinin birlikte geçtiği yerlerde gürültü ile ilgili sınır değerlere ilişkin bilgiler verildiği, “potansiyel etkiler” ve “etki azaltıcı önlemler” başlıkları altında (sayfa 32-33, 208-209) konu hakkında genel bilgiler verildiği, tesisin kurulacağı alanda oluşacak titreşim hakkında teknik bir bilginin verilmediği, Ek-18'de verilmiş “Sosyal Mevcut Durum ve Etki Değerlendirme Raporu”nda verilmiş bilgilerin rapor içerisinde tekrarlanmış olduğu, bir kısmının ise Ek-19'da verilmiş “Çevre İzleme Planı” içinde geçtiğinin görüldüğü,“Arazi Hazırlık ve İnşaat” aşamasında (pdf formunda sayfa 3420) izleme yapılacak parametre başlığı altında belirtilmiş “Gürültü ve Titreşim” ile ilgili “Parametreler Ne Zaman İzlenecektir İzleme veya Sürekli Ölçüm” başlığı altında “Titreşim, kazık çakma vb. Titreşim oluşturan çalışma döneminde veya şikayetin olduğu durumda” denildiğinin görüldüğü, benzer şekilde (pdf formunda sayfa 3421) “İşletme” aşamasında izleme yapılacak parametre başlığı altında belirtilmiş “Gürültü ve Titreşim” ile ilgili olarak “Parametrelerin İzleme Metodu ve Ekipmanının Tipi” hakkında “Gürültü ve Titreşim Ölçüm Cihazıyla, Yeterlilik Almış ve Akredite Olmuş Firma Tarafından gürültü ölçümü yapılacaktır” denildiği, “Parametreler Ne Zaman İzlenecektir İzleme veya Sürekli Ölçüm” başlığı altında ise “Şikâyetin Olduğu Durumda, Çalışma alanlarında 1'er gün ve en yakın yapıda 15 gün sürekli” şeklinde bilgi verildiğinin görüldüğü, gerek mülga gerekse yeni yönetmelikte titreşim konusunda maddeler mevcut olup, mülga yönetmelikte ekler kısmında “5. Çevresel Titreşim Seviyesi İçin Değerlendirme Yöntemleri” başlığı altında bilgiler verilmiş olup, ayrıca yapılacak faaliyet türüne göre titreşim konusunda hangi kriterlerin esas alınması gerektiğinin belirtildiği, ancak, belirtilen maddelerdeki çalışma veya hesaplamalarla ilgili bir bilginin ÇED Raporu Ek-15Akustik Rapor içerisinde yer almasının uygun olacağının düşünüldüğü, Akustik Rapor içerisinde 5. Nolu bölümde (pdf sayfa 3173) çevresel titreşimle ilgili yapılacak çalışma, tesisin çok duyarlı kullanımların yanında olduğu tespitine dayandırılmış olup, bu tespit yapılırsa ÇGKY Madde 15 kapsamında değerlendirme yapılacağının belirtildiğinin görüldüğü, ÇED raporunda Ek-12'de verilmiş “Zemin Etüd Veri Raporu, Geoteknik Rapor ve Hidrojeoloji Raporu” (3470 sayfalık ÇED Raporunun 1998 sayfasını oluşturan bölüm) içerisinde ilk bölüm olan Zemin Etüd Veri Raporunun Sonuç ve Öneriler bölümünde (j) bendinde inceleme alanının birinci derece deprem bölgesi içinde yer aldığının belirtilmiş olması, zemin ile ilgili detaylı çalışmaların yapılması gerektiğini, bu anlamda özellikle inşa aşamasında kazık çakma yönteminin kullanılarak binaların yapılacağının anlaşıldığı, inşa aşamasında yakın çevrenin titreşimden en az etkilenecek şekilde gerekli tedbirlerin alınması gerektiği, sonuç olarak, proje uygulama aşamasında, titreşim konusunda teknik veya bilimsel bir değerlendirme yapılarak uygulama yapılmasının uygun değerlendirildiği, projede 2 adet ark ocağının kullanılacağı, herbir ocağın ayrı bir bacaya bağlı olacağı (sayfa 177), herbir ark ocağı için ayrı toz tutma sisteminin kullanılacağı, ... bir ark ocağında 2 milyon ton sıvı çelik üretimi için 60 ton/yıl toz oluşacağının, bunun da 8040 saat/yıl değerine bölünmesiyle 7,46 kg/saat değerinin hesaplandığının görüldüğü, bir bacadaki gaz debisinin 1,5 milyon Nm3/saat olduğunun belirtildiği (ÇED raporunda sayfa 16'da toplam 9 milyon m3 den bahsediliyor) görülmüş olup, buna göre, bacadan çıkacak gazdaki toz emisyon konsantrasyonunun ((7,46kg/saat)/1500000 Nm3/saat) 4,97 mg/Nm3 olduğu hesaplandığı, bu değerin 5-10 mg/Nm3 şeklinde verilmiş toz emisyon değer aralığının en alt tarafında kaldığının görüldüğü, ÇED raporu içerisinde (sayfa xxiv) “Planlanan çelikhane ünitesinde kullanılacak prosesler ve kapasiteleri ise özet olarak aşağıda verilmiştir” ifadesinden sonra verilmiş tabloda toz toplama ünitesinin 2 adet olacağı, her birinin hava emiş kapasitesinin 4.500.000 Nm3/saat, toplamda 9.000.000 Nm3/saat olacağının belirtildiği, aynı bilginin rapor içerisinde birkaç yerde (10 yerde) daha geçtiğinin görüldüğü, ancak, 2 adet çelikhane toz tutma bacası için raporun 3 yerinde 1.500.000 Nm3/saat değerinin verildiği görülmüş, dolayısıyla, aynı toz tutma sistemleri için rapor içerisinde birbirinden farklı hava emiş debilerinin verildiğinin anlaşıldığı, ÇED raporunda, baca gazındaki toz konsantrasyonunun 5-10 mg/Nm3 aralığında olacağının belirtilmiş olduğunun dikkate alındığında ve alt değerin (5 mg/Nm3) geçerli olacağı kabul edilecek olduğunda, bir bacada toz emisyonu yük değerinin minimum 22,5 kg/saat olacağı, 10 mg/Nm3 değeri esas alındığında ise bacadan çıkacak toz emisyon yükünün 45 kg/saat olması gerektiğinin hesaplandığı, ancak, rapor içerisinde verilmiş hesaplamalarda bir bacada toz emisyon yükü için 7,46 kg/saat değerinin verilmiş olduğu görülmekte olup, model hesaplamalarının doğru emisyon yük değerlerine göre yapılmasının uygun olacağı, Ek-14 Hava Kalitesi Dağılım Modellemesi Raporunda, modelleme için hangi emisyon yüklerinin dikkate alındığına bakıldığında, Tablo 4'de verilmiş kütlesel debi değerlerinin dikkate alınarak modelleme sonuçlarının hesaplandığı, Tablo 4'de 1 baca için Toz-1 adı ile çelikhanede ortaya çıkacak toz miktarının 7,46 kg/saat olarak verildiği, oysa 2 adet ark ocağı olduğu, dolayısıyla 2 baca olduğu, buna göre de 2 baca için toz miktarının kütlesel debi değerinin 2x7,46-14,92 kg/saat şeklinde verilmiş olması gerektiği, diğer emisyon hesaplamalarının da sadece 1 baca için (yani yarı değer) alınarak emisyon yük değerlerinin hesaplandığı, SKHKKY Ek-2'de toz için kütlesel emisyon yük değerinin 10 kg/saat verilmiş olduğunun görüldüğü, aynı Ek-14'de, Tablo 4.4'de, SKHKKY Ek-5'de emisyon sınır değerinin 25 mg/Nm3 olduğu, 1 baca için emisyon değerinin 4,97 mg/Nm3 olacağının belirtildiği, buna göre, tesisin Yönetmeliğe göre 25 mg/Nm3 değerini geçmemesi gerekirken, bu değerin 1/5 i mertebesinde bir emisyon vereceğinin hesaplandığının anlaşıldığı, ancak, Ek-14'de sayfa 31'de “modellemede kullanılan emisyon verileri” başlıklı kısımda 2 adet toz tutma bacası ve 2 adet tav fırın bacasından bahsedilmekte, modele girilen emisyon değerleri Bölüm 4'de verilmiştir denilmekte, Bölüm 4'e bakıldığında ise, sadece 1 baca için olan verilerin verilmiş olduğu, Tablo başlığında Çelikhane için hesaplanmış emisyon kütlesel debileri denilmekte, ancak tabloda 1 baca için olan değerin verildiği görülmekte, açık olarak modelde kullanılan değerlerin net şekilde verilmedikleri, ancak, model çıktılarında verilmiş 2,072 gram/s değerlerinin 2 adet baca için ayrı ayrı alınarak hesaplama yapıldığının görüldüğü, yukarıda sadece toz (PM10) parametresi üzerinden yapılmış değerlendirmelerin, benzer şekilde diğer parametreler için de yapılması söz konusu olmakla birlikte, burada ayrıca yapılmadığı, yeniden yapılacak değerlendirme ve hesaplamalarda bu parametrelerin de dikkate alınması gerektiği, sonuç olarak, Nihai ÇED raporu içerisinde verilmiş emisyon bilgilerinin doğru girilmesinin hava kalitesi değerlerinin de doğru bulunması sonucunu doğuracağı, ÇED raporunda (pdf formundaki sayfa no 28, 183, 192, 230, 3459) proje sahası ve çevresinde yaz ve kış mevsimleri için SKHKKY esas alınarak gaz ve toz kirleticilerin ölçümlerinin yapıldığı, bu anlamda yaz ve kış dönemini kapsayacak şekilde 2 mevsim boyunca toplam 120 gün süre ile SO2, NO2, HF, HC, 15 noktada 1 mevsim boyunca TOK ölçümleri, 4 noktada 60 gün süre ile yaz ve kış dönemini kapsayacak şekilde 2 mevsim boyunca çöken toz, 4 noktada 30 gün süre ile yaz ve kış dönemini kapsayacak şekilde 2 mevsim PM10 ölçüm ve analizlerinin yapıldığının belirtildiği, bilindiği üzere, ... ilinde de Bakanlık Temiz Hava Müdürlüğü tarafından işletilen istasyonlar mevcut olup, bu istasyonlarda bulunan değerlere de (örneğin 2022 yılı saatlik ölçümlere) bakılarak, mevcut durum ölçümleri ile bir kıyaslama yapılabileceği, ... Bakanlık Marmara Temiz Hava Müdürlüğünün ... bölgesindeki, proje sahasına en yakın ölçüm istasyonu AliKahya istasyonu olup, bu istasyona ait verilere bakıldığında sadece NO2 ve SO2 değerlerinin yer aldığı, PM10 parametresine ait ölçüm değerlerinin bulunmadığı görüldüğü, buna rağmen, ... bölgesindeki diğer ölçüm istasyonlarındaki PM10 değerlerine bakılarak bir değerlendirme yapılabilmesinin, bu anlamda, ÇED raporundaki ölçümle bulunmuş olduğu belirtilen PM10 değerlerinin ... bölgesindeki genel durumu hakkında bir fikir sahibi olunabileceğinin öngörüldüğü, inceleme konusu “Çelikhane ve Haddehane Projesi (Sıvı Çelik Üretimi 4.000.000 ton/yıl, Sıcak Haddeleme Kapasitesi 3.500.000 ton/yıl) projesi ile ilgili olarak uygulama safhasında, doğru yapılacak ölçüm ve inceleme sonuçlarına bakılarak, projenin çevre kirliliğine sebebiyet verip vermeyeceğinin söylenebileceğinin öngörüldüğü, yukarıda verilen gürültü/titreşim, emisyon ve atıklar konusundaki açıklamalar dikkate alındığında, proje hakkında verilmiş ÇED Olumlu kararının asgari parametreleri taşıdığı, işbu raporda önerilen bilimsel ve teknik girdilere proje inşa/uygulama safhasında uyulmasının çevrenin korunmasına katkı sunacağının değerlendirildiği, meteoroloji mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; ilgili tesisin ÇED raporunda verisi kullanılan ... Meteoroloji İstasyonu Sadettin Yalım caddesindeki 76 m rakımlı tepede bulunduğu, planlanan tesis alanında tarafımızca yapılan ölçümde tesis noktasının rakımının 17 m olarak belirlendiği, ÇED raporunda meteorolojik analizin tesisin inşa edileceği nokta için yapılmadığı, farklı topografik özelliklere ve rakıma sahip olmasına rağmen Meteoroloji Genel Müdürlüğüne bağlı ... Meteoroloji İstasyon Müdürlüğünün verilerinin satın alınarak kullanıldığının anlaşıldığı, bu nedenle İzmit ovasını temsilen emisyonların bölgede kuru ve ıslak olarak yayılımına etki edecek başta rüzgâr gülü olmak üzere temel meteorolojik parametreler tekrar ele alınıp iklim diyagramlarının hazırlandığı, burada hazırlanıp verilen iklim diyagramlarının, mevsim normalini belirlemek için son 30 yıllık saatlik hava durumu modeli simülasyonlarına dayandığı, tipik iklim modelleri ve beklenen koşullar (sıcaklık, yağış, güneş ışığı ve rüzgâr) hakkında iyi göstergeler verdiğini, simüle edilen hava durumu verilerinin yaklaşık 30 km'lik bir uzamsal çözünürlüğe sahip olduğunu, diğer bir deyişle İzmit ve 30 km çevresini temsil ettiğini, İzmit için rüzgâr gülü yılda kaç saat, belirtilen yönde rüzgâr estiğini gösterdiğini, İzmit'te birincil hâkim rüzgâr yönünün NNE yani poyraz olduğunun görüldüğü, ikincil hâkim rüzgâr yönünün ise yine kuzeyli olmak üzere N yönünde olduğu, üçüncü seviyedeki hâkim rüzgâr yönünün ise SSE yani güneydoğu olduğu, İzmit'te batıdan doğuya ve doğudan batıya esen önemli bir rüzgâr gözlenmediği, özetle, hâkim rüzgâr yönünün hem kuru hem de ıslak çökme süreçlerinde önemli bir rol oynadığını, bunun, atmosferdeki kirleticilerin ve partiküllerin taşınmasını ve dağılımını etkilediğini, aşağı rüzgâr bölgelerinde hava kalitesini ve çevresel koşulları etkilediğini, bu süreçleri anlamanın, hava kalitesini değerlendirmek ve kirlilik kontrol önlemlerini yönetmek için önemli olduğunu, bu rüzgâr gülüne bağlı olarak (yağışlı-yağışsız, sıcak ve soğuk günlerdeki) emisyon kirliliğinin yayılımı ve etkisinin uygulamada değerlendirilmesinin yerinde olacağı, ilgili tesisin ÇED raporunda verilen tesisin işletme aşaması proje etki alanı ile yeni rüzgâr gülünün çakıştırılmış halinde ise, miktarına ve türüne bağlı olmaksızın planlanan tesisten kaynaklanacak olan emisyonların daha çok kuzey-kuzeydoğu ve kuzeyden gelen rüzgarlarla güney-güneybatıya ve güneye taşınacağı, üçüncü derecede taşınımın güneydoğu rüzgarla kuzey batı yönünde olacağı, yine ilgili tesisin ÇED raporunda verilen proje çevresinde yer alan koruma alanlarının görüntüsündeki pembe renkli özel koruma bölgelerinin, yeni rüzgâr gülünün gösterdiği hâkim rüzgarların etkisi dışında görüldüğü, projelenen tesisin neden olabileceği güneşli günlerde kuru, yağmurlu günlerde ise ıslak çökme şeklinde oluşabilecek emisyon kirliliğinin yakın yerleşim yerlerine olası etkisi için özellikle tesisin güneyindeki yerleşim bölgeleri dikkate alınarak proje uygulama safhasında gerekli tedbirlerin alınmasının önerildiği, ziraat mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; bölgede önemli bir hayvancılık potansiyelinin olmadığının ÇED raporunda belirtildiği, var olan hayvan varlığının, meraların kullanımlarından, dolaylı olarak etkilenebileceği, projeden meralardaki otların zarar görmesi durumunda hayvancılığın etkilenebileceği, ancak ÇED raporunda meraların da olumsuz etkilenmeyeceğinin beklenildiği, projenin uygulanması durumunda, projenin işletmeye geçmeden önce, inşaat sırasında, inşaat alanında oluşan bitkisel tahribatın uygun bitki dikimleri ile giderilmesine yönelik faaliyetlere de ÇED raporunda detaylı olarak yer verildiği, genel olarak tarım ve hayvancılıkla ilgili olarak ÇED raporunda belirtilen tedbirler alınması durumda bölgedeki tarımsal üretimin önemli derecede etkilenmeyeceğinin düşünüldüğü, maden mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; demir-çelik sektörünün tabi olduğu çevre mevzuatı Avrupa Birliği Direktiflerine uygun olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) tarafından yayımlanarak yürürlüğe girdiği, buna bağlı olarak dava konusu projenin uygulanması durumunda, sıvı çelik üretiminin her aşamasında işletmelerin yerine getirmesi gereken çevresel sorumluluklar ve yükümlülükler yasal mevzuatlarda belirtildiği, ÇED raporunda proje kapsamında gerçekleştirilecek faaliyetlerde uygulanacak yöntemlerin belirtilmiş olduğu, ÇED raporundaki teknik verilerin mevzuata uygun ve yeterli olduğu, ÇED raporunda belirtilen yöntemlerin çevre standartlarına uygun teknolojik süreçleri kapsadığı, atık çıkış kaynaklarına uygun olarak atık yönetim süreçlerinin belirlenmiş olduğunun değerlendirildiği, bu değerlendirmelerin yanı sıra projenin uygulanmasında Avrupa Birliği Direktiflerine uygun olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİDB) tarafından yayımlanan mevzuata uyulmasının yasal bir zorunluluk olduğunun da göz önüne alındığında, proje hakkında verilmiş ÇED Olumlu kararının yeterli teknik ve bilimsel inceleme sonucunda alındığı kanaatine ulaşıldığı, şehir planlama yönünden yapılan değerlendirmede; ... dava konusu taşınmazların mülkiyetinin müdahile (proje sahibine) ait olduğu, alanın büyüklüğü ve mülkiyet hakları dikkate alındığında, bu bile, alanın planlardaki gibi Küçük Sanayi Alanı olarak kullanımı, diğer bir deyişle planın/planların uygulanabilirliği önünde önemli bir engel oluşturma potansiyeli taşıdığı, ayrıca alan “Özel Endüstri Bölgesi” ilan edilmemiş olsa da, müdahil tarafından kendi taşınmazlarını içeren alanın “Sanayi Alanı” olarak değiştirilmesi için normal plan değişikliği süreçlerinin de işletilmesinin mümkün görüldüğü, sonuç itibarıyla, şehircilikle ilgili süreçler bakımından konunun henüz başlangıç evresinde olduğu, alanın “Özel Endüstri Bölgesi” ilan edilmesiyle meri planların taşınmazlar bakımından “askıya alındığı”, ÇED Olumlu Kararı için işbu rapor kapsamında şehircilik dışındaki disiplinlerden olumlu bir görüş gelmesi halinde planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından alanda itiraz konusu türde bir projenin gerçekleştirilmesinde sakınca bulunmadığı, jeoloji mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; proje alanını jeolojik yönden incelemek ve jeolojik modeli ortaya koyabilmek amacıyla 31 adet sondoj ve 5 adet sismik çalışmalar ile 2 adet çok elektrotlu rezistivite yöntemiyle jeofizik çalışmaların yapıldığı, yapılan bu çalışmalar ile elde edilenler ÇED raporunun hazırlanması için yeterli olacağı, proje alanında ve yakın çevresinde jeolojik ve topoğrafik yapı nedeniyle heyelan, kaya düşmesi ve çığ riski ihtimalinin beklenilmediği, yapılan çalışmalar incelendiğinde ve sonuçlara bakıldığında, jeolojik yönden projenin yapılmasında sakınca bulunmadığı, inşaat mühendisliği yönünden yapılan değerlendirmede; inşaat bilim dalı yönünden proje incelenecek olursa yapılacak temellerin üst yapı yüklerini doğru şekilde zemine aktaracak biçimde güncel yönetmelikler çerçevesinde güvenle inşa edilebileceği, zeminin mevcut durumuna göre gerekirse zemin iyileştirme yöntemlerinden biri veya birkaçı seçilerek proje yapılabilir nitelikte olduğu, ruhsat aşamasında mühendislik hizmeti alınarak hazırlanacak olan projelerin uygunlanmasında herhangi bir sakıncanın olmadığı, proje alanına hazırlanacak olan statik projelerin güncel yönetmelikler çerçevesinde şiddetli depremleri de dikkate alacak şekilde olacağından ve gerekli ruhsat ile onay işlemlerine uygun yapılarda yapılacağı düşünüldüğünde, deprem açısından da herhangi bir problemin olmayacağı, bu nedenle projenin yapılmasında sakınca bulunmadığı, sonuç olarak; "ÇED Olumlu" kararının teknik altlıklarıyla birlikte, Çevre Mühendisliği alanındaki bulgulara uygulama safhasında dikkat edilmesi kaydıyla uygun olduğu yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde ise; hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmü yer aldığından, yukarıda yer verilen bilirkişi raporu kısmen hükme esas alınabilecek nitelikte görülmüş, her ne kadar rapor içeriğindeki tespitler Mahkemece dikkate alınmış olsa da, nihai 'sonuç' kısmının tereddüte mahal verecek nitelikte olması ve içeriğindeki tespitlerle çelişkili bulunması nedeniyle rapor, tüm yönleriyle ve diğer tüm delillerle birlikte "serbestçe" değerlendirilerek aşağıdaki kısımda ayrıntısına yer verilen biçimde gerekçe oluşturulduğu, öte yandan dosyadaki tüm delillerin birlikte incelenmesi sonucu ortaya çıkan sonuç durumun, hüküm vermeye elverişli ve yeterli olduğuna kanaat getirilerek, mevcut bilirkişi raporundan başka yeni veya ek bir bilirkişi raporu alınmasına da gerek görülmemiştir.
Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgeler, davacı, davalı ve müdahillerin yazılı ve duruşma beyanları, sunulan dilekçe ekleri, bilirkişi raporu ve proje dosyası ile mevcut ekleri ile sair diğer deliller bir bütün ve serbest olarak değerlendirildiğinde; ÇED projelerinde yapılması gereken "meteorolojik analiz" bakımından, proje dosyasındaki meteorolojik analizin tesisin inşa edileceği nokta için yapılmadığı, farklı topoğrafik özelliklere ve rakıma sahip olmasına rağmen Meteoroloji Genel Müdürlüğüne bağlı ... Meteoroloji İstasyon Müdürlüğünün verilerinin dikkate alındığı, tesisin inşa edileceği alanda temel rüzgar karakteri, yönü, niteliği gibi parametrelerin ölçümü noktasında ayrı bir incelemenin yapılmadığı, istasyon gözlemi önemli olsa da, yerinde yapılacak tespitlerin, tesisin lokal alanının meteorolojik olası istisnalara ve farklı karaktere sahip olma ihtimalleri açısından önemli olduğu, ancak bu durumun gözardı edilerek yerinde bir meteorolojik gözlem ve analizin yapılmadığı, ayrıca salınacak emisyonun hakim yönünün ve izinin sürülerek emisyon güzergahının ve muhtemel kulvarının yerinde belirlenmediği, (bilirkişi raporundaki meteoroloji incelemesinin de kısmen bu gerekçeyle paralel olduğu), ÇED raporundaki "akustik rapor"un mülga Yönetmeliğe göre hazırlandığı, ÇED sürecinin 24/01/2022 tarihinde başladığı, 07/04/2023 tarihinde nihai kararın, ... tarihinde ÇED Olumlu kararının verildiği, süreçte mülga Yönetmeliğe göre hazırlanmış akustik raporun nihai rapora esas alındığı, dolayısıyla mahiyet olarak 30/11/2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğinin değil, hatalı olarak, ÇED kararının verildiği tarihte yürürlükte olmayan ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin uygulandığı, özellikle akustik raporun yeni Yönetmeliğe göre güncellenmediği, kaldı ki bilirkişi raporunun çevre mühendisliği incelemesi kısmına göre eski Yönetmeliğe göre hazırlanan akustik raporda da yer yer kümülatif gece gürültü değerlerinin sınır değerlerini aştığının belirlendiği, ancak sonuçta sınır değerlerinin aşılmadığı yönünde neticeye varıldığı, farklı ifadelerle ölçüm sonuçlarıyla bunların yorumlanmasının çelişkili olduğu yönünde kanaat belirtildiği, yine bilirkişi raporunun çevre mühendisliği incelemesi kısmına göre, ÇED raporunda proje alanına en yakın yerleşim yerinin ... Mahallesi olduğu ve tesise uzaklığının 215 m olduğu, bir başka yerde ise tesise en yakın yerin uzaklığının 11 m olduğu ifade edilerek birbirinden farklı mesafeler belirtilmek suretiyle farklı değerlendirmeler yapıldığı hususunun belirtildiği, bu durumun da akustik ve gürültü değerlerinin hesabı ve ölçümü noktasında tereddüt oluşturduğu, bilirkişi raporunun çevre mühendisliği incelemesi kısmına göre, aynı toz tutma bacaları için birbirinden farklı hava emiş debilerinin verildiği, model hesabının doğru emisyon yük değerine göre yapılması gerektiği (yapılmadığı), hava kalitesi dağılım modellemesi raporundaki değerlerinin hatalı hesaplandığı, modelde kullanılan değerlerin net şekilde verilmediği, bir bacaya ait emisyonunun tüm tesisin emisyonuymuş gibi değerlendirildiği, doğru ölçümlerin olmadığı yönünde tespitler yapıldığı, dolayısıyla tüm tespitlerden hareketle proje dosyasında "emisyon" unsurunun doğru ve uygun bir biçimde çalışılmış olmadığı, ÇED raporunda, altyapının yetersiz olduğu noktalarda bu durumun nasıl bertaraf edileceğinin ve altyapı eksikliğinin nasıl ve ne şekilde tamamlanacağının net olarak gösterilmediği, başka kurumların sorumluluk alanındaki noktalara ilişkin olarak diğer kurumların olası altyapı eksikliğini giderme konusunda yapacağı çalışmaların öngörülebilir hale getirilmediği, trafik yönüyle tesise farklı yerlerden gelecek araçların geçeceği güzergaha olan etkilerinin, kullanılacak limanların ve etkilerinin ayrıntılı olarak gösterilmediği, ayrıca ÇED sürecinde alınan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ..... sayılı görüşünde özetle; projede 12/07/2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği ve 22/05/2012 tarihli Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine göre bir değerlendirmenin yapılmadığı, atık yağların geçici depolama alanında ne kadar bekletileceği, bertarafının nasıl sağlanacağının belirli olmadığı, atık suların nasıl bertaraf edileceğinin öngörülmediği, kurulacak atık su tesisinin ayrıntılarının olmadığı, bölge halkının tarımla uğraştığı, hakim rüzgar yönü nedeniyle emisyon, gürültü gibi çevresel faktörlerin bölgeye olumsuz etki edeceği belirtilerek, bu nedenlerle proje hakkında olumsuz görüş verildiği, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ...-... sayılı yazısında ise aynı şekilde projenin yol ağındaki trafik yüküne etkisine yönelik bilgi bulunmadığı, 12/07/2019 tarihli Sıfır Atık Yönetmeliği ve elektrikli ve elektronik atıklarla ilgili 22/05/2012 tarihli Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine göre bir değerlendirme yapılmadığı, atık yağların geçici depolama alanında ne kadar süre ile bekletileceğinin ve bertaraf edileceğinin öngörülmediği, yapılması planlanan atık su tesisinin ayrıntılarının bilinmediği, bölge halkınca ağırlıklı olarak tarım faaliyeti yapıldığından hakim rüzgar yönü doğrultusunda emisyon, gürültü gibi çevresel etkiler yönünden bölge halkının olumsuz etkileneceği hususları belirtilerek, bu sefer eksikliklerin ÇED raporuna ilave edilmesi kaydıyla projenin uygun görüldüğü, 09/01/2023 tarihli yazıda ise alanda imar uygulaması yapılması, tesisin çevresinde bulunan yerleşim yerleri ve tarımcılık faaliyetlerinin olumsuz etkilenmemesi için tesisten kaynaklanan emisyon ve gürültü gibi çevresel faktörlere karşı gerekli önlemlerin alınması kaydıyla projenin uygun bulunduğu, 25/04/2023 tarihli yazıda ise son şekli verilen ÇED raporu hakkında bir itirazın yapılmadığı, ancak imar uygulaması yapılmadığının belirtildiği, tüm bu yazılar incelendiğinde, süreçte belirtilen çekince ve itirazların ÇED raporundaki hangi önlemlerle, nasıl ve ne şekilde giderildiği hususu şeffaf bir biçimde açıklanarak analiz edilmediği gibi, projenin uygun bulunmasının alanda imar uygulaması yapılmasına ve emisyon ve çevresel faktörlere ilişkin gerekli önlemlerin alınması kaydıyla kabul edildiği, ancak alanda verilen olumlu görüşe şart koşulan imar uygulamasının yapılmamış olduğu, ayrıca yukarıda da değinildiği gibi, ... Büyükşehir Belediyesince şart koşulan diğer husus olan emisyon ve gürültü gibi çevresel faktörler ve alınacak önlemler yönünden de bilirkişi raporunun ilgili kısmında da belirtildiği şekilde ÇED raporunun (emisyon ve gürültü yönünden) aykırılıklar ve eksiklikler içerdiği, bu minvalde mahiyet itibarıyla ... Büyükşehir Belediyesinin tereddüte yer vermeyen "olumlu" bir görüşünün olduğunun kabulünün mümkün görünmediği anlaşıldığından, tüm bu gerekçeler ışığında dava konusu "ÇED Olumlu" kararının mevzuata, hukuka ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; ÇED Olumlu kararının teknik altlıklarıyla çevre mühendisliği alanındaki tespitlere uygulama safhasında dikkat edilmesi kaydıyla uygun olduğunun, işlemin iptali gerektirir bir yönünün bulunmadığının belirtildiği, hava emisyonları için etki alanının belirlenmesinde Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğindeki usul ve esasların belirlendiği, kümülatif etki değerlendirmesi çalışmaları kapsamında projenin işletme aşamasında oluşması öngörülen emisyonların belirlendiği, dolayısıyla ölçüm yapılacak parametreler için ön model çalışmaları ile emisyon dağılımlarının yüksek olduğu bölgelerin belirlendiği, hava kalitesi modelleme çalışmasına göre proje etki alanında Yönetmelik sınır değerlerin sağlandığı, proje hakkında ilgili kurumların olumlu görüşlerinin bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, Mahkeme kararında meteorolojik analizlerin tesisin inşa edileceği alan için yapılmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğu, nitekim hava kalitesi modelleme raporunda modellemenin çalışma prensibi ve modelleme için meteorolojik verilerin nasıl seçilerek kullanıldığının detaylı olarak anlatıldığı, meteoroloji mühendisinin değerlendirmesinin aksine, Mahkeme kararında iptal gerekçesi olarak yer alan istasyon gözlemi önemli olsa da, yerinde yapılacak tespitlerin, tesisin lokal alanının meteorolojik olası istisnalara ve farklı karaktere sahip olma ihtimalleri açısından önemli olduğu, ancak bu durumun gözardı edilerek yerinde bir meteorolojik gözlem ve analizin yapılmadığı yönündeki değerlendirmeye nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, nitekim bu uygulamanın, Meteoroloji Genel Müdürlüğü uygulamalarına ters olduğu, meteorolojik verilerin proje sahasından elde edilmesi ve planlamaya katılması için uzun yıllar beklenilmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, dolayısıyla Mahkemenin yerinde gözlem ve analizin yapılmadığı yaklaşımının uygun olmadığı, komisyon üyesi Meteoroloji Genel Müdürlüğünce verilen ÇED özel formatı gereği ... ve ... Bölge Meteoroloji İstasyonu verilerinin kullanıldığı, yıl seçiminin de ilgili kurum görüşüne göre yapıldığı, lokal ölçüm şeklinde bir uygulamanın bulunmadığı, gürültü ölçüm ve analizlerinin yapıldığı dönemde yeni gürültü yönetmeliğinin yürürlüğe girmediği, o yüzden mülga yönetmelik başlığının kullanıldığı, ancak kaldı ki akustik raporun içinde yeni Yönetmelik maddelerinin de değerlendirildiği, format olarak yeni Yönetmeliğin esas alındığı, değerlendirmelerin güncel olduğu, inşaat aşamasında iki noktada mevcut durumda da sınır değerleri aştığı, ancak kümülatif olarak değerlendirildiğinde sınır değerlerin aşmadığı, işletme aşamasında da ekstra bir noktada daha aşıldığı, ancak mevcut durumda da yol trafiği vb. nedenlerle zaten aşıldığı, dolayısıyla işletme aşamsında bir nokta dışında mevcut duruma göre artırmayacağı, Mahkemenin gürültü değerlendirmelerinin teknik hususlar içerdiği, ÇED raporunda farklı mesafe kullanılmasının sebebinin yerleşim yeri ve buna bağlı konut kavramından kaynaklı olduğu, çevresel analizle sosyal analizde farklı mesafelerin kullanıldığı, ayrıca birbirinin teknik ve emisyon değerleri aynı olacak toz emisyon bacaları için iki kere hesap yapılmadığı, 1 tanesi için hesaplama yapıldığı, ancak modele 2 adet toz tutma bacasının kaynak olarak girildiği, dolayısıyla modelde kullanılan debi verilerinin doğru olduğu, Mahkemenin altyapı ve trafik ile ilgili gerekçelerinin eksik ve hatalı olduğu, trafik yüküne ilişkin değerlendirmelerin ÇED raporunda yer aldığı, konuya ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı görüşlerinin ÇED raporunda değerlendirildiği ve gerekli taahhütlere yer verildiği, kullanılacak yollar ve planlamayla ilgili ÇED kararı sonrasında projelendirme yapılacağı, Mahkemenin Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamındaki değerlendirmelerinin de hatalı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:
Davalı yanında müdahil tarafından, "... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... ve ... Mevkiinde 241.665,17 m2 alanda 4.000.000 ton/yıl sıvı çelik üretimi, 3.500.000 ton/yıl sıcak haddeleme kapasiteli Çelikhane ve Haddehane" projesinin yapılmasının planlanması üzerine hazırlanan ÇED raporu davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. bölümündeki unsurlar yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta her ne kadar İdare Mahkemesince; dosyadaki tüm delillerin birlikte incelenmesi sonucu ortaya çıkan sonuç durumun, hüküm vermeye elverişli ve yeterli olduğuna kanaat getirilerek mevcut bilirkişi raporundan başka yeni veya ek bir bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmeyerek bilirkişi raporunun kısmen hükme esas alınmasıyla özellikle çevre mühendisliği ve meteoroloji mühendisliği alanını ilgilendiren hususlar yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, Mahkeme kararında yer alan, meteoroloji bakımından yerinde bir gözlem ve analizin yapılmadığı, akustik raporda bazı gürültü değerlerinin mevzuattaki yasal sınırı aştığı, toz emisyon hesabıyla ilgili modelleme çalışmalarının doğru verilerle yapılmadığı, farklı mesafe değerlerinin esas alınmasıyla gürültü ölçüm ve hesaplamalarında tereddüt oluştuğu, altyapının yetersiz olduğu, trafik yönüyle tesise farklı yerlerden gelecek araçların geçeceği güzergaha olan etkilerinin, kullanılacak limanların ve etkilerinin ayrıntılı olarak gösterilmediği, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 15/02/2022, 25/08/2022 ve 09/01/2023 tarihli görüşlerindeki çekince ve itirazlara ÇED raporunda hangi önlemlerle nasıl giderildiğinin ortaya konulmadığı yönündeki iptal gerekçeleriyle ilgili davalı idare ile davalı yanında müdahilin itirazları dikkate alındığında, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, bir başka ifadeyle, teknik değerlendirme gerektiren konulardan olduğu sonucuna varılmış olup, söz konusu hususların bilirkişilerce açık ve ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, Mahkemenin iptal gerekçesi olarak yer alan hususlarla ilgili çevre mühendisi ve meteoroloji mühendisi tarafından bilirkişi raporunun içeriğinde olumsuz tespitlere yer verildiği halde, nihai değerlendirmede, ÇED raporunun gürültü/titeşim, emisyon ve atıklar bakımından asgari parametreleri taşıdığının belirtildiği, bu yönüyle bilirkişi raporunun içeriği ile sonuç değerlendirmelerinin birbiriyle örtüşmediği, öte yandan, bilirkişi raporunda, raporda yer alan önerilere projenin uygulama aşamasına uyulması gerektiği yönünde görüş belirtilmekte ise de, ÇED raporunu kusurlandırıcı nitelikte görülebilecek eksikliklerin, bilirkişi raporundaki önerilere uygulama aşamasında dikkat edilmesi ile değil, ÇED raporunun bu yönde revize edilmesi ile çözülebileceği dikkate alındığında, bilirkişilerce, bilirkişi raporunun içeriğindeki olumsuz tespitlerin, ÇED raporunu kusurlandırıcı nitelikte olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Mahkeme kararında bir diğer iptal gerekçesi olarak akustik raporun yürürlükte olan Yönetmeliğe göre güncellenmemesi hususu yer almış ise de, ölçüm ve analizlerin yapıldığı tarihte mülga Yönetmeliğin yürürlükte olduğu dikkate alındığında, bilirkişilerce mülga Yönetmelik ve yürürlükte olan Yönetmeliğe ÇED raporunda birlikte yer verilmesinin çelişki oluşturup oluşturmadığı ve her iki Yönetmelik bakımından öngörülen sınır değerlerin sağlanıp sağlanmadığının bilirkişilerce yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, Mahkemenin iptal gerekçesinde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca imar uygulaması görüşünde vurgulandığı üzere imar uygulaması yapılmadığı hususuna da yer verilmiş ise de, "ÇED Olumlu" kararı verildikten sonra yürürlükteki yasal ve idari düzenlemeler uyarınca gerekli olan ruhsat, izin, onay ve uygun görüş gibi izinlerin alınması kaydıyla projenin inşaatına başlanılabildiği ve ÇED sürecinin, projeye başlanılmadan önce projenin çevreye olabilecek tüm etkilerinin detaylı olarak araştırıldığı ve yapılacak çalışmalar ile alınacak tedbirlerin uygunluğunun değerlendirildiği bir süreç olduğu dikkate alındığında, yapılması planlanan projenin imar planına uygunluğunun/imar uygulamalarının, projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi aşamasında dikkate alınması zorunlu bir husus olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyiz dilekçelerindeki itirazlar ile Dairemizin E:... sayılı dosyasındaki temyize cevap dilekçesinde yer alan (özellikle trafik yükü, emisyon, atık yönetimi, yeraltı sularına etkiler, jeolojik - jeoteknik etüd raporunun hazırlanmaması gibi) iddiaların ve yukarıda yer verilen hususların tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla ek bilirkişi raporu alınmak ya da gerekirse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 25/02/2025 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... ve ... Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Çelikhane ve Haddehane (Sıvı Çelik Üretimi 4.000.000 ton/yıl, Sıcak Haddeleme Kapasitesi 3.500.000 ton/yıl) projesi ile ilgili olarak verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, hükme esas alınan bilirkişi raporunun içeriğinde bir kısım olumsuz tespitler bulunmakla birlikte sonuç olarak ÇED Olumlu kararının yerinde olduğuna ilişkin kanaat belirtilmesine rağmen İdare Mahkemesince belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de bu gerekçelerin bilirkişi raporunda öngörülen hususlar çerçevesinde ÇED raporunu ve dava konusu işlemi kusurlandıracak nitelikte olmadığı, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin ÇED raporunda yer verilen önlem ve taahhütlerin yerine getirilmesi kaydıyla hukuken kabul edilebilir seviyelerde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, söz konusu proje hakkında verilen dava konusu "ÇED Olumlu" kararı hukuka uygun olduğundan, Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.