WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 4. DAIRE

A- A A+

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/1565 E.  ,  2025/813 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1565
Karar No : 2025/813

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER)
1- ... ... 6- ...
7- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir İli, Karaburun İlçesi, ... Dağı, ... Tepe,..., ..., ..., ... Mevkiinde... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak GES (99,9999 MWe/99,9999 MWp/99,9999 MWm-Toplam:118,9 ha)" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, ziraat mühendisi, makine mühendisi, orman mühendisi, jeoloji mühendisi ve iki biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu "ÇED Olumlu" kararına konu İzmir İli, Karaburun İlçesi,..., ..., ..., ..., ..., ... Mevkii sınırları içerisinde yapılması planlanan Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak GES (99,9999MWe/99,9999 MWp/99,9999 MWm-Toplam:118,9 ha) projesinin yürütüleceği alanın "Özel Çevre Koruma Bölgesi" içerisinde ve "Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak tescil edilen alanda yer aldığı, alanda daha önce kurulan ve Güneş Enerji Santralleri ile işleyiş ve kuruluş yeri seçimi açısından farklı değerlendirme koşulları gerektiren tesisler niteliğinde bulunan Rüzgar Enerji Santralleri nedeniyle alanda, vejetasyon kaybı, su drenajının değişmesi ve toprağın ısınmasına bağlı toprak mikrobiyolojisi ile ilgili faaliyetlerin etkilenmesi gibi sonuçların ortaya çıktığı ve halen alanda işletilen Rüzgar Enerji Santrali türbinleri ile dava konusu proje kapsamında kurulması planlanan Yardımcı Kaynak Güneş Enerji Santrali panellerinin ortaya çıkan vejetasyon kaybını artıracağı, Güneş Enerji Santrali panellerinin ve bunlarla ilgili tesislerin geniş alanlarda bitki örtüsünün kaldırılmasını ve yüzey tesviyesini gerektirmesi ve son derece kırılgan ve hassas ekosistemler ile çevrili proje alanının tarım ve hayvancılığın yürütüldüğü alanları da kapsaması nedeniyle endemizm oranı yüksek dava konusu alana her iki tesisin birden etkisinin büyük olacağı ve dava konusu projenin ekosistem, biyoçeşitlilik ve habitat kaybına, bozulmasına ve parçalanmasına neden olacağı, buna karşın, nihai ÇED raporunda endemik türlerle ilgili alınması önerilen tedbirlerin reel ve uygulanabilirlikten uzak olduğu, nihai ÇED raporunda, fauna açısından 2022 yılı Eylül ayında iki gün çalışma yapılmasının, söz konusu çalışmaların farklı mevsimlerde yapılmamasının, bölgenin faunasını belirlemek için yetersiz kaldığı, yalnızca omurgalı türlerin belirlenerek omurgasız hayvanların belirlenmemesinin, gösterge bir grup kabul edilen gündüz kelebeklerinin hiç incelenmemesinin ve bölgenin biyolojik çeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılmamasının bir eksiklik olduğu, yine tozlaşma gibi üstlendikleri önemli işlevler açısından önem taşıyan gruplardan olan arılardan hiç bahsedilmediği ve proje alanında endemik bir tür olan Anaftololacertaanatolica için uygun bir tür koruma eylem planı bulunmadığı, habitat kaybı, parçalanması ve değişimlerine neden olacak dava konusu proje nedeniyle doğal ortam ve habitatta meydana gelen değişimlerle ilgili nasıl bir önlem alınacağının belirtilmediği, çevresinde yoğun bir ışık yansıması yaratacak ve atmosferik ısıl dengenin bozulmasına neden olacak dava konusu Güneş Enerji Santralinin kuşlara ve böceklere etkilerinin incelenmediği, sahanın kuş göç yollarına yakın olmasının önemli bir çevresel faktör olduğu, Rüzgar Enerji Santrali ile dava konusu Güneş Enerji Santralinin birlikte kümülatif etkisinin bölgenin faunası, hayvan ekolojisi ve ekosistem bütünlüğünü bozacağı, ÇED dosyasında, projenin faaliyetinin sona ermesinden sonra, gerek topoğrafik gerekse bitki örtüsü bakımından proje sahasının eski haline nasıl getirileceği konusunda açıklama bulunmadığı, kuru derelerin gerek sahanın tesviyesi sırasında gerekse sonradan oluşacak erozyon ile meyilin yüksek olmasından dolayı malzeme ile dolmasının engellenmesi konusunda bilgi bulunmadığı, ayrıca dava konusu Güneş Enerji Santrali projesinin yapılmak istenildiği 7 alandan GES 2 ve GES 4 dışındaki tüm proje alanlarında eylemli orman niteliğinde olan ve dikili tarım arazisi vasfında bulunan, hem 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hem de 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında korunan zeytin ağaçları dikili özel ağaçlandırma sahasının bulunduğu, yine proje alanının mera vasfında olmasından dolayı koyun ve keçi şeklinde gezen sürü şeklinde hayvancılık yapmaya uygun olduğu, dava konusu projenin yapılması durumunda Güneş Enerji Santrali panellerinin araziyi tamamen kapayacağı, bu nedenle 2007 yılından bu yana aralıklı olarak dikimi yapılan, büyük ölçüde başarılı olduğu görülen ve Güneş Enerji Santrali projesinin yapılmasının planlandığı alanın büyük bir bölümünü oluşturan zeytinlik alanların yok olacağı ve tarımsal bütünlüğün bozulacağı, yöre halkının geçim kaynağı olan zeytin tarımının yapıldığı alanların azalmasına neden olacağı, ÇED dosyasında, Güneş Enerji Santrali proje alanlarının yarısından fazlasını kaplayan dikili tarım arazisi içinde bulunan söz konusu alanda özel ağaçlandırma projesi kapsamında 2007 yılından bu yana dikilen ve büyük ölçüde başarılı olduğu görülen anılan zeytinliklerin ne olacağı, bunların üzerine Güneş Enerji Santrali panellerinin nasıl yerleştirilebileceği konularında hiçbir açıklama ve önlemin veya bilimsel detaylı bir çalışmanın bulunmadığı, dava konusu alan içinde bulunan zeytin dikili alanların, zeytin ağaçları yokmuş gibi "marjinal arazi" olarak değerlendirildiği ve bu kapsamda Güneş Enerji Santrali projesinin yapılmak istenildiği, halbuki Rüzgar Enerji Santrali projesi kapsamındaki rüzgar türbinlerinin çok büyük bir alanda etkilenecek tarım alanı olmadığı ve projenin bu alternatif alanlarda yapılmasının mümkün olduğu, Güneş Enerji Santrali projesinin yapılmasına uygun olan ve ekili-dikili tarımsal üretimin bulunmadığı "marjinal arazi" özelliğinde bulunan, dava konusu Güneş Enerji Santrali proje alanı dışında alternatif alanların yer aldığı, bu durumun ÇED dosyasında değerlendirilmemesinin büyük bir eksiklik olduğu, yöre halkının tek geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğu ve dava konusu projenin gerçekleştirilmesi planlanan alan dışında alternatif alanların bulunduğu göz önüne alındığında, projenin, dava konusu alanda planlanmasında kamu yararı bulunduğundan söz edilmeyeceği anlaşıldığından, "Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak GES" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, dava konusu projeyle ilgili kurum görüşlerinin olumlu olduğu, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilmesi için alınacak önlemlerin çevre mevzuatı çerçevesinde modelleme çalışmalarıyla desteklendiği, yapılan tüm hesaplamaların ve incelemelerin yeterli düzeyde veri, bilgi ve belgeye dayanması nedeniyle ÇED raporu ve eklerinin uygun olduğu değerlendirilerek ÇED Olumlu kararının verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu proje alanını da kapsayan (ana proje olan) "Karaburun RES" projesiyle ilgili açılan davada hükme esas alınan bilirkişi raporuyla bakılmakta olan davadaki bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, dolayısıyla Mahkemece bu çelişki giderilmeden ve dosyaya sunulan uzman raporları değerlendirilmeden karar verildiği, ilgili kurumların görüşleri ile uzman raporları dikkate alındığında, dava konusu ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozularak, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından İzmir İli, Karaburun İlçesi,..., ...,..., ..., ..., ... Mevkiinde 7 adet GES alanında 181.818 adet panelden oluşan "Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak GES (99,9999 MWe/99,9999 MWp/99,9999 MWm-Toplam:118,9 ha)" projesinin yapılmasının planlanması üzerine ÇED raporu hazırlanarak davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde söz konusu projeyle ilgili olarak ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği"nin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
13/02/2009 tarih ve 2009/7 sayılı "ÇED Yönetmeliği Uygulamaları" konulu Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü Genelgesinde; "...Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararları hakkındaki yürütmenin durdurulması/iptal kararları, hakkında ÇED Olumlu Kararı verilen ÇED Raporunun bir ya da birkaç bölümüne ilişkin ise ve yürütmenin durdurulması/iptal kararı, ÇED Raporunun diğer bölümlerini olumsuz yönde etkilemiyor, yani Kararın tümünün yeniden ele alınıp değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED Raporunun hazırlanmasına ilişkin tüm sürecin en baştan tekrarlanmasına gerek bulunmamaktadır.
Böyle bir durumda uygulamanın 'yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak, sadece eksik veya yetersiz görülen kısımların yeniden düzenlenerek hazırlandığı ÇED Raporunun Bakanlığa sunulmasını müteakip, Bakanlıkça bir toplantı tarihi belirlenerek, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tekrar toplanır ve komisyonca değerlendirilir. Yapılan düzenlemelerin yeterli görülmesi halinde ÇED Raporu Komisyonca nihai edilir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanarak tutanak altına alınır. Bakanlık, proje ile ilgili olarak ÇED Olumlu ya da ÇED Olumsuz Kararını verir. Bu kararı, proje sahibi ile ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirir. Valilik, alınan kararın içeriğini, karara esas gerekçelerini uygun araçlarla halka duyurur.' şeklinde yapılması" düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Yönetmeliğin 7. maddesi kapsamındaki bir projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve dolayısıyla projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten ÇED Olumlu kararı alınmadıkça, projenin uygulanamayacağı açıktır.
Diğer taraftan, anılan Genelgeye göre yapılması planlanan projeyle ilgili verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada, Mahkemesince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, ÇED Olumlu kararının dayanağı ÇED raporunun bir veya birkaç bölümüne ilişkinse ve ÇED raporunun tamamını kusurlandırmıyorsa, ÇED raporunun yetersiz görülen bu kısımları yeniden düzenlenmek suretiyle davalı idareye sunulması üzerine, Yönetmelikte öngörülen ÇED sürecinin en başından işletilmeyerek değerlendirme yapıldığı anlaşılmakta olup, davalı idare tarafından söz konusu projeyle ilgili revize ÇED raporu hakkında ikinci bir ÇED Olumlu kararının verilmesi ile ilk ÇED Olumlu kararının, zımni olarak geri alındığının ve dolayısıyla hukuken uygulanamayacağının kabulü gerekmektedir. Nitekim, söz konusu projeyle ilgili ilk "ÇED Olumlu" kararının hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, revize edilen ÇED raporuna istinaden verilen ikinci "ÇED Olumlu" kararının da hukuken geçerli olduğu dikkate alındığında, aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta; İzmir İli, Karaburun İlçesi, ..., ..., ..., ..., ..., ... Mevkiinde... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan "Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak GES (99,9999 MWe/99,9999 MWp/99,9999 MWm-Toplam:118,9 ha)" projesiyle ilgili verilen ... tarih ve ... sayılı ÇED Olumlu kararının iptali istemiyle ...İdare Mahkemesinin E:... ve E:... sayılı dosyalarında açılan davalarda, Mahkemenin ...tarih ve E:..., K:...; ... tarih E:..., K:... sayılı iptal kararları sonrasında (Bakanlığın internet sayfasının (eced-duyuru) incelenmesinden) yukarıda yer verilen Genelge uyarınca, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının gerekçesinde yer verilen ÇED raporundaki eksik ve yetersiz görülen kısımların revize edildiği belirtilerek, ÇED raporunun davalı idareye sunulması üzerine, "Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak GES (99,9999 MWe/99,9999 MWp/99,9999 MWm-Toplam:118,9 ha)" projesiyle ilgili 17/12/2024 tarihinde ilana çıkarılan (yeni bir) ÇED Olumlu kararının verilmesiyle aynı projeyle ilgili iki farklı "ÇED Olumlu" kararının birlikte uygulanma olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, dava konusu "ÇED Olumlu" kararının zımni olarak geri alındığının kabulü gerekmekte olup, gelinen aşama itibarıyla bakılmakta olan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam ...TL yargılama giderleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen...TL vekalet ücretinin, (Mahkeme aşamasında davacı lehine vekalet ücreti hükmedildiğinden, tahsilatta mükerrerliğe yol açmayacak şekilde) davalı idareden alınarak vekil ile temsil olunan davacıya verilmesine,
4. Davalı idarece yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam...TL
yargılama giderinin davalı idare üzerinde, davalı yanında müdahiller tarafından yapılan ...TL yargılama giderlerinin ise anılan müdahiller üzerinde bırakılmasına,
5. Artan posta avanslarının istemleri halinde davacıya ve davalı idareye verilmesine,
6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.