Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1260 E. , 2025/2469 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1260
Karar No : 2025/2469
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, ... - ... Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... ada ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazı da kapsayan alanda yapılan ... ili, ... ilçesi, ... Köyü arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım vatandaşlara tahsis edilmesi nedeniyle toplulaştırma işleminde kamu ortak kullanım payı (KOKP) oranının yanlış hesaplandığı, dava konusu toplulaştırma işleminde, ilgili mevzuat hükümlerine, toplulaştırmanın amacına, ilkelerine, kamu yararına ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesi kararının gerekçesi oluşturan drenaj kanalının mülkiyetinin büyük bir kısmının kendilerine ait olduğu, kalan kısmında da kamulaştırma işleminin yapıldığı, kanal güzergahının kamu ortak kullanım paylarından karşılanması durumunda kesinti miktarının artacağı, bu nedenle maliklerin mağdur olacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından ... ili, ... ilçesi, ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, her ne kadar İdare Mahkemesince, arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım vatandaşlara tahsis edilmesi nedeniyle toplulaştırma işleminde kamu ortak kullanım payı (KOKP) oranının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının hissedarı olduğu ve dava konusu edilen ... ada ... nolu kadastro parselinin toplam alanının 101.270,89 m² olduğu ve bu parselin alanının tamamının toplulaştırma işlemine dahil edildiği, davacının bu parselde 1593/70400 hisse oranı ve bu hisse oranına karşılık toplam 2.291,54 m² pay ile hissedar olduğu, dava konusu toplulaştırma işleminde 0,024536 olarak hesaplanan KOKP oranında toplam 56,23 m² kesintisi yapıldıktan sonra davacının 2.235,32 m²’lik hakedişinin kaldığı, davacının bu hakedişine karşılık toplulaştırma işleminde belirlenen parsel dönüşüm katsayıları dikkate alınarak yapılan tahsisler sonucunda davacıya 2.216,91 m²’lik alanın tahsis edildiği, dava konusu toplulaştırma işleminden önceki kadastro durumu ile dava konusu toplulaştırma işlemine ait blok planlar doğrultusunda yapılan parselasyon işlemi sonucunda oluşturulan parselasyon planının üst üste çakıştırılması neticesinde ise dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya gerçek alan üzerinden tahsis edilen toplam 2.216,91 m²’lik alanın 2.154,80 m²’lik bölümünün, dava konusu olan ... ada ... nolu parselin üzerine, 62,11 m²’lik bölümünün ise toplam 111.286,81 m² alana sahip "kanal" niteliğinde oluşturulan bir parsel olan ... ada ... sayılı parselden tahsis edildiği dikkate alındığında; davacının dava konusu eski ... ada ... sayılı parselinden gelen hak edişinin tamamının söz konusu parselin bulunduğu alanda toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan ve davacının eski parseline karşılık yeni oluşturulan ... ada ... sayılı taşınmazın eski kadastral parsel üzerinde oluşturulduğu ve davacıya ait zeytin bahçesinin olduğu yerde korunduğu, tahsisinin davacıya yapıldığı taşınmazın tarla vasfında olduğu ve birlikte hissedar olduğu kişiler ile davacının paydaş duruma getirildiği, dava konusu kadastral parsel ile kendisine tahsis edilen parsellerin aynı fizyografik birim ve topoğrafya üzerinde bulundukları, bu parsellerin aynı arazi ve toprak karakteristiklerine sahip olduklarından bu parsellerin tarımsal verimliliğinin eşdeğer düzeyde olduğu anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminde anılan parsel yönünden toplulaştırma amacı ve ilkeleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!