Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/3158 E. , 2025/695 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3158
Karar No : 2025/695
DAVACI : ... vasisi ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. Dr. ...
3- ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca; "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına; ancak, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son derecesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca, brüt aylığının 1/2'si oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 27/05/2015 günlü, 2015/117 sayılı kararıyla;
2. Anılan kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinde yer alan; ''Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlayanlara uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir.
Yukarıdaki fiiller Devlet ya da kişileri zarara uğratmış yada hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası da verilebilir.'' hükmünün iptaline;
3. Dava konusu disiplin kurulu kararından kaynaklanan maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İşbu davada; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 21/06/2016 günlü, E:2016/2954, K:2016/5485 sayılı kararıyla;
Dairenin 02/12/2015 günlü, E:2015/25964, K:2015/7815 sayılı "dilekçe ret" kararının, 18/03/2016 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine yasal süresi içerisinde (24/03/2016 tarihinde) yenilenen dilekçede, reddedilen dilekçedeki istem aynen tekrarlanarak, Tüzük'ün veya ilgili maddesinin iptalinin istenildiği ve dilekçenin "davanın konusu ve talep" kısımlarında iptali istenilen maddelerin açıkça belirtilmediği; yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2018 günlü, E2017/563, K:2018/3076 sayılı kararı ile; "Dava dosyası içeriğinden; davacı tarafından sunulan ilk dilekçenin Danıştay Onaltıncı Dairesinin 02/12/2015 tarih ve E:2015/25964, K:2015/7815 sayılı kararıyla, 2577 sayılı Yasanın 3. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, dilekçe ret kararının 18/03/2016 gününde davacıya tebliğ edildiği; davacının, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri gereği sahip olduğu 30 günlük süre içerisinde, öncelikle 24/03/2016 gününde yenileme dilekçesi sunduğu; daha sonra da 30/03/2016 günlü ek beyan dilekçesi sunarak açıkça Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemine yer verdiği anlaşılmıştır.
Bu duruma göre, 18/03/2016 günü tebliğ edilen dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafın 2577 sayılı Kanunun 15.maddesinde yer alan otuz günlük süre zarfında 30/03/2016 gününde kayda giren ek beyan dilekçesinde, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemine yer verdiği anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca verilen davanın reddine ilişkin temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır. " gerekçesiyle Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Diresinin kararı bozulmuştur.
Anılan karara karşı, davalı İçişleri Bakanlığının karar düzeltme yoluna başvurması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/11/2019 günlü, E2019/472, K:2019/5645 sayılı kararı ile karar düzeltme istemi reddedilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Kanun'da suç olarak düzenlenmeyen bir hususta Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne dayanılarak ceza verilemeyeceği, Anayasa Mahkemesinin Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesini iptal etmesi nedeniyle dava konusu Tüzük'ün yok hükmünde olduğu, anılan durumun Anayasa'nın 38 ve 128. maddelerine de aykırı olduğu; zira kanuni dayanak olmadan suç ihdas edilip ceza verilemeyeceği; Tüzük'ün 12. maddesinin memuriyetten ilişiğin kesilmesi sonucunu doğurabilecek kadar ağırlaşabilen bir müeyyide öngörmesinin "ölçülülük" ilkesine aykırı olduğu; ayrıca, 15 yıllık eğitim 30 yıllık kariyeri olmak üzere toplam 45 yıllık emeğinin yasal dayanağı bulunmayan bir nedenle "Memur güvenliği" çiğnenmek suretiyle cezalandırılması nedeniyle yok sayıldığı, konu ile ilgili, 2013 yılı Ağustos ayında başlatılan polis başmüfettişleri V.Y. ile F.T.A tarafından düzenlenen ve Emniyet Genel Müdürlüğünce de uygun görülen soruşturmada kendisine herhangi bir kasıt, kusur veya ihmaline dair tespite yer verilmediği gibi isminin soruşturmada geçmediği halde hukuk yolları zorlanarak yeniden başka müfettiş görevlendirildiği ve dosyanın iadesine karar verildiği; yeni atanan Mülkiye Başmüfettişleri S.K. ile A.K'nin 9 adet eski yer gösterme cihazı ile çalışır vaziyetteki 4 adet yer gösterme cihazının imhası söz konusu olmasına ve bu cihazların tamamının kendisinden sonra göreve başlayan istihbarat daire başkanı E.D. tarafından imha edilmesine rağmen; sadece Şırnak ilinden gelen bir cihazın kendisi tarafından imha edildiği ileri sürülüp mevcut istihbarat daire başkanının korunduğu, ilgili hakkında hiçbir işlem tesis edilmediği,
Aleyhine olan deliller toplanmasına rağmen lehine olan delillerin toplanmaması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı,
07/06/2010 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına atandığı; 03/05/2013 tarihinde de anılan görevden ayrıldığı; disiplin kurulu kararının ise 27/05/2015 tarihinde verildiği dikkate alındığında; 2 yıl 24 gün sonra ceza verilmesi nedeniyle 2 yıllık ceza verme zamanaşımının söz konusu olduğu,
1 ve 6 aylık soruşturma zamanaşımı süresi içinde kendisi hakkında işlem tesis edilmediği,
Eksik tanzim edilen dosya üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu; aynı dönemle ilgili kendisi hakkında "Denetim yapmamaktan" ceza verildiği; bu haliyle bir suçtan iki ceza verilmez kuralının defalarca ihlal edildiği,
İmha tutanakları ile ilgili yazılı veya sözlü herhangi bir emrinin bulunmadığı da dikkate alındığında işlenen fiil ile verilen cezanın ölçülü olmadığı; geçmiş hizmetleri dikkate alındığında kendisi hakkında alt ceza uygulanması gerektiği halde uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu;
Fiil hakkında hatalı maddenin tatbik edildiği, isnad edilen fiil işlenmiş olarak kabul edilse bile anılan Tüzük'ün 13. maddesi çerçevesinde işlem yapılabileceği; aksi durumun "ölçülülük" ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağı,
Ceza verilen fiilden savunmasının alınmadığı; bu durumun Anayasa'nın 129. maddesi ile 657 sayılı Kanun'un 129 ve 130. maddelerine aykırılık teşkil ettiği,
Bilirkişi raporu alınmadan ve cihazların teknik özellikleri, ekonomik ömürleri ile verimli olup olmadıkları tespiti yapılmadan karar verilmesinin adaletsizliğe neden olduğu, denetlemeye dair Yönetmelik'te yer verilen yükümlülüklerini yerine getirdiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından; İptali talep edilen disiplin cezasına ilişkin olarak; "İstihbarat Dairesi Başkanlığı Merkez ve Taşra teşkilatlarında kullanılan cihazlarla ilgili hiçbir mantık ve istihbarat metot ve teknikleriyle bağdaşmayan imha işlemleri gerçekleştirildiği, 2010 yılında imha tutanakları tutulmasına rağmen bazı cihazların sonradan imha işlemine tabi tutulduğu” iddiaları üzerine İstihbarat Dairesi Başkanlığınca Bakanlık Makamından alınan onay üzerine başlatılan soruşturma sonucunda getirilen teklif doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği savunulmaktadır.
Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; Davacının 2014 yılında kendi isteği ile emekli olduğu, 23/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 29/10/2016 tarihinde de 675 sayılı KHK ile rütbelerinin alındığı; işlemin tesis edilmesinden 6 yıl sonra talepte bulunmasının hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, 15. madde tatbiki noktasında idareye takdir yetkisi tanındığı, davacının savunma hakkının kısıtlanmadığı; bu anlamda Anayasa'nın 129. maddesi ile 657 sayılı Kanun'dan doğan savunma hakkının davacıya tanındığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline, maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava 1. Sınıf emniyet müdürü olan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ancak, öğrenim durumu itibari ile yükselebileceği kadronun son derecesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca cezasının brüt aylığının 1/2'si oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 12. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali isteminin incelenmesi:
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, emniyet örgütünde çalışan her sınıftan memura verilecek disiplin cezalarını gerektiren eylem, işlem tutum ve davranışlarla cezaların derece ve miktarının Tüzükte gösterildiği belirtilmiş; 12. maddesinde, "Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlayanlara uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir.
Yukarıdaki fiiller, Devlet veya kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası da verilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarihli ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "...disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
08/03/2018 tarihli ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..."; "Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan hukuki süreç dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan uzun süreli durdurma cezasının dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş kabul edileceğinin kurala bağlandığı görülmektedir.
Bu durumda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dava konusu 12. maddesinde, "herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok etmek, ortadan kaldırmak ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek, başkasına zarar vermek üzere kullanmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek, sistemin işlemesine engel olmak ya da yanlış biçimde işlemesini sağlamak" uzun süreli durdurma ve meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller olarak düzenlenmiş olup, anılan düzenlemenin, polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı, ayrıca polislik mesleğinin niteliği dikkate alındığında, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu anlaşıldığından, anılan Tüzüğün 12. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve... sayılı kararının incelenmesi:
Dava konusu işleme esas soruşturma raporu ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde; Davacının istihbarat Dairesi başkan vekili olarak imzaladığı yazı ile uzun zamandır kullanılmaları ,teknolojik açıdan verimliliğini yitirmeleri ve istihbari niteliği itibariyle imhasanın yapılması talep edilen 468 adet demirbaş malzemeden 1 adet IMSI Catcher isimli cihazın ve Signet cihazının imha edilmeyerek kullanıma verildiği ve taşınır mal yönetmeliğine aykırı olarak sonradan imha işlemine tabi tutulduğu ve belirtilen durumlardan davacının da haberdar olduğu tüm dosya kapsamında ki ifade ve diğer belgelerin incelenmesinden anlaşılmakla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ancak, öğrenim durumu itibari ile yükselebileceği kadronun son derecesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca cezasının brüt aylığının 1/2'si oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası gereğince ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesi uyarınca; "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına; ancak, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son derecesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca, brüt aylığının 1/2'si oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü,... sayılı kararının, anılan kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinde yer alan; ''Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlayanlara uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir.
Yukarıdaki fiiller Devlet ya da kişileri zarara uğratmış yada hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası da verilebilir.'' hükmünün iptali ile dava konusu disiplin kurulu kararından kaynaklanan maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinde yer alan, "belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır...";
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 8/5-ç-11. maddesinde de "belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek" fiili, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
I - Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi :
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve Anayasa'nın 153. maddesinin 3. fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası gereğince, anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır.
II - Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde,
"Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,
başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Yukarıda aktarılan hükümle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açık bir şekilde düzenlenmiştir.
Soruşturma dosyası kapsamında yer alan ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü yazısına göre; İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan davacının 07/06/2010 tarihinde anılan göreve başladığı, 02/05/2013 tarihinde de görevden ayrıldığı; dava konusu disiplin cezasının ise, iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı tesis edildiği görülmüştür.
Bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde öngörülmüş olan iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresi içinde tesis edilmeyen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
III- Dava konusu disiplin kurulu kararından kaynaklanan maddi kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesinin değerlendirilmesi:
Davacı hakkında, dava konusu işlem tesis edilmeden önceki tarihte verilmiş bir meslekten çıkarma kararının olmaması ve işbu dosya kapsamında verilen dava ret kararı üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 07/06/2018 günlü, E2017/563, K:2018/3076 sayılı bozma kararı uyarınca süresinde verildiği kabul edilen ve 30/03/2016 tarihinde kayda giren ek beyan dilekçesinde maddi hakların faiziyle birlikte ödenmesi istemine de yer verildiği dikkate alındığında, davacının, maddi kayıplarının 30/03/2016 tarihinde kayda giren ek beyan dilekçe tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
IV- Yargılama giderleri yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Davaya konu düzenleyici işlem hakkında davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de bu husus, davalı idarenin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacaktır. Zira, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesine yönelik olarak açılan başka bir davada Danıştay İkinci Dairesinin 11/01/2023 günlü, E:2021/9317, K:2023/110 sayılı kararıyla; dava konusu edilen Tüzük'ün 12. maddesinin bireysel işlem yönünden yapılan değerlendirmesinde hukuka uygun bulunduğu, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/03/2024 günlü, E:2023/3071, K:2024/718 sayılı kararıyla onandığı görülmüştür.
Sonuç olarak, başka bir davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Yönetmelik hükmü yönünden davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 12. maddesinde yer alan; ''Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlayanlara uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir.
Yukarıdaki fiiller Devlet ya da kişileri zarara uğratmış yada hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası da verilebilir.'' hükmünün iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davacının, anılan madde uyarınca, "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına; ancak, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son derecesinde bulunduğundan, 657 sayılı Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca, brüt aylığının 1/2'si oranında kesilmesi suretiyle uygulanmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararının İPTALİNE,
3. Dava konusu işlemden kaynaklanan maddi kayıplarının, 30/03/2016 tarihinde kayda giren ek beyan dilekçe tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ÖDENMESİNE,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine; ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğüne verilmesine oyçokluğuyla,
5. Aşağıda dökümü yer alan ve davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan...-TL' nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine oyçokluğuyla,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/02/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, davacının Tüzük maddesinin iptali istemi yönünden davada haksız çıkan taraf olmadığı ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan, yargılama giderlerinin kısmen davacı üzerinde bırakılması yönünden, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!