WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1514 E.  ,  2025/795 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esa No : 2021/1514
Karar No : 2025/795

DAVACI : ... Vasisi ...

DAVALILAR : 1- ...
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri...

2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

DAVANIN KONUSU: 1. Sınıf Emniyet Müdürü olan davacının; personele, çalışmalara, hizmette kullanılan taşıt, araç ve malzemelere yönelik, "Denetim görevini yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından, dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

DAVACININ İDDİALARI : 2014 yılına kadar hakkında herhangi bir disiplin veya adli cezayı gerektiren inceleme ve soruşturma yapılmadığı, lehine olan delillerin toplanmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, kurulun disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, bu nedenle bakanlık yüksek disiplin kurulunca işin esasına girilmeden dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği, aksi yönde işlem tesisinin açıkça hukuka aykırı olduğu, disiplin kurulunun hatalı oluştuğu, suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi ile diğer temel ilkelere aykırı hareket edildiği, aynı eylemden dolayı 4 kez ceza verildiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3. maddesinin anayasal ilkelere, 657 sayılı Kanun'a ve 3201 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ve iptali gerektiği, Tüzüğün dayanağı olan maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, sadece EGM İstihbarat Daire Başkanı olduğu için genel sorumlu tutularak mağdur edildiği, kendisinin defalarca denetim yaptığı ve astlarına da denetim yaptırdığı, Mülkiye ve Polis Teftiş Kurulu Başkanlıklarından gelen müfettişlerin de tüm iş ve işlemler üzerinde defalarca denetim yaptığı, yapılan denetimlerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediği ve yapılan açıklamalar makul bulunarak iş ve işlemlerin usul ve hukuka uygunluğuna işaret edilerek durum tespiti yapıldığı, yıllarca denetim yapan müfettişlerin doğal karşıladığı bir hususun herhangi bir mevzuata dayanılmadan yapılan kişisel bir yorumla genel uygulamada sanki bir kusur varmış gibi suç ve suçlu üretildiği, istihbarat birimlerinin böcek tabir edilen cihazları görevleri gereği kullandığı, bu cihazların çoğu zaman tek kullanımlık olduğu ve geri alınmamak üzere ilgili yere bırakıldığı, bu cihazların sarf malzemesi olduğu için normalde demirbaşa kaydedilmediği, dolayısıyla demirbaşa kaydı gerekmeyen bir malzemenin ilgili personelce demirbaşa kaydedilmediğinden bahisle ve kendisinin bu konuda gerekli denetimi yapmadığı gerekçesiyle yüklenen suçlamanın kabul edilemez olduğu, soruşturmanın dayandırıldığı faturanın fotokopi olduğu, ihbarın sahte olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI: İçişleri Bakanlığının tarafından; davacı hakkında, İstihbarat Dairesi Başkanlığı Merkez ve Taşra Birimleri Kuruluş Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 13/1-ç maddesindeki "personele, çalışmalara, hizmette kullanılan taşıt, araç ve malzemelere yönelik denetimlerde bulunmak" görevini layıkıyla yerine getirmemek suretiyle "denetim görevini yerine getirmemek" iddiası ile ilgili olarak düzenlenen soruşturma dosyasında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi kanaati bildirilmiş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dava konusu işlemin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğramış fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması ve eylemin tespitinin yapılmasını idare yönünden yasaklayıcı bir mevzuat hükmünün de bulunmaması karşısında, davacı hakkında işlediği iddia edilen ve disiplin soruşturmasına konu edilen fiiller ile ilgili olarak gerekli tespit ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra fiilin işleniş tarihi de dikkate alınarak idarece davacıya uygulanacak cezanın, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile ceza uygulanmaksızın dosyanın işlemden kaldırılması yönünde tesis edilen bir işlem olduğu, söz konusu işlemin bir disiplin cezası olmadığı, bununla birlikte bu tespitin yapılmasının bazı durumlarda kusur tespitinde önem arz ettiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin yeni bir düzenleme yapılana kadar yürürlükte olduğu savunulmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinin hukuka uygun olduğu, Tüzüğün hukuki dayanağı olmadığı yönündeki iddiaların yersiz olduğu, disiplin cezasının da hukuka uygun ve yerinde olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, dava konusu bireysel işlemin ise iptali gerektiği; Tüzüğün dayanağı maddenin Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle yargılama giderlerinin tamamının davalı idareler üzerinde bırakılması gerektiği düşünülmüştür.

DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : 1. Sınıf Emniyet Müdürü olan davacının, personele, çalışmalara, hizmette kullanılan taşıt, araç ve malzemelere yönelik, "Denetim görevini yerine getirmemek'' fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-3 maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin verilen İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-3 maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesi ve içeriğinin incelenmesinden bakılan uyuşmazlıkta, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptali istenilmesine karşın, dilekçenin netice ve talep kısmında sehven İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ibaresine yer verildiği, ancak bu kararın iptali istemiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 2016/27621 esasında dava açıldığı görüldüğünden bu durum aykırılık olarak görülmeyerek esasa ilişkin düşünce verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılarak emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları yeniden düzenlenmiş, bilahare bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun da 08/03/2018 günlü ve 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, uygulama imkanı kalmayan dava konusu Tüzük hükümlerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin işlemlerinin gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş olunacağı addolunarak, verilmiş idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesinin 3201 sayılı Kanuna ilişkin verdiği iptal kararının, disiplin tüzüğü uyarınca verilmiş disiplin cezalarını etkileyici bir yönünün bulunmadığı görülmüş; bu nedenle davacının disiplin cezasının yasal dayanağı bulunmadığı yolundaki iddiasına da itibar edilmemiştir.
Davanın bireysel işleme ilişkin kısmına gelince:
Davacı hakkında tesis edilen işlem, her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması ve davalı idarenin davacı hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında, davacının menfaatini etkileyen ve idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından işin esası incelendi.
Dava konusu, işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-3 Maddesinde, denetim görevini yerine getirmemek fiilinin 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektireceği belirtilmiştir. Öte yandan, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ve 7068 sayılı Kanunun 8. maddenin 4/a-2 bendinde, yine aynı şekilde, denetim görevini yerine getirmeme eylemi 4 ay kısa süreli durdurma cezası verilecek fiiller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun zamanaşımını düzenleyen 127. maddesinde ise, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği taktirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmış olup, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uyulması zorunlu süre olduğundan, fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra disiplin cezası verilemeyeceği açıktır.
Olayda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının üzerine atılı suçun sübuta erdiği ve fiilin işlendiği tarih itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, ceza verme zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/A-3 maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, bireysel işlemin iptali istemi yönünden ise davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
1. Sınıf Emniyet Müdürü olan davacının; personele, çalışmalara, hizmette kullanılan taşıt, araç ve malzemelere yönelik, "Denetim görevini yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi uyarınca "4 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde; "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3. maddesinde yer alan; "Denetim görevini yerine getirmemek" fiili, kısa süreli durdurma cezalarını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..." hükmüne,
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un m.8/4-(a)-2- maddesinde, "Denetim görevini yerine getirmemek" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi kısa süreli durdurma cezalarını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu Tüzük yönünden :
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.

Bireysel işlem yönünden:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması yönünden objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu nedenle, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Uyuşmazlık konusu olan ve davacı hakkında tesis edilen işlemde, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Disiplin kurulu kararının verildiği tarihte, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacıya atfedilen soruşturma konusu eyleme yönelik ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğraması ve bu eylem nedeniyle verilen disiplin cezası (4 ay kısa süreli durdurma) için mevzuatımızda idari bir yaptırım belirlenmemesi karşısında; hukuki denetimin, fiilin işlendiği tarih dikkate alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespitiyle sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Bu durumda; dava konusu olayda Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerekirken, fiil hakkında değerlendirme yapılarak ve sübuta erdiği kanaati belirtilerek dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yargılama giderleri yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Davaya konu düzenleyici işlem hakkında davanın konusuz kaldığına karar verilmiş ise de, bu husus idarelerin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacaktır. Zira, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesine yönelik olarak açılan başka bir davada, Dairemizin 22/06/2022 günlü, E:2021/9936, K:2022/3814 sayılı kararında bireysel işlem incelenirken ilgili hüküm hukuka uygun bulunarak karar verilmiş, anılan karara yönelik taraflarca yapılan temyiz başvuruları Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/06/2023 günlü, E:2022/3489, K:2023/1432 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Sonuç olarak, başka davada verilen ve kesinleşen yargı kararıyla hukuka uygun olduğu kabul edilen Tüzüğün 6/A-3 maddesi yönünden davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği ve bu sebeple düzenleyici işlem yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-3 maddesi gereğince 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla tecziye edilmesi kanaati bildirilmiş ise de, 657 sayılı Kanun’un 127. maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının İPTALİNE,
3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan...TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinin davacıya iadesine;
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
7068 sayılı Kanun’un "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. ... " hükmüne yer verilmiştir.
Aktarılan mevzuat uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında bulunan personele, bu Kanun’dan önceki mevzuat esas alınarak verilmiş disiplin cezalarının, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilmiş sayılacağı; söz konusu disiplin cezalarının iptali istemiyle açılan davaların, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözüleceği açıktır.
3201 sayılı Kanun’da ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde ceza verme yetkisinde zamanaşımına ilişkin düzenleme yer almadığından, 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış ise de; 7068 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.” hükmü yer almış; 29. maddesinde de, zamanaşımına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
7068 sayılı Kanun özelinde; soruşturma yapılması için, fiilin disiplin amirince herhangi bir şekilde öğrenilmesi ve olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirilmesi gerekir. Bu aşamada verilecek kararın, şikayet edilen yönünden "lekelenmeme hakkı"; şikayetçi yönünden "şikayet hakkı"; disiplin amiri yönünden ise "görevin yerine getirilmesi" gibi hususlar açısından sonuçlar doğuracağı açıktır.
Anılan Kanun'da sayılan fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından herhangi bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren soruşturma ve eylemden itibaren ceza zamanaşımı süreleri işlemeye başlamaktadır. Soruşturmacı olayı araştırmak ve değerlendirmek, yetkili kılınan birim de karar vermek durumundadır. Soruşturmanın tamamlanmamasını öngören yasal bir kural bulunmamakta; soruşturmanın açılmasını engelleyen durum ise, "soruşturma zamanaşımı" olmaktadır. Ceza zamanaşımının idarenin ceza verme yetkisini kaldırdığı, soruşturmayı yapma, sürdürme açısından etkisinin olmadığını, zira soruşturma zamanaşımının başka bir müessese olduğunu da vurgulamak gerekir.
Öte yandan; "Masumiyet karinesi", kişilere soruşturma yapılmamasını isteme yönünde bir güvence sağlamamaktadır. Soruşturma açılması (soruşturma açılmasının hak kaybı yarattığı haller dışında) ilgilinin aklanmasını da içerdiğinden, tek başına lekelenmeme hakkını ihlal etmemekte, ilgili aleyhine kullanılan dil ve suç isnadı yapılıp, yapılmadığı önem kazanmaktadır.
Zamanaşımı, eylemin oluştuğu durumda devreye girdiğinden, eylemin sübut bulmadığının saptanması halinde, zamanaşımı değerlendirmesi yapılamayacağından, soruşturmada; fiilin sübuta erip ermediği soruşturulmadan, zamanaşımına uğranıldığının tespitinin yapılması ve soruşturmanın açılmaması veya açılmış soruşturmanın sürdürülmemesi mevzuata uygun olmayacaktır. Bu bakımdan, idarenin sübut incelemesi yapamayacağı iddiasının hukuksal dayanağı bulunmamaktadır.
Mevzuatta öngörüldüğü üzere idarece sübut incelemesi yapılarak işlem tesis edilmiş ve davacı da kendisine isnat edilen fiili işlemediğini ileri sürmüş olduğundan, uyuşmazlıkta öncelikle; disiplin cezası verilmesi gereken bir eylemin oluşup, oluşmadığı yönüyle hukuksal denetimin yapılması gerekir.
Diğer yandan, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, davacının Tüzük maddesinin iptali istemi yönünden davada haksız çıkan taraf olmadığı ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı da açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, bireysel işlem ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesinin iptali istemine ilişkin olarak verilen karar verilmesine yer olmadığı kararı nedeniyle yargılama giderlerinin kısmen davacı üzerinde bırakılması yönünden, çoğunluk kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
Dava konusu düzenleyici işlem yönünden; iptali istenilen Tüzük maddesinin, dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması, davanın esasının görüşülmesine engel oluşturmayacağından, düzenleme yönünden esastan karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu bireysel işlem yönünden ise; idarece yapılan soruşturma sonucunda davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-3 maddesi gereğince 4 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bir kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacağından zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Öncelikle belirtilmelidir ki bir memur hakkındaki disiplin soruşturması dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçları farklıdır. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu bireysel işlemde davacıya isnat edilen fiilin sübuta erip ermediği hususunda esastan inceleme yapılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; Dairece, düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar ile bireysel işleme yönelik "kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir" gerekçesine dayanan iptal kararına katılmıyorum.