WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

DANIŞTAY 2. DAIRE

A- A A+

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1249 E.  ,  2024/6474 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1249
Karar No : 2024/6474

DAVACI : ... adına vasi ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

DAVANIN KONUSU : 2. sınıf emniyet müdürü olan davacı tarafından;
1- Terörle Mücadele Daire Başkan Yardımcısı olarak görevli olduğu dönemde "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi,
2- Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; TEM Daire Başkanlığında 09/07/2013 tarihinden 23/12/2013 tarihine kadar M ve N Şube Müdürlüğünden sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı, bununla birlikte Belçika'da operasyonlarda ele geçirilen dokümanların, Diyarbakır Başsavcılığından talep yazısı olan ve EGM TEM Daire Başkanlığı Bölücü Terörle Mücadele B Şube Müdürlüğünce hazırlanan ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürü adına Emniyet Genel Müdür Yardımcısı imzalı yazıyı, geçici olarak görevinde bulunamayan Daire Başkanının yerine ''vekaleten'' imzaladığı için kendisinin dosyaya dahil edildiği, TEM Daire Başkanlığı B Şube Müdürlüğü kendisine bağlı olmadığından görev, yetki ve sorumluluk alanı itibarıyla bu soruşturma konusunda herhangi bir dahilinin, bilgisinin ve sorumluluğunun bulunmadığı,
''Yetkili yargı merci kararı ve talebi olmaksızın yani yasal olmayan yollardan elde edilen doküman'' iddiasının gerçek dışı olduğu, Belçika'da 2010 yılında PKK/KCK terör örgütünün yurt dışı ve mali alan yapılanmalarına yönelik operasyonlarda ele geçirilen dijital materyallerin, adli yardımlaşma kapsamında ülkemize getirildiği, ülkemize gönderilen verilerin kopyasının, Emniyet Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdür Yardımcısı imzalı resmi yazıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından talep edildiği ve aynı adli mercin ... günlü, ... Muh sayılı yazılı talimatıyla TEM Daire Başkanlığına incelenmek üzere teslim edildiği,

''OSLO X Mutabakat Taslagi. Doc'' isimli belgeye disiplin soruşturması oluru alındıktan yaklaşık 45 gün sonra erişildiği, anılan belgeye 06/05/2014 tarihine kadar erişilmediği, görevde olmadığı dönemde adli bilişim yöntemleri ile erişilen belgeye sanki önceden erişilmiş gibi rapor tanzim edilerek soruşturma yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği,
Cumhuriyet savcılarınca bizzat çalışmak, analiz yapmak ve değerlendirilmek üzere gönderilen dijital dokümanlar üzerinde B Şube Müdürlüğü görevlilerinin sadece emredileni yaptığı, bu verilerin, görevli ve yetkili personelin ulaşabileceği şekilde B Şube Müdürlüğünün bürosunun kullanımına sunulan sunucuya aktarılmasında bir ihmal ve usulsüzlük olmadığı, kendisi hakkındaki iddiaları ortaya koyacak herhangi bir somut bilgi ve belgenin bulunmadığı, "ortak server"ın, herkesin her bilgiye erişebildiği ve gizliliğin sağlanmadığı bir kullanım alanı olmadığı, bilakis gerekli gizliliğin sağlandığı, sadece TEM Daire Başkanlığı Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği ile kendilerine görev tevdi edilen birimlerin ve bu birimlerde görevli personelin işlem tesis edebildiği bir yapıda olduğu,
Savunma hakkının kısıtlandığı ve lehe olan delillerin toplanmadığı, eksik soruşturma yürütüldüğü, usulüne uygun ismen soruşturma onayının alınmadığı, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan soruşturma zamanaşımı süresinin aşıldığı, idarenin, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla dava konusu bireysel işlemin iptalinin gerektiği,
Müfettişler ve Yüksek Disiplin Kurulu tarafından kendisine ''... 09/07/2013 tarihine kadar M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olan davacının, TEM Daire Başkanına vekaleten imzaladığı yazı ile bu dijitallerin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilmesi yazısını imzaladığı, teslim için komiser G.D.'nin görevlendirildiği" şeklinde suçlama yöneltildiği, oysaki bu görevlendirmenin ilgili Yönetmelik'in verdiği yetki çerçevesinde tesis edildiği, ayrıca, kendisinin, 09/07/2015 -23/12/2015 tarihleri arasında M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu olduğu,
Verilerin kopyalanması işleminin, 05/08/2013'te başladığı ve 08/11/2013 tarihinde tamamlandığı, bu tarihte Daire Başkanlığına vekalet etmediği, B Şube Müdürlüğünün de kendi sorumluluğunda olmadığı, sorumluluğu dışında olan B Şube Müdürlüğünde görevli bir personeli nasıl gözetim görevi yapacağının anlaşılamadığı,
TEM Daire Başkanlığınca tesis edilen soruşturma konusu işlemlerde adli yargı kararının olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, zira yapılan iş ve işlemlerin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yazılı talimatları ile TEM Daire Başkanlığına iletildiği,
Eylemi bizzat yapan personel hakkında ceza tayinine mahal yoktur kararı verildiği, "server" üzerinde analiz çalışması yapmadığı halde kendisine dava konusu disiplin cezasının verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
N Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları A.A. ile H.G. tarafından hazırlanan rapor ve tespit tutanağının, gerçeğe aykırı tespitler içerdiği, bu kişiler, soruşturma kapsamındaki iş ve eylemlerden sorumlu olduğu halde bilgilerine dahi başvurulmadığı,
Cumhuriyet Savcısının bilgisi ve emri ile üzerinde doküman incelemesi yapılmak üzere TEM Daire Başkanlığına gönderilmiş olan verilerin, TEM Daire Başkanlığının genel çalışma sistematiği içerisinde sadece B Şube Müdürlüğüne ait yetkili personelin tanımlama yapıldığı sunuculara konulmasına, bilgileri kopyalamış olan asıl kişi olmamasına ve bu işlemleri gerçekleştiren Şubeden sorumlu olmamasına rağmen kendisi hakkında ''Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak'' fiilini işlediğinden bahisle işlem tesis edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği,
İddia edildiği üzere bilgi ve belgelerin açıklanması söz konusu ise, bu bilgi ve belgelerin açıklandığı ileri sürülen kişilerin de mevcut olmasının gerektiği, ancak dosya kapsamında bu konuda herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı, yine açıklamanın hangi yöntemle gerçekleştirildiği konusunda da herhangi bir delil sunulmadığı, bilgilerin; TEM Daire Başkanlığı "ortak server"ında sadece B Şube Müdürlüğüne tahsis edilen alana konulmasının, Tüzük'ün 8/13. maddesi kapsamında gizli bilgi ve belgelerin görevli ve yetkili olmayan kişilere açıklanması olarak kabul edilemeyeceği, verilen cezanın, işlendiği iddia olunan eyleme uygun olmadığı ve ''suçta tipiklik ilkesi''nin ihlal edildiği,
Tüzük'te düzenlenen fiilin, görevi esnasında nasıl işlendiği ortaya konulmadan, gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri kim ya da kimlere ve hangi yöntemle ve araçlarla açıkladığı belirlenmeden ve buna ilişkin somut kanıtlar ortaya konulmadan tesis edilen dava konusu işlemin iptalinin gerektiği,
Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararı nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,
Dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ile ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve iptalinin gerektiği, memurların özlük haklarının ancak kanunla düzenleneceği, dava konusu Tüzük hükmünün, uygulayıcılara geniş bir takdir yetkisi verdiği, bu yetkinin, objektif, açık, anlaşılır bir kriter belirlenmeden kullanılmasının, Anayasa'nın 2,6, 7 ve 128. maddelerine açıkça aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün iptali istenen maddesinin ve dava konusu disiplin cezasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 2. Sınıf Emniyet Müdürü olan davacı, gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak suretiyle görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/13 ncü maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemin ve bahsi geçen düzenlemenin iptalini istemektedir.
Dosyanın incelenmesinden; iptali istenen düzenlemede ve kurulan işlemde hukuka, hizmet gereklerine, üst normlara aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı gibi düzenlemenin subjektif karar verme konusunda hükümler içerdiğinden ya da takdir yetkisinin sınırlarının çok geniş bırakıldığından da söz edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 09/07/2018 günlü, 30743 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 218 ve 219. maddeleri uyarınca (mülga) Başbakanlık yerine Cumhurbaşkanlığı hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla davacının, Terörle Mücadele Daire Başkan Yardımcısı olarak görevli olduğu dönemde "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali ve işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davayı açmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinde yer alan, "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır...";
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 8/6-e. maddesinde de "Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I - DAVA KONUSU DÜZENLEMENİN İNCELENMESİ :
Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 8/13. maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu, ayrıca personel ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün de bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 8/13. maddesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmakla birlikte; Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "...disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin kuralları hükme bağlanmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

II - DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMİN İNCELENMESİ :
Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde;
Dosyanın incelenmesinden; 05/11/2013 günlü Emniyet Genel Müdür Yardımcısı İ.İ. ile haklarında disiplin soruşturması yürütülen TEM Daire Başkanına vekaleten davacı ..., Başkan Yardımcısı D.M.N., B Şube Müdürü K.Ö., Büro Amir Vekili B.S. tarafından imzalı/paraflı TEM Daire Başkanlığı çıkışlı, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (TMK 10. maddesi ile görevli) hitaplı bir yazı ile; Adalet Bakanlığı tarafından istinabe yoluyla Belçika adli makamlarından talep edilen ve Belçika'da 2010 yılında PKK/KCK terör örgütüne yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda ele geçirilerek, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen, dijital veri ve dokümanlar üzerinde yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda; adı geçen terör örgütünün yapılanmalarının deşifre edilmesi, terör örgütüne yönelik devam eden soruşturmalara ilişkin delillerin tespit edilmesi, yeni delil elde edildiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi amacıyla Belçika'da 2010 yılında PKK/KCK terör örgütüne yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda ele geçirilen ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dijital veri ve dokümanlar üzerinde gerekli incelemenin yapılabilmesi amacıyla bir kopyasının, TEM Daire Başkanlığı B Şube Müdürlüğünde görevli komiser yardımcısı G.D.'ye elden teslim edilmesinin belirtildiği, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Hazırlık Bürosu çıkışlı, Emanet Memurluğu hitaplı ... günlü, ... sayılı yazısıyla; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının adli emanetinde olan 2 adet DVD ve 5 adet hard diskin, Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen emniyet yetkililerine teslim edilerek, inceleme işi bittikten sonra tekrar iade edileceğinin Cumhuriyet Savcısı U.K. tarafından belirtildiği, bunun üzerine, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğunun ... günlü, ... Muh. sayılı TEM Daire Başkanlığı hitaplı yazısıyla; 1 adet ağzı kapalı mum mührü ile mühürlenmiş bez çuval içerisinde ve üzerindeki etikette belirtildiğine göre 2 adet DVD ve 5 adet hard diskin, incelenmek üzere yedeği alındıktan sonrasında adli emanete tesliminin Cumhuriyet Savcısı H.Ö. tarafından ifade edildiği, Diyarbakır adli emanetindeki 2 adet DVD ve 5 adet hard diskin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca incelenmek üzere Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğüne teslimi üzerine, yargı kararı ve istemi olmaksızın 5 adet hard diskin, Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca temin edilen, ancak Daire envanterine kayıtlı olmayan QNAP marka NAS depolama aygıtına Diyarbakır TEM Şube Müdürlüğünde yedeklenerek B Şube Müdürlüğünde görevli komiser yardımcısı G.D. tarafından TEM Dairesine getirildiği, -Asıl verilerin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının Adli Emanet Memurluğuna teslim edildiğine dair teslim ve tesellüm tutanağı bulunmaktadır- alınan imajlar üzerinde ''verilerin imaj içerisinden kurtarılarak export edilmesi, adli bilişim yazılımları ile detaylı olarak inceleme'' talebinin N Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları A.A. ve H.G. tarafından ''yetkili yargı mercii talebi olmadığı'' gerekçesiyle reddedilmesine rağmen, M Şube Müdürlüğü sistem yöneticisi olarak görev yapan polis memuru M.S.A. tarafından, ... marka NAS depolama aygıtının Pol-Net bağlantısının yapıldığı, Pass Mark 0SF Mount isimli yazılımın B Şube Büro Amiri Komiser B.S.'nin şubedeki bilgisayarına kurulduğu, adı geçen cihazın içerisinde, bölücü terör örgütü PKK/KCK yapılanmasında bulunduğu değerlendirilen kişilere ait resim ve video görüntülerinin, ABD Başkanlarına hitaben yazıłmış mektupların/dokümanların, OSLO X Mutabakat Taslagi. Doc isimli bir belgenin bulunduğu, söz konusu belgenin imzasız olmasına rağmen devlet sırrı nitelikli olabileceği, TEM Daire Başkanlığına ait sunuculardan (server bilgisayarlar) Tem-Evrak isimli sunucuda ''Tem Bölücü Diyarbakır İmajları'' ismi ve ''B5_2'' ismi ile ayrı ayrı 2 adet klasörün 13/11/2013 tarihinde komiser B.S. tarafından oluşturulduğu ve aynı veri içeriklerinin 3 kopya olarak çoğaltılmış olduğu, ancak sonrasında PKK/KCK terör örgütünün mali kaynakları ile ilgili hiçbir değerlendirme ya da raporlamanın yapılmadığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ya da başka bir merciye herhangi bir bilgilendirmede bulunulmadığı iddiası ile ilgili yapılan disiplin soruşturmasında; anılan depolama aygıtının, M Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru M.S.A. tarafından Pol-Net network bağlantısı yapılmak suretiyle bahse konu dijital verilerin, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı U.K. tarafından görevlendirilen emniyet mensuplarınca incelemesinin yapılması izin ve talimatına rağmen, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı U.K. tarafından görevlendirildiğine dair hiçbir görev yazısı olmaksızın TEM Daire Başkanlığında yetkisiz ve görevsiz birçok emniyet mensubunun görmesine, incelemesine uygun hale getirildiği, bu suretle gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgelerin görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklanmış olduğu gerekçesiyle davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; davacıya isnat edilen eylemin, ''Gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli ve yetkili olmayan kişilere açıklamak'' olduğu, bu eylemin de ''T.C. Devleti ile Kurumları aleyhine hazırlanmış muhtelif dokümanların, OSLO X Mutabakat Taslagi.Doc isimli bir belgenin bulunduğu, söz konusu belgenin imzasız olmasına rağmen Devlet sırrı nitelikli birçok belgenin açığa çıkacak olması ile mevcut haliyle de yetkili yargı merci kararı ve talebi olmaksızın yani yasal olmayan yollardan elde edilen içeriği itibarıyla gizli nitelikli olan PKK/KCK terör örgütünün para kaynaklarının belirlenmesi ve gereğinin yapılmasına yönelik yetkili yargı merci olan Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı U.K.'nın kendisi tarafından görevlendirilen emniyet mensuplarınca incelemesinin yapılması izin ve talimatına rağmen, kendisi tarafından görevlendirildiğine dair hiçbir görev yazısı talimatı olmaksızın TEM dairesinde yetkisiz ve görevsiz birçok emniyet mensubunun görmesine, incelemesine uygun hale getirilmesi olgusu hakkında disiplin soruşturması yapılan davacı ve birçok emniyet mensubunca müştereken ve iştirak halinde yapılmış olduğu'' kanaatiyle davalı idare tarafından davacıya disiplin cezası verildiği, soruşturma raporunda da '' ... 09.07.2013 tarihine kadar M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olan Hasan Hüseyin Gerçek, TEM Daire Başkanına vekaleten imzaladığı yazı ile bu dijitallerin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilmesi yazısını imzalamış, teslim için Komiser G.D.'yi görevlendirmiştir. Bu görev sonucundan kendisine vekalet ettiği Daire Başkanını bilgilendirme amacıyla ve görevlendirmesi sonrası süreci izleme adına inceleme yapmak üzere gönderdiği personelin, inceleme yerine imajı alınmış bazı verilerin kopyalanarak getirilmiş olmasından haberinin olmaması mümkün olmamakla birlikte, haberinin olmadığını varsaysak bile bu durum, emrinin gereğini layığı veçhile yerine getirilip getirilmediğinin gözetimi görevinin yerine getirilmemiş olduğunun göstergesidir ...'' denilerek eylemin, davacının bilgisi ve emriyle işlendiği konusunda net bir kanıya varılamadığı görülmüş olup, söz konusu fiillerin işlenmesinde davacının iştirakinin bulunması hali ile gözetim ve denetimde ihmalinin bulunması halinin farklı disiplin cezalarını gerektirdiği dikkate alındığında, soruşturmanın bu bakımdan eksik yapıldığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, disiplin cezasına konu gizli tutulması zorunlu olan ve görevi ile ilgili bulunan bilgi ve belgelerin görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklanması eyleminin gerçekleşmesinde, davacının ne tür bir kusurunun (kasıt/ihmal) bulunduğu hususlarının kesin, net ve hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekmekte iken, bu hususları içermeyen eksik soruşturma raporuna dayalı olarak davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davacının, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi incelendiğinde; davacının, işbu davada incelenen meslekten çıkarma disiplin cezası haricinde ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işlemiyle "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 06/06/2018 günlü, E:2016/7370, K:2018/14872 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın Danıştay İkinci Dairesinin 21/12/2022 günlü, E:2021/8784, K:2022/6736 sayılı kararıyla onandığı, davacının karar düzeltme isteminin de 17/01/2024 günlü, E:2023/2042, K:2024/367 sayılı kararıyla reddedilerek anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davacının görevine döndürülmesini ya da açıkta geçirdiği sürelere ilişkin parasal haklarının tazminini gerektiren hukuki bir nedenin bulunmadığı anlaşıldığından; davacının, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddi gerekmektedir.
Öte yandan, davacının farklı bir fiili nedeniyle tesis edilen başka bir işlem kapsamında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine açtığı davada verilen ''davanın reddine'' dair kararın sonucu olarak, fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle bu davada maaş ve diğer parasal hak talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, bakılan davaya ait bu kısım yönünden yargılama giderlerinin, davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla,
2. Davacının, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının İPTALİNE, işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,
3. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, eksik yatırılan ...-TL posta ücretinin davacıya tamamlattırılmasına,
4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2024 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava konusu edilen Tüzük maddesinin dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması, davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.