Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1082 E. , 2025/3371 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1082
Karar No:2025/3371
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Rekabet Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 3.173.458,06-TL idari para cezasından kaynaklanan borcun, 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri kapsamında yapılandırılması talebiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen ve 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen idari para cezalarının 7440 sayılı Kanun kapsamına alındığı görülmüş olup, bu tarihten önce verilen idari para cezalarına karşı dava açma yoluna gidilmemiş olması halinde ise ancak söz konusu idari yaptırımlar için dava açma süresinin geçirilmemesi durumunda bu cezaların yapılandırmaya konu edilebilecekleri, 7440 sayılı Kanun'un özüne ve ruhuna aykırı olarak yapılandırmaya konu edilebilecek idari para cezalarının kapsamını daraltan ve söz konusu Kanun'da olmamasına rağmen Kanun'un yayımı tarihi itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olma şeklinde ilave bir takım şartlar getiren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği'nin ilgili maddesinin somut olayda uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, 15/12/2022 tarihli Kurul toplantısında verilen 3.173.458,06-TL tutarlı idari para cezası davacı şirkete bildirilmekle birlikte dava açma süresinin başlangıcına esas olmak üzere gerekçeli kararın ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurumu yazısı ile tebliğ edilmesi üzerine dava açma süresi içerisinde davacı şirket tarafından yapılandırmanın talep edildiği görüldüğünden, davalı idarece salt yapılandırmaya konu idari yaptırım kararının 7440 sayılı Kanun'un yayımı tarihinden sonra davacı şirkete tebliğ edilmiş olması sebebiyle Kanun'da olmamasına rağmen Tebliğ hükümleri ile getirilen ve Kanun'un kapsamını daraltıcı mahiyette olan Tebliğ hükümleri uyarınca davacının başvurusunun reddedilmiş olması ile davacı şirketin yapılandırma talebine yönelik yasal şartların gerçekleşmediğine dair başkaca bir somut tespit ve iddiada da bulunulmaması karşısında söz konusu Tebliğ hükmüne dayalı olarak davacı şirketin yapılandırma talebinin reddine ilişkin olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 7440 sayılı Kanun'un 1. ve 3. maddeleri beraber değerlendirildiğinde yapılandırma talebinin yasal şartları sağlamadığının görüldüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, söz konusu idari para cezasının 7440 sayılı Kanun'un aradığı bütün şartları sağladığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, davacının da aralarında bulunduğu teşebbüslerin kendi ürünlerinde soruşturma tarafı perakendeciler arasında satış fiyatları ve fiyat artışları konusunda koordinasyonun sağlanması ve bu koordinasyonun sürdürülmesi, yine bu çerçevede perakendecilerin geleceğe yönelik fiyatları ve fiyat artış tarihleri gibi rekabete hassas bilgilerin paylaşımına aracılık edilmesi suretiyle perakende satış fiyatlarının tespiti amacına sahip topla-dağıt karteli niteliğindeki anlaşmalar veya uyumlu eylemlerle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerinden bahisle, davacı şirkete 3.173.458,06-TL idari para cezası verilmiş, nihai karar 24/12/2022 tarihinde, gerekçeli karar ise 03/10/2023 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmiştir.
Davacı şirket tarafından, 17/10/2023 tarihinde 7440 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca yapılan yapılandırma başvurusu, idari yaptırım kararının 7440 sayılı Kanun'un yayım tarihinden (12/03/2023) sonra tebliğ edilmiş olması nedeniyle Kanun kapsamına girmediğinden bahisle dava konu işlemle reddedilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Kapsam ve tanımlar" başlıklı 1. maddesinde; "(1) Bu Kanun hükümleri; a) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen;
(...)
2) 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce verilen idari para cezaları, (...) hakkında uygulanır." kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun'un "Kesinleşmiş alacaklar" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; Kanun'un yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dahil) kesinleşmiş olup, vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş Kanun kapsamındaki idari para cezalarının bu madde kapsamında yapılandırılacağı, "Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan alacaklar" başlıklı 3. maddesinin dördüncü fıkrasında; Kanun kapsamına giren idari para cezalarından, Kanun'un yayımı tarihi itibarıyla idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olanların bu madde kapsamında yapılandırılacağı, 3. maddesinin sekizinci fıkrasında; bu maddeye göre ödenecek alacakların tespitinde esas alınacak olan en son kararın, idari yaptırım kararına yönelik verilen ve bu Kanun'un yayımı tarihinden (bu tarih dâhil) önce taraflardan birine tebliğ edilmiş olan karar olduğu kural altına alınmıştır.
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği'nin "Kapsama Giren İdari Para Cezaları" başlıklı (I/A-1-b) bölümünde; "Kanun kapsamına vergi dairelerince takip edilen ve 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dahil) önce verilen tüm idari para cezaları girmektedir. Ancak, 31/12/2022 tarihinden önce verilmekle birlikte 7440 sayılı Kanun'un yayımı tarihi itibariyle ilgilisine tebliğ edilmemiş idari yaptırım kararlarına konu idari para cezaları Kanun'un kapsamına girmemektedir." kuralı yer almıştır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un "Sürelerin Başlama Tarihi" başlıklı 54. maddesinde; "Rekabet Kurulu kararlarında süreler gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren başlar." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince, Tebliğ'in 7440 sayılı Kanun'un kapsamına giren idari para cezalarına ilişkin hükmünün Kanun'un yayımı tarihi itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olma şeklinde Kanun'da olmayan ilave şartlar getirdiği değerlendirilerek ilgili Tebliğ hükmü ihmal edilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 7440 sayılı Kanun'un 3. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan açık düzenleme gözetildiğinde, Tebliğ'in anılan hükmünün 7440 sayılı Kanun'da yer almayan herhangi bir sınırlama getirmediği, nitekim yapılandırmaya ilişkin bir Kanun'un uygulanabileceği idari para cezalarının belirli bir tarihle sınırlı tutulmasının yapılandırma müessesinin amacına uygun olduğu anlaşıldığından, İdare Mahkemesi'nin Tebliğ hükmünün ihmal edilmesi suretiyle yaptığı değerlendirmede hukuki isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu yapılandırma başvurusunun reddine yönelik işlemin gerekçesinin, idari yaptırım kararının 7440 sayılı Kanun'un yayım tarihi olan 12/03/2023 tarihinden sonraki bir tarihte tebliğ edilmesi olduğu, nihai Kurul kararının 24/12/2022 tarihinde, gerekçeli kararın ise 03/10/2023 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği ve uyuşmazlığın, başvurunun 7440 sayılı Kanun'un kapsamında olup olmadığının tayininde nihai kararın mı yoksa gerekçeli kararın mı esas alınacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
4054 sayılı Kanun'un 48. maddesinde soruşturma ve savunma safhalarının bitiminden belirli bir müddet sonra nihai kararın verileceği, 54. maddesinde ise sürelerin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar olmak üzere iki farklı karar tipi öngörülmüştür. Nitekim Kurul uygulamasında da ihlal edilen Kanun maddesinin ve teşebbüslere verilen idari para cezalarının yer aldığı bir kısa karar tebliğ edildikten sonra ilgili kararın gerekçesinin ve hukuki dayanağının yer aldığı bir gerekçeli karar ilgililere tebliğ edilmektedir.
Bu durumda, gerek 7440 sayılı Kanun'da gerekse de Tebliğ'de idari para cezalarının 7440 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında değerlendirilmesine ilişkin olarak idari para cezasının 31/12/2022 tarihinden önce verilmesi ve 12/03/2023 tarihi itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmiş olması dışında bir şart yer almadığı, 4054 sayılı Kanun'un 54. maddesinde yer alan sürelerin gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden başlayacağına ilişkin düzenlemenin nihai karardan gerekçeli kararın yazımına kadar geçecek sürede hak kaybı yaşanılmamasına ve teşebbüslerin dava açma hakkının korunmasına yönelik bir düzenleme olduğu gözetildiğinde, 4054 sayılı Kanun'un ilgili hükmünün 7440 sayılı Kanun kapsamını daraltacak şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı, nihai karar ile icrailik vasfı kazanmasa da hukuk aleminde yer alan idari para cezası uygulanmasına ilişkin işleme dair gerekçeli kararın geç yazılmasından kaynaklı külfetin başvuruculara yüklenemeyeceği, 15/12/2022 tarihinde verilen idari para cezasına ilişkin nihai Kurul kararının 24/12/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve anılan idari para cezasının 7440 sayılı Kanun'un kapsamında yapılandırma şartlarını taşıdığı anlaşıldığından, yapılandırma başvurusunun, gerekçeli kararın 7440 sayılı Kanun'un yayım tarihi olan 12/03/2023 tarihinden sonraki bir tarihte tebliğ edilmesi nedeniyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!