WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2709 E.  ,  2025/630 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2709
Karar No:2025/630

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 06/02/2023 tarihinde yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri... Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 85.738,00-TL idari para cezası verilmesi ile idari tedbir olarak ihlale konu program yayınının takdiren 5 (beş) kez durdurulmasına, yayını durdurulan programın yerine Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) tarafından gönderilen programların başına yayının durdurulma sebebine ilişkin metnin anlaşılır şekilde okunarak yayınlanmasına, ayrıca anılan metnin program yayını süresince ekranın altında akar yazı ile verilerek uygulanmasına ve aynı ihlalin tekrarı halinde lisansın iptal edileceğinin ihtarına ilişkin ...tarih ve... sayılı Üst Kurul kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; anılan programda bahse konu sarf edilen sözler nedeniyle davaya konu idari yaptırım kararı tatbik edilmiş ise de, programda sarf edilen söylemlerde kullanılan ibareler ve ifadeler ağır eleştiri olarak nitelendirilebilecek ise de, düşüncelerini toplumla paylaşma ve ifade özgürlüğü sınırları kapsamında yapılan yorum ve ağır eleştirilerden ibaret olan söylemlerin, Anayasa ile güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında kaldığı, bu haliyle kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, iptal kararının işlem konusu olmayan yanlış bir yayın ilkesinin incelenmesi neticesinde verildiği, nefret söylemine ilişkin inceleme yapılmadığı, yanlış kanun hükmüne dayanılması sonucunda mahkemenin hukukilik denetimini aşarak yerindelik denetimi yaptığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olmasının adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurduğu, dava konusu işlemin ölçülülük ilkesine ve hakkaniyete uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, mahkemece yayının bir bütün olarak değerlendirildiği, dava konusu yayında ağır eleştiriler yapılmasında üstün kamu yararının bulunduğu, nefret söylemi veya ayrımcılık yönünden tipiklik unsurunun oluşmadığı, dava konusu işlemin kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 06/02/2023 tarihinde yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri... Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararının tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Yayın hizmeti ilkeleri" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Medya hizmet sağlayıcılar, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla bu fıkrada yer alan ilkelere uygun olarak sunarlar. Yayın hizmetleri; (...) b) Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz. (...) ç) İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.; "İdarî yaptırımlar" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Bu Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (g), (n), (s) ve (ş) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.'' kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Üst Kurul kararı, programda kullanılan ifadelerin 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen "Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz.
" şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle tesis edilmesine rağmen, temyize konu Mahkeme kararında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer verilen "İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesi kapsamında hukuki değerlendirmenin yapıldığı, işlemin tesis edilmesine neden olan maddi olaylar ve buna bağlı olarak yapılan hukuki değerlendirmenin dava konusu işlemin hukuki ve maddi sebepleri ile uyumlu olmadığı görüldüğünden, Mahkemece dava konusu işlemin dayanağı mevzuatın yanlış ele alınarak programda kullanılan ifadelerin "...bu haliyle kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler olarak değerlendirilemeyeceği" sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olan hukuki ve maddi sebeplerin birlikte irdelenmesi suretiyle hukuki denetimin yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, davacı tarafından duruşma isteminde bulunulmasına rağmen duruşma yapılmaksızın karar vermesi, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırılık oluşturmaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.