WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/1617 E.  ,  2025/1587 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1617
Karar No:2025/1587

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
2- ...Yakası... Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin 28/05/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen kararda; davacının İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan gecekondusu için düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edildiği, tapu tahsis belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmadığı ve işlemin bu şekilde kesinleştiği, tapu tahsis belgeli gecekondunun bulunduğu belirtilen ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz mahallinde 01/12/2014 tarihinde yapılan denetimde taşınmazın boş ve işgalsiz olduğunun belirlendiği, 01/12/2021 tarihinde yapılan kontrolde ise, taşınmazın kısmen dava dışı üçüncü bir kişi tarafından bahçe olarak kullanıldığı ve geri kalan kısmının ise yeşil alan dahilinde kaldığının tespit edildiği, üzerinde muhdesat veya yapı bulunmaması, sadece bahçe olarak kullanıldığının saptanması ve taşınmazın tahsisli veya kamu hizmeti için gerekli olmadığının değerlendirilmesi üzerine satışa çıkarıldığı, bu şekilde, uyuşmazlığa konu Hazine adına tescilli taşınmaz ile davacı arasında tapu tahsis belgesi ile kurulan hukuki bağlantının ortadan kalktığı, davacının dava konusu ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait taşınmaz üzerinde muhdesatı veya zilyetliği (fiili hakimiyeti) bulunmadığının anlaşıldığı, bu bakımdan, taşınmaz ile davacı arasında fiili bir bağlantının da mevcut olmadığı dikkate alındığında, davacı ile uyuşmazlık konusu taşınmaz arasında meşru, güncel ve kişisel bir menfaat bağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, kararın bozulmasını gerektirecek bir sebebin bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. İptal davaları ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak nitelendirilmiştir.
Aktarılan temel kurallara göre iptal davaları, fiil ehliyetine sahip her gerçek ve tüzel kişinin sahip olduğu dava açma ehliyetinin yanı sıra iptal davasının amacıyla ve idari yargının özelliğiyle belirlenmiş iptal davalarına özgü bir ehliyet gerektirmektedir.
2577 sayılı Kanun'da iptal davasının amacı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlenip, hukuka aykırı bulunmaları halinde davaya konu idari işlemlerin idari yargı organları tarafından tesis edildikleri tarihten itibaren hükümsüz hale getirilmesi ve böylece bireysel ve sübjektif çıkarların ötesinde kamu yararının korunmasına yönelik olarak idarenin hukuka uygun hareket etmesinin sağlanması şeklinde belirlenmiştir.
İptal davası, kamu yararının korunması amacı ve menfaat ilgisiyle çerçevelenerek, herkes tarafından açılabilen bir dava olan actio popularis türünde bir davadan daha dar ve fakat sadece hakkı ihlal edilenler tarafından açılabilen bir sübjektif davadan ise daha geniş bir objektif dava çerçevesine yerleştirilmiştir.
Yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel, kişisel ve ciddi bir bağlantı söz konusu ise, davacının davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte, bunun dışında davacının ayrıca subjektif bir hakkının ihlal edilmesi şartı aranmamaktadır.
Kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi, makul, maddi ve manevi bir bağlantısının bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. Ayrıca, iptal davaları idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece idarenin hukuka bağlılığının ve bunun sonucunda hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine imkan sağladığından, idari yargıya özgü iptal davalarında menfaat koşulunun bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.
Menfaat ilgisinin varlığına yönelik kısıtlayıcı bir yaklaşım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin, "Herkes, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı ile "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesinin, "Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." kuralını ihlal edecek ve Anayasa'nın idari işlemlere karşı yargı yolunu açan 125. maddesi ile "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesine de aykırılık teşkil edecektir.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı 223 metrekare yüz ölçümüne sahip arsa niteliğindeki taşınmaz hakkında ... tarih ve ... yevmiye numarasıyla Şişli ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulunan 301,50 metre kare alanı işgal eden tek katlı yığma konut için ... adına Tapu Tahsis Belgesi düzenlendiği, ... tarih ve ... sayılı İstanbul Valiliği (Defterdarlık Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı) işlemiyle, "Kağıthane ilçesi, Hamidiye Mahallesinde bulunan ... Dy ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı, 116,00 metrekare yüz ölçümlü, tamamı Hazine adına kayıtlı taşınmaz malın üzerinde bulunan eski "... Sokak No:... Kağıthane" adresindeki yığma tek katlı konuta ait tapu tahsis belgesi mevcut olduğundan 2981 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmek üzere idaremizce inceleme yapılmış olup, inceleme sonucunda, taşınmaz malın, 19/08/1975 tasdik tarihli Kağıthane ilçesi İmar Planında "Ağaçlanacak (İskan edilemez)" alanında kaldığı Kağıthane Belediye Başkanlığından alınan ...tarih ve ... sayılı yazıdan anlaşılmıştır. ... söz konusu taşınmaz malın tapu kaydı üzerinde şayet şahıs adına tahsis şerhi mevcut ise re'sen terkin edilerek, taşınmazın şerhler ve beyanlar hanesini de gösteren son tapu kaydının" gönderilmesinin Kağıthane Tapu Sicil Müdürlüğünden istenildiği, Defterdarlık Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işlemiyle ... adına düzenlenmiş olan tapu tahsis belgesinin tapu kütüğüne işlenen tahsis şerhinin terkin edilerek neticesinden bilgi verilmesinin aynı günlü yazı ile Kağıthane Tapu Sicil Müdürlüğünden istenildiği, tapu tahsis belgesinin herhangi bir hukuki geçerliliği bulunmadığının davacı ...'a bildirildiği, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz için ... tarih ve ... sayılı Taşınmaz Tespit Tutanağı düzenlendiği, tutanakta arsanın 223 metrekare olduğu, taşınmaz mahallinde yapılan araştırmada, söz konusu parselin bir kısmına çit çekildiğinin görüldüğü, çit çekilen alanda sebze ekildiğinin dava dışı B.H. isimli kişi tarafından beyan edildiği, tutanağa "taşınmazın bakiyesi yeşil alan dahilinde kalmaktadır" şeklinde not düşüldüğü, tutanakta işgale konu alanın bahçe olarak nitelendirildiği ve bu alanın yüz ölçümünün 115 metrekare olduğu, 11/12/2014 tarihinde ... ada ... parsel sayılı taşınmaz için yeniden Taşınmaz Tespit Tutanağı düzenlendiği, bu kez söz konusu alanın detaylarına yönelik herhangi bir bilgiye yer verilmeden "Boş işgalsiz" şeklinde not alındığı, davaya konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 28/05/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye esas bilgi formunda "16/06/2007 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Kağıthane 1. Etap Uygulama İmar Planında - B1-3 (blok nizam 3 kat) lejantlı konut alanında kalmaktadır. Kısmen yola terki bulunmaktadır" ve "Bahçe olarak kullanılmaktadır." şeklinde notların yer aldığı, yine ihaleye hazırlık mahiyetinde milli emlak uzmanı tarafından bilgi notunda taşınmazın fiili durumunun "İdaremizce mahallinde yapılan 01/02/2021 tarihli tespitte; B.H. tarafından Bahçe olarak kullanıldığı"; satış veya talep amacının ise, "kentsel dönüşüm proje kapsamında blok halinde site inşaatı" olarak belirtildiği, ihalenin 28/04/2021 ve 30/04/2021 tarihlerinde fiziki olarak basılan yerel gazetelerde yayınlandığı, 28/05/2021 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istemiyle 15/03/2023 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından ... İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dava dosyasına ve Mahkemenin dilekçenin reddine ilişkin kararları üzerine ilgili dava dosyalarına sunulan dilekçe ve eklerinde, ihaleye konu taşınmazın en yakın tarih olarak 15/03/1985 tarihli Tapu Tahsis Belgesinin düzenlendiği günden itibaren malik olma iradesiyle zilyedi olunduğu ve taşınmazın bu irade doğrultusunda usulüne uygun olarak kullanıldığı, davalı idarece artık geçersiz hale geldiği iddia edilen 15/03/1985 tarihli Tapu Tahsis Belgesinin, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde davacının adını ve kullanım durumunu ortaya koyan resmi kayıtların, emlak vergisi beyanları ve ödeme emirleri ile anılan taşınmazın üzerinde bulunan binaya büyükşehir belediyesi tarafından numara verildiğine dair belgelerin sunulduğu, ihaleye konu taşınmaza yönelik olarak doğrudan satış talebinde ve Hazineye ait taşınmazların satışına ilişkin mevzuattan kaynaklanan mülkiyet hakkı iddiasında bulunulduğu, taşınmazın doğrudan kendisine satılıp devredilmesi yerine fiili kullanıcısı olarak kendisine bildirimde bulunulmadan ihaleye çıkartılıp dava dışı üçüncü kişilere devredilmesinin hukuka aykırı olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esasına kayıtlı ve halihazırda derdest olan dava dosyasında taşınmazın ihale üzerine devrinin yapıldığı üçüncü kişiler aleyhine tapu iptali ile taşınmazın kendi adına tescili talebinde bulunulduğu belirtilmektedir.
Bu durumda, davacı ile İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazineye ait ... ada, ... parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın satışına ilişkin 28/05/2021 tarihinde gerçekleştirilen dava konusu ihale arasında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi bağlamında meşru, güncel, kişisel ve ciddi bir menfaat ilgisinin bulunduğu, ihalenin iptali istemiyle açılan davada, iptal davası açma ehliyetinin varlığı için 40 yılı aşkın süredir taşınmazın malik olma iddiasıyla zilyedi olduğunu belirten davacı ile ihaleye konu taşınmaz arasında hak ihlalinden daha geniş kapsamlı bir bağı ifade eden menfaat ilgisi yeterli düzeyde ortaya koyulmuş olmasına rağmen, İdare Mahkemesince, davacı ile ihaleye konu taşınmaz arasında sadece tapu tahsis belgesinden kaynaklı mülkiyet ilişkisi bulunması koşulunun aranmasının menfaat ilişkisine göre çok daha dar kapsamlı bir ilgi olan hak ihlali koşuluna bağlanması anlamına geldiği, uyuşmazlıkta, iptal davaları için 2577 sayılı Kanun'da aranılan menfaat koşulunun kanunda amaçlanmayan bir şekilde katı yorumlanarak mahkemeye erişim hakkının ölçüsüz bir şekilde sınırlandırıldığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, ehliyet yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.