Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3007 E. , 2025/833 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3007
Karar No:2025/833
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 11/08/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 125.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; otomasyon sisteminde 11/08/2017 tarihinde saat 14:00'da 3 numaralı ... tankında envanterin 17,81 cm'den saat 15:00'da 21,7 cm'ye çıktığı ve sisteme 439,870 lt. dolum verisi yansıdığı, aynı tarih ve saat diliminde 1 numaralı ... tankında 17,6 cm'den saat 15:00'da 27,99 cm'ye çıktığı ve sisteme 760,00 lt. dolum verisi yansıdığı tespitlerine yer verildiği; davacının savunma dilekçesinde dakikada yaklaşık 100-150 litre dolum ortalamasının bulunduğu, 5 ila 10 dakikada bitmesi gereken dolumun 1 saat civarında sürdüğü, bu durumun şamandıra hareketlerinden kaynaklanmış olabileceğinin belirtildiği, gene davacı şirketin mail yoluyla dağıtıcı firmadan dolum yapıldığı belirtilen tarihe yönelik UE-t ve UE1-p plaka bazlı satış raporu ile UE2 eşleştirilmiş dolum raporunun istenilmesine rağmen bu raporların davacıya verilmediği, konuya ilişkin başka bir somut tespit ve delilin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacıya atılı dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapmak fiilinin davacı tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak bir biçimde ortaya konulamadığı değerlendirildiğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı şirketin dağıtıcısı harici akaryakıt ikmali yaptığına dair dağıtıcı ... Anonim Şirketi/... Akaryakıt Dağıtım Anonim Şirketi tarafından Kuruma aykırılık bildirimi yapıldığı, 17/01/2018 tarihinde davacı şirkete ait istasyonda gerçekleştirilen denetimde, 11/08/2017 tarihinde 760 litre ve 08/11/2017 tarihinde 294 litre olmak üzere iki ayrı motorin tankına dolum yapıldığı, bu dolumların gerçek dolum olduğu, dolumlara ilişkin net verilere rağmen dolum yapılmadığına dair resmi bir bildirimin olmadığı, dolum verilerinin ve dağıtıcı harici akaryakıt ikmali yapıldığının sabit olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya ait akaryakıt istasyonunda gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcısı harici akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca 125.000,00- TL idari para cezası verilmesine dair davalı Kurul kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında, kimsenin, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bayiler" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetini yürütecekleri; aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
5015 sayılı Kanun'un "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 5, 6, 7, 8 ve 17. maddelerin ihlâli hâlinde, sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idarî para cezası verileceği; aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde, 8. maddenin ihlâli hâlinde bayiler için (c) bendinde yer alan cezanın beşte birinin uygulanacağı; yedinci fıkrasında ise, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Dairemizce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idarî para cezası verilir:" bölümünün, anılan bendin (3) numaralı alt bendindeki, "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla; anılan kuralın 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
İptal hükmünün yürürlüğe girmesinden sonra, 7164 sayılı Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi yeniden düzenlenmiş, maddenin 1. fıkrasının (f) bendinin (3) numaralı alt bendinde, "8. maddenin ihlali (8. maddenin 2. fıkrasının (b) bendi hariç)" hâlinde, yüz yirmi beş bin Türk Lirasından az olmamak ve altı yüz yirmi beş bin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu petrol piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idari para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdari para cezası" başlıklı 17. maddesinin son fıkrasında, idari para cezalarının her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararında, dava konusu Kurul kararına ilişkin başka bir somut tespit ve delilin dosyaya sunulmadığı, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapmak fiilinin davacı tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak bir biçimde ortaya konulamadığı değerlendirildiğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, davacı şirket hakkında dağıtıcısı tarafından aykırılık bildiriminde bulunulduğu, dağıtıcısı harici gerçek dolumlara ve otomasyon sisteminde herhangi bir arıza veya haberleşme hatası algılanmadığına ilişkin inceleme ve tespit formlarının bulunduğu, şirkete ait akaryakıt istasyonunda 17/01/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, iki ayrı tanka 760 ve 294 litre motorin dolumu yapıldığı, bu dolumların otomasyon sistemi verilerinde de görüldüğü dikkate alındığında, isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte subüta erdiği tespit edilen fiil bakımından tatbik edilecek yaptırım hükmünün cezai hükümlerin zaman bakımından uygulanmasına dair ilke ve kurallar çerçevesinde irdelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıdaki gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!