WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2951 E.  ,  2025/493 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2951
Karar No:2025/493

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVACI) ... Ticaret Türk A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Endüstriyel dondurma pazarında faaliyet gösteren davacı şirketin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddesini ihlal ettiğinden bahisle tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kısa kararının (nihai kararına ilişkin karar tutanağı) 7 numaralı maddesi ile getirilen yükümlülüklerin yerine getirilip Kurula tevsiki için 60 günlük bir süre tanınması ve bu sürenin başlangıç tarihinin kısa kararın davacı şirkete tebliğ tarihinden itibaren başlatılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiğine ilişkin yapılan gizlilik talepli başvurular üzerine başlatılan inceleme sonunda ... tarih ... sayılı Kurul kararıyla, özetle; (i) davacı şirketin ilgili ürün pazarlarında hakim durumda bulunduğuna, (ii) söz konusu pazarlardaki hakim durumunu indirimler vasıtasıyla kötüye kullandığına, (iii) davacı şirketin dava dışı ... Lojistik A.Ş ile yaptığı sözleşmelerde Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla yasaklanan rekabet etmeme yükümlülüğüne yer vererek Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine, (iv) bu ihlaller nedeniyle idari para cezası uygulanmasına, (v) davacı şirkete ait dolapların kullanımını düzenleyen ariyet sözleşmelerindeki münhasırlık hükmünün 100 metrekare altındaki satış noktalarında rekabeti engellediğine, bu durumun Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine, münhasırlığa ilişkin hükmün çıkarılması şartıyla sözleşmelere Kanun'un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyet tanınmasına, (vi) bu çerçevede, davacı şirketin ve/veya distribütörlerinin, 100 m2 ve altı kapalı net satış alanma sahip satış noktalarında olmak üzere, tüketicinin doğrudan erişebileceği davacı şirkete ait olan dışında başka bir dondurma dolabı yoksa davacı şirkete ait dondurma dolaplarının kullanılmasını düzenleyen ariyet sözleşmelerinin dolabın görünür kısmının ve satış noktasındaki toplam dolap hacminin %30'unu rakip teşebbüslerin kullanımına izin verilmesini temin edecek şekilde düzenlenmesine, (vii) davacı şirket ve/veya distribütörlerinin satış noktalarıyla yaptığı ariyet sözleşmelerinin bu karar ile getirilen düzenlemelere uygun olarak yeniden düzenlenmesi ve bayi/distribütör ile nihai satış noktalarına davacı teşebbüs tarafından bildirilmesi ve bu yükümlülüğün kısa kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gün içerinde Kurul'a tevsik edilmesine, aksi halde davacı şirket hakkında soruşturma açılacağının ve 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca işlem yapılacağının davacı şirkete bildirilmesine karar verildiği;
Dava dilekçesinde; davalı idarenin, dava konusu karar ile davacı şirket hakkında üç temel yaptırım öngördüğü, bunlardan ilkinin, kararın 1-4. maddelerinde, davacı şirketin uyguladığı indirim sistemlerinin ve ... Lojistik A.Ş. ile akdedilen sözleşmenin rekabet ihlali oluşturduğu gerekçesi ile uygulanan idari para cezasını; ikincisinin, kararın 5-6. maddelerinde, dolapların kullanılmasını düzenleyen ariyet sözleşmelerine dair münhasırlık koşullarının 100 metrekarenin altındaki satış noktaları bakımından kaldırılmasının ve bu noktalarda dolapların en az %30’unun rakip ürünlere açılmasını; üçüncüsünün ise, 7. maddede, davacı şirketin ve/veya distribütörlerinin satış noktaları ile yaptıkları ariyet sözleşmelerinin kısa kararın tebliğinden itibaren en geç 60 gün içinde yeniden düzenlenmesi ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğinin verilen süre içinde Kurum’a tevsik edilmesi olduğu ve davacı şirketin, işbu dava ile söz konusu kararın yalnızca 7. maddesinin iptalini telep ettiğini belirttiği, bu halde, dava konusu uyuşmazlığın, davalı idarece tesis edilen ... tarih ve ... sayılı karar tutanağının (kısa kararın) 7. maddesinde yer alan davranışsal tedbirlerin davacı şirketçe yerine getirilmesi için 60 günlük bir süre tanınmasının ve bu sürenin, mezkur kısa kararın davacı şirkete tebliği tarihinden itibaren başlatılmasının mevzuata uygun olup olmadığına ilişkin olduğu;
Öte yandan, davalı idare vekilince dava dosyasına sunulan dilekçeler ile davacı şirketin davalı idare kayıtlarına 18/05/2021 tarihinde intikal eden süre uzatım talepli başvurusu üzerine dava konusu kararın ilgili bölümünün yeniden değerlendirildiği ve ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 7. maddesinde geçen "(...) kısa kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gün içerisinde (...)" ifadesinin "(...) Rekabet Kurulunun ... tarih ve ... sayılı gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 45 gün içerisinde (...)" şeklinde değiştirildiği, bu sebeple kararın davaya konu edilen kısımlarının hukuk aleminde mevcut olmadığı ve bu nedenle bu konuda Mahkemece bir karar tesis edilmesinin hukuken mümkün olamayacağı hususlarının beyan edildiği ve Kurulun ... tarilı, ... sayılı kararının bir örneğinin gönderildiği, bu halde, davacı tarafından, davacı şirket ve/veya distribütörlerinin satış noktalarıyla yaptığı ariyet sözleşmelerinin bu karar ile getirilen düzenlemelere uygun olarak yeniden düzenlenmesine ve bayi/distribütör ile nihai satış noktalarına davacı teşebbüs tarafından bildirilmesine ilişkin yükümlülüklerin kısa kararın tebliği tarihinden itibaren değil, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerinde yerine getirilmesi gerektiği ileri sürülerek işbu dava açıldığından, davalı idarece davacının talebi doğrultusunda yükümlülüklerin gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren başlaması yönünde davaya konu işlemin bu kısmında değişikliğe gidildiği, bu nedenle davanın bu yönden konusuz kaldığı;
Bununla birlikte, davalı idarece davaya konu Kurul kararında dava devam ederken yapılan değişiklik ile yükümlülüklerin yerine getirilmesi için belirlenen 60 günlük süre 45 gün olarak değiştirilmiş ise de, işlemin 60 günlük süreye ilişkin kısmının bir bütün olarak yeni işlemle geri alınmasının dolayısıyla dava konusu işlemin bu yönüyle konusuz kalması söz konusu olmadığından bu yönüyle işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği, anılan karar ile davacı şirket ve/veya distribütörlerinin satış noktalarıyla yaptığı ariyet sözleşmelerinin bu karar ile getirilen düzenlemelere uygun olarak yeniden düzenlenmesi ve bayi/distribütör ile nihai satış noktalarına davacı teşebbüs tarafından bildirilmesi gerekmekte olup, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için belirlenen sürenin yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri 60 günlük sürenin anılan yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için makul ve yeterli olduğu, 4054 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık içermediği, davalı idarenin bu konudaki takdir hakkını hukuka uygun olarak kullandığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin, 7 numaralı maddede yer alan yükümlülüklerin davacı şirketçe yerine getirilmesi için 60 günlük bir süre tanınmasına ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine; dava konusu işlemin, 7 numaralı maddede yer alan yükümlülüklerin davacı şirketçe yerine getirilmesi için tanınan sürenin, kısa kararın davacı şirkete tebliği tarihinden itibaren başlatılmasına ilişkin kısmının iptali talebi yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, dava kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığından ve karar verilmesine yer olmadığı kararı verilen kısım yönünden dava açılmasına davalı idarece sebebiyet verildiğinden, 293,80-TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre takdiren belirlenen 146,90-TL'sinin davacının üzerinde bırakılmasına, kalan 146,90-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.110,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı idarenin yürütmenin durdurulması aşamasında yapmış olduğu 170,60 TL yargılama giderinin haklılık durumuna göre takdiren belirlenen 85,30-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 85,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.110,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin yeni bir işlem tesis ederek 7 numaralı maddede yer alan yükümlülüklerin başlangıç zamanını değiştirmesinin idari işlemin yapıldığı esnadaki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmadığı, Kurul tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmesi için tanınan 60 günlük sürenin oldukça kısa olduğu, 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yapısal tedbirler açısından tanınan en az 6 aylık sürenin davranışsal tedbirler açısından da kıyasen uygulanmasının çok daha ölçülü olacağı; davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği gerekçesiyle aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği hususunun sonradan yeni bir işlem tesis edilmesiyle de teyit edilen açık bir durum olduğu; davalı idare tarafından, 7. maddede değişiklik getiren Kurul kararının mevcut bir hukuka aykırılıktan dolayı değil pandemi nedeniyle gerçekleşen tam kapanma durumları gözetilerek tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının; İdare Mahkemesi kararının karar verilmesine yer olmadığına dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının onanması; İdare Mahkemesi kararının davanın reddine dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Endüstriyel dondurma pazarında faaliyet gösteren davacı şirketin 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiğine ilişkin yapılan gizlilik talepli başvurular üzerine başlatılan inceleme sonunda ... tarih ... sayılı Kurul kararıyla, davacı şirketin 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği tespit edilerek davacı şirkete idari para cezası verilmiş, bununla birlikte anılan kararın 7. maddesiyle, davacı şirket ve/veya distribütörlerinin satış noktalarıyla yaptığı ariyet sözleşmelerinin bu karar ile getirilen düzenlemelere uygun olarak yeniden düzenlenmesi ve bayi/distribütör ile nihai satış noktalarına davacı teşebbüs tarafından bildirilmesi ve bu yükümlülüğün kısa kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gün içerinde Kurul'a tevsik edilmesine, aksi halde davacı şirket hakkında soruşturma açılacağının ve 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca işlem yapılacağının davacı şirkete bildirilmesine de karar verilmiştir.
Bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 7 numaralı maddesi ile getirilen yükümlülüklerin yerine getirilip Kurula tevsiki için 60 günlük bir süre tanınması ve bu sürenin başlangıç tarihinin kısa kararın davacı şirkete tebliğ tarihinden itibaren başlatılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4054 sayılı Kanun'un "İhlale Son Verme" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında; Rekabet Kurulunun; ihbar, şikayet ya da Bakanlığın talebi üzerine veya resen bu Kanun'un 4., 6. veya 7. maddelerinin ihlal edildiğini tespit etmesi halinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine rekabetin tesisi için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları ve teşebbüslerin belirli faaliyetlerini yahut ortaklık paylarını ya da mal varlıklarını devretmeleri şeklindeki yapısal tedbirleri nihai kararında bildireceği; davranışsal ve yapısal tedbirlerin, ihlalle orantılı ve ihlalin etkili biçimde sona erdirilmesi için gerekli olması gerektiği, yapısal tedbirlere ancak daha önce getirilen davranışsal tedbirlerin sonuç vermediği hallerde başvurulabileceği, davranışsal tedbirlerin sonuç vermediğinin nihai kararla tespit edilmesi halinde ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine yapısal tedbire uyması için en az 6 ay süre verileceği ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında, Kurul'un, nihai karara kadar ciddi ve telafi olunamayacak zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde geçici tedbirler alabileceği kuralları yer almıştır.
4054 sayılı Kanun'un "Nispi İdari Para Cezası" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında; Kurulun, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, 16. maddenin birinci fıkrasında belirtilen cezalar saklı kalmak kaydıyla, nihai karar veya geçici tedbir kararı ile getirilen yükümlülüklere ya da verilen taahhütlere uyulmaması durumunda her gün için, ilgili teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan, bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin onbinde beşi oranında idari para cezası vereceği düzenlenmiştir.
4054 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; bu Kanun'da yasaklanan faaliyetler ve hukuki işlemler hakkında, başvuru üzerine veya re'sen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak; bu Kanun'da düzenlenen hükümlerin ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu ihlallere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp bundan sorumlu olanlara idari para cezaları uygulamak Kurul'un görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının karar verilmesine yer olmadığına dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının karar verilmesine yer olmadığına dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yapısal tedbirlere uyulması noktasında en az 6 aylık bir süre verileceği düzenlenmişse de, davranışsal tedbirlerin uygulanmasına yönelik süre açısından herhangi bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda, davranışsal tedbirlerin olay bazında değişebilmesi ihtimali de gözetildiğinde davranışsal tedbirlerin uygulanmasına yönelik süre noktasında Kurula bir takdir hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.
... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile kısa kararın tebliğinden itibaren tanınan 60 günlük süre, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 45 gün olarak değiştirilmiş ve davacıya tanınan süre daha da kısaltılmış gibi gözükse de, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının davacıya tebliğ edildiği 24/03/2021 tarihinden itibaren geçen süre ile birlikte değerlendirilme yapıldığında, davacıya yükümlülüklerinin yerine getirilmesi noktasında tanınan sürenin, ölçülü ve orantılı olduğu ve Kurulun davranışsal tedbirin uygulanmasına ilişkin takdir hakkını hukuka uygun olarak kullandığı anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine;
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı istinaf başvurularının reddi yolundaki kararının; İdare Mahkemesi kararının karar verilmesine yer olmadığına dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine dair kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.