Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2722 E. , 2025/492 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2722
Karar No:2025/492
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri ve Gıda Sanayi Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Burdur ilinde faaliyet gösteren bazı serbest makine mühendislerinin oluşturduğu gelir paylaşımına yönelik havuza dahil olan davacı şirkete 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğinden bahisle 15.348,371-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket dahil teşebbüslerce, soruşturmaya dayanak oluşturan "Mesleki Dayanışma Sözleşmesi"ni imzalamaktaki amaçlarının, Makine Mühendisleri Odası tarafından yayımlanan ve kendilerince uyma zorunluluğu bulunan "asgari ücret çizelgesi"nde öngörülen tarifelerin gerçekten uygulanmasını sağlamak ve bu yolla meydana gelen kazanç kaybını engellemek olduğu, kaldı ki daha önce Kurumca yürütülen önaraştırmalarda da konuyla ilgili, 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal bulunmadığı yönünde sonuca ulaşıldığının ifade edildiği, bu kapsamda mühendislerin yıllarca zorunlu asgari ücret uygulaması nedeniyle müşterilerinden tahsil edemedikleri bedeller üzerinden, diğer bir deyişle asgari ücret üzerinden faturalar kesmek zorunda kaldıkları, bu nedenle odaya ödenen vize harcını, devlete ödenen katma değer vergisi ve gelir vergilerini yüksek bedellerle ödemek zorunda kalarak zarar ettikleri, aşırı rekabet nedeniyle çok düşük bedellerle işlerin alındığı ve bu sebeple mühendislik hizmet kalitesinin düştüğü, mesleki kariyerlerinin zarara uğradığı, emeklerinin karşılığını alamayarak zor durumda kaldıkları ve bu sebeple dayanışma amaçlı olarak "Mesleki Dayanışma Sözleşmesi"nin imzalandığı ileri sürülmüşse de, Burdur ilindeki aşırı rekabet, aşırı rekabetin getirdiği ekonomik zorluklar, vergi yükümlülükleri, asgari ücretin uygulanmasını sağlamak gibi nedenler ülkemizde serbest mühendislik sektörünün sahip olduğu yapısal sorunların bir yansıması niteliğinde olmakla beraber, bu sorunların sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin rekabeti bozucu faaliyetleriyle değil etkin bir düzenleme ve denetim mekanizması ile giderilmesi gerektiği, bu sorunların sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerce rekabetin kısıtlanmasına yol açan bir yöntemle çözülmeye çalışılması durumunda, mevcut sorunlara ek olarak toplumsal refah kaybına yol açan ayrı bir sorunun daha yaratılmış olacağı, kaldı ki asgari ücretlerin belirlenmesi ve uygulanmasının gözetilmesinin ilgili Odanın kurumsal sorumluluğunda olduğu, 6235 sayılı Kanun'la Mühendisler ve Mimarlar Odasına verilen yetkiler dışında teşebbüslerce bireysel kapasiteler çerçevesinde ayrı bir fiyat anlaşmasına gidilmesinin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yer alan kurala aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından, zamanaşımının dolmuş olmasından ötürü eyleme ceza verilemeyeceği, davalı idarenin aynı konuda evvelce soruşturma yürütmüş olması sebebiyle bu hususta yeniden soruşturma yürütülmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu yönünde de iddialarda bulunulmuşsa da, soruşturma konusu eylemlerin üzerinden yedi yıl geçtiği, iddia edilen eylemlerin sona erdiği ileri sürülmüş ise de, Kurul tarafından verilen idari para cezalarının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirildiği, ilgili Kanun'un "Soruşturma Zamanaşımı" başlıklı 20/3 maddesinde, nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresinin sekiz yıl olarak düzenlendiği, soruşturma konusu ihlalin 15/03/2010-23/08/2011 tarihleri arasında gerçekleştiği, ihlalin sona erme tarihi olan 23/08/2011 tarihinden bu yana Kanun'da belirtilen 8 yıllık sürenin ise henüz dolmadığının görüldüğü, çeşitli alanlarda faaliyet gösteren mühendislerin havuz uygulaması biçiminde fiyat ve müşteri paylaşım anlaşması yaptığına ilişkin iddialar daha önce de Kurul'un gündemine gelmiş olmasına karşın, havuz sisteminin varlığına yönelik herhangi bir bilgi ya da belgeye ulaşılamaması nedeniyle ilgili teşebbüsler hakkında soruşturma açılamadığının anlaşıldığı, yine Kurulun aynı konuyla ilgili kesin kararlarına ve ayrıca ortada yeni bir delil veya belge bulunmamasına rağmen aynı konunun yeniden inceleme konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğuna yönelik iddiaların incelenmesinden ise, burada öncelikle vurgulanması gereken hususun, söz konusu Kurul kararlarında inceleme konusu eylemlerin ihlal olarak görülmediği iddiasının yanlış değerlendirildiği olduğu, zira Kurul'un daha önce 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde "ihlale son verme" uyarısı yaptığı veyahut havuz sisteminin varlığına yönelik herhangi bir bilgi ya da belgeye ulaşılamaması nedeniyle soruşturma açmadığı, davaya konu soruşturmada önceki önaraştırmalarda elde edilemeyen birçok bilgi ve belgenin elde edildiği anlaşıldığından, davacı şirketin anılan iddialarının yerinde görülmediği değerlendirilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Kurul tarafından yapılan soruşturmanın zamanaşımına uğradığı, "Mesleki Dayanışma Sözleşmesi"nin başka bir şirkette ele geçirildiği, yetkililerinin söz konusu sözleşmede imzasının bulunmadığı, havuz kapsamında para toplanıldığı ileri sürülen banka hesabına para aktarılmadığı veya hesaptan para çekilmediği, dolayısıyla taraf olmadıkları bir sözleşme nedeniyle idari para cezası verildiği, sözleşme kapsamında yapılacak işlerin ücretinin belirlenmesi suretiyle rekabeti sınırlayıcı bir eylemde bulunulmadığı, sözleşmenin rekabeti kısıtlama amacı bulunmadığı, daha önce soruşturulan bir husus hakkında yeniden soruşturma açılmasının hukuka aykırı olduğu, idari para cezası verilecekse sadece mühendislik faaliyeti nedeniyle kazanılan gelirin esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kuralı yer almış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında,"Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..."; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.
02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 659 sayılı "Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname"nin "Tanımlar" başlıklı ikinci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, idarenin, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini ifade ettiği; "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasında ise, tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücretinin takdir edileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştayın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare adına dosyanın tüm aşamalarının Hukuk Müşaviri sıfatıyla ... tarafından takip edildiği ancak herhangi bir aşamada bu kişi adına düzenlenmiş bir vekaletname sunulmadığı, savunma dilekçesi ekinde Rekabet Kurumu Başkanı tarafından temsile ilişkin olarak yetki belgesinin sunulduğu, İdare Mahkemesi kararında davalı idare lehine 1.700,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakta olup, davada hukuk müşaviri ile temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Davalı Rekabet Kurumu'nun 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerinden olmadığı, (III) sayılı cetvelde yer alan idarelerden olduğu anlaşıldığından, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yer alan "idare" tanımı göz önünde bulundurulduğunda, Rekabet Kurumu anılan Kararname kapsamında olmadığından, davada hukuk müşaviri tarafından temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmadığından, bu hususun Bölge İdare Mahkemesince düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemektedir.
Bu itibarla, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu olarak belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerektiğinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, "istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu olarak belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesine" ibaresi eklenerek düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinin, "istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu olarak belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine' ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!