WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 13. DAIRE

A- A A+

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/4139 E.  ,  2025/471 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4139
Karar No:2025/471

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİLLER (DAVACI YANINDA) : 1. ...

2. ...

3....

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Vakfı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Adliyesinde yapılacak icra ve haciz işlemlerinde sadece müdahil ... Vakfına (ATGV) araçların kullanılması yönünde savcılar tarafından memurlara baskı yapılarak ATGV'nin hakim durumunu kötüye kullandığından bahisle yapılan başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi olanağının bulunmadığından bahisle anılan Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 4054 sayılı Kanunun, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak üzere yürürlüğe konulduğu, ATGV’nin 4054 sayılı Kanun anlamında piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden bir teşebbüs olmadığı, sonuç olarak ... Adliyesinde icra ve haciz işlemlerinde sadece ATGV araçlarının kullanılması uygulamasının rekabet ihlaline neden olduğundan bahisle 16/12/2016 tarihinde yaptığı başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında irdelenebilmesine olanak bulunmadığı;
Bu itibarla, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı anlaşıldığından, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kararın gerekçesiz olduğu, alacaklı vekili olduğu dosyada icra müdür tarafından haciz işlemi sırasında ATGV aracının kullanılmasına karar verildiği, savcılar tarafından personele baskı yapılarak ATGV araçlarının kullanılmasının şart koşulduğu, bu durumun serbest piyasa koşullarına aykırı olduğu, fahiş oranda haciz gideri olduğu, Kastamonu adliyesindeki durumun 4054 sayılı Kanuna aykırı olduğu, ATGV’nin pozitif ayrımcılığa tabi tutulduğu, bürokratik yönlendirme yapıldığı, ATGV’nin hakim durumunu kullanarak rekabeti zorlaştırdığı, ticari araç sahiplerinin haklarının ihlal edildiği, gereksiz harcama yapıldığı izleniminin uyandırılarak avukatların itibarının zedelendiği, ATGV tarafından sabit ücretlendirme yapıldığı, ATGV’nin piyasadaki araçlardan %50 daha fazla fiyat uyguladığı, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının iddialarının Cumhuriyet savcıları ile idari makamlara yönelik olduğu, bunların teşebbüs kavramı içerisinde yer almadığı, dolayısıyla bunların işlemlerinin 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı, savcıların iş ve işlemlerinin HSYK ve Kurul müfettişleri tarafından denetlenebileceği, icra müdürlükleri işlemlerinin ise 2004 sayılı İcra İflas Kanununu uyarınca İcra Mahkemelerinde şikayet yoluyla denetleneceği, emsal olarak gösterilen kararın aşırı fiyatlamaya yönelik olduğu;
Davalı idare yanında müdahil ATGV tarafından, Cumhuriyet Savcıları ve İcra Müdürlerinin teşebbüs olarak değerlendirilemeyecekleri, kendisinin rekabeti ihlal edecek bir davranışının bulunmadığı, başka araçların çalışmasının engellenmediği, hakimlerin ve icra müdürlerinin dilediği araçla keşfe gidebileceği, davacı tarafından somut delil sunulmadığı, serbest piyasa koşullarında makul bedelle hizmet verildiği, belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından davalı idareye verilen 06/12/2016 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, "Kastamonu adliyesinde çalışan görevlilerden, icra ve haciz işlemlerinde ATGV araçlarının kullanılması konusunda, savcılar tarafından icra müdür ve memurlarına talimat verildiği, ATGV araçları haricindeki ticari araçların kullanılmaması konusunda baskı yapıldığı, kendisinin avukat olarak takibini yaptığı bir icra dosyasında ATGV'nin aracının kullanılmasına karar verildiği, ATGV'nin ise ticari araçlardan daha pahalı olduğu, bu nedenle müvekkillerinden daha fazla ücret tahsil edildiği, bu durumun itibarını zedelediği, ATGV'nin hakim durumunu kötüye kullanarak rekabeti ihlal ettiği" iddiaları yer verilmiştir.
Davalı idare tarafından, davacının iddialarına ilişkin ilk inceleme raporu tanzim edilmiş, anılan raporun değerlendirilmesi sonucunda dava konusu Kurul kararıyla davacının şikayet başvurusunun 4054 sayılı Kanun kapsamında inceleme olanağının bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "teşebbüs", "piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler" olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, 4054 sayılı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde teşebbüs veya teşebbüs birlikleri bakımından, kamu kurumu veya kuruluşu yahut özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olarak nitelendirmeye ilişkin herhangi bir istisnaya yer verilmediği açık olmakla birlikte, belirli bir alanda iktisadi faaliyet yürüten hukuki varlığın, faaliyet gösterdiği her alanda teşebbüs statüsünde olacağını kabul etmek de mümkün değildir. Başka bir anlatımla, bir hukuki varlığın ya teşebbüs olduğu ya da olmadığı genellemesinin yerine, şikayet edilen ve 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenen davranışının, bağımsız karar verebilme ve iktisadi bir faaliyet olup olmadığı yönlerinden değerlendirilmesi gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu düzenlemeleri uyarınca vakıf olarak kurulan ATGV'nin belirli faaliyetleri bakımından 4054 sayılı Kanun kapsamında bir teşebbüs niteliğinde olup olmadığı ayrıca tartışılabilirse de davacı tarafından şikayete konu edilen icra ve haciz işlemlerinde ATGV araçlarının kullanılmasına yönelik Cumhuriyet Savcılığı talimat ile icra görevlilerince tesis edilen işlemlerin kamu gücü kullanılarak, mevzuatın verdiği yetki ve görev çerçevesinde tesis edildiği, dolayısıyla şikayete konu fiillerin faili olan Cumhuriyet Savcılığı ile icra görevlilerinin iş ve işlemlerinin bağımsız bir iktisadi davranış niteliğinde olmadığı sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğu düşüncesiyle, Cumhuriyet Savcılarının eylemlerine yönelik olarak Hakimler ve Savcılar Kuruluna; icra görevlilerinin işlemlerine karşı ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca şikayet yoluna başvurulabileceği de açıktır.
Bu durumda, Cumhuriyet savcılıkları ile icra görevlilerinin şikayete konu işlemlerin kamu gücü kullanılarak tesis edildiği, şikayete konu uygulamalar açısından anılan merciilerin teşebbüs olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının şikayetinin 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.