Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6004 E. , 2025/981 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6004
Karar No : 2025/981
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde şef olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (h) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, soruşturma raporu ve ekinde yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde; davacı hakkındaki soruşturmanın usulüne uygun olarak yürütüldüğü ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. ve 130. maddeleri uyarınca savunma hakkının ihlal edilmediği, soruşturma kapsamında edinilen bilgi ve belgeler ile alınan ifade ve savunma kapsamında davacının, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bağlı ... Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, görev ve yetki alanı haricinde, binlerce iş yeri dosyası üzerinde, iş yerinin internetten veya manuel olarak teşvik başvurularının bulunup bulunmadığını tespit etmeye çalıştığı, geriye dönük teşviklerden faydalanabileceğini tespit ettiği bazı iş yerlerinin unvanlarını, işçi sayılarını, işyeri sahiplerinin ve muhasebecilerin isim, TC kimlik numaraları, telefon adres ve e-posta gibi iletişim bilgilerini belirleyerek, adı geçen bu kişiler ile irtibata geçilmesi ve görüşme ayarlanması yönünde notlar aldığı, hazırlanmış olan binlerce iş yeri bilgisinin yer aldığı söz konusu excel ve word dosyalarını, danışmanlık şirketi ortağı U.A. isimli şahıs tarafından tahsis edilen ... uzantılı bir e-posta adresine göndermeye çalıştığı, toplamda 10 adet e-postadan 8 tanesinin kurumun veri sızıntı önleme teknolojisi (TLP) tarafından ihlal olarak algılanıp bloke edilmesine rağmen, 03/12/2019 ve 06/12/2019 tarihli gönderilerin, bu e-posta numaraları, iş yeri sahiplerinin ve muhasebecilerin isim, T.C. kimlik numaraları, telefon, adres ve e-posta vb. birçok bilgiyi kurum dışı ortama taşıdığı, bu doğrultuda da adli yönden davacı hakkında "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçlamalarıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı dosyası üzerinden soruşturma yürütülmesi hususu da dikkate alındığında, davacının; 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (h) alt bendi uyarınca "yetki almadan gizli bilgileri açıklamak" fiilinin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Aynı eylem nedeniyle hem kademe ilerlemesinin durdurulması hem de Devlet memurluğundan çıkarma cezalarının verildiği, olayda şüpheden yola çıkılarak cezalandırıldığı, hesap hareketlerinin fazla oluşu, yüklü miktarda para giriş ve çıkışının oluşu ile menfaat sağladığı sonucuna ulaşılmış ise de, hesap detaylarının incelenmediği, oysa hesap üzerinden kardeşine ait market için toptan mal alışı için para yatırma ve ödeme işlemlerinin olduğu, her türlü şüpheden uzak somut delillere dayanan bir eyleminin bulunmadığı, soruşturma raporunda belirtilenin aksine, görevlerinden birinin de, Bornova Sosyal Güvenlik Merkezine gönderilen denetim ve inceleme raporlarının çözümü ve teşvik için başvuran iş yerlerine ait işlemleri yürütmek olduğu, somut olayda disiplin cezasına konu suçun oluşmadığı, kendisince paylaşıldığı iddia edilen bilgilerin gizli belge/bilgi niteliğinde olmadığı, bu durumda uygulanacak disiplin cezasının da ancak; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olabileceği, ayrıca işlem tesisinde birtakım usuli eksikliklerinde bulunduğu, üyesi olduğu sendika temsilcisinin disiplin kuruluna katılmadığı, disiplin cezası tebliğinde hangi mercie başvuracağı ve hangi sürelerde dava açması gerektiğinin belirtilmediği, geçmiş başarılı hizmetlerinin değerlendirilmeyerek ağır bir disiplin cezasının verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Uyuşmazlıkta soruşturma raporunun somut veri ve belgelere dayalı olarak, kapsamlı bir inceleme ile düzenlendiği, ayrıca davacı hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçundan ceza soruşturmasının yürütüldüğü, dava konusu işlemin usul ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, herhangi bir usulsüzlük veya hukuka aykırılık söz konusu olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde şef olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (h) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (h) alt bendinde; "Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanun'un metnine yer verilen hükmü kapsamında Ceza Mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, Ceza Mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanun'u hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek Ceza Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanun'u kapsamında da suç olması nedeniyle, davacı hakkında, ''Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak'' suçundan, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasında, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, istinaf aşamasında, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, hükmün bozulması üzerine, yargılamanın ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 26/02/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!