Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6995 E. , 2025/2575 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6995
Karar No : 2025/2575
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Keşan 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında albay olarak görev yaparken emekli olan davacının, görev yaptığı dönemde işlediği fiillerden dolayı, 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Ahlaki zayıflık" gösterdiğinden bahisle, "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...arih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; evli olan davacının, yine evli olan meslektaşının eşi ile yakınlaşmaya çalışmasının, toplumun genel ahlak yapısına aykırı, aile yapısını olumsuz anlamda derinden etkileyecek nitelikte olduğu sonucuna varılarak; Türk Silahlı Kuvvetlerinin çalışma disiplinine uygun olmayan eylemi ile orantılı olarak Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının albay rütbesinde görev yapmakta iken aynı Komutanlık emrinde yüzbaşı olarak görev yapan şahsın eşiyle "evli olduğunu bildiği halde yakınlık kurmaya çalışmak" suretiyle toplumun genel ahlak yapısına aykırı davranışlarda bulunduğu yönündeki iddianın somut olarak tespit edilemediği, soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve mesajlaşma kayıtlarından hareketle varsayıma dayalı olarak davacının Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Keşan 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında albay olarak görev yaparken emekli olan davacının, görev yaptığı dönemde, aynı birlikte görev yapan yüzbaşının eşi ile yakınlaşmaya çalıştığından bahisle, 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "ahlaki zayıflık" maddesi uyarınca "silahlı kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.", 90. maddesinin beşinci fıkrasında ise, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." düzenlemesine yer veri verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" başlıklı 8. maddesinde, "Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.", "Ayrımcılık yasağı" başlıklı 14. maddesinde, "Bu Sözleşme’de tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır." düzenlemesi yer almaktadır.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" başlıklı 13. maddesinin birinci fıkrasında; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurur. Bu cezayı alanlar, seferberlik ve savaş hâlleri haricinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamazlar.", ikinci fıkrasında "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığında oluşturulacak yüksek disiplin kurulları tarafından verilir ve ilgili kuvvet komutanı, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının onayı ile yerine getirilir. General ve amiraller hakkında ise Genelkurmay Başkanlığında teşkil edilecek yüksek disiplin kurulu tarafından verilir ve yerine getirilir.", 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; ''Ahlaki zayıflık: Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmaktır.'' hükmü öngörülmek suretiyle "ahlaki zayıflık" Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi kararlarında, özel hayatının gizliliği hakkına yapılacak bir müdahalenin "kanunlar tarafından öngörülme", "Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma", "demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama" ölçütlerine uygun olması gerektiği belirtilmiştir. (İ.A., B. No: 2016/3423, 14/9/2017) Ayırma işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri dikkate alındığında, dava konusu işlemin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğu, askerî disiplinin ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı (Ata Türkeri, B. No:2013/6057, §§ 40-41; G.G., B. No:2014/16701, §§ 51-53; Yaşar Türkmen, B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 50-58) anlaşılmaktadır. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla da bütünleşen bazı özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabi tutulabilecekleri açıktır. Bunun yanı sıra Silahlı Kuvvetlerin faaliyetlerinin disiplin içinde yürütülmesi ve etkinliğini gerçekten aksatan bir durum oluşturduğunun ikna edici ve güçlü sebeplerle kanıtlanması hâlinde, personelin özel hayatına saygı hakkının sınırlandırılması demokratik bir toplumda gerekli kabul edilebilir. Ancak bu hâlde de sınırlandırmanın ölçülülük ilkesine uygun olması gereklidir. (G.G., B. No:2014/16701, § 60).
Dosyanın incelenmesinden, davacının Edirne ili, Keşan 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında albay rütbesiyle görev yapmakta iken hakkında, birtakım iddialara istinaden başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 11/08/2017 tarihli raporda; müşteki E.Ç.'nin (yüzbaşı) alınan ifadesinde, eşinin kendine de aktardığı bazı telefon görüşmeleri ve devamındaki whatsapp mesajlarından dolayı davacının eşine karşı ilgi duyduğu şüphesi uyandığını, davacının ifadesinde ise, ordu evinde kaldığı ve burada tanıştığı ilgilinin yayınevinde çalıştığını söylemesi üzerine kendisinin de yazdığı denemelerinin basımı için görüştüğünü, whatsapp üzerinden paylaşılan fotoğrafa yönelik beğeninin yanlış anlaşıldığını fark edince özür dilediğini beyan ettiği, müşteki E.Ç'nin ve S.Ç. isimli eşinin yaşanan olayı kolordu komutanına anlatmak için telefonla aradığı emir astsubayının ifadesinde de, "S.Ç'nin kendisini arayarak davacı tarafından whatsapp uygulaması üzerinden taciz edildiğini söylediğini" beyan ettiği görülmektedir.
Bu durumda, albay olarak görev yapan davacının, orduevinde tanıştığı ve çocuğu olduğunu bildiği, kendisi de evli olmasına rağmen yüzbaşının eşi S.Ç.'nin iş yerine gittiği, sonrasında S.Ç.'ye mesaj attığı, fotoğrafına "çok güzelsin" şeklinde yorum yaptığı hususları göz önüne alındığında, özel hayat sınırlarını aşan söz konusu fiilleri nedeniyle, 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen "ahlaki zayıflık" gösterdiği sonucuna varıldığından, silahlı kuvvetlerden ayırma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararın hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 20/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!