WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/3125 E.  ,  2025/2201 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3125
Karar No : 2025/2201

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri ... Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "silahlı kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve .../... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen fiilin özelliği gereği tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilip, olayın tarafı ve mağduru olan kişinin de (davacının kız arkadaşının) ifadesine başvurulmak ve adli soruşturma kapsamında elde edilen deliller de dikkate alınmak suretiyle oluşturulacak soruşturma raporuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, sadece disiplin amirlerinin teklifi ile eldeki bilgi ve belgelere göre bir kanaate varılmak suretiyle, davacının "silahlı kuvvetlerden ayırma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 11/04/2019 tarih ve E:2019/8, K:2019/26 sayılı kararında; emniyet personeline yönelik yapılacak disiplin soruşturmasına ilişkin olarak "Disiplin cezasının eksik soruşturmaya dayalı olarak verilmesi durumunda söz konusu davalarda yargı mercileri disiplin cezasına konu olan fiilin fail tarafından işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulup konulmadığını değerlendirerek karar verecek ve eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen disiplin cezaları iptal edilecektir." yolundaki gerekçesi; bakılan uyuşmazlıkta uygulanan Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 13. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve (emniyet personeline ilişkin yasa kuralında olduğu gibi) askeri personel hakkında soruşturma açılmasını disiplin amirinin kanaatine bırakan "...disiplin amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse..." cümlesini yukarıdaki gibi yorumlayan Anayasa Mahkemesinin değerlendirmesine de denk düştüğü; Anayasa Mahkemesince, kamu görevlilerine disiplin cezası vermeyi gerektiren bir fiilin varlığı halinde mutlak suretle soruşturma yapılması ve soruşturma yapılmadan verilen disiplin cezalarının idari yargı yerlerince iptal edilmesi gerektiğine vurgu yapıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mensubu davacının, statüsü gereği 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerine tabi olup, emniyet mensupları ile diğer genel kolluk görevlilerine ilişkin disiplin konularının düzenlendiği 7068 sayılı Kanun hükümlerinin somut olaya uygulanması mümkün olmadığı gibi, 6413 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemenin hukuk alemindeki varlığını devam ettirmesi karşısında, Anayasa Mahkemesinin 7068 sayılı Kanun'daki bir düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerinden hareketle oluşturulan "...Anayasa Mahkemesince, kamu görevlilerine disiplin cezası vermeyi gerektiren bir fiilin varlığı halinde mutlak suretle soruşturma yapılması ve soruşturma yapılmadan verilen disiplin cezalarının idari yargı yerlerince iptal edilmesi gerektiğine vurgu yapıldığı" şeklindeki ikinci bir gerekçenin, iş bu davaya konu uyuşmazlığın çözümüne esas olabilecek niteliği haiz olmadığından, İdare Mahkemesi kararında belirtilen ikinci gerekçenin çıkarılması suretiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ...Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, ... isimli şahsı silahla yaralamak suretiyle "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "silahlı kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırılması üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, disiplin cezası; "Disiplinsizlik nedeniyle yetkili kişi veya kurullar tarafından verilen ve bu Kanunda gösterilmiş olan yaptırımları"; (e) bendinde disiplin soruşturması; "Disiplinsizlik yapan personel hakkında karar vermek amacıyla disiplin amirleri tarafından yapılan veya yaptırılan araştırma ve incelemeyi"; (f) bendinde tahkikat; "disiplin cezasının belirlenmesi de dâhil olmak üzere, disiplin kuruluna sevk edilen personel hakkında yapılan tüm faaliyetleri" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Disiplin soruşturması ve yetkiler" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında; "Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapar."; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" başlıklı 13. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası; disiplin amirlerinden en az ikisinin teklifi üzerine yüksek disiplin kurulları tarafından verilebileceği gibi, eldeki bilgi ve belgelere göre yüksek disiplin kurulları tarafından resen de verilebilir. Milli Savunma Bakanının eldeki bilgi ve belgelere ya da gerekli görmesi üzerine yaptırdığı disiplin soruşturması sonucuna göre hakkında bu cezanın verilmesine kanaat getirdiği personelin dosyaları bir karar verilmek üzere doğrudan yetkili yüksek disiplin kuruluna sevk edilir." hükmüne yer verilmiştir.
12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası işlemlerinin başlatılması" başlıklı 12. maddesinde; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası; disiplin amirlerinden en az ikisinin teklifi üzerine yüksek disiplin kurulları tarafından verilebileceği gibi, eldeki bilgi ve belgelere göre yüksek disiplin kurulları tarafından resen de verilebilir. Milli Savunma Bakanının eldeki bilgi ve belgelere ya da gerekli görmesi üzerine yaptırdığı disiplin soruşturması sonucuna göre hakkında bu cezanın verilmesine kanaat getirdiği personelin dosyaları bir karar verilmek üzere doğrudan yetkili yüksek disiplin kuruluna sevk edilir." kuralına; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası işlemlerinin disiplin amirlerinin teklifi ile başlatılması" başlıklı 13. maddesinin ikinci fıkrasında; "Maiyetinden birinin bu Yönetmelik kapsamında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizliklerden birini teşkil edebilecek bir fiilini veya durumunu herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen 6413 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca disiplin soruşturması yapar. Ayrıca, disiplin amirleri gerekli görmeleri halinde disiplin soruşturmasının yapılmasını üst disiplin amirlerinden de talep edebilir. Disiplin soruşturması sonucunda disiplin soruşturma sonuç raporu tanzim edilir ve yüksek disiplin kurulu dosyasına eklenir. Disiplin amirleri, soruşturma sonucunda personelinin Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren bir disiplinsizliği gerçekleştirdiği kanaatine varması halinde personel hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası verilmesine dair hazırlık işlemlerini başlatır." kuralına yer verilmiştir.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun genel gerekçesinde; "Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında uygulanan disiplin hükümleri; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ile 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanunda dağınık biçimde düzenlenmiştir. Bu mevzuatta disiplin amirleri veya disiplin mahkemelerince personele oda veya göz hapsi cezası verilmesine imkân tanıyan düzenlemeler de yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli hakkında uygulanan disiplin hükümleri, değişik tarihlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde dava konusu olmuş, özellikle asker kişilere verilen oda hapsi cezalarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.", 7. maddenin gerekçesinde; "Madde ile, disiplin amirlerinin en önemli yetkilerinden birisi olan disiplin soruşturması yapma konusundaki usul ve esaslar düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, disiplin soruşturmasının hangi hâllerde ve nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Disiplin soruşturması, Kanuna göre ceza vermeye yetkili kılınan disiplin amirlerine verilmiş bir görev ve yetkidir. Bu görevin yerine getirilmemesi hukuka aykırılık teşkil edecektir. Disiplin soruşturması yapma veya yaptırma yetkisi sıralı tüm disiplin amirlerine verilmiştir. Örneğin, maiyetinin disiplinsizlik işlediğini öğrenmesine rağmen işlem yapmayan bir disiplin amirinin yerine onun üstü konumundaki üst disiplin amiri de disiplin soruşturması yapmakla görevli ve yetkilidir. Bu kapsamda maiyetinden birinin disiplinsizlik veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını tespit eden herhangi bir seviyedeki üst disiplin amiri (Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst disiplin amiri olan Genelkurmay Başkanı dahil) de soruşturma yapma veya yaptırma yetkisini haizdir. Disiplin soruşturması yapabilmek için maiyetin disiplinsizlik teşkil edebilecek fiilinin veya askerlik mesleğine aykırı tutum ve davranışının herhangi bir şekilde öğrenilmesi yeterlidir. Disiplin amirleri, öğrendikleri bu durumlar ile ilgili disiplin soruşturmasını bizzat kendileri yapabileceği gibi, yazılı olarak görevlendirilen kişi veya kişilere yaptırabileceklerdir. Disiplin amirleri tarafından disiplin soruşturması yapmak amacıyla görevlendirilmiş bu kişilere disiplin soruşturmacısı denmiştir. Metinde geçen "görevlendirilen" tabiri ile, disiplin soruşturmacısı görevlendirilmesinin, disiplin amiri tarafından veya disiplin amirinin teklifi üzerine veya resen üst disiplin amirleri tarafından da yapılabileceği kastedilmiştir." 13. maddesinin üçüncü fıkrasının gerekçesinde ise; "Maddenin üçüncü fıkrasında, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının verilmesine yönelik usul belirlenmiştir. Bu fıkrada, cezanın verilmesi ile ilgili sürecin üç farklı şekilde başlatılabilmesi öngörülmüştür. Buna göre;- Birinci yöntem; ayırma cezası verilecek personelin disiplin amirlerinden en az ikisinin teklifi üzerine ayırma dosyasının yüksek disiplin kuruluna gönderilmesidir. Burada belirtilmiş olan disiplin amirleri ibaresi, Kanunun 3 üncü maddesindeki tanım kapsamında ele alınacaktır. Silahlı Kuvvetlerden ayırma kararı verilmesi gereken bir personel hakkındaki işlem, ilk disiplin amiri tarafından başlatılabilir ve silsileler yolu ile işlem devam eder. Ancak, ilk disiplin amiri veya üst disiplin amirlerinin işlem yapmaması üzerine gerek görülmesi hâlinde herhangi iki üst disiplin amiri tarafından da ayırma sürecine ilişkin işlem başlatılabilecektir.- İkinci yöntem; eldeki bilgi ve belgelere dayalı olarak yüksek disiplin kurulu tarafından dosyanın resen gündeme alınması olarak kabul edilmiştir. Yani, personel hakkında yüksek disiplin kurulunun teşkil edildiği komutanlık karargâhında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası gerektirebilecek bilgi ve belgeler bulunması hâlinde, ayırma sürecinin başlatılabilmesi için disiplin amirlerinin işlem yapması beklenmeyerek yüksek disiplin kurulu tarafından ayırma süreci başlatılabilecektir. - Üçüncü yöntem; Türk Silahlı Kuvvetlerindeki en üst disiplin amiri konumunda bulunan Genelkurmay Başkanı tarafından sürecin başlatılmasıdır. Buna göre Genelkurmay Başkanı, kendisine ulaşan bilgi ve belgelere dayanarak veya yaptırdığı bir disiplin soruşturması sonucuna göre hakkında bu tür bir ceza verilmesine kanaat getirdiği personeli doğrudan yetkili yüksek disiplin kuruluna sevk edebilecektir." gerekçelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açık metnine yer verilen mevzuat hükümleri ve 6413 sayılı Kanunun gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; Silahlı Kuvvetler personeli hakkında 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'na göre verilecek disiplin cezalarında işletilecek disiplin süreci düzenlenmiştir. Kanun'un genel gerekçesinde de belirtildiği üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde Türkiye aleyhine verilen ihlal kararlarının önüne geçilmesi, bununla birlikte disiplinsizlik teşkil eden bir eylemde bulunan personelin cezasız kalmaması da hedeflenmiştir. Bu amaçla personel hakkında disiplin sürecinin sadece disiplin amiri tarafından değil, sıralı diğer disiplin amirlerinden birisi tarafından da başlatılabilmesi öngörülmüştür. Ayrıca, disiplin kurullarının ellerinde yeterli bilgi ve belge bulunması halinde olayı değerlendirerek disiplin cezası verebilecekleri de düzenlenmiştir.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda Silahlı Kuvvetlerin yerine getirdiğ hizmetin niteliği ve özelliği gereği, genel personel Kanunu olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndan farklı olarak, bağımsız bir disiplin soruşturması yapılması hususu zorunlu tutulmamış; idari tahkikat, disiplin dosyasının muhteviyatı ve varsa adli yargıda yapılan soruşturma/kovuşturma aşamalarında elde edilen bilgi ve belgeler kullanılarak maddi olayın aydınlatılması ve karar verilmesi aşamalarının tamamı tahkikat olarak değerlendirilmiş olup, idarece disiplin soruşturmasına konu olan maddi olay ile eylemin karşılığı uygulanacak cezanın niteliği de gözetilerek bağımsız bir soruşturma yapılabileceği gibi, tahkikat neticesine göre karar verilebilme imkanı da öngörülmüştür.
Bu duruma göre; davacı tarafından, hakkında "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan iş bu dava, İdare Mahkemesince dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerin maddi olayı aydınlığa kavuşturma açısından yeterli olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi, disiplin soruşturması ya da tahkikat aşamasında gerekli araştırma ve incelemenin hiç yapılmamış olması ya da eksik yapılmış olması hususları tespit edildikten sonra ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husular gözetilmeden salt bağımsız disiplin soruşturması yapılmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilemesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bağımsız bir disiplin soruşturması yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 30/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.