WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/161 E.  ,  2025/3308 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2025/161
Karar No : 2025/3308

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, sahibi oldukları ...plakalı ticari araçta kayıt dışı sürücü çalıştırıldığı ve işe giriş bildirgesinin, aylık prim ve hizmet belgelerinin ve işten ayrılış bildirgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca 21.822,75 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Fatih Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, sigortasız olarak çalıştığı iddia edilen ..., ...ve ... isimli şahısların bir başka işyerinde sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı hususlarının kurum kayıtlarından araştırılarak davacının işçisi olarak çalışıp çalışmadığının tereddüte mahal vermeyecek biçimde açık ve net olarak ortaya konulmadığı, bu kapsamda anılan şahısların ifadesine de başvurulmadığı, dava dışı araç sürücüsünün bağımsız çalışması olduğunu gösteren vergi kaydı, oda kaydı gibi kayıtlarının araştırılması, aynı araçla ilgili başka şoförlerin bulunup bulunmadığı da tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, davacıya ait işletmede çalışan başka şoförlerin ve diğer çalışanların da tanık olarak dinlenilmeleri ve çalışmalarını gösteren kayıtlarının araştırılması, varsa işletmenin çalışanları konusunda bilgi sahibi olabilecek komşu işyeri tanıklarının da tespit edilerek beyanlarının alınması hususlarının davalı idare denetim elemanlarınca tamamlanması ve sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, bu hususlara ilişkin bir araştırma yapılmadığı, bu kişilerin davacının işyerinde çalıştığı hususunun somut bilgi ve belgeler ile ispatlanamadığı anlaşıldığından, salt kayıt dışı istihdam ile mücadele biriminin bildirdiği araç sahibi ve şoförlere ilişkin listede adı geçtiğinden bahisle eksik araştırma ve inceleme sonucu tesis edilen idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; idare mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı istinaf kanun yolu parasal sınırının yeniden değerlendirme oranına göre 31.000,00 TL'ye ulaştığı, İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için otuzbir bin lirayı geçmeyen idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu ve bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağını düzenleyen 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi hükmü uyarınca, 21.822,75 TL tutarındaki işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun görüm ve çözümünün yapılarak bir karar verilmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, sahibi oldukları ...plakalı ticari araçta kayıt dışı sürücü çalıştırıldığı ve işe giriş bildirgesinin, aylık prim ve hizmet belgelerinin ve işten ayrılış bildirgesinin yasal süresi içinde verilmediğinden bahisle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesi uyarınca 21.822,75 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Fatih Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmü; 2. fıkrasında, İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. ...Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında "...Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü; 7. fıkrasında, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.” hükmü bulunmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmü yer almakta iken, söz konusu fıkranın 1. cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin, 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararıyla, "İtiraz konusu kuralla, konusu ilk derece mahkemesince veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal değerin altında kalan idari davalarda bu mahkemelerce verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağının öngörüldüğü, kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göre güncellenirken dava konusu değerin enflasyonun etkilerinden arındırılmadığı, bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkânının ortadan kalkabileceği, açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle; yine aynı cümlede yer alan "...45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise..." ibaresinin de 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin 4. fıkrası gereğince uygulanma imkanı kalmadığı gerekçesiyle iptallerine ve iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda 04/06/2025 tarih ve 32920 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır.” şeklinde değiştirilerek istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınacağı kabul edilmiştir.
Usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Bu doğrultuda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan bu değişikliğin bakılmakta olan uyuşmazlıkta da derhal uygulanması gerektiği açıktır.
Bu durumda, konusu 21.822,75 TL idari para cezası olan idari işlemin iptali istemiyle 2023 yılında davanın açıldığı dikkate alındığında, 2023 yılı itibarıyla dava konusu işlemdeki tutarın istinaf parasal sınırı olan 20.000,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından istinaf incelemesinin uyuşmazlığın esası yönünden yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle istinaf isteminin incelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.