WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/6360 E.  ,  2025/2476 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/6360
Karar No : 2025/2476

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten, ... ve ...'a
velayeten ...
VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...

TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : Davacılardan ...'ın, Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 14/08/2008 tarihinde prematüre olarak doğduktan sonra 22/09/2008 tarihine kadar yoğun bakımda küvözde kaldığı süreçte ROP (Prematüre Retinopatisi) muayenesinin yapılmaması nedeniyle kalıcı olarak görme fonksiyonunu yitirdiği ileri sürülerek -miktar artırımı ile birlikte- ... için 12.529,062,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi, -dava esnasında vefat eden- anne ... için 50.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, baba ... için 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 22/09/2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 18/09/2018 tarih ve 2014/2482, K:2018/6246 sayılı kararıyla kısmen açıklamalı olarak onanması, kısmen bozulması sonrasında Danıştay Onuncu Dairesinin 07/04/2022 tarih ve E:2019/3537, K:2022/1928 sayılı kararıyla karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Daire kararının kaldırılarak Mahkeme kararının kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin olarak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflar ve davalı yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :Davacılar tarafından, Mahkeme kararının yargılama giderleri yönünden hukuka aykırı olduğu, nisbi karar harcının (864.607,66-TL) kendilerine tamamlattırılmasının hak ve nesafetle bağdaşmadığı, davalı idare tarafından, davacılardan ...ın, 32 haftalık hamilelik sonrası 2460 gr doğduğu ve solunum sıkıntısı nedeniyle yenidoğan yoğun bakım servisinde solunum sıkıntısı ve sepsis tedavisi aldığı, O2 tedavisi ihtiyacı bittikten 39 günlük olarak şifa ile taburcu edildiği, taburcu edildiği tarihte anne ve babasına durumu hakkında sözlü ve yazılı bilgi ve tavsiyelerde bulunulduğu ve özellikle, ROP riskine karşı göz muayenesi olması gerektiğinin belirtildiği, davacılardan ...'ın ROP riski yönünden en düşük risk grubunda olmamasına rağmen herhangi bir ihmale yer verilmemesi bakımından, doğduğu sağlık kurumunda o gün ki şartlarda ROP muayenesi yapılamadığından, bu muayenenin yapıldığı sağlık kurumuna yönlendirildiği, dava konusu hadisede ailenin sözlü ve yazılı olarak yönlendirilen merkeze gitmediği, çok sonra göz doktoruna müracaat ettikleri, idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, bu durumda Adli Tıp Genel Kurulundan tekrar görüş talep edilerek, -küvezdeki genel durumu bozuk bebeğin göz muayenesinin yapılıp yapılmayacağı, ilk hayati tedavinin ne olduğu, genel durumu bozuk prematüre bir bebekte bile bu muayenenin ilk şart olup olmayacağı- hususlarının açıklanması gerekmekte iken, bu hususlar aydınlatılmaksızın karara varılması hukuka aykırı olup, kararın özellikle bu yönden de bozulması gerektiği, 2577 sayılı Kanun uyarınca ikinci kez miktar artırımında bulunulamayacağı, davalı yanında müdahil tarafından, dosyada mevcut bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun hazırlanmadığı, hastane kayıtlarına uymayan tespit ve değerlendirmeler yapılarak kanaat bildirildiği, Adli Tıp Kurumu raporunu hazırlayan heyette konuyla ilgili uzman hekimin bulunmadığı, kusur oranı belirlenmeden tazminat hesabına gidildiği, davacılara ikinci kez miktar artırımı imkanının tanınamayacağı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacılar ve davalı idare tarafından, karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dava dosyasının tekemmül ettiği anlaşılmakla tarafların yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan maddi tazminat miktarı bakımından, idareye başvuru tarihi olan 24/11/2009 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "Davacı küçük ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile, 12.529.062,00-TL maddi tazminatın (mükerrer ödemede bulunulmamak kaydıyla), 75.000,00-TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 24.11.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, geriye kalan 12.454.062,00-TL'sinin ise ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 06.10.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı küçük ...'a ödenmesine" ilişkin ibaresinin "Davacı küçük ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile, 12.529.062,00-TL maddi tazminatın (mükerrer ödemede bulunulmamak kaydıyla), idareye başvuru tarihi olan 24.11.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı küçük ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

C) Temyize Konu Kararın, Hükmedilen Tazminat Miktarı Üzerinden Hesaplanan Nispi Harç Yönünden İncelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılması yönünde karar veren İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "8-Mahkememizin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının kesinleşen kısmı da dikkate alınarak, hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı (12.657.117,00-TL) üzerinden nispi olarak hesaplanan 864.607,66-TL karar harcından, davacılar tarafından yatırılan 72.085,96-TL karar harcının mahsubu ile geriye kalan 792.521,70-TL karar harcının kararın tebliğini izleyen günden itibaren bir ay içerisinde davacılara tamamlattırılması için müzekkere yazılmasına, bir aylık süre içerisinde tamamlanmadığı takdirde anılan harç tutarının davacılardan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına," ibaresinin "8-Mahkememizin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının kesinleşen kısmı da dikkate alınarak, hükmedilen toplam maddi ve manevi tazminat miktarı (12.657.117,00-TL) üzerinden nispi olarak hesaplanan 864.607,66-TL karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin nispi harç ve maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin ve müdahilin temyiz isteminin REDDİNE,
2.. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemleri halinde iadesine,
4. Kullanılmayan ... TL Y.D. harcının davacılara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.