Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6429 E. , 2025/1096 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6429
Karar No : 2025/1096
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Mardin ili, Dargeçit ilçe Emniyet Amirliği'ne sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 08/10/2014 tarihinde geldiği esnada kolluk görevlileri tarafından terörist sanılarak açılan ateş sonucu yaralanan davacı tarafından, olayda idarenin genel hükümlere göre sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık 50.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; kolluk kuvvetlerince meşru müdafaa sınırının mazur görülebilecek heyecan, korku ve telaş ile aşılması sonucu davacının yaralanmasına sebep oldukları olayda idarenin hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, öte yandan somut olayda sosyal risk ilkesinin şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, ... tarih ve E:..., K:... sayılı davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2019/11908, K:2022/6104 sayılı kararı ile manevi tazminat istemi yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, olayın oluş şekli, davacının olaydaki tutumu ve olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmaması hususları bir arada gözetilerek, sosyal risk ilkesi gereğince, yüzde yüz oranında meslekte kazanma gücünün kaybedilmesi hususu da dikkate alınarak, olay nedeniyle uğradığı manevi zararlara karşılık olarak 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, 250.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; manevi tazminata ilişkin talebini 05/09/2023 tarihinde miktar artırımı ile artırdığı, mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından; manevi tazminatın ağır kusurun bulunması halinde ödeneceği, olayda kusuru bulunmadığından aleyhine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği, hükmedilen miktarın yüksek olduğu, ayrıca manevi tazminata faiz yürütülmesi talebinin yerinde olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava dosyası ile Dairemizin E:2022/2621 sayılı esasına kayıtlı dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacı ..., 08/10/2014 tarihinde Mardin ili, Dargeçit İlçe Emniyet Amirliği'ne geldiği esnada kolluk görevlileri tarafından terörist zannedilerek açılan ateş sonucu yaralanmıştır.
Davacının yaralanmasına ilişkin olayla ilgili olarak açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile sanık güvenlik görevlilerinin olayda meşru savunma sınırını, mazur görülebilecek heyecan, korku veya telaşla aştıkları kabul edilerek, haklarında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, temyiz incelemesi neticesinde anılan karar, Yargıtay ...Ceza Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; "...katılanların (Davacı ...de katılanlardandır.) davranış biçimlerinin gerçek sebebinin ve PKK/KCK terör örgütü mensubu olup da karakola saldırı yapmaya gelen kimseler olmadıklarının onlarla yapılan mülakat sonucunda anlaşıldığı olayda, yıllardır ve özellikle bu dönemde yaygın terör olaylarının yaşandığı Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Mardin ili Dargeçit ilçesinde gerçekleşen yargılama konusu olayda sanıkların önceden aldıkları istihbari bilgiler doğrultusunda kendilerine ve polis memuru arkadaşlarına yönelik bombalı araçla yapılacak saldırının ortaya çıkaracağı sonuçların ağırlığı, uyarılara karşın katılanların Emniyet binasına doğru iki araçla gelmeleri ile bölgenin özellikleri bir bütün olarak göz önüne alındığında; sanıkların bölgede yaşadıkları, tanık oldukları, çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle kendilerine yönelen saldırıları def etme amacıyla meşru savunma koşullarının oluştuğuna ilişkin kaçınılmaz bir hataya düştüklerinden eylemleri hakkında TCK'nin 30/3 maddesi delaletiyle TCK'nin 25/1 maddesi uyarınca meşru savunma nedeniyle beraatlerine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacı tarafından, 18/06/2015 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na olay nedeniyle uğradığı zararların karşılanması istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine, olayda idarenin genel hükümlere göre sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin kusura dayalı ya da kusursuz sorumluluğu yanında, Anayasanın öngördüğü sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olarak ve bu temel üzerinden, kolektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde bilimsel ve yargısal içtihatlar ile sosyal risk ilkesi geliştirilmiştir.
Terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup 5233 sayılı Kanun uyarınca karşılanmayan manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde 2577 sayılı Kanun kapsamında manevi zararların tazmin edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım/etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; yukarıda zikredilen Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yanında, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce yürütülen kovuşturma sonucunda verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda da özetle "...sanık polis memurlarının olay tarihi ve öncesinde ilçeden değişik noktalardan ara ara silah sesleri geldiğini duydukları, PKK/KCK terör örgütünün sözde botan saha komutanlığının Dargeçit ilçesinde bulunan güvenlik güçlerine kesin olarak 08/10/2014 günü silahlı eylemde bulunulması talimatı verdiği yönünde ve ayrıca ... plaka sayılı beyaz renkli bomba yüklü aracın ilçeye doğru geldiği bilgilerinin alınması üzerine güvenlik önlemlerinin arttırıldığı esnada ... plaka sayılı beyaz renkli araç ve... plaka sayılı gri renkli aracın, sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen UKOME kararı ile akşam saatleri kapatılan karakol önündeki yola hızlı bir şekilde geldiği, ... kolluk görevlilerince sözlü olarak "dur" ihtarı ve akabinde havaya uyarı ateşi açılmak suretiyle ihtar yapıldığı..." tespitine yer verilerek ve "...olayda önceden alınan istihbari bilgiler doğrultusunda bombalı araçla yapılacak saldırının ortaya çıkaracağı sonuçların ağırlığı, uyarılara karşın katılanların Emniyet binasına doğru iki araçla gelmeleri ve bölgenin özellikleri bir bütün olarak göz önüne alındığında meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş ile aşıldığı, kolluk kuvvetlerinin bölgede yaşadıkları, tanık oldukları çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle içine düştükleri psikolojik hal nedeniyle heyecanlanmaları, paniğe kapılmaları ve hatta korkmaları, bunun sonucunda da meşru savunma sınırını aşmasının beklenebilecek bir durum olduğu..." belirtilerek, ... atılı suçun meşru müdafaa sınırları içinde işlendiği gerekçesiyle "Ceza Verilmesine Yer Olmadığına" karar verildiği görülmektedir.
Her iki karar incelendiğinde, davaya konu olayda davacının sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen UKOME kararı ile akşam saatlerinde kapatılan karakol önündeki yola hızlı bir şekilde geldiği, hassas ve gergin bir dönemde kolluk görevlilerince yapılan ihtarlara da uymadığı; diğer taraftan karakolda görev yapan kolluk kuvvetlerinin ise bölgede yaşadıkları ve tanık oldukları çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle içine düştükleri psikolojik hal nedeniyle heyecanlanıp paniğe kapılmaları ve hatta korkmaları, bunun sonucunda da meşru savunma sınırının aşılmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkeme tarafından olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusur oranının % 50, davacının müterafik kusur oranının da %50 olduğu gözetilmek suretiyle davacının manevi zararlarına karşılık ödenecek olan tazminat miktarı takdir edilerek davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat yönünden davacının isteminin tamamen kabulüyle 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından 05/09/2023 tarihli miktar artırımı dilekçesiyle dava dilekçesinde talep ettiği 250.000,00 TL'lik manevi tazminatı artırarak 3.000.000,00 TL'ye çıkarttığı görülmektedir.
Miktar artırımı müessesi davanın görülmesi sırasında tarafların kusurlarında, zararı doğuran nedenlerin ve olayların tespitinde ve uğranılan zararın miktarında bir değişiklik olması durumunda maddi tazminat için işletileceği gibi zararı doğuran olayın meydana geliş biçiminin yeni ortaya çıkan bulgu ve tespitler sonucu, kişilerin manevi yönden çok daha fazla etkilendiğinin saptanması halinde manevi tazminat için de uygulanabilir. Ancak bu durumun istisnai bir durum olduğu ve manevi zararın sonradan gerçekten artmış olduğunun tespiti halinde işletilebileceği kuşkusuzdur. Ayrıca manevi tazminat talepleri açısından konunun manevi tazminatın amacı ve niteliğinin dikkate alınması suretiyle ele alınması gerektiğinde de duraksama bulunmamaktadır.
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Manevi zararın niteliği gereği sonradan gelişen veya öğrenilen yeni bir olgu olmadığı sürece kişinin manevi varlığında oluşan zararın arttığından bahsedilemez.
Bu doğrultuda, davacı açısından sonradan oluşan veya öğrenilen yeni bir olgu bulunmadığından ayrıca davacının zarara uğramasında %50 oranında müterafik kusuru da olduğu dikkate alındığında miktar artırımı yoluyla manevi tazminat tutarının artırılmasına ilişkin talebi yerinde görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!