Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6472 E. , 2025/3604 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6472
Karar No : 2025/3604
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, eşi ...'in 8. Komando Tugay Komutanlığı emrinde piyade uzman onbaşı olarak görev yapmakta iken görevlendirildiği İdlib bölgesinde, rahatsızlanması üzerine götürüldüğü İdlib Şehir Hastanesinden dönüş yolunda kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısı neticesinde 05/06/2020 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Suriye'de görevli bulunan ...'in 05/06/2020 tarihinde rahatsızlanması nedeniyle birlik komutanlığınca zırhlı land cruiser ambulans ile yanında araç komutanı M. K. ile muhafız İ. M. görevlendirilmek suretiyle Şehir Hastanesine sevk edildiği, muayene sonrasında üs bölgesine dönüş yolunda kimliği belirsiz kişilerce dur işareti yapılması nedeniyle aracın durdurulduğu, müteakiben araç komutan M. K. ile muhafız İ. M.'nin bilinçsiz bir şekilde ve emniyet tedbirlerini almadan araçtan inerek kimliği belirsiz şahıslarla konuşmaya başladıkları, sonrasında bu kişilerin silahlı saldırısı sonucunda ...'in olay yerinde şehit olduğu, araç komutanı ile araç muhafızının ise yaralandığı, ...'i İdlib Şehir Hastanesine götürmekle görevlendirilen araç komutanı M. K.'nın genç ve tecrübesiz olduğu, terör saldırısı tehdidinin yoğun bir şekilde yaşandığı bölgede araç komutan M. K. ile muhafız İ. M.'nin bilinçsiz bir şekilde ve emniyet tedbirlerini almadan araçtan inerek kimliği belirsiz şahıslarla konuşmaya başladıkları, intikalde alınan emniyet tedbirleri ve saldırı/taciz durumunda uygulanan harekat tarzlarının araç komutanı tarafından uygulanmasında zafiyet yaşandığı, olay öncesi araç komutanı tarafından görevin gerektirdiği koruyucu güvenlik önlemlerinin alınmadığı, araç komutanının olay sırasında ve sonrasında şoka girerek gerekli müdahaleleri yapmadığı, personelin bölgeyle ilgili farkındalılığının yeterli olmadığı ve eğitim zafiyetinin olduğu anlaşıldığından, davacının eşi ...'in 05/06/2020 tarihinde Suriye İdlib bölgesinde icra edilen görev esnasında bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırısı neticesinde şehit edilmesi olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, olayın oluş şekli, davacının eşinin Suriye'de görev yapmakta iken terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırı neticesinde şehit olması, olayın meydan gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunması, meydana gelen olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırap göz önüne alındığında, takdiren, 100.000,00 TL manevi tazminatın, idareye yapılan ön başvurunun idarenin kayıtlarına girdiği 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, davacının fazlaya ilişkin 400.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye yapılan başvuru dilekçesinin kayıtlara girdiği tarih olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat istemi ile bu kısma ilişkin faiz talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğunun açık ve net olduğu, ilgili personel hakkında işlem tesis edilmesi gerektiğinin idari tahkikat heyetince de uygun görüldüğü, hükmedilen manevi tazminat tutarının az olduğu, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, müteveffanın hak sahiplerine nakdi tazminat ödendiği, aylık bağlandığı, olayda hizmet kusuru bulunmadığı, kusursuz sorumluluk ilkelerine göre de tazminatla yükümlü tutulamayacağı, hükmedilen tutarın çok yüksek olduğu, idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür.
Kusursuz sorumluluk sebepleri arasında yer alan "risk ilkesi", idarenin hiçbir kusuru olmasa bile, yürüttüğü tehlikeli faaliyetler veya kullandığı tehlikeli araçlar nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü olmasını ifade etmektedir.
Mesleki risk ise, risk ilkesinin iş kazası ve meslek hastalığı alanındaki tezahürü olup, temelde idarenin, istihdam ettiği kamu görevlisini, görevin içerdiği riskten koruması yükümlülüğüne dayanmaktadır. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken, görevleri nedeniyle uğramış oldukları zararların da kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu karar ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, dava konusu olay nedeniyle idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacının eşi ...'in 8. Komando Tugay Komutanlığı emrinde piyade uzman onbaşı olarak görev yapmakta iken Suriye'nin İdlib bölgesinde görevlendirildiği, burada rahatsızlanması üzerine götürüldüğü İdlib Şehir Hastanesinden dönüş yolunda kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısı neticesinde vefat ettiği, adı geçenin görevinin neden ve etkisiyle olaya maruz kaldığının sabit olduğu, bu itibarla, tazminata yürütülen bir kamu hizmetinin bünyesinde taşıdığı riskler nedeniyle kamu personelinin uğramış olduğu zararların kusur şartı aranmaksızın giderilmesini öngören mesleki risk ilkesi uyarınca hükmedilmesi gerekmekte olup, idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen de reddi yolunda verilen karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre taraflara iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!