Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3231 E. , 2025/967 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3231
Karar No : 2025/967
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Eski Gn. Md. ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, murisinin 27 Mayıs 1960 askeri darbesi dolayısıyla uğradığını iddia ettiği zarar karşılığı 1.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın, 27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, murisinin ve ailesinin 27 Mayıs 1960 askeri darbesi nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığı, 7248 sayılı Kanun'dan 26/01/2022 tarihinde haberdar olarak hemen 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona başvuru yaptığı, başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği, maddi ve manevi zararlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI :
1- Cumhurbaşkanlığı tarafından; davaya konu uyuşmazlığın 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyon Başkanlığına yapılan başvurudan kaynaklandığı, Komisyon'un çalışmalarını Adalet Bakanlığı nezdinde yürüttüğü, idarelerinin Komisyon faaliyetlerinin yürütülmesi ile tazminat taleplerinin değerlendirilmesi sürecine bir dahlinin ya da bu konuda bir görevinin olmadığı, bu nedenle idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılarak davanın münhasıran Adalet Bakanlığı husumeti ile görülmesi gerektiği savunulmaktadır.
2- Adalet Bakanlığı tarafından: 7248 sayılı Kanun uyarınca Komisyona yapılacak başvuruların üç ay süre ile sınırlandırıldığı, bu kapsamda başvuruların 25/02/2021 itibarıyla alınmaya başlanıp 25/05/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla sona erdiği, davacı tarafından yasal başvuru süresi sona erdikten sonra 26/01/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu, yasal süresi dışında yapılan başvurunun kabulüne olanak bulunmadığından hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun yasal süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine 1.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
7248 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında: "1 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca kurulan Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararlar Hazine tarafından karşılanır. Bu kişilerin malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları da karşılanır." denilmiş;
3. fıkrasında: "İkinci fıkra kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulur. Komisyonun çalışma usul ve esasları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Bu madde kapsamında zararlarının karşılanmasını isteyenler, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak ikinci fıkra kapsamındaki zararlarının tazminini isteyebilirler." kuralına yer verilmiş;
4. fıkrasında: "Komisyon kararlarına karşı, kararın tebliğini izleyen on beş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyona itiraz başvurusunda bulunulabilir. İtiraz üzerine verilen kararlara karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda dava açılabilir. Bu davalar acele işlerden sayılır." kuralı getirilmiştir.
7248 sayılı Kanun uyarınca kurulan Komisyonun çalışma usul ve esasları Cumhurbaşkanı tarafından "27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları" 24/02/2021 tarihli, 31405 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
7248 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinin Geçici 1'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca zararlarının karşılanmasını isteyenlerin, komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazetede yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak ikinci fıkra kapsamındaki zararlarının tazminini isteyebilecekleri açık olup, dava konusu olayda ise, davacının, Askeri darbelerden meydana gelen zararlarının karşılanması istemiyle, 25/5/2021 tarihinden çok sonra 26/01/2022 tarihinde 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona başvurması karşısında, davacının maddi ve manevi tazminat ödenmesi yolundaki başvurusunun süresinden sonra yapıldığından bahisle reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, murisinin 27 Mayıs 1960 askeri darbesi neticesinde zarar gördüğünden bahisle, 23/06/2020 tarihli ve 7248 sayılı Kanun uyarınca zararlarının tazmini istemiyle 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyona 26/01/2022 tarihinde başvurmuştur.
Komisyon, 09/11/2021 tarihli toplantısında, 02/11/2021 tarihinden sonra Komisyona yapılan ve yapılacak tüm başvuruların, başvuru numarası alınmaksızın ve esas yönünden incelenmeksizin, yasal süre içerisinde yapılmaması nedeniyle Komisyon Çalışma Usul ve Esaslarının 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca reddine, bu hususun Komisyon Başkanı tarafından üst yazı ile ilgili başvurana bildirilmesine karar vermiştir.
Bu karara istinaden, Komisyon Başkanlığı tarafından, ... tarih ve ... sayılı yazıyla, yukarıda aktarılan Komisyon kararı özetlenerek davacı bilgilendirilmiştir.
Davacı tarafından bu karara yapılan itiraz, 16/06/2022 tarihli Komisyon kararıyla, başvurunun kabul edilebilir bir mazeret olmadan süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalılardan Cumhurbaşkanlığı tarafından; 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun çalışmalarını Adalet Bakanlığı nezdinde yürüttüğü, idarelerinin Komisyon faaliyetlerinin yürütülmesi ile tazminat taleplerinin değerlendirilmesi sürecine bir dahlinin ya da bu konuda bir görevinin olmadığı, bu nedenle idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılarak davanın münhasıran Adalet Bakanlığı husumeti ile görülmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
01/07/2020 tarih ve 31172 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/06/2020 tarihli ve 7248 sayılı "1924 Tarih ve 491 Sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Hükümlerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun"un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında, "İkinci fıkra kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulur. Komisyonun çalışma usul ve esasları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. ..." kuralına yer verilmiştir.
14/10/2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 7248 sayılı Kanun'da belirtilen Komisyon kurularak başkan ve üye atamaları yapılmıştır.
24/02/2021 tarih ve 31405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/02/2021 tarih ve 3564 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları"nın "Sekretarya hizmetleri ve personel görevlendirme" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Komisyonun sekretarya hizmetleri, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür." kuralı; "Yer tahsisi" başlıklı 15. maddesinde, "Komisyonun ihtiyaç durumuna uygun bir hizmet binası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığına tahsis edilir." kuralı; "Giderler" balıklı 16. maddesinde, "Komisyonun giderleri, Adalet Bakanlığı bütçesinde Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne tahsis edilen ödenekten karşılanır." kuralı; "Tereddütlerin Giderilmesi" başlıklı 17. maddesinde ise, "Personel görevlendirilmesi, hizmet binasının tahsisi ve tefrişi ile Komisyonun ihtiyaç duyacağı her türlü araç ve gerecin temini kapsamında doğabilecek tereddütleri gidermeye Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı yetkilidir." kuralı yer almıştır.
Anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 27 Mayıs 1960 askeri darbe mağdurlarının zararlarının tazmini amacıyla Cumhurbaşkanı Kararı ile kurularak başkan ve üyeleri atanan ve yine Cumhurbaşkanı Kararı ile çalışma usul ve esasları belirlenen Komisyon'un, faaliyetini Cumhurbaşkanlığı'na bağlı olarak yürüttüğü, yalnızca faaliyet sırasında ihtiyaç duyduğu sekretarya hizmeti ile hizmet binası ve harcamaların Adalet Bakanlığınca karşılandığı, Adalet Bakanlığınca yürütülen bu hizmetlerde doğan tereddütlerin de yine Cumhurbaşkanlığınca giderildiği, dolayısıyla bu konuda da nihai yetkinin Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, bu nedenle Adalet Bakanlığına tevdi edilen görev ile sorumlulukların, Komisyon'un faaliyetini Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak yürüttüğü gerçeğini değiştirmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davalı Cumhurbaşkanlığının husumet itirazına itibar edilmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
14/06/1960 tarihli ve 10525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 12/06/1960 tarihli ve 1 sayılı "1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun bazı hükümlerinin kaldırılması ve bazı hükümlerinin değiştirilmesi hakkında Geçici Kanun"un;
6. maddesinde, "Sâkıt Reisicumhur ile Başvekil ve Vekilleri ve eski iktidar mebuslarını ve bunların suçlarına iştirak edenleri yargılamak üzere bir «Yüksek Adalet Divanı» kurulur.
Yüksek Adalet Divanı, Adlî, İdari ve Askerî kazaya mensup Hâkimler arasından Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Millî Birlik Komitesince seçilecek bir Başkan, sekiz aslî ve altı yedek üyeden kurulur.
Sanıkların sorumluluklarını araştırmak ve haklarında son tahkikat açılarak Yüksek Adalet Divanına verilmeleri gerekip gerekmediğine karar vermek üzere bir «Yüksek Soruşturma Kurulu» teşkil olunur.
Yüksek Soruşturma Kurulu, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine Millî Birlik Komitesince seçilecek bir Başkan ile otuz üyeden kurulur, bu Kurulun teşkilâtı ve çalışma usulü özel kanunla belirtilir.
Yüksek Adalet Divanının Başsavcısı ile beş yardımcısı, Yüksek Soruşturma Kurulu Başkan ve üyeleri arasından, Bakanlar Kurulunun teklifi ile, Milli Birlik Komitesince tâyin edilir.
Yüksek Adalet Divanının kararları kesindir; ancak idam kararlarının infazı, kararın Millî Birlik Komitesince tasdikına bağlıdır.
Millî Birlik Komitesi üyeleri, bu üyelikten ayrılmış olsalar bile, Yüksek Adalet Divanında, Yüksek Soruşturma Kurulunda ve Divan Savcılığında vazife alamazlar.
Yargılanmaları, 1924 tarihli Teşkilâtı Esasiye Kanununa göre, Divan Âliye ait bulunan şahıslar hakkında soruşturma ve yargılama yetkisi dahi Yüksek Adalet Divanı ve Yüksek Soruşturma Kurulu tarafından kullanılır." hükmüne;
24. maddesinin 2. fıkrasında, "Eski iktidar mensuplarından, kendilerinin ve yakınlarının servetlerini meşrû yollardan edindiklerini mahkemede ispat edemeyenler hakkında Teşkilâtı Esasiye Kanununun 73 üncü maddesinde yazılı müsadere yasağı yürürlükten kaldırılmıştır." hükmüne yer verilmiş iken;
01/07/2020 tarih ve 31172 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 23/06/2020 tarihli ve 7248 sayılı "1924 Tarih ve 491 Sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Hükümlerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun"un 1. maddesiyle, anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun'un;
Geçici 1. maddesinde, "(1) 12/6/1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin yürürlükten kaldırılması sebebiyle varlığı hukuki dayanaktan mahrum Yüksek Adalet Divanının hükümsüz hale gelen bütün kararlarının adli sicil ve her türlü arşiv kayıtlarından silinmesi, Adalet Bakanlığı tarafından resen yerine getirilir.
(2) 1 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca kurulan Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararlar Hazine tarafından karşılanır. Bu kişilerin malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları da karşılanır.
(3) İkinci fıkra kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulur. Komisyonun çalışma usul ve esasları, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Bu madde kapsamında zararlarının karşılanmasını isteyenler, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak ikinci fıkra kapsamındaki zararlarının tazminini isteyebilirler.
(4) Komisyon kararlarına karşı, kararın tebliğini izleyen on beş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyona itiraz başvurusunda bulunulabilir. İtiraz üzerine verilen kararlara karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda dava açılabilir. Bu davalar acele işlerden sayılır.
(5) Bu madde uyarınca Komisyona yapılacak başvurular için herhangi bir ad altında ücret talep edilmez. Komisyonun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı Danıştayda açılacak davalarda karar ve ilam harcı maktu alınır ve dava sonunda maktu vekâlet ücretine hükmedilir.
(6) Komisyon tarafından başvurular değerlendirilirken ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler ilgili gerçek veya tüzel kişilerden istenebilir. Kamu kurum ve kuruluşları, bu husustaki talepleri belirlenen süre içinde yerine getirmek zorundadır.
(7) Bu madde kapsamında maddi zararların karşılanması talepleri karara bağlanırken, uğranıldığı kesin olan ancak aradan geçen zaman sebebiyle tutar yönünden tespiti teknik olarak mümkün olmayan zararlar açısından hakkaniyete uygun bir miktarın ödenmesine karar verilir.
(8) Kamu kurum ve kuruluşları, Yüksek Soruşturma Kurulu ve Yüksek Adalet Divanına ait her türlü arşivlik ve arşiv belgesini bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına devrederler." kuralına;
2. maddesinde, "(1) Bu Kanunun;
a) 1 inci maddesi 27/5/1960 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer." kuralına;
3. maddesinde, "(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür." kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına istinaden, 14/10/2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 7248 sayılı Kanun'da belirtilen Komisyon, bir başkan ve 6 üye olmak üzere toplam yedi kişiden oluşacak şekilde kurularak başkan ve üye atamaları yapılmıştır.
Bilahare, 7248 sayılı Kanun gereğince 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Komisyonun çalışma usul ve esasları ile Komisyona başvuru şeklini belirlemek amacıyla hazırlanan ve 24/02/2021 tarihli, 31405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23/02/2021 tarih ve 3564 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları"nın;
3. maddesinin 1. fıkrasının,
(a) bendinde, "Divan"ın, 12/06/1960 tarihli ve 1 sayılı 1924 tarih ve 491 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan ve hukuki varlığı sona eren Yüksek Adalet Divanını;
(b) bendinde, "Komisyon"un, 7248 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi gereğince 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla kurulan 27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonu;
(c) bendinde, "Kurul"un, 1 sayılı Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan ve hukuki varlığı sona eren Yüksek Soruşturma Kurulunu;
(ç) bendinde, "maddi zarar"ın, 1 sayılı Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan Kurul ile Divan tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin, bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları;
(d) bendinde, "manevi zarar"ın, 1 sayılı Geçici Kanunun mülga 6 ncı maddesi gereğince kurulan Kurul ile Divan tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararları, ifade edeceği düzenlemesine;
"Başvuru süresi" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Başvuru süresi, bu Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen günden itibaren üç aydır. Başvuru süresinin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.
(2) Başvuru formunun ve eklerinin doğrudan Komisyona veya Valiliklerin İl Yazı İşleri Müdürlüğüne verildiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesine;
"Komisyonun toplanma ve karar alma usulü" başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında,
"(2) Komisyon, Komisyon Başkanının çağrısı üzerine, en az beş üyenin katılımı ile toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar alır." düzenlemesine;
"Müzakere ve karar" başlıklı 10. maddesinde,
"(1).Komisyon incelemelerini dosya üzerinden yapar ve müzakere neticesinde, başvurunun reddine veya kabulüne karar verir.
(2).Aşağıdaki hallerde başvurunun reddine karar verilir:
a).Başvurunun süresi içinde yapılmaması.
b).Başvuran veya murisi hakkında Kurul ile Divan tarafından soruşturma ve kovuşturma yürütülmediğinin anlaşılması.
c).Maddi zarara ilişkin başvurularda, başvuran veya murisinin mal varlığının müsadere edilmemiş olması.
ç).Başvuranın, zarar görenin mirasçısı olmadığının anlaşılması.
(3).Mirasçılar tarafından yapılan manevi zarara ilişkin başvurularda, manevi tazminat miktarı zarar gören muris esas alınarak belirlenir ve bu miktarın başvuranlara miras payları oranında ödenmesine karar verilir.
(4) Maddi zarara ilişkin başvurular karara bağlanırken, uğranıldığı kesin olan ancak aradan geçen zaman sebebiyle tutar yönünden tespiti teknik olarak mümkün olmayan zararlar açısından hakkaniyete uygun bir tazminat miktarı belirlenir. Mirasçılar tarafından yapılan başvurularda maddi tazminatın miras payları oranında ödenmesine karar verilir.
(5) Komisyon kararında, başvuruyu, inceleme sürecini, değerlendirme gerekçelerini belirtir. Kabul kararlarında, belirlenen maddi ve/veya manevi tazminatın ödeneceği kişi/kişiler açıkça gösterilir. Karar, Komisyon Başkanı ve üyeleri tarafından imzalanır." düzenlemesine;
"Kararın tebliği" başlıklı 11. maddesinde,
"(1) Komisyon kararları, ilgililere 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir." düzenlemesine;
"Komisyon kararına itiraz ve yargı yolu" başlıklı 12. maddesinde,
"(1) Başvuran, Komisyon kararına karşı kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren on beş gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere vereceği dilekçe ile doğrudan veya Valiliklerin İl Yazı İşleri Müdürlüğü aracılığıyla Komisyona itiraz edebilir.
(2) İtiraz sebebiyle, herhangi bir ad altında ücret talep edilmez.
(3) İtiraz hakkında verilen kararın bu Usul ve Esasların 11 inci maddesi gereğince tebliği üzerine başvuran, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’da dava açabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7248 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri ile 02/06/1960 tarih ve 1 sayılı Kanun'un 6. maddesi yürürlükten kaldırılarak, Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin, bu soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle uğradıkları manevî zararlar ile malvarlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararlarının Hazine tarafından karşılanması öngörülmüştür.
7248 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında, Kanun kapsamında zarar görenler veya mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere, Cumhurbaşkanı tarafından bir Komisyon kurulacağı, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Cumhurbaşkanı tarafından belirleneceği; zararlarının karşılanmasını isteyen söz konusu kişilerin, Komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete’de yayımlanmasını izleyen üç ay içinde Komisyona başvurarak söz konusu zararlarının tazminini isteyebileceği kurallarına yer verilmiş; böylelikle Komisyona yapılacak başvuru süresi üç ay ile sınırlandırılmıştır.
7248 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına istinaden, 14/10/2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 7248 sayılı Kanun'da belirtilen Komisyon, bir başkan ve 6 üye olmak üzere toplam yedi kişiden oluşacak şekilde kurularak başkan ve üye atamaları yapılmıştır.
Bilahare, 7248 sayılı Kanun gereğince 13/10/2020 tarihli ve 2020/439 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Komisyonun çalışma usul ve esasları ile Komisyona başvuru şeklini belirlemek amacıyla hazırlanan 23/02/2021 tarih ve 3564 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki "27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları", 24/02/2021 tarihli ve 31405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
27 Mayıs 1960 Askeri Darbe Mağdurlarının Zararlarının Tazmini Amacıyla Kurulan Komisyonun Çalışma Usul ve Esasları'nın 5. maddesinin 1. fıkrasında, dayanağı Kanun hükmüne uygun olarak, başvuru süresinin, bu Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen günden itibaren üç ay olduğu; 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de, başvurunun süresi içinde yapılmaması halinde reddedileceği düzenlenmiştir.
7248 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan amir hükmü ile bu hüküm doğrultusunda hazırlanan Usul ve Esasların 5. maddesinin 1. fıkrası ile 10. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca; 7248 sayılı Kanun kapsamındaki zararların tazmini istemiyle, Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen 25/02/2021 tarihinden itibaren üç ay içerisinde Komisyona başvurulmuş olmasının, bu başvuruların incelenmesinin ön koşulu olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 7248 sayılı Kanun'un, dava açma süresi dolmuş, olağan hukuki yollarla talep imkanı bulunmayan zararlara yönelik özel ve istisnai bir idari başvuru hakkı tanıyan sulh kanunu niteliğinde olduğu gözetildiğinde, anılan Kanun'un başvuru süresine yönelik bahse konu sınırlayıcı hükmünün, Anayasaya aykırılık teşkil etmediği ve bütünüyle kanun koyucunun takdirinde olduğu da açıktır.
Buna göre, 7248 sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca, Usul ve Esasların Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen 25/02/2021 tarihinde başlayan Komisyona başvuru süresinin, 3 aylık sürenin son günü olan 25/05/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla sona erdiğinin kabulü zorunludur.
Nitekim, uygulamada da 25/02/2021 tarihinde Komisyona başvuruların alınmaya başlandığı ve 25/05/2021 tarihi mesai bitimi itibarıyla başvuruların kayıt numarası dahi verilmeksizin değerlendirmeye alınmadığı görülmektedir.
7248 sayılı Kanun'un başvuru süresine yönelik sınırlayıcı hükmünün, aynı zamanda, yargı organları yönünden de bağlayıcı olduğu; daha açık bir ifadeyle, söz konusu sürenin aşılmasını gerektirecek haklı ve makul bir sebep gösterilmediği sürece, Komisyon tarafından başvurunun incelenmesine olanak bulunmadığı gibi yargı mercilerinin de süresi dışında yapılan başvuruların ve Kanun kapsamındaki zararların tazmini istemiyle bağlantılı taleplerin esasını inceleme, dolayısıyla başvuru süresini uzatma yetkisinin olmadığı, aksi kabulün Kanun'un açık hükmüne aykırılık teşkil edeceği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından Komisyona başvuru için öngörülen üç aylık sürenin son günü olan 25/05/2021 tarihi geçirildikten sonra 26/01/2022 tarihinde başvuru yapıldığı, bu hususun davacı tarafından da açıkça kabul edildiği, ancak başvuru tarihinden bir hafta önce 7248 sayılı Kanun'dan haberdar olunduğu ve gecikmeksizin başvuru yapıldığı belirtilerek başvurunun süresinde kabul edilmesinin istenildiği, bu yöndeki itirazının Komisyonca incelenerek gecikmenin makul bir sebebe dayanmaması sebebiyle reddedildiği görülmektedir.
Bu çerçevede, 7248 sayılı Kanun'un amir hükmü gereğince, davacının 3 aylık başvuru süresi geçtikten sonra yaptığı başvurunun Komisyon tarafından değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gibi Dairemizce de anılan başvuruyla bağlantılı bulunan 7248 sayılı Kanun kapsamındaki zararların tazmini istemiyle açılan işbu davanın esasının incelenmesi olanağı bulunmadığı, ayrıca davacının 3 aylık başvuru süresi geçtikten sonra başvurmasına gerekçe olarak gösterdiği "7248 sayılı Kanun'dan geç haberdar olduğu" yolundaki açıklamanın, yasal sürenin aşılmasını gerektirecek haklı ve makul bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği, Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle alenileşen Kanun'u bilmemenin mazeret olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Diğer taraftan, bakılan dava "iptal davası" formatında değil, "tam yargı davası" formatında açıldığından, aşağıda belirtilen hususlara değinilmesinde de fayda bulunmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Yüksek Adalet Divanı; adlî, idari ve askerî yargıya mensup hâkimlerden oluşan bir yargı merci olup verdiği kararların da yargısal nitelik taşıdığı açıktır. Keza, sanıkların sorumluluklarını resen veya ihbar ve şikayet üzerine inceleyip haklarında son tahkikat açılması gerekip gerekmediğine karar verme görevi tevdi edilerek kurulan Yüksek Soruşturma Kurulunun kararlarının da yargısal mahiyet arz ettiği kuşkusuzdur. Nitekim, her iki mercinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda öngörülen muhakeme usullerini uygulayacağı, 18/06/1960 tarihli ve 10529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/06/1960 tarihli ve 3 sayılı Yüksek Adalet Divanının Muhakeme Usulüne ait Geçici Kanun'da açıkça hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, yargısal görev ifa ettiklerinde duraksama bulunmayan Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanının verdikleri yargısal kararlardan doğan zararların tazmini isteminin, idari bir faaliyetten kaynaklanmaması nedeniyle idari yargı yerince incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Kanun koyucu da bu nedenle 7248 sayılı Kanunla mağdurlar tarafından doğrudan Danıştayda tazminat davası açılması esasını benimsememiş ve Anayasa Komisyonu görüşmelerinde kanun teklifinin metni değiştirilerek Komisyon kararlarına (idari işleme) karşı "iptal davası" açılmasına olanak tanınmıştır. Her ne kadar Komisyon kararından doğan zararın tazmini istemlerinin de idari dava konusu olmakla idari yargı yerince incelenmesi gerektiği düşünülebilir ise de, esasen 7248 sayılı Kanun kapsamındaki kişilerin zararı Komisyon kararından doğmamakta, gerçekte zarar, Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı kararlarından kaynaklanmaktadır. Bir başka ifadeyle, iddia olunan zarar, Komisyon kararı öncesinde de mevcut olduğundan ilgililere özel bir başvuru hakkı verilmiştir. Dolayısıyla zarar ile Komisyon kararı arasında uygun illiyet bağı bulunduğundan söz etmeye olanak yoktur.
Bu itibarla, davacının tazminat isteminin, belirtilen nedenlerle de kabulüne olanak bulunmamakta olup, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!