WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/7854 E.  ,  2025/1238 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7854
Karar No : 2025/1238

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Varlık Yönetim A.Ş. (... Varlık Yönetim A.Ş.)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket tarafından,... tarih ve... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2016 yılının tüm dönemlerine ilişkin olarak cezai faiz uygulanmak suretiyle yapılan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) kesintisine ilişkin .../..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı tahakkuk fişlerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; KKDF'nin kredi ve para politikası aracı olarak 1988 yılında uygulamaya konulduğu, kredi işlemlerinde Türk Lirası kredilerde tahakkuk ettirilen faiz tutarları üzerinden hesaplandığı, ... Yönetim Şirketlerinin sorunlu alacakların tahsili amacıyla hareket ettiği, bu amaçla edindiği gayrimenkul veya sair mal, hak ve varlıkların işletilmesi, kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilâve finansman sağlama veya sermayelerine iştirak etme hak ve yetkisine sahip olduğu, Maliye Bakanlığı Müfettişlerince davacı şirketin faaliyetleri ile ilgili ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporunun düzenlendiği, ilgili rapora istinaden bir ... Yönetim Şirketi (VYŞ) olan davacı şirketin devir aldığı portföylerden yapmış olduğu tahsilatlar dikkate alınarak KKDF ve cezai faiz tahakkuku yapıldığı, ancak faaliyet alanı olarak VYŞ'lerin sorunlu alacakları kül halinde ilgili kurumlardan devraldığı (anapara+faiz+KKDF), dolayısıyla VYŞ'lerin yaptığı tahsilatların içerisinde anaparanın da yer aldığı, KKDF'nin tahakkuk ettirilen faiz tutarları üzerinden hesaplandığı göz önüne alındığında, Maliye Bakanlığı'nca VYŞ tarafından tahsil edilen tutarların hangi kısmının kredi faizine tekabül ettiği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, yine her ne kadar 5411 sayılı Kanun'un 143'üncü maddesi uyarınca VYŞ'lerin alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilave finansman sağlama yetkilerinin bulunduğu anlaşılsa da, dosya kapsamından davacı şirketin herhangi bir borçluya finansman sağladığına ilişkin bir bilgi veya belgeye yer verilmediği, ayrıca, 213 sayılı Kanun'un Mükerrer 30'uncu maddesi uyarınca idarece re'sen tarh olunan vergi ve cezalara ilişkin ilgilisi adına tahakkuk fişi düzenlemeden önce vergi ihbarnamesi düzenlenmesi gerektiği halde dosya kapsamından belirtilen yükümlülüğe de uyulmadığının anlaşıldığı, KKDF, ilgili Kurumlarca sağlanan kredilerde tahakkuk ettirilen faiz tutarları üzerinden hesaplandığından, VYŞ olarak faaliyet gösteren davacı şirketin devir aldığı portföylerden yapmış olduğu tahsilatların hangi kısmından KKDF kesintisi yapılacağı hususu netleştirilmeden, ayrıca vergi ihbarnamesi gönderilmeden doğrudan tesis olunan dava konusu tahakkuk işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idarece ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143. maddesindeki düzenlemede varlık yönetim şirketlerinin beş yıl süre ile kaynak kullanımı destekleme fonuna yapılacak kesintiden muaf olacağına yönelik düzenlemenin mefhumu muhalifinden, varlık yönetim şirketleri tarafından bankalar, özel finans kurumları ve diğer mali kurumların alacakları ile diğer varlıkları satın alınarak tahsili ve yeniden yapılandırılarak satılması işlemlerinde her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarların bu süreden sonra BSMV ve KKDF kesintisine tabi bulunduğu, dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI:Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2016 yılının tüm dönemlerine ilişkin olarak cezai faiz uygulanmak suretiyle yapılan KKDF kesintisine ilişkin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı tahakkuk fişlerinin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Varlık yönetim şirketi" başlıklı 143. maddesinde, "Bankalar ve Fon dâhil diğer malî kurumların alacakları ile diğer varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından belirlenen varlık yönetim şirketleri de kurulabilir. Varlık yönetim şirketleri alacaklarının tahsili ve alacakların ve/veya diğer varlıkların yeniden yapılandırılması kapsamında alacak tahsili amacıyla edindiği gayrimenkul veya sair mal, hak ve varlıkların işletilmesi, kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilâve finansman sağlamak veya sermayelerine iştirak etmek dâhil olmak üzere her türlü faaliyeti gerçekleştirmeye yetkilidir.
(Ek fıkra: 2/1/2017-KHK-684/5 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/5 md.) Sermayesinin yarıdan fazlası doğrudan veya dolaylı olarak kamuya ait olan veya kamu tarafından kontrol edilen bankaların alacaklarının varlık yönetim şirketlerine satışında uygulanacak usul ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.
Fon kurulacak varlık yönetim şirketlerine sermaye sağlamak suretiyle kurucu ortak
veya hissedar olarak katılmaya yetkilidir.
Fonun en az yüzde yirmi hissedar olduğu varlık yönetim şirketleri, Fondan devraldığı alacaklarla ilgili olarak bu Kanunun 132 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 138 inci
maddesinin beşinci fıkrasında Fona tanınan hak ve yetkileri kullanır.
Varlık yönetim şirketleri bu kapsamdaki işlemleri nedeniyle doğmuş veya doğması beklenen, ancak miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak amacıyla karşılık ayırmak zorundadırlar. Karşılık ayrılacak alacakların nitelikleri ile karşılıklara ilişkin esas ve usûller Kurul tarafından belirlenir. Varlık yönetim şirketlerinin bu fıkra uyarınca ayırdıkları karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır.
Varlık yönetim şirketi tarafından, bu borçların, taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların, varlıkların devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt, alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten itibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden müdahil sıfatını kazanır.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun
hükümlerine tâbi olarak faaliyetlerini yürütürler." hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan; anılan Kanun'un 143. maddesinin 6. fıkrasında dava konusu tahakkuk fişlerinin düzenlendiği tarihte yer alan “kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince” ibaresinin 14/10/2021 tarih ve 7338 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle gerek dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihten, gerekse temyize konu kararın verildiği tarihten sonra madde metninden çıkarıldığı görülmekte olup, bu durumda varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemlerin ve bununla ilgili düzenlenen kağıtların damga vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 39. maddesi hükmünden süreyle sınırlı olmaksızın istisna tutulduğu dolayısıyla davacı şirket lehine bir düzenleme yapıldığı anlaşıldığından ve ortaya çıkan bu yeni hukuki durumun bakılan uyuşmazlıkta dikkate alınması gerektiğinden bir Varlık Yönetim Şirketi olan davacı şirketin devir aldığı portföylerden yapmış olduğu tahsilatlar dikkate alınarak KKDF ve cezai faiz tahakkuku yapılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde ve temyize konu kararda bu gerekçe ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyize konu karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, davalı idarenin isteminin bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.