Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7761 E. , 2025/1235 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7761
Karar No : 2025/1235
DAVACI :...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Milli Savunma Bakanlığı'nın 01/10/2020 tarihli Makam Oluru ile yürürlüğe konulan "Şahsi Silah Yönergesi"nin 11. maddesinin 1. fıkrasının ve 32. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : ... olan davacı tarafından; dava konusu Yönerge hükümleriyle belirlenen tabanca ve mermi miktarının artırılması için başvuruda bulunduğu, Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığının 26/10/2021 tarihli yazısıyla, silah sayısına ilişkin yapılan sınırlamanın statü farklılığına dayandığı, üst hukuk normlarına uygun olarak idarenin takdir yetkisine istinaden muvazzaf subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar için edinilebilecek silah sayısının üç olarak belirlenmesinin makul ve ölçülü olduğu, şahsi silah başına mermi alım miktarının 1000 adede çıkarılması talebinin ise Yönergede güncelleme çalışmasına dahil edildiği cevabının verildiği, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’na göre erden general/amirale kadar herkesin asker olduğu, subayın tanımının “asteğmenden mareşale kadar rütbeyi haiz olan askerdir” şeklinde yapıldığı, generallerin ve amirallerin de subay olduğu, imtiyaz sahibi kişilermiş gibi sınıflandırılarak sayı sınırının onlar yönünden kaldırılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, sayı sınırının ya üç adet şeklinde herkese eşit olarak uygulanması ya da tüm personel için kaldırılması gerektiği, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmeliğinde mermi alım adedinin yükseltilmesi yetkisinin İçişleri Bakanına verildiği, İçişleri Bakanlığı’nın 14/03/2018 tarihli Genelgesi ile sivil vatandaşlar ile jandarma, polis ve diğer silah taşıma yetkisini haiz tüm kişiler için mermi alım adetinin 200'den 1000 adede çıkarıldığı, ilgili Genelge ile sivillerin mermiye ulaşımı daha kolay hale getirilmiş iken, daha sonra 01/10/2020 tarihinde yayımlanan dava konusu MSB Şahsi Silah Yönergesi’nde emekli/muvazzaf (görevli) asker kişilere bu hakkın dahi verilmediği, dava konusu kuralların 6136 sayılı Kanun’a, Uygulama Yönetmeliğine ve İçişleri Bakanlığı Genelgesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Muvazzaf subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar ile muvazzaf, emekli/müstafi general/amiraller arasında şahsi silah teminine ilişkin MSB Şahsi Silah Yönergesinde yapılan sayı sınırlamasının statü farklılığına dayandığı, bu konuda üst hukuk normlarında belirleyici/sınırlandırıcı bir düzenlemeye yer verilmediği, idarenin takdir yetkisine istinaden muvazzaf subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar tarafından edinilebilecek silah sayısının üç olarak belirlendiği, bu sayının silah edinme hakkının sınırlandırılması olarak nitelendirilemeyecek ölçüde makul bir belirleme olduğu, Yönergenin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Emekli astsubay olan davacı tarafından, 01 Ekim 2020 tarihinde yayımlanan MY 166-2 (A) Şahsi Silah Yönergesinin 11/1. Ve 32/1. maddelerinin; Anayasa, üst hukuk normlarına ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, şahsi silahlara temin edilen mermi miktarının arttırılması ve MKE A.Ş. ya da sivil/ askeri şahıslardan satın alınabilecek silah miktarının arttırılması için yaptığı başvuruya Milli Savunma Bakanlığı Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığınca verilen 26/10/2021 tarihli cevapta; muvazzaf subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar ile muvazzaf, emekli/müstafi general/amiraller arasında şahsi silah teminine ilişkin ilgi Yönergede yapılan sayı sınırlamasının statü farklılığına dayandığı, bu hususta üst hukuk normlarında belirleyici/sınırlandırıcı bir düzenlemeye yer verilmediği göz önüne alındığında idarenin takdir yetkisine istinaden muvazzaf subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar tarafından edinilebilecek silah sayısının üç olarak belirlendiği, bu sayının silah edinme hakkının sınırlandırılması olarak nitelendirilemeyecek ölçüde makul bir belirleme olduğu, bu çerçevede Yönergenin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık içermediği belirtilmekte ise de Yönerge ile getirilen düzenlemenin açık bir şekilde eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ruhsatına bağlı olarak 4. silahını almak ve her bir tabanca için 1000'er mermi almak istediği, ancak MY 166-2 (A) Türk Silahlı Kuvvetleri Şahsi Silah Yönergesinin ilgili maddelerinin buna engel olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 1. maddesinde, ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasının bu kanun hükümlerine tabi olduğu, bu Kanuna dayanarak çıkarılan 91/1779 karar sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde, Yönetmeliğin amacının, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamındaki silahlarla ilgili ruhsatların düzenlenmesini, yenilenmesini, gerektiğinde geri alınmasını veya iptalini, bağış, satış veya veraseten intikal yolu ile el değiştirmesini, ruhsata bağlanan silahların kayıt ve tescilini, bıçak ve diğer aletler ile benzerlerinin yapım, kullanım ve naklini, armağan, hatıra ve antika silahların neler olduğunu, silah ve mermi edinilmesini, silahların yurdumuza daimi ya da geçici olarak ithal edilmesini, trap-skeet atış alanı ile tabanca ve tüfek atış poligonu açılmasını ve bunların denetlenmesini, ateşli silahlar için tamir yeri açılmasını, yivli ve yivsiz av ve spor silahları ile aksamlarının ve bunlara ait mermilerinin yurda sokulması esaslarını, bunlarla ilgili izin, kayıt ve tescil işlemlerini kapsadığı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde ise, emekli Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları hakkında düzenleme getirilerek, "Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50. maddesinin (c) bendi, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası
ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16. maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2. maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere, emekli Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan uzman erbaşlara silah taşıma ve bulundurma izni, bağlı bulundukları Kuvvet Komutanlıklarınca, Jandarma personeli için Jandarma Genel Komutanlığınca, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli için Sahil Güvenlik Komutanlığınca verilir.
Kanunen silah almaya ve taşımaya yetkili olan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli emekli olarak ayrılmaları halinde, ilişiklerini keserken şahsi tabancalarını emekli kimlik kartlarına işletebilirler.
Emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için mensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı şahsi tabanca envanterinde, o şahıs için kayıtlı bulunan tabanca veya tabancalardan, antika silahlar için bulundurma belgesi diğer tabancalar için taşıma belgesi düzenler ve onaylar. Taşıma ve bulundurma müsaadesi süresizdir. Ancak, emekli ve müstafi personelin durumları ilgili komutanlıkça beş yılda bir araştırılır". hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Satın alınabilecek silah ve mermi miktarı" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasında "Valilerce, taşıma veya bulundurma amacıyla ruhsata bağlanmak üzere silah satın alma izni verilen gerçek kişilerle kurum, kuruluş veya işyeri demirbaşına kayıt edilecek her silah için, yıllık en fazla ikiyüz adet mermi satın alınabilir.", hükmü, "mermi sağlanması" başlıklı 13. maddesinde ise "Silah taşıma ve bulundurma yetkisini haiz emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, silahları için mermi satın almak istemeleri halinde, bulundukları yerin askerlik şubesi başkanlığına müracaat ederek izin almak zorundadırlar. Bunların, mermi ihtiyaçları, satış yetkisi verilen kamu kurumunun satış mağazalarından veya bu kurum mamullerini satan ruhsatlı başbayii veya bayilerden karşılanır. Hak sahiplerinin satış yapan müesseselere bizzat başvurmaları ve taşıma veya bulundurma yetkisini belgeleyen kimlik kartlarını ve belgelerini ibraz etmeleri zorunludur." hükmü kurala bağlanmıştır.
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında bu mevzuatta Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin sahip olduğu ruhsatlı silahlar için açık bir hüküm bulunmadığı, konunun 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olmayacak şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri Şahsi Silah Yönergesi ile düzenlendiği görülmüştür.
Düzenlemede Türk Silahlı Kuvvetleri emir-komuta rejimine göre statü ayrımına gidildiği,dayanağı mevzuata ve eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
... olarak görev yapmakta iken 19/04/2021 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından, Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş.'den alınabilecek şahsi tabanca sayısının ve şahsi silah başına yıllık temin edilebilecek mermi miktarının arttırılması için Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığı'na yapılan başvuru üzerine, anılan Başkanlığın ... tarihli ve ... sayılı yazısıyla, Şahsi Silah Yönergesinde muvazzaf subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlara şahsi silah temini yönünden sayı sınırlaması getirilmiş iken muvazzaf ve emekli/müstafi general/amirallerin bu sınırlamadan muaf tutulmasının aralarındaki statü farklılığına dayandığı, üst hukuk normlarına uygun olarak idarenin takdir yetkisine istinaden getirilen silah sayısı üst sınırının üç olarak belirlenmesinin makul ve ölçülü olduğu, mermi alım miktarının 200 adetten 1000 adede çıkarılmasına ilişkin talebin ise Şahsi Silah Yönergesi'nde yapılacak güncelleme çalışmasında değerlendirileceği yolunda cevap verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, Milli Savunma Bakanlığı'nın 01/10/2020 tarihli Makam Oluru ile yürürlüğe konulan Şahsi Silah Yönergesinin 11. maddesinin 1. fıkrası ile 32. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
6136 sayılı Ateşli Silahlar Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un;
6. maddesinde,
"Bu Kanun kapsamına giren silahlar için verilen taşıma ve bulundurma ruhsatları yenileme harcı alınmak şartı ile beş yıl için geçerlidir. ...
Ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususlar yönetmelikte belirlenir." hükmüne;
7. maddesinde,
"(1) Ateşli silahları ancak;
1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,
2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,
3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,
4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,
...
taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler. ...
Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir. ..." hükmüne;
Ek 8. maddesinde,
"... Milli Savunma Bakanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki subay, astsubay ve uzman erbaşlara; Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca temin edilen tabanca ve mermiler, kendi bünyelerindeki subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara; Emniyet Genel Müdürlüğünce temin edilen tabanca ve mermiler, emniyet hizmetleri sınıfı personeline; ... görevlerinde kullanmak üzere bedeli mukabili zati demirbaş silah olarak satılır. Satılan silahların ayrılma, ihraç ve benzeri sebeplerle geri alınma usul ve esasları ile satılma şekil ve şartları, zayi, hasar, onarım, kadro standardı dışı bırakılması, eğitim ve görevde kullanılan mermilerin bedelli veya bedelsiz temini ve diğer hususlar çıkarılan yönetmeliklerle belirlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükümlerine dayanılarak 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılan ve 01/06/1991 tarihli ve 20888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik"in;
"Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (n) bendinde, "Zati demirbaş tabanca: Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesindeki subay, astsubay, uzman jandarma çavuş ve uzman erbaşlar ile emniyet hizmetleri sınıfı personeline görevlerinde kullanılmak üzere, bedeli mukabili zati demirbaş olarak satılan, personelin memuriyeti süresince Devlet malı silah statüsünü muhafaza eden ve üçüncü kişilere satış, devir veya hibesi yapılamayan, emekli olduklarında envanter kaydından çıkartılarak adlarına zati silah olarak ruhsata bağlanacak tabancalar" olarak; (ö) bendinde, "Demirbaş silah: Bir kurum, kuruluş veya kişilere ait işyerleri için demirbaş olarak kaydı yapılan yarı otomatik tabanca sınıfı silahlar" şeklinde tanımlanmış;
"Emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli" başlıklı 11. maddesinde,
"Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar, 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 inci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 nci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 üncü ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere emekli Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan muvazzaf subay, muvazzaf astsubay ve uzman jandarmalar, dokuzuncu fiilî hizmet yılını doldurduktan sonra ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubaylar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlara silah taşıma ve bulundurma izni ilgisine göre bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca verilir.
Kanunen silah almaya ve taşımaya yetkili olan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli emekli olarak ayrılmaları halinde, ilişiklerini keserken şahsi tabancalarını emekli kimlik kartlarına işletebilirler.
Emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için mensup olduğu kuvvet komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı personeli için Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli için Sahil Güvenlik Komutanlığı şahsi tabanca envanterinde, o şahıs için kayıtlı bulunan tabanca veya tabancalardan, antika silahlar için bulundurma belgesi diğer tabancalar için taşıma belgesi düzenler ve onaylar. Taşıma ve bulundurma izinleri süresizdir. Ancak emekli ve müstafi personelin durumları ilgili komutanlıkça beş yılda bir araştırılır. ..." kuralı;
"Emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinden istenecek belgeler" başlıklı 12. maddesinde,
"Emekli veya müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli;
a) İki adet kimlik kartı fotokopisini,
b) Silah taşımalarında veya bulundurmalarında psikolojik, nörolojik veya fiziki rahatsızlıklar bakımından sakınca bulunmadığına dair doktor raporunu,
c) Son üç ay içinde çekilmiş dört adet vesikalık fotoğrafını,
ekleyecekleri bir dilekçe ile ilgisine göre bağlı bulundukları kuvvet komutanlıklarına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına müracaat ederler. ..." kuralı;
"Mermi sağlanması" başlıklı 13. maddesinde,
"Silah taşıma ve bulundurma yetkisini haiz emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, silahları için mermi satın almak istemeleri halinde, bulundukları yerin askerlik şubesi başkanlığına, emekli ve müstafi Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ise İl Jandarma Komutanlıklarına müracaat ederek izin almak zorundadırlar. Bunların, mermi ihtiyaçları, satış yetkisi verilen kamu kurumunun satış mağazalarından veya bu kurum mamüllerini satan ruhsatlı başbayi veya bayilerden karşılanır. Hak sahiplerinin satış yapan müesseselere bizzat başvurmaları ve taşıma veya bulundurma yetkisini belgeleyen kimlik kartlarını ve belgelerini ibraz etmeleri zorunludur." kuralı;
"Silah satın alma, kayıt ve tescil" başlıklı 22. maddesinde,
"... Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ve emeklileri ile müstafi personel mensup olduğu kuvvet komutanlığından, jandarma personeli Jandarma Genel Komutanlığından, sahil güvenlik personeli Sahil Güvenlik Komutanlığından alacakları izin belgesi ile birlikte ilgisine göre bu komutanlıklara müracaatları halinde, silah taşımak ve bulundurmak için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, kendilerine silah satın almak üzere EK-4’te yer alan Silah Satın Alma Yetki Belgesi verilir. İki nüsha olarak düzenlenen bu belgenin bir nüshası silah satışı yapacak kamu kuruluşuna gönderilir ve diğer nüshası dosyasında saklanır. Bu belgenin geçerlilik süresi düzenlendiği tarihten itibaren altı aydır. Bu belge ile bizzat belge sahibi tarafından silah satış yetkisi olan kamu kuruluşundan silah satın alınır.
...
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli ile emeklilerinin silah ruhsat işlemleri Emniyet Genel Müdürlüğü ve bağlı birimlerince yerine getirilir." kuralı;
"Satın alınabilecek silah ve mermi miktarı" başlıklı 24. maddesinde,
"Valilerce, taşıma veya bulundurma amacıyla ruhsata bağlanmak üzere silah satın alma izni verilen gerçek kişilerle kurum, kuruluş veya işyeri demirbaşına kayıt edilecek her silah için, yıllık en fazla ikiyüz adet mermi satın alınabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası grup nakli görevlileri ile kurum ve kuruluşların silah taşıması uygun görülen personeli için satın alınacak tabanca ve mermi miktarı Bakanlıkça tespit olunur.
Silah taşıma ve bulundurma ruhsatına sahip olanların mermi ihtiyaçları, Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu'ndan veya usulüne uygun olarak yurt dışında ithal edilmek suretiyle karşılanır.
İhtiyaç sahiplerinin valiliklere yapacakları yazılı başvuru üzerine, taşıma veya bulundurma ruhsatlı ya da kurum, kuruluş veya işyeri demirbaşına kayıtlı silahlar için her yıl en fazla ikiyüz adet mermi satın alma izni verilir. Bu miktar İçişleri Bakanı tarafından beş katına kadar arttırılabilir.
...
Mermi satın alma izni için (Ek-14)'teki Mermi Satın Alma Belgesi düzenlenir. Hak sahipleri, mermi satışı yapan müesseselere bizzat başvurmak ve taşıma veya bulundurma yetkisini belgeleyen kimlik kartlarını ve belgelerini ibraz etmek zorundadırlar.
Yetkili kamu kuruluşu adına satış yapan yetkili satıcılar, sattıkları mermi miktarını ve kimlere sattıklarını aylık listeler halinde bağlı oldukları il valiliklerine bildirmek zorundadır. Usulüne uygun şekilde mermi satışı yapmadığı tespit edilen yetkili satıcıların ruhsatları iptal edilir ve bunlara bir daha ruhsat verilmez." kuralı yer almıştır.
Anılan Kanun ve Yönetmelik kurallarına dayanılarak hazırlanan ve Milli Savunma Bakanlığı'nın 01/10/2022 tarihli Makam Oluruyla yürürlüğe konulan dava konusu Şahsi Silah Yönergesi'nin;
"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönerge Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlar ile muvazzaf, emekli ve müstafi statüsünde bulunan; subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlara ait şahsi silah ve bu silahlara ait mühimmatın; tahsis, temin, devir, hibe, veraset yoluyla intikal ve ruhsat işlemlerinin ilgili kanun ve mevzuat hükümlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.";
MKE Kurumundan yerli/ithal silah temin işlemleri" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, "Muvazzaf subay, sözleşmeli subay astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar; görevleri müddetince veya emekli/müstafi olduktan sonra MKE Kurumu tarafından satışa sunulan tabancalardan veya sivil veya askeri şahıslardan toplam 3 (üç) adet tabanca satın veya devir alabilirler.Muvazzaf, emekli/müstafi general/amirallerde sayı şartı aranmaz";
"Şahsi silahlara mermi temini" başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında, "Kuvvet Komutanlıklarının şahsi silah envanterinde kayıtlı silahlar için ihtiyaç duyulan mermiler, personel tarafından MKE Kurumundan veya MKE Kurumunun yetkili satış bayilerinden ücreti mukabilinde karşılanır.Subay, astsubay ve uzman erbaşlara, şahsi silah envanterinde kayıtlı her bir şahsi silahı için, her yıl en çok 200 (iki yüz) adet mermi alma izni verilir.";
"Tanımlar" başlıklı Ek-1'de ise, "Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlar: Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Milli Savunma Üniversitesi ile Harita Genel Müdürlüğünü,
Şahsi Silah: Personelin teçhizat ve zati demirbaş tabancaları dışında temin etmiş oldukları (MKE Kurumundan, Zoralım, devir, veraset intikal yolu vb.) silahları,
Zati demirbaş tabanca: Bakanlık tarafından ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri gereği tedarik edilip Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde kayıtlı Devlet Malı silah iken, bedeli mukabili zati demirbaş olarak personele [(Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan subay (yedek subay hariç), sözleşmeli subay, astsubay (yedek astsubay hariç), sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar] satışı yapılarak idarenin envanter kayıtlarından çıkarılıp kayıt ve takip işlemleri personelin şahsi silah envanterinde izlenen ve personelin görevi süresince üçüncü kişilere satış devir ve hibesi yapılamayan, personelin emekli olması veya zorunlu hizmet süresini tamamladıktan sonra istifa etmesi durumunda satış, devir ve hibe yapılmasını kısıtlayıcı şerhlerin kaldırıldığı silahı, ... ifade eder." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, dayanaklarını üst düzeydeki kurallardan aldıkları kuşkusuzdur. Kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar dayanağını Anayasadan, yönetmelikler ise dayanağını kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olmak (kanuni idare) ve dayanak üst normlara aykırı olmamak (normlar hiyerarşisi) kaydıyla, Anayasada belirtilen "yönetmelik" veya Anayasada adının zikredilmemesi sebebiyle "adsız düzenleyici işlem" olarak tanımlanan ve hiyerarşik olarak yönetmelikten alt düzeyde bulunan yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma görev ve yetkisine sahiptir.
Bunun yanında, idarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlerken kendilerine Anayasa ve kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin birlikte irdelenmesinden; 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi uyarınca (bentte sayılan suretlerle ilişiği kesilenler hariç olmak üzere) Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli subay, astsubay, uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan subay, astsubayların, en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan uzman erbaşların şahsi silah satın alma ve bu silahları için taşıma ve/veya bulundurma ruhsatı alma hakkına sahip olduğu; aynı Kanun'un ek 8. maddesi uyarınca, yine Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki subay, astsubay ve uzman erbaşların, Milli Savunma Bakanlığınca temin edilen tabanca ve mermileri görevlerinde kullanmak üzere bedeli mukabili zati demirbaş silah olarak satın alma yetkisi bulunduğu; 6136 sayılı Kanun'un 6. maddesinin son fıkrası ile 7. maddesinin 4. fıkrasında verilen yetkiye istinaden 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla çıkarılan Yönetmeliğin 11., 12. ve 22. maddeleri gereği, bu kişilerin şahsi silahlarına ilişkin ruhsatların, bağlı bulundukları kuvvet komutanlıklarınca düzenleneceği, aynı Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca şahsi silahlarına ait mermileri, bulundukları yerin askerlik şubesi başkanlığınca verilecek izne istinaden satın alabilecekleri, zati demirbaş tabancalarını ise doğrudan Milli Savunma Bakanlığından bedeli karşılığında temin ediebilecekleri; dolayısıyla bahse konu emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin zati demirbaş ve şahsi silah satın alma, bu silahlara ait taşıma ve/veya bulundurma ruhsatı ile mermileri temin etme işlemlerinin, kural olarak davalı Bakanlığın yetkisi dahilinde olduğu, bu nedenle dava konusu Yönerge kurallarında yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Yönetmeliğin 24. maddesinin 1. ve 4. fıkralarında, valiliklerce silah bulundurma veya taşıma ruhsatı verilen gerçek kişiler ile kurum ve kuruluşların demirbaşına kayıtlı silahlar için her yıl en fazla 200 adet mermi satın alma izni verildiği belirtildikten sonra bu miktarın İçişleri Bakanı tarafından beş katına kadar arttırılabileceği hükmüne yer verilmiş ve İçişleri Bakanlığının 14/03/2018 tarihli ve 2018/5 sayılı Genelgesiyle söz konusu miktar 1000'e kadar çıkartılmış ise de, anılan miktar belirleme yetkisinin "valiliklerce silah bulundurma veya taşıma ruhsatı verilen gerçek kişilere ait ruhsatlı silahlar" ile "kurum demirbaşına kayıtlı silahlar" için söz konusu olduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin "zati demirbaş silahı" ile "şahsi silahları"na ilişkin mermi miktarını belirleme yetkisini içermediği; yine aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan kurum ve kuruluşların silah taşıması uygun görülen personeli için satın alınacak tabanca ve mermi miktarının İçişleri Bakanlığınca belirleneceğine ilişkin kuralın ise, 6136 sayılı Kanun'a, 01/02/2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunla eklenip 24/10/2019 tarihli ve 7190 sayılı Kanunla revize edilen ek 8. maddesiyle, daha açık bir anlatımla, Yönetmelik kuralından sonra yürürlüğe konulan Kanun hükmüyle, zati demirbaş silahlar yönünden zımnen ilga edilmiş olduğunun ve zati demirbaş silahlar ile bu silahlara ait mermilerin adedini ve temin usulünü belirleme yetkisinin ek 8. maddede ifade edildiği üzere ilgili kurumlarca yönetmeliklerle kullanılacağının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Nitekim, anılan Kanun hükmüne istinaden davalı Bakanlıkça çıkarılan Türk Silâhlı Kuvvetleri Personeline Görevlerinde Kullanılmak Üzere Bedeli Mukabili Zatî Demirbaş Tabanca Satışına Dair Yönetmelik'in 5. maddesinin 2. fıkrasında, "İstekli olan personele, bir defaya mahsus zatî demirbaş tabanca satılabilir. Tabanca ile birlikte en çok 200 mermi satılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, davalı Bakanlıkça 6136 sayılı Kanun ile 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Yönetmeliğin yukarıda aktarılan hükümleriyle verilen yetkiye istinaden çıkarılan dava konusu Yönergenin; Bakanlık kadro ve kuruluşlarında yer alan kurumlar ile muvazzaf, emekli ve müstafi statüsünde bulunan subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlara ait şahsi silahların miktarını, 6136 sayılı Kanun'dan doğan silah taşıma ve bulundurma yetkisini ortadan kaldıracak ya da bu hakkın kullanılmasını güçleştirecek mahiyette bulunmayacak şekilde "3 (üç) adet" olarak belirleyen 11. maddesinin 1. fıkrasında hukuka ve ölçülülük prensibine aykırılık bulunmamaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu Yönerge kuralında, izin verilen şahsi silah miktarı yönünden muvazzaf subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar ile general ve amiraller arasında ayrım yapıldığı, bu durumun Anayasal güvence altındaki eşitlik ilkesi ile ayrımcılık yasağına aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunla aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanunlar karşısında ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik ilkesi herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kurallara bağlı tutulursa Anayasa'nın öngördüğü eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olmaz.
Bu bağlamda, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 3. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca, astsubay değil subay rütbesi olan ve buna bağlı olarak farklı hak, yükümlülük ve statülere tabi olan general ve amiraller ile astsubaylar arasında şahsi silah miktarı yönünden farklı düzenlemeler yapılmasında eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönergenin; Bakanlık kadro ve kuruluşlarında yer alan kurumlar ile muvazzaf, emekli ve müstafi statüsünde bulunan subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlara ait her bir zati demirbaş silah için alınabilecek yıllık mermi adedini en fazla "200 (ikiyüz)" olarak belirleyen 32. maddesinin 1. fıkrasına gelince;
Yukarıda aktarıldığı üzere, 6136 sayılı Kanun'a, 01/02/2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunla eklenip 24/10/2019 tarihli ve 7190 sayılı Kanunla revize edilen ek 8. maddesiyle, zati demirbaş silahlar ile bu silahlara ait mermilerin adedini ve temin usulünü belirleme yetkisi davalı Milli Savunma Bakanlığına bırakılmıştır. Bakanlık ise bu yetkisini kullanarak Türk Silâhlı Kuvvetleri Personeline Görevlerinde Kullanılmak Üzere Bedeli Mukabili Zatî Demirbaş Tabanca Satışına Dair Yönetmelik'i çıkarmış ve görev başında bulunan istekli personele, bir defaya mahsus zatî demirbaş tabanca ile birlikte en çok 200 (ikiyüz) mermi satılacağını düzenlemiştir.
Buna göre, yasal yetki çerçevesinde adı geçen Yönetmelikle görev başında bulunan personel için 200 (ikiyüz) mermi olarak belirlenen zati demirbaş silaha ait mermi adedinin, dava konusu Yönergede de tekrar edilmesinde ve aynı miktarın emekli ve müstafi personel için de belirlenmesinde, dayanağı mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Milli Savunma Bakanlığı'nın 01/10/2022 tarihli Makam Oluruyla yürürlüğe konulan Şahsi Silah Yönergesinin 11. maddesinin 1. fıkrasının ve 32. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!